İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/209 E. 2026/237 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/209
- Karar No
- 2026/237
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/209 Esas KARAR NO :2026/237
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA DEĞERİ:651.148,45 TL KABUL EDİLEN DEĞER:646.302,50 TL REDDEDİLEN DEĞER:4.845,95 TL DAVA TARİHİ:28/03/2022 KARAR TARİHİ:26/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; HMK.’ya göre ifa yeri yetkili icra dairelerinin belirlenmesinde esas alınabileceğini, ifa yerinin tarafların anlaşma ile belirlemiş oldukları yer olduğunu, eğer taraflar arasında sarih veya zımni ifa yeri belirlenmemişse BK.md.89’a göre ifa yeri belirleneceğini, buna göre götürülecek borçlarda ifa yeri alacaklının ikametgâh adresi olduğunu, mevcut borcun para borçlarından olduğunu, para borçlarının da götürülecek borçlardan olduğundan dolayı ifa yeri alacaklının ifa zamanındaki ikametgah adresi olduğunu, müvekkilinin şirketin ikametgah adresi Arnavutköy/İstanbul olduğunu, İstanbul İcra daireleri ve Mahkemeleri yetki alanında olduğunu, takibin yetkili icra dairelerinde yapıldığını, davalı yanın itirazlarının dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, BK.m.89 ve İİK.m.50’ ye göre icra takibi yetkili yerde yapıldığını, keza davaya konu hizmetin hava yolu taşıma hizmeti olduğundan 26.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren Montreal Konvansiyonu’nun 33. Maddesinin uygulanması gerekmekte olup, söz konusu madde metnine göre “ açılacak dava veya icra takibi davacının tercihine bağlı olarak ya taşıyıcının ikametinin ya da esas iş yerinin bulunduğu yerin ya da taşıyıcının sahip olduğu bir iş yerinin bulunduğu ve bu sözleşmenin aracılığıyla yapıldığı yerin mahkemelerinde ya da varış yerindeki mahkemelerde” açılacağını, buna göre icra takibi taşıyıcının işyerinin bulunduğu yerde açılmış olduğundan yetki itirazı yerinde olmayıp işbu itirazın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti vermekte olup davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturalardan; 11.10.2021 tarihli, 11,35-TL tutarında Fatura, 11.10.2021 tarihli 1.497,44-TL tutarında Fatura, 18.10.2021 tarihli 148,38-TL tutarında Fatura, 25.10.2021 tarihli 1.104,66-TL tutarında Fatura, 31.10.2021 tarihli 11,03-TL tutarında Fatura, 31.10.2021 tarihli 1.061,73-TL tutarında Fatura, 08.11.2021 tarihli 596,89-TL tutarında Fatura, 15.11.2021 tarihli 528,82-TL tutarında Fatura, 22.11.2021 tarihli 1.126,05-TL tutarında Fatura, 30.11.2021 tarihli 133.214,83-TL tutarında Fatura, 30.11.2021 tarihli 180.416,04-TL tutarında Fatura, 06.12.2021 tarihli 135.437,12-TL tutarında Fatura, 06.12.2021 tarihli 165.155,22-TL tutarında Fatura, 13.12.2021 tarihli 2.933,96-TL tutarında Fatura, 20.12.2021 tarihli 4.678,33-TL tutarında Fatura, 27.12.2021 tarihli 13,01-TL tutarında Fatura, 31.12.2021 tarihli 210,94-TL tutarında Fatura, 28.01.2021 tarihli 416,72-TL tutarında Fatura olmak üzere toplamda ONSEKİZ adet fatura bedellerinin ödenmediğini, davalı tarafın cari hesapta yer alan yukarıdaki fatura bedellerini ödememesi sebebiyle faturalardaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... E. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalı taraf kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen yetkiye, borca ve ferilerine, itiraz ederek borcu olmadığı bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazların yerinde olmayıp reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davalı yan ile aralarında oluşan cari hesap ilişkisine istinaden davalı yana yasa ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet verdiğini ve haklı olarak da verilen hizmetle ilgili olarak oluşan bedelin ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazların yerinde olmayıp reddi gerektiğini, 397 sayılı VUK Genel Tebliğ ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak faturalar gönderildiğini, yasal süresi içerisinde itiraz edilen/iade edilen fatura söz konusu olmadığından yerleşik Yargıtay kararları ve TTK 21/2 uyarınca davalı tarafça fatura içeriğini kabul etmiş sayılmakla birlikte davalı yana taşıma hizmetinin yapıldığına ilişkin konşimento örneğinin de dilekçe ekinde ve delillerde sunulduğunu, davalı tarafa verilen hizmet neticesinde, faturalardan oluşan borcun ödenmemesi üzerine, müvekkili şirketçe takibe konu faturaların ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına ve TTK.21/2.maddesine göre tebliğden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayılacağını ve borç tutarının kesinleştiğini, davalının takip konusu alacağın tamamına, yetkiye, faiz ve ferilerine yapmış olduğu itiraz haksız ve mesnetsiz olduğundan, takibin 651.148,45-TL asıl alacak yönüyle devamı için iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, açıklanan sebeplerle takip tarihinden önce talep edilen işlemiş faiz tutarından feragat ederek, takibe kötü niyetli bir şekilde itiraz eden davalının takibe konu 651.148,45-TL tutarındaki asıl alacakla ilgili yetkiye, borca, faiz ve feri’lerine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsiline, haksız itiraz için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine ve yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde ; müvekkili şirketin ikametgahı "..." adresindedir. Söz konusu adres, İstanbul Anadolu Adliyesi yargı çevresinde kalmakta olduğunu, icra takibine yetki yönünden itiraz edildiğini, İcra takibinin yetkisiz yerde yapıldığından derdest dava açısından da mahkemenin yetkisiz oldu ğunu, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğu gözetilerek davanın yetki yönünden reddini talep ettiklerini, her ne kadar davacı TBK 89.madde uyarınca yetkili yerde icra takibi başlattığını öne sürmekte ise de faturaların bir bölümünde "alıcı ödemeli" kaydı bulunmakta olduğunu, ilgili faturaların alıcısı müvekkili olmadığını, dolayısıyla TBK 89. Maddenin somut uyuşmazlık bakımından uygulanma imkanı bulunmadığını, davacının dava öncesinde ....Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ve 24.01.2022 tarihli ihtarnamesini müvekkiline gönderdiğini, ancak tebliğ zarfının içinden bir takım faturalar çıkmışsa da herhangi bir üst yazı çıkmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından ....Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ve 08.02.2022 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek ihtarnamenin eksik olduğunu, ödenmesi talep edilen miktarın anlaşılmadığını, ödeme talebine ilişkin detaylı bilgi verildiği takdirde konunun değerlendirileceğinin cevaben bildirildiğini, usulüne uygun bir ihtarname göndermek yerine ....İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçtiğini, müvekkilinin, haklı olarak yetkiye ve takibe itiraz ettiğini, dava dilekçesinde ifade edildiğinin aksine, müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş bir fatura olmadığını, bu nedenle faturalara süresinde itiraz edilmediği iddiasının doğru olmadığını, öte yandan borcu kabul etmemekle birlikte müvekkilinin takip öncesi temerrüde düşürülmediğini ifade etmek istediklerini, davacının, fatura alacağına dayalı olarak müvekkiline taşıma hizmeti verdiğini iddia etmekte olduğunu, bu nedenle davacı, her şeyden önce hava yolu taşıma hizmeti verdiğini ve bu hizmet bedelinden müvekkili şirketin sorumlu olduğunu ispatla yükümlü olduğunu, dava dilekçesinde icra takibine konu edilen faturalardan müvekkilin sorumlu olduğuna dair bir delil sunulmadığını, bununla birlikte davacının sunduğu faturaların, müvekkilinin borçlu olmadığını ortaya koymakta olduğunu, örneğin davacının dayandığı faturalardan 30.11.2021 tarihli ve 180.416,04-TL bedelli faturada "alıcı ödemeli" kaydı bulunmakta olduğunu, faturaya göre alıcı "Hasan Türkeri" isimli şahıs olduğunu, bu kişi ile müvekkili arasında bir ilişki bulunmadığından söz konusu fatura bedelinin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, keza dava dilekçesinde zikredilen 06.12.2021 tarihli ve 165.155,22-TL bedelli fatura da "alıcı ödemeli" kaydını ihtiva etmekte olduğunu, bu faturanın alıcısının da "Hasan Türkeri" isimli kişi olduğunu, davacının sunduğu faturalardan 11.10.2021 tarihli ve 11,35-TL bedelli faturanın alıcısı "...", 27.12.2021 tarihli ve 13,01-TL bedelli faturanın alıcısı ise "..." isimli kişiler olduğunu, bu iki faturanın da "alıcı ödemeli" kaydı ihtiva etmekte olduğunu, aynı durumun 31.10.2021 tarihli ve 11,03-TL bedelli fatura için de geçerli olduğunu, "Alıcı ödemeli" kaydı içeren faturanın alıcısı "..." isimli kişi olduğunu, davacı diğer faturalara konu ettiği hizmeti müvekkiline vermediğinden yukarıda zikredilen faturalar dışında kalan faturalar açısından da müvekkilinin bir borcu bulunmadığını, icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığını, müvekkilin borçlu olmadığı bir takım faturaların bedelini müvekkilinden tahsil etmeye çalışmakta olduğunu, açıkça kötü niyetli olduğunu, davanın yetki yönünden reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan iş bu dava; taraflar arasında hava yolu taşıma hizmeti gereğince, davacının fatura alacağından kaynaklanan alacağın tahsili için yaptığı icra takibine davalının yaptığı itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce uyap üzerinden incelenen dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı takip sayılı dosyasında; davacı şirketin davalı şirket aleyhine toplam 651.148,44 TL üzerinden 22/02/2022 tarihinde ilamsız icra takibine geçildiği, davalı borçlunun ödeme emrine, borca ve ferilerine süresinde itiraz edildiği ve takibin durmasına sebebiyet verildiği görülmüştür. Davalı yanın icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itirazının bulunduğu, itirazın incelendiği ve mahkememizin 03/11/2022 tarihli celsede, "Dava konusu alacağın dayanağının hava taşıma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, sözleşmenin İİK 50. HMK 10 ve TBK 89. Maddeleri gereğince ifa yeri davacının merkezinin bulunduğu Arnavutköy/İstanbul ve hava taşımalarına ilişkin Montreal sözleşmesinin 33.maddesine göre Ülkemizin 02/04/2019 gün ve 5860 sayılı kanunla onamasının uygun bulunmasına ilişkin kanun gereğince yürürlüğe girdiği ve davacı alacaklıya seçimlik hak tanındığı, bunlardan birinin taraf devletlerden birinin sınırları içerisinde davacının merkezinin bulunduğu yerde de davanın açılabileceği ve takibin yapılabileceği anlaşılmakla" gerekçeli ile reddine dair karar verilmiştir. Mahkememizce dosya kapsamı, taraf beyan ve delilleri birlikte değerlendirilerek bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek, a)Davacı yanın dava konusu ettiği icra konusu faturalara konu hava yolu taşıma hizmetinin tam ve eksiksiz olarak ifa edip etmediğinin tespiti, b)Taraf ticari defterleri ve sunulan dosya kapsamındaki delillere göre icra takip tarihi itibariyle alacak miktarının tespiti, c)Temerrüt tarihinin tespit ve temerrüt tarihi ile icra takip tarihi arasındaki süre için varsa talep edilebilecek faiz miktarının tespiti, ç)İcra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti bakımından bilirkişiler ... marifetiyle inceleme icra edilmiş ve konuya ilişkin 12/01/2024 tarihli kök rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı kök raporlarında özetle; "Davacı ... ... A.Ş. ile davalı ... San. A.Ş. arasında 22.06.2016 tarihli Abone Cari Hesap Sözleşmesi ile hukuki ilişkiye girildiği, Taraflar arasında uluslararası taşımacılık hizmeti karşılığı olan satıştan kaynaklı ticari ilişkinin öteden beri devam edegeldiği, Sayın mahkemenin tarafların kanuni defterlerinin incelenmesi kararı verilmiş olmasına rağmen kanuni defterlerin sunulmaması nedeniyle defter incelemesinin yapılmadığı, Dosya içeriği belgelerin incelenmesinden, davaya konu fatura bedellerinden kaynaklı faturaların tutarlarının 628.562,52 TL olarak tespit edildiği, Huzurdaki itirazın iptali davasına konu .... İcra Müdürlü; 2022/... esas sayılı dosyasına takip edilen 18 adet fatura bedelinden kaynaklı 628.562,52 TL alacağının bulunması nedeniyle asıl alacak miktarı bakımından takdiri mahkemeye ait olmak üzere yapılan itirazın yerinde olmadığı, inkâr tazminatı taleplerinin sayın mahkemenin takdirinde olduğu " şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce dava konusu sözleşmenin, hak ve yükümlülüklere ilişkin 2.1 maddesinde temerrüt düzenlemesi ve çekilen ihtarnamedeki temerrüt koşullarının yenilenip yenilenmediği tartışılarak temerrüdün hangi tarihten esas alınacağı açıklamak suretiyle dava konusu ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı icra takibinin yapıldığı 22.02.2022 tarih itibariyle asıl alacak ve ferilerinin tespiti için bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş ve konuya ilişkin 13/05/2025 tarihli 1. Ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı 1. Ek raporlarında özetle; "Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, verilen görev nedeniyle, tarafların beyan ve delilleri ışığında, takdirin tamamen Sayın Mahkemenizin görev ve yetki alanına ait olduğu işaret edilmek suretiyle; Borçlunun, kural olarak alacaklının ihtarı ile temerrüde düşeceği, Buna karşılık TBK m. 117/2, TTK m. 10 ve 1530/2 hükümleri uyarınca; borcun ifa günü için taraflarca bir belirleme yapılması halinde bu günün geçmesiyle birlikte borçlunun temerrüde düşeceği, bu durumda borçlu temerrüdü için alacaklının ihtarına gerek olmadığı, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin IL.1. maddesi ile tarafların, fatura bedellerinin ödenmesine ilişkin bir vade belirledikleri; buna göre fatura ödeme vadesinin, fatura tarihinden itibaren başlamak üzere on beş (15) gün olduğu, bu vaktin geçmesiyle birlikte alacaklının ihtarına gerek olmaksızın borçlunun temerrüde düşmüş olacağı, Dolayısıyla davalının, her bir fatura bakımından, fatura tarihini takip eden 15. günün sonundan itibaren temerrüde düştüğü,
Temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan faiz tutarının 17.739,88 TL olarak hesaplandığı, .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyası tahtında 22.02.2022 tarihinde göndermiş olduğu Ödeme Emri kapsamında bilirkişi kurulumuzca yapılan tespitler çerçevesinde davacı tarafın takip tarihi itibariyle 646.301,50 TL tutarında alacaklı olduğu " şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce taraf defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verildiği halde bilirkişi incelemesi ara kararlarımızda inceleme gün ve saatinin belirlenmediği ve dosya üzerinden inceleme yapılmak suretiyle rapor tanzim edildiği, buna yönelik davalı yanın itirazlarının olduğu görülmekle, mahkememizin 23.05.2024 ve 02.03.2023 günlü ara kararları dikkate alınarak; ticari defter ve kayıtlar incelenmek suretiyle, taraf ticari defter ve kayıtlara göre borç ve alacak durumunun tespiti ve taraf iddialarının ve özellikle davalı itirazlarının karşılanması bakımından bilirkişi kurulundan ek rapor alınması istenilmiş ve konuya ilişkin 03/02/2026 tarihli 2. Ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler 2. Ek raporlarında özetle; "İtirazın iptali davasına konu takibin fatura alacağına dayandığı, Takip konusu edilen cari hesap alacağının fatura bedellerinden oluştuğu, Davaya konu faturaların gerek davacı ve gerekse davalı taraf kanuni defterlerinde aynı şekilde kayıtlı olup ilgili faturalar yönünden mutabık bulunduğu, Diğer hususlarda kök rapordaki görüşlerimizi muhafaza ettiklerini" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; ....İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı icra dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı-borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilerek takibin durduğu, taraflar arasında arabuluculuk anlaşamama tutanağı imzalandığı, akabinde huzurdaki davanın açıldığı, davalının süresi içerisinde yetki itirazında bulunduğu, söz konusu davanın hava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin olup sözleşmenin İİK 50, HMK 10 ve TBK 89 maddeleri gereğince ifa yerinin davacının merkezinin Arnavutköy/İstanbul olması 02/04/2019 gün, 5860 sayılı kanunla onanmasının uygun bulunmasına dair kanun ile hava taşımaları sözleşmelerine ilişkin Montrael sözleşmesinin 33. Maddesine göre davacı-alacaklıya tanınan seçimlik haklardan taraf devletlerden birinin sınırları içerisinde davacının merkezinin bulunduğu yerde de dava ve takibin açılabileceği ile birlikte taraflar arasında 22/06/2016 tarihli abone cari hesap sözleşmesinin 5.maddesi uyarınca İstanbul mahkemeleri ve icra mahkemelerinin yetkili olacağına yönelik yetki sözleşmesi düzenlenmiş olduğundan icra takibine ve mahkememize yönelik yapılan yetki itirazının reddine karar verilerek yargılamanın esasına geçilmiştir. Mahkememizde görülmekte olan işbu davanın öncesinde açılan icra takibinde, takip alacağının çeşitli tarihlerde düzenlenen 18 adet fatura toplamı 651.148,45 TL olduğu, dosyadaki mübrez deliller incelendiğinde taraflar arasında 22/06/2016 tarihli abone cari hesap sözleşmesi imzalandığı, sözleşme uyarınca taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, dava konusu hava taşıması hizmetinden kaynaklanan işbu ticari ilişkide, 26/03/2011 tarihinde yürürlüğe giren Montreal Konvansiyonunun 33.maddesinin uygulanması gerektiği, buna göre "Açılacak dava ve icra takiplerinde dava veya icra takibi davacının tercihine bağlı olarak taşıyıcının ikametgahı ya da esas iş yerinin bulunduğu yerin ya da taşıyıcının sahip olduğu bir iş yerinin bulunduğu ya da sözleşmenin aracılığıyla yapıldığı yerin mahkemelerinde ya da varış yerindeki mahkemelerde" açılacağına ilişkin düzenlemeler gereğince, davalı yanın mahkememiz ve icra dairesine yetkisine yönelik itirazlarının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Mahkememizde açılmış işbu dava, hava taşıma hizmeti veren davacı ile davalı arasındaki cari hesap ilişkisine dayanmakta olup, dava konusu 18 adet .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra takibine konu edilmiş olup, mahkememizce alınan bilirkişi kurulu raporları ile, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 22/06/2016 tarihli cari hesap anlaşmasından kaynaklandığı, faturaların TTK m.850 gereğince uluslararası hava kargo taşıması için düzenlenen faturalar olup, sorumluluk bu maddeye göre davalının sözleşme tarafı olması nedeniyle davalıya ait olduğu, dava konusu faturaların ... Noterliğinin 24/01/2022 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile davalı yana gönderdiği, davalının bu ihtara .... Noterliğinin 08/02/2022 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile verilen cevapta, "Davalı yanın ihtar içeriğinin gelmediğini iddia etmiş ise de bunu noter ihtarı sonrasında araştırarak tespit edebileceği, ihtar ile takip arasında 1 aydan fazla süre bulunduğu anlaşılmakla, faturalara davalı yanın usulüne uygun olarak süresinde itiraz ederek iade ettiğinin belgelendirilemediği, bu nedenle TTK m.21/2 gereğince süresinde (8 gün içerisinde) itiraz edilerek iade edilmeyen faturaların içeriğinin davalı tarafından kabul edilmiş sayılması gerektiği, .... Noterliğince çekilen ihtar ve TTK m.1530/2 dikkate alındığında, çekilen ihtarname ödeme için 3 gün süre verildiği, 27/01/2022 tarihinde şirkete tebliğ edilen ihtarnameden itibaren 3 gün geçmekte 31/01/2022 tarihinde temerrüt oluştuğu ve davacının ticari defter ve kayıtlarında taşıma ücreti olarak alacaklı olduğu usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlar ve TTK m.21/3 gereğince usulüne uygun 8 günlük yasal süre içerisinde faturalara itiraz edilmediğinden, hava taşıma yolu ile hizmet verildiği sabit olan dosyadaki bilgi ve belgelerle bilirkişi kurulu tarafından alınan kök ve ek raporlarda ve özellikle 03/02/2026 tarihli taşındığı kabul edilen icra takibine konu faturalardan ötürü 628.562,52-TL fatura ve taşıma konşimentosu ile sabit olduğu ve taraf defterlerinde işbu kaydın yer aldığı tespit edilmiş olup, davalı kanun defterlerinde de davacı ... .. AŞ'nin kendi ticari defter ve kayıtlarında 28/03/2022 itibariyle 629.987,83 TL borçlu gözüktüğü anlaşılmakla, davacının asıl alacak talebi yönünden isteminin yerinde olduğu, özellikle bilirkişi tarafından sözleşmenin 2.1 maddesine göre taraflarca faturanın ödenmesi için bir vade belirlenmediği ancak fatura tarihinden itibaren 15 gün geçmekle faturanın ödenmesi gerektiğini belirttikleri, fatura gönderirken başkaca bir üst yazı olmaması nedeniyle vadeye ilişkin ek raporda, 13/06/2025 tarihli rapordaki TBK m.117/1 ve 2 , TTK m.10 dikkate alınarak sözleşmede aksine düzenleme yoksa ticari bir borcun faizinin vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlayacağı, mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlarına ilişkin düzenlenen TTK m.1530/2 gereğince sözleşmede temerrüt için ayrı bir düzenleme ve ihtarın bulunmaması sebebiyle sözleşmenin 2/1 ve TTK 1530 gereğince fatura tarihlerinden itibaren 15 günlük sürenin dolması ile her bir fatura yönünden 13/06/2025 tarihli ek raporda talep edilebilecek faizin 17.739,98 TL olduğu, böylece toplam alacağın 628.562,52 TL asıl alacak, 17.739,98 TL faiz olmak üzere 646.302,50 TL olduğu, bilirkişi tarafından belirlenmiş olup mahkememizce işbu tespitler doğrultusunda 13/06/2025 tarihli ek rapor ve bunu tamamlayan kök ve en son tanzim edilen 03/02/2026 tarihli raporlar kapsamında hava taşıma ücretine konu davacının icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı tespit edilmiş ve mahkememizce de işbu raporların sözleşme ve dosya kapsamındaki deliller ile uyumlu olduğu benimsenerek aşağıdaki gibi taleple yapılan hesaplama karşılaştırılmak suretiyle davanın bahsi geçen miktarlar yönünden kısmen kabulü gerektiği mahkememizce belirlenmiştir. Mahkememizce sonuç olarak; davanın kısmen kabulü ile; .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı takip dosyasında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 628.562,52 TL asıl alacak, 17.739,98 TL faiz olmak üzere toplam 646.302,50 TL üzerinden itirazın iptali ile, takibin asıl alacak 628.562,52 TL'yi takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle ve takip talebindeki diğer kayıt ve şartlarda aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK 67/2 maddesi gereğince asıl alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan 125.712,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin talep koşulları oluşmadığından reddine dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-.... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı takip dosyasında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 628.562,52 TL asıl alacak, 17.739,98 TL faiz olmak üzere toplam 646.302,50 TL üzerinden İTİRAZIN İPTALİ İLE, takibin asıl alacak 628.562,52 TL'yi takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle ve takip talebindeki diğer kayıt ve şartlarda AYNEN DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK 67/2 maddesi gereğince asıl alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan 125.712,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin talep koşulları oluşmadığından REDDİNE, 4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 44.148,92 TL ilam harcından peşin alınan 11.119,99 TL'nin (7.864,25 TL peşin harç ve 3.255,74 TL icra harcı dahil olmak üzere) mahsubu ile bakiye 33.028,93 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 7.864,25 TL peşin harç, 3.255,74 TL icra veznesine yatan peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 11.200,69 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 21.410,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 21.250,66 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafça yapılan masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 102.945,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 4.845,95 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 10-Devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul / red oranına göre hesaplanması sonucunda, 1.548,39 TL'nin davalıdan, 11,61 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 11-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/03/2026
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza