İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/618 E. 2020/515 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/618
Karar No
2020/515
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/618 KARAR NO : 2020/515 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2019 KARAR TARİHİ : 10/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketten ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağı nedeniyle 66.128,20-TL alacağının mevcut olduğunu, müvekkilinin taraflar arasında imzalanan sözleşme edimlerini yerine getirdiğini, davalı şirkete faturalar kestiğini ve usulüne uygun tebliğ edildiğini ve defterlerine işlendiğini ancak fatura karşılığı ücretlerin davalı şirket tarafından ödenmediğini, bu nedenle Torbalı İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında oluşturulan cari hesap kapsamında taraflar arasında alım satım ve ödeme işlemleri gerçekleştiğini, takibe dayanak faturaların da bahsi geçen cari hesabın bir kısmına ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirkete borcu olmadığını, aksine davacı şirketin davalı şirkete borçlu olduğunu belirterek, davanın reddine ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanak aslı, 2-Torbalı İcra Dairesi'nin...Esas sayılı icra dosyası, 3-Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, 4-Davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, 5-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 18/02/2020 tarihli raporu, 6-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen cari hesap çerçevesinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafıdan süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. Torbalı İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı ...Ticaret Sanayi Limited Şirketi vekilinin davacı şirketin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı ... aleyhine 66.128,25-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. 24/12/2019 tarihli duruşma tutanağının 5 numaralı ara kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, taraf vekillerine bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter kayıt ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmiş, davalı vekili kendilerine verilen kesin süre içerisinde davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulundukları yeri mahkememize bildirmiş, davacı vekili ise davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri Mahkememize bildirmemiştir. Davacı vekili 19/11/2019 tarihli beyan dilekçesinde, davalı tarafın sunmuş oldukları cevap dilekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kabul ettiklerini ve takibe konu faturaların da ticari ilişki kapsamında düzenlenen cari hesabın bir kısmı olduğunu belirttiklerini, takibe konu faturaların davalı tarafça kabul edildiğini, faturalar ve faturaların teslim alındığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, faturalara itiraz edildiğine dair bir beyan olmadığı gibi faturaların ne şekilde ödendiğinin de açığa kavuşturulmadığını, davalı tarafın borcu olmadığı beyanı yanında ispata değer hiçbir delil sunmadığını, ispat külfetinin davalı tarafa ait olduğunu belirtmiştir. Davalı vekilinin kendilerine verilen kesin süre içerisinde davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulundukları yeri mahkememize bildirmeleri üzerine dosyanın mahkememizce re'sen belirlenen Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflara ait ticari defter ve belgeler, taraflar arasındaki ticari ilişkiye binaen düzenlenen dava dilekçesine ekli bulunan faturalar, Torbalı İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ve sair hususlar birlikte değerlendirilerek; taraflar arasında hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki çerçevesinde tarafların arasında cari hesap ilişkisi bulunup bulunmadığı, bahsi geçen cari hesap ve tarafların arasındaki ticari ilişkiye binaen düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 18/02/2020 havale tarihli raporunda davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde, taraflar arasında ticari ilişkinin "pompalı beton" alımından kaynaklı olduğu, bu ticari ilişki çerçevesinde tarafların arasında dava dosyasında ekli bulunan faturaların dahil olduğu yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, davacı tarafından dosya içeriğine sunulan 10/05/2016 tarih ve... numaralı 57.036,00-TL tutarındaki faturanın davalı defterinde kayıtlı olmadığı, form BA bildirimlerinde bildirilmediği, böyle bir faturanın davalı tarafından dosyaya sunulan faturalar arasında olmadığı, davalı tarafın bu fatura dolayısıyla bir borcunun olmayacağı, taraflar arasındaki ticari ilişkiye binaen düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını mütalaa etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir. 24/12/2019 tarihli duruşma tutanağının 5 numaralı ara kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, taraf vekillerine bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter kayıt ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içinde taraf vekillerince ticari defterlerin bulunduğu yerin mahkememize bildirilmemesi durumunda, söz konusu ticari defter ve belgelere delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağı taraf vekillerine aynı duruşmada tefhim yoluyla ihtar edilmiştir. Davalı vekili davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri bildirir dilekçesini kendisine verilen kesin süre içerisinde Mahkememize sunmuşken, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri bildirir dilekçesini kendisine verilen kesin süre içerisinde Mahkememize sunmamıştır. Davacı vekili tarafından 19/11/2019 tarihli beyan dilekçesinde davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kabul ettiği ve takibe konu faturaların da ticari ilişki kapsamında düzenlenen cari hesabın bir kısmı olduğunu belirttiği, takibe konu faturaların davalı tarafça kabul edildiği, faturalar ve faturaların teslim alındığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, faturalara itiraz edildiğine dair bir beyan olmadığı gibi faturaların ne şekilde ödendiğinin de açığa kavuşturulmadığı, davalı tarafın borcu olmadığı beyanı yanında ispata değer hiçbir delil sunmadığı, 18/02/2020 tarihli duruşmada davalı tarafın cevap dilekçesinde ticari ilişkiyi kabul etmesi sebebiyle ödeme olgusunun davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, 10/11/2020 tarihli duruşmada da davalı tarafın cevap dilekçesinde ticari ilişkiyi kabul ederek ödeme yaptığını iddia ettiğinden bahisle ispat külfetinin davalı tarafa ait olduğu belirtilmiş ise de, öncelikli olarak davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişki olgusunun kabul edildiği ancak herhangi bir ödeme iddiasında bulunulmadığı, aksine dava konusu icra takibine konu faturaların da dahil olduğu cari işlemler kapsamında davalı şirketin davacı şirketten alacaklı olduğunun belirtildiği göz önünde bulundurulduğunda, her iki tarafın da kabulünde olan cari işlemler dahilinde düzenlendiği dava konusu icra takibine konu faturalardan kaynaklanan alacağın ispat yükü davacı taraf üzerindedir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde dayanmış olduğu davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin davacı tarafça kendilerine verilen kesin süre içerisinde Mahkememize sunulmamış olması ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldıkları şeklinde kabul görmüş, davalı tarafça sunulan ve davalı şirkete ait usulüne uygun şekilde tutulmuş olan ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde de icra takibine konu faturaların davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yer almaması göz önünde bulundurulduğunda, davacı şirketin ispat yükü kendi üzerinde bulunan iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır. Keza, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacı şirkete ait ticari defter ve belgelere de delil olarak dayandığı dikkate alındığında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222/5. maddesinde de düzenlendiği üzere davacı şirketin ilgili delili ibrazdan kaçındığı ve bu kapsamda ibraz talep eden davalı tarafın iddiasını ispat edilmiş sayılması gerektiği izahtan varestedir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, taraflar arasındaki ticari ilişkiye binaen düzenlenen dava dilekçesine ekli bulunan faturalar, Torbalı İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ve sair hususlar birlikte değerlendirilerek; dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen cari hesap çerçevesinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafıdan süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili taleplerine ilişkin olduğu, Torbalı İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı... İç ve Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi vekilinin davacı şirketin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı ... aleyhine 66.128,25-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 23/09/2020 havale tarihli raporunda davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde, taraflar arasında ticari ilişkinin "pompalı beton" alımından kaynaklı olduğu, bu ticari ilişki çerçevesinde tarafların arasında dava dosyasında ekli bulunan faturaların dahil olduğu yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, davacı tarafından dosya içeriğine sunulan 10/05/2016 tarih ve ... numaralı 57.036,00-TL tutarındaki faturanın davalı defterinde kayıtlı olmadığı, form BA bildirimlerinde bildirilmediği, böyle bir faturanın davalı tarafından dosyaya sunulan faturalar arasında olmadığı, davalı tarafın bu fatura dolayısıyla bir borcunun olmayacağı, taraflar arasındaki ticari ilişkiye binaen düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını mütalaa ettiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde dayanmış olduğu davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin davacı tarafça kendilerine verilen kesin süre içerisinde Mahkememize sunulmadığı, belirtilen sebeple davacı tarafın davacı şirkete ait ticari defter ve belgelere delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayıldıkları, davalı tarafça sunulan ve davalı şirkete ait usulüne uygun şekilde tutulmuş olan ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde icra takibine konu faturaların davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yer almadığı, bu çerçevede davacı şirketin ispat yükü kendi üzerinde bulunan iddiasını ispatlayamadığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacı şirkete ait ticari defter ve belgelere de delil olarak dayandığı dikkate alındığında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222/5. maddesinde de düzenlendiği üzere davacı şirketin ilgili delili ibrazdan kaçındığı ve bu kapsamda ibraz talep eden davalı tarafın davalı şirketin icra takibine konu faturalardan dolayı davacı şirkete borçlu olmadığı iddiasını ispat edilmiş sayılması gerektiği anlaşılmakla, davacı tarafça usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığı anlaşılmakla REDDİNE, 3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 54,40-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında yatırılan 44,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 10,00-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 5-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 9.396,67-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/11/2020

Katip ... E imza¸

Hakim ... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/618, K. 2020/515, T. 10.11.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-618-e-2020-515-k-f492b39967e9