İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/132 E. 2020/541 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/132
Karar No
2020/541
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/132 Esas KARAR NO : 2020/541 DAVA :Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/10/2017 KARAR TARİHİ : 27/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin bildirilen adreste oto tamircisi olup kendisine tamir için gelen aracın şanzımanının arızalı olduğunu tespit ettiğini ve sökerek tamiri için Organize Sanayi Bölgesi Yenimahalle Ankara adresinde bulunan şanzıman türbün tamir işi yapan şirkete bu araca ait şanzıman parçasını göndermek için kargo şirketinin ... kayıt numarası ile davalıya teslim edildiğini, gönderinin ulaşmadığının teyit edilmesi üzerine kargodan teslim yerine ulaşmadan kaybolduğunun anlaşıldığını, ... şanzıman türbünü olan bu parçanın müvekkili tarafından ikinci el olarak 12.000,00-TL'ye yeniden fatura ile alınarak müşterisine teslim edildiğini, davalıya 28.10.2016 tarihli ihtarname ile sözkonusu parçanın bulunmasını ve /veya tazmin edilmesinin ihtar edilmesine rağmen hiçbir cevap verilmediği gibi tazminin de yerine getirilmediğini, uzunca uğraşılarından sonra davalının hurda bir parçayı başka gönderi numaralı bir kargo kutusu içinde müvekkiline teslim etmeye çalıştığını, davalı firma hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlaması ile şikayette bulunulduğunu, hizmet kusuru nedeniyle davalının, müvekkilinin oluşan zararını tazmin etmesinin gerektiğini bildirmiş, 12.000,00-TL'nin 26.10.2016 tarihinden itibaren faizi ve ihtar gideri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde; kargonun 01/09/2016 tarihli taşıma faturalı kargo olup zamanaşımı süresinin TTK'nun 855(1) maddesi uyarınca 02/09/2017 tarihinde dolmuş olması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının TTK'nun 889. maddesine aykırı olarak yasada düzenlenen süre içinde müvekkili şirkete tazmin talebi ile başvurmadığını, TTK'nun 864.maddesi uyarınca göndericinin kusursuz sorumlu tutulduğunu, davacı tarafından gönderinin içeriğinin parça olarak beyan edildiğini, bu beyana göre kargo içeriğini ve iddia ettiği zarar miktarını ispat etmek zorunda olduğunu, müvekkilinin TTK'nun 882.maddesine göre kargonun ziyaı veya hasarı halinde en fazla net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8.33 özel çekme hakkı ile karşılayan tutarı ödemekle yükümlü bulunduğunu, buna göre dava konusu kargonun ağırlığının yirmi kilo olması halinde özel çekme oranının 4.12 olduğunu, sorumluluğunun 686,39-TL ile sınırlı bulunduğunu bildirmiş davanın esastan reddine, aksi halde müvekkili davalının 686,39-TL üzerinden sınırlı sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında TTK' nun 850 ve devamı maddelerinde düzenlenen taşıma sözleşmesi çerçevesinde davacının davalı kargo şirketine teslim ettiği eşyanın alıcısına ulaştırılamaması ve taşıma sürecinde zayi olmasından kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusunun TTK' nda yer alan hükümler ile düzenlenmiş olması ile davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu, davacının tüketici sıfatının bulunmayıp mesleki amaçla hareket ettiği göz önünde tutularak Tüketici Mahkemesince verilen görevsizlik kararı haklı görülmüş mahkememizin görevli olması nedeni ile uyuşmazlık usul ve esas yönünden çözümlenmiştir. Davalı taraf TTK' nun 885.maddesi uyarınca davanın bir yıllık süre içinde açılmadığını iddia ederek zaman aşımı definde bulunmuş ise de davalı tarafın kargo şirketi olup davaya konu eşyanın davacı tarafça davalıya teslim edildikten sonra taşıma sürecinde zayi edildiğinin, alıcısına teslim edilmediğinin tarafların kabulünde olması karşısında davalının taşıma yükümlülüğünü geç veya eksik değil hiç yerine getirmemesi nedeni ile ağır kusurlu olduğu, bu hali ile taşıyanın pervasızca hareketinin söz konusu olduğu, TTK' nun 855(5) maddesi uyarınca taşıyıcının pervasızca bir davranışıyla zararın meydana gelmesi halinde zaman aşımının üç yılık süreye tabi olduğu, buna göre davanın zaman aşımı süresi içerisinde açıldığı dikkate alınarak dava esastan incelenmiştir. Davacı taraf gönderiye konu eşyanın şanzıman parçası olduğunu iddia etmiş davalı taraf ise bu iddiayı kabul etmeyerek davacı tarafın eşyanın niteliğini ispatlaması gerektiği iddiasında bulunmuştur. Eşyanın niteliğinin açık bir biçimde belirlenmesine ilişkin taraflar arasında veya davalı tarafça düzenlenip davacıya teslim edilmiş bir belge sunulmamıştır. Davacı tarafın eşyanın niteliğine ilişkin sunduğu 09/09/2016 tarihli irsaliyeli faturanın şanzıman türbün olarak düzenlendiği, davacının mesleğinin oto tamirciliği olduğu, servis talep başlıklı 25/08/2016 tarihli adi yazılı belge örneği ile tanık ... ın eşyanın kaybolmasından sonra yaklaşık iki ay sonra kargo şirketine gittiklerinde şanzıman parçası niteliğindeki hurda parçanın davacıya davalı tarafça verilmeye çalışıldığı, davacının bunu kabul etmediğine ilişkin beyanları dikkate alındığında davaya konu eşyanın davacının mesleği itibariyle tamir için kendisine bırakılmış kullanılmış aracın şanzıman türbünü niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Davacı taşıma sürecinde kaybolan şanzıman parçasını dosyaya sunduğu fatura ile satın aldığını bildirmiş ve fatura karşılığı 12.000,00-TL ödediğini iddia etmiş ise de sunulan bu faturanın kaybolan eşyanın değeri olarak dikkate alınması mümkün değildir. Zira kaybolan eşya kullanılmış bir araç parçası olduğu gibi kaybolduğu anda hangi durumda olduğu ve değeri uzman bilirkişi raporu alınmadan bilinebilir nitelikte değildir. Arabanın yaşı buna uygun olarak kaybolan parçanın durumu ve değerinin tespiti yönünden görevsiz mahkeme tarafından bilirkişi raporu alınmış ve bilirkişi ...' ın 13/12/2018 tarihli raporunda ve 14/01/2019 tarihli ek raporunda parçanın kullanılmamış değerinin 9.000,00-TL, kullanılmış ikinci el güncel değerinin ise 3.000,00-TL olduğu bildirilmiş, bu değere taraflarca itiraz edilmiş olması karşısında gerek brüt değeri gerekse tarafların sorumlulukları konusunda lojistik uzmanı bilirkişi ...' den rapor alınmış, bilirkişi 16/10/2020 tarihli raporunda davaya konu gönderinin ziyaından davalının sorumlu olduğunu, TTK' nun 882.maddesinde belirtilen sorumluluk sınırlarının somut olayda uygulanmasının yerinde olmadığını, kaybolan eşyanın ikinci el piyasa rayiç değerinin 3.000,00-TL olduğunu bildirilmiş, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, gerek görevsiz mahkemede alınan gerekse mahkememizce alınan makina mühendisi ve lojistik uzmanı bilirkişilerin birbirini doğrulayan raporları ile; davaya konu zayi olan eşyanın ... marka aracın kullanılmış şanzıman türbünü olduğu, eşyanın davacı tarafça davalıya alıcısına ulaştırılması için tesliminden sonra taşıma süreci içerisinde davalı tarafın ağır kusuru ile kaybolduğu, buna göre davacı tarafın eşyanın değerini tazmin zorunluluğunun bulunduğu, eşyanın değerinin 3.000,00-TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 3.000,00-TL tazminatın davalıdan tahsiline, davadan önce davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarnamede ödeme için yedi gün süre verilip ihtarnamenin 13/10/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olması sebebi ile davalının 20/10/2016 tarihi itibariyle temerrüde düşmesi nedeni ile bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ise de maddi hata sonucu kısa kararda 20/10/2016 yerine 26/10/2016 tarihinin yazılmış olmasının sonradan fark edilmiş olmasına rağmen bu durumun tashih ya da tavzih yoluyla düzeltilmesinin mümkün bulunmaması nedeni ile ancak gerekçeli kararda maddi hatadan söz edilerek faizin başlangıç tarihi gerekçelendirilmiş, davacı tarafın kaybolan eşya yönünden fazlaya ilişkin 9.000,00-TL ile dava dilekçesinde ihtarname giderinin tahsiline karar verilmesi de talep edilmiş olmasına rağmen bu talebin miktar olarak somutlaştırılmadığı gibi ihtarname masrafına ilişkin dosyaya hiçbir belge örneğinin sunulmamış olması nedeni ile ihtarname istemi yönünden fazlaya ilişkin isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 3.000,00 TL tazminatın 26/10/2016 tarihinden işleyecek yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın KISMEN REDDİ İLE; Davacı tarafın fazlaya ilişkin 9.000,00-TL tazminat istemi ile ihtarname giderine ilişkin isteminin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 204,93-TL karar ve ilam harcının peşin yatırılmış olması nedeni ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça peşin yatırılan 204,93-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davanın kabul edilen bölümü için davacı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) mad. uyarınca takdir edilen 3.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davanın reddedilen bölümü için davalı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) mad. uyarınca takdir edilen 3.400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan 44,40-TL başvurma harcı, 183,80-TL on iki tebligat gideri, 148,00-TL müzekkere gideri, 15,00-TL dosya gidiş dönüş posta gideri, 32,00-TL altı elektronik tebligat gideri, 1,85-TL dört kep reddiyatı ile 1.150,00-TL bilirkişi ücreti, 25,00-TL tanık giderinden oluşan toplam 1.600,05-TL yargılama giderinden 1/4' ünün karşılığı olan 400,01-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3/4 ' ünün karşılığı olan 1.200,04-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/11/2020

Katip ... E imza

Hakim ... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/132, K. 2020/541, T. 27.11.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-132-e-2020-541-k-713b60a6f00c