İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/182 E. 2023/528 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/182
- Karar No
- 2023/528
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/182 Esas - 2023/528 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/182 KARAR NO : 2023/528
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALILAR :1-... - ... VEKİLİ : ... - ... 2-... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 11/03/2022 KARAR TARİHİ : 03/10/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/11/2021 tarihinde müvekkiline ait ... plaka sayılı 2017 model ... marka aracı ile maddi hasarlı kazaya karıştığı, meydana gelen kazadan dolayı araçtaki maddi hasarının davalıların sigorta şirketlerinden tahsil ettiklerini ancak araçta meydana gelen maddi hasardan kaynaklı olarak değer kaybı oluştuğundan araçtaki değer kaybına ilişkin arabulucuğa başvurduklarını, ancak anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkilinin aracının yaşı, modeli daha önce böylesi bir kazaya karışmamış olması gibi sebepler dikkate alındığında otomobillerin dünyada ve Türkiyedeki sosyo ekonomik olaylardan dolayı da araç fiyatlarının fahiş artması durumu da göz önüne alındığında müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğundan bahisle müvekkiline ait ... sayılı plakalı 15/11/2021 tarihinde meydana gelen kaza neticesi müvekkilin aracında maddi hasar oluştuğu ve hasardan dolayı değer kaybının meydana geldiğini, bu sebeplerle müvekkilinin aracının değer kaybından kaynaklı alacakları olan miktara tekabül eden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL değer kaybı bedelinin mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsil edilerek müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz yerde açıldığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapılmış olup şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araçta değer kaybı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, başvurucu tarafından müvekkili şirketin yokluğunda yaptırdığı tespitin delil niteliğinin olmadığını, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla, taleple bağlılık ilkesi gereği yargılama sonucunda müvekkili şirket aleyhine karar verilecek ise de tazminat tutarının dava dilekçesindeki harcının yatırılan tutarı geçemeyeceğinden bahisle yetkisizlik nedeni ile davanın usulden reddine, başvuru yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, dosya kapsamında ödeme yapılması sebebi ile davanın reddine, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya cevap verilebilmesi için HMK 121 mad gereği delillerin kendilerine tebliğinin gerektiğini, davaya dayanak kaza nedeni ile düzenlenen kaza tespit tutanağının kendilerine iletilmediğini, müvekkili sigorta şirketine yapılmış bir başvuru bulunmadığını, işbu dava nedeni ile hasar dosyası dahi oluşturulmadığını, davacı tarafça kaza tespit tutanağının dosyaya sunulmasına karar verilmesi ve ilgili tutanağın kendilerine tebliğinin sağlanması gerektiğini, söz konusu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın başvuru şartını yerine getirmediğinden taleplerinin usulden reddinin gerektiğini, işbu davaya dayanak talepler bakımından davacının müvekkil sigorta şirketine başvuruda bulunduğuna dair hiçbir kayıt bulunmadığını, davacının taleplerine ilişkin bir hasar dosyasının müvekkili şirket nezdinde bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, her durumda değer kaybı hesaplamasında ZMSS Genel Şartlarının da dikkate alınması gerektiğini, yine her durumda değer kaybı bedeli belirlenirken aracın somut özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, başvuran tarafın haksız faiz istemlerinin reddinin gerektiğinden bahisle yetkisiz ve görevsiz mahkemede ikame edilen davanın reddini, Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartlarının yukarıda işaret edilen düzenlemelerdeki yükümlülüklerini yerine getirmeden doğrudan dava yoluna gitmiş olması nedeniyle HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki başvurunun usulden reddini, kaza tespit tutanağının kendilerine tebliğine karar verilmesi gerektiğini, her halükarda kusur konusundaki anlaşmazlığın giderilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılmasını, tazminat hesabının ZMSS Sigortası Genel Şartları dikkate alınarak yapılmasını, müvekkili sigorta şirketinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir. DELİLLER; Davacı vekiline dava açılmadan önce değer kaybı yönünden davalı sigorta şirketlerine başvuruda bulunup bulunmadığı, başvurulmuş ise başvuruya ilişkin belgeyi sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekili 15/04/2023 tarihli dilekçesinde; Davalı şirket ile dava şartı zorunlu olan arabuluculuk başvuru görüşmesinde talebin kazaya konu davacının aracındaki maddi hasarın karşılığının temin edildiği ancak araçtaki değer kaybının ödenmediği gerekçesi ile müracaat da bulunduklarını, davalı sigorta şirketinin araçtaki değer kaybı taleplerini kabul etmediği için dava dilekçesi ekinde de sunulan arabuluculuk görüşmesinin anlaşmama tutanağını karşılıklı olarak imzaladıklarını, yapılan bu müracaatın sigorta şirketine yapılan bir müracaat olarak değerlendirilmesi gerektiğini, zira taleplerinde ve özellikle arabuluculuk görüşmesinde bu hususu açıkca ifade ettiklerini ancak herhangi bir sonuç elde edemediklerini, davalının kazadan kaynaklı aracın maddi hasarının karşılığını ödediğini, buna ilişkin bir taleplerinin bulunmadığını, kazadan kaynaklı araçtan meydana gelen değer kaybını talep ettiklerini ve buna ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını belirtmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş ye yazılan müzekkereye verilen cevapta; maddi hasara ilişkin hasar dosyası oluşturulduğu ve maddi hasara ilişkin ödeme yapıldığı belirtilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş ye yazılan müzekkereye verilen cevapta; işbu davaya dayanak talepler bakımından davacının müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunduğuna dair hiçbir kayıt bulunmadığı belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, TBK'nun 49. maddesinden kaynaklanan ve araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle açılmış maddi tazminat davasıdır. Mahkemelerde açılan davaların esası ile ilgili incelemeye geçilebilmesi için öncelikle 6100 sayılı HMK'nun 114/1 maddesinde yer alan dava şartlarının somut olayda var olup olmadıklarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava şartlarının nelerden ibaret olduğu 6100 sayılı yasanın 114/1 maddesinde sayma sureti ile belirlendikten sonra aynı yasanın 114/2.maddesinde ise diğer yasalarda belirtilen dava şartlarının saklı olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme karşısında öncelikle 114/1.maddede sayılan dava şartları yönünden inceleme yapılması , daha sonra da somut talep ile ilgili konunun düzenlendiği yasal düzenleme içerisinde ayrı bir dava şartının yer alıp almadığının araştırılması gerekmektedir. Somut olayda davacının talebi 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasında yer alan düzenlemelerden kaynaklanmaktadır. 2918 sayılı yasanın 97.maddesi 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı yasanın 5.maddesi ile değiştirilip “Zarar görenin zorunlu trafik sigorta poliçesinde öngörülen sınırlar içerisinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurması gerekir. Sigorta kuruluşuna başvurudan itibaren en geç 15 gün içinde başvuruya yazılı olarak cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir ya da 5684 sayılı yasa çerçevesinde tahkime başvurabilir.” hükmü getirilmiştir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemenin amacı tarafların dava açmadan önce aralarında sorunu çözmeleri, bu yolla mahkemelerde gereksiz yere dava açılmasının önüne geçilmesidir. Maddenin yazılış biçimi ve yasa koyucunun amacı dikkate alındığında 26.04.2016 tarihinden sonra zorunlu trafik sigorta poliçesi nedeni ile ileri sürülebilecek talepler yönünden artık sigorta şirketine başvurulup yasada belirtilen süreler geçmeden doğrudan mahkemelerde dava açılması yasaklanmıştır. Bu durumda dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru dava şartı haline getirilmiş olup, 26.04.2016 tarihinden sonra zorunlu trafik sigorta poliçesine dayanılarak zararların giderilmesi için dava açıldığında, dava açılmadan önce sigortacıya başvuru yapılıp yapılmadığının mahkemeler tarafından kendiliklerinden denetlenmesi gerekmektedir. Dava açıldıktan sonra yapılacak başvuru ile bu dava şartı eksikliğinin sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir. Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibarıyla değerlendirildiğinde somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda düzenlenen zorunlu trafik sigortasından kaynaklı değer kaybı istemine ilişkin olduğu, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı yasanın 5.maddesi ile değiştirilen 2918 sayılı yasanın 97.maddesi uyarınca dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurunun 6100 sayılı HMK'nun 114/2.maddesi anlamında dava şartı haline getirildiği, somut olayda dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmadığı, dava açıldıktan sonra yapılacak başvuru ile bu dava şartı eksikliğinin giderilmesinin mümkün olmadığı, 6100 sayılı HMK'nun 114/2 ,115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince özel dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 85,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 184,46 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından işbu dava için yapılan yargılama giderlerinin ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 14. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.600,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T (13/2. madde) uyarınca alınması gerekli 5.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALILARA VERİLMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi gereğince artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep aranmaksızın YATIRAN TARAFA İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2023
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır