İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/956 E. 2021/173 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/956
- Karar No
- 2021/173
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/956 Esas KARAR NO : 2021/173 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/10/2019 KARAR TARİHİ : 18/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 17.01.2019 tarihinde özel güvenlik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme doğrultusunda müvekkil şirket 4 adet özel güvenlik personelini işveren şirket olan ... Yönetimine tahsis ettiğini, davalı firmanın Urla'da bir alışveriş merkezi işletmekte ve alışveriş merkezinin güvenliğini de yine müvekkil şirketten karşıladığı özel güvenlik personeli ile sağlamakta olduğunu, müvekkil şirket sözleşmenin gereği olarak yerine getirdiği edim karşılığında sözleşmeye konu ücreti, fatura ederek davalı firmaya yolladığını ancak alacağını hiçbir şekilde tahsil edemediğini, bunun üzerine taraflarınca Urla İcra Müdürlüğünün...E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, düzenlenen faturaların vergi usul kanununa uygun düzenlendiğini, borçlu tarafından faturalara süresinde itiraz edilmediğini, faturaların kanuna uygun düzenlendiğini, açılan takibe davalı firmanın haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, davalı firmanın kendisine sunulan faturalara süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını ve personellerin de işveren firmada çalışmaya devam ettiğini, alacağın faturaya dayanan likit bir alacak olduğunu ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Davalının haksız ve kötüniyetli İtirazının iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili aleyhine Urla İcra Müdürlüğü’nün... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Davacı tarafından başlatılan takip ve açılan davanın haksız olduğunu, Müvekkil ile davacı şirket arasında özel güvenlik hizmeti alımına ilişkin olarak 17/01/2019 tarihinde sözleşme tanzim edildiğini ve bu sözleşme kapsamında davacı tarafından sağlanan güvenlik hizmetine karşılık , sözleşmede belirlenen ücretin davacıya ödendiğini, takip konusu alacağın likit olmadığını, icra takibinde alacağın 105.405,32TL olarak belirtildiğini, Ancak alacağın hangi faturaya ilişkin olduğu açıklanmadığını, ödeme emrinde alacağın dayanağı ve açıklamasına ilişkin herhangi bir bilgi yer almamakta olduğunu, takip konusu alacağın anlaşılır olmadığını, davacı tarafından taraflarına bildirilen 11.350,78 TL tutarındaki “ vade farkı yansıtma” adı altında kesilen fatura tarafımızca kabul edilmediğini ve bu faturaya itiraz ettiklerini, bu hususun davacı ile müvekkili arasında geçin yazışmalar sabit olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir fatura borcunun bulunmadığını, müvekkilinin davacıya hizmet bedeli borcu olduğunu ve borç miktarının ödeme emrinde belirtildiği kadar olmadığını, taraflarınca borcun tamamına itiraz edildiğini, müvekkili tarafından icra takibi açıldıktan sonra davacıya bir kısım ödeme yapıldığını, borcun tamamının ödenmemesinin sebebinin davacı ile müvekkil arasında alacak – borç üzerinde mutabakat sağlanamadığını, davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin sunduğu cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 17.01.2019 tarihinde özel güvenlik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme doğrultusunda müvekkil şirket 4 adet özel güvenlik personelini işveren şirket olan ... Yönetimine tahsis edildiğini, davalı firmanın Urla'da bir alışveriş merkezi işletmekte ve alışveriş merkezinin güvenliğini de yine müvekkil şirketten karşıladığı özel güvenlik personeli ile sağlamakta olduğunu, davalı taraf aleyhine Urla İcra Müdürlüğünün ... E. Numarası ile başlatılan takip için müvekkil şirket ile davalı şirket arasında fatura ve ödemeleri içeren cari hareket dökümü takip dayanağı evrak olarak dosyaya sunulduğunu, borçlunun haksız ve kötüniyetli olarak yaptığı takibin iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesin talep etmiştir. Davalı vekilinin sunduğu 2. cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ve tarafımıza 10/12/2019 tarihinde tebliğ edilen cevaba cevap dilekçesinde yer alan hususları kabul etmediklerini, davacı tarafından takip ve dava konusu edilen takibe konu alacakta , vade farkı olarak belirlenen faturası, faturada belirlenen vade farkının hangi dönemlere ait olduğu , neye göre belirlendiği açıklanmadığı ve bu konuda müvekkile izahat verilmediği için müvekkili yönetim tarafından kabul edilmediğini, müvekkilin vade farkından kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından avans faizinin nasıl belirleneceğinin sözleşmede belirlendiği ileri sürüldüğünü, ancak dava ve takip konusu vade farkı faturasının hangi dönemi kapsadığı ve belirleme şekline ilişkin her hangi açıklama mevcut olmadığını, bu nedenle bu fatura ve icra takibi tarafımızca kabul edilmediğini, müvekkilinin davacıya geciken ödemesi bulunmadığını, müvekkil yönetim davacı tarafa, takipten sonra ancak dava açılmadan önce ödemede bulunduğunu, müvekkilin , “vade farkı yansıtma” adı altında talep edilen alacağa ve bu alacağa ilişkin olarak kesilen faturaya itiraz ettiğini, alacağın likit olmadığını, müvekkilin , Urla ... yönetimi olup bu yönetim KMK ‘na göre oluşturulduğunu, davanın reddine, davalı aleyhine %20 sinde az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER İcra dosyası ve tüm dosya kapsamı. İNCELEME VE GEREKÇE Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında özel güvenlik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında dört adet özel güvenlik personelinin davalıya tahsis edildiğini, davalı tarafça işletilen alışveriş merkezinde söz konusu özel güvenlik personelinin çalıştırıldığını, müvekkilinin bu hususta düzenlediği faturaların davalı tarafça ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için Urla İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine girişildiğini, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptali ile müvekkili yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ticaret mahkemesinin görevsiz olduğunu, davalının tacir olmadığını, bu itibarla görevsizlik kararı verilmesi gerektiği ayrıca müvekkilinin söz konusu sözleşmeden kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş ve kötü niyetli takip yaptığını iddia ettiği alacaklı davacının alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir. Dava, fatura ve sözleşmeye dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde bir davanın ticari dava olarak kabul edilebilmesine ilişkin şartların belirlendiği buna göre uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması veya kanunun ilgili maddelerinde sayılan mutlak ticari davalardan bulunması olarak sıralanmıştır, aynı yasanın 12. Maddesinde bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimsenin tacir olarak kabul edilmesi gerektiği düzenlemiştir. Yine aynı yasanın 5. Maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ve Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişki olduğu ve göreve ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Diğer yandan, 6100 sayılı HMK 'nun 114/1-c maddesine göre görev hususu dava şartlarından olup yargılama her aşamasında taraflarca ileri sürülebilmesinin yanında mahkemece resen gözetilmelidir. Somut olayda davalı ... AVM yönetiminin tacir olmadığı, ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, uyuşmazlığın ticari bir vasfının bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen ve icra takibine dayanak yapılan sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğu anlaşılmakla eldeki davaya bakma görevinin mahkememize ait olmadığı, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu takdir ve sonucuna ulaşılmıştır. Mezkur nedenlerle davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2- HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde görevli mahkemeye gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıklandı. okundu. 18/02/2021
Katip ... E-imza
Hakim ... E-imza