Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/167 E. 2026/1653 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/167
- Karar No
- 2026/1653
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/167
KARAR NO: 2026/1653
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 26. Asliye Ticaret Mahkemesi (Kapatılan Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi)
TARİHİ: 12.10.2021
NUMARASI: 2018/646 Esas - 2021/726 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Nakliyat Sigortası- Rücu)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı... Limited Şirketi vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... A.Ş. tarafından sigortalanan, .... A.Ş'ye ait 456 koli muhtelif kozmetik cinsi emtianın ...'dan ...'a nakliyesi işinin davalılar tarafından üstlenildiğini, davalıların sorumluluğunda taşınmak üzere ... - ... plaka sayılı araca tam ve sağlam olarak yüklenen emtiaların 2856 adet -200 koli- 492,43 kg emtianın sürücünün araç içerisinde istirahat ettiği sırada çalınmak suretiyle yok olduğunu ve alıcısına teslim edilemediğini, taşıma sürecinde ve sürücünün ağır kusuru sonucu meydana gelen zarardan davalı taşıyıcıların sorumlu olduklarını, fatura ve yapılan tespitlere uyarak 7.840,23 USD zararı tazmin eden müvekkili şirketin alacağının temliki hükümleri gereğince ... ve .... Şti'nin haklarını devraldığını ve davalılara rücu hakkı doğduğunu, ancak sınırlı sorumluluk esasısın uygulanması ihtimalinde karar tarihindeki ... kuru esas alınarak belirlenecek rakamın fazla olması ya da sorumluluk sınırlamalarının uygulanmaması halinde belirsiz alacak davası şeklinde talepte bulunulduğunu ileri sürerek, şimdilik 26.705,28 TL rücu tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini mahkememizden talep ve dava etmiştir.
Davalı .... Şti. vekili 10.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin taşımada kullanılan ...plakalı aracı diğer davalıya kiraladığını müvekkili ile diğer davalı arasında sadece kiralayan/kiracı ilişkisi bulunduğunu, davalı ...'nın ise anılan araçta maaş/yevmiye ile çalışan bir kişi olduğun, kismi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, ... ve .... Şti'ye teslimatı yapılacak olan emtiaların 05.06.2017 tarihide saat 02:00 sıralarında diğer davalı ... tarafından teslimatın yapılacağı ... ve .... Şti'nin adresine gelinmekle aslında nihayete erdiğini ancak anılan şirketin güvenlik görevlileri tarafından müvekkili şirkete ait fakat ...'ya kiralanmış olan tırın içeri alınmadığını, görevlinin yönlendirmesi ile anılan şirketin araç girişlerinin olduğu kısmına yanaştırıldığını, ...'nın da güvenlik görevlilerince gösterilen ve teslimatın yapılacağı şirkete ait güvenlik kameralarının da olduğu güvenli yere aracını park etmesinin ardından istirahate çekildiğini, tırın dorsesinin kapalı ve kilitli olduğunu, buna rağmen emtiaların çalındığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...toplanan deliller, bilirkişi raporu, ihtarnameler, sevk irsaliyesi, faturalar, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı ... şirketi tarafından dava dışı ... şirketi adına sigorta poliçesi düzenlendiği ve dava dışı sigortalıya ait emtianın ...'dan ...'a nakliyesi işinin üst taşıyıcı olarak dava dışı ... ve .... Şti. tarafından davalı ... şirketinin maliki olduğu ...plakalı çekici ve ... plakalı römork ile yapılmasının kararlaştırıldığı, dava dışı ... şirketi tarafından 04/06/2017 tarihli taşıma irsaliyesi düzenlendiği ve taşıma irsaliyesini imzalayanın ve malı teslim alanın ... olduğu, taşıma irsaliyesinin düzenlenmesi ile birlikte dava dışı ... şirketi ile ... arasında garanti belgesi imzalandığı, işbu garanti belgesinde şoförün ... olduğunun yazılı olduğu , ancak taşıma işinin garanti belgesinde ve sevk irsaliyesinde her ne kadar ... ismi yazsa da sürücünün ... olduğu, ... sevk ve idaresindeki ...plakalı çekici ve ... plakalı römorkla yapılan taşıma işi sırasında meydana gelen hırsızlık sonucu taşımaya konu emtianın bir kısmının çalındığının sabit olduğu, alınan eksper raporları doğrultusunda dava dışı emtia sahibi sigortalı ... şirketinin üst taşıyıcı ... şirketinden talep ettiği zararının sigortacı Neova tarafından karşılandığı ve ... ve ... tarafından ödenen bedelin davacıya temlik edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre hasara uğrayan emtia bedelinin TTK 882/4'e göre SDR kuru dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu 21.944,65 TL olduğu tespit edilmiş olup, davacı tarafından davalıların temerrütü için geçerli bir ihtarnamesinin bulunmadığı ve davacının dava tarihinden itibaren işlemiş faiz talebinde bulunabileceği kanaatine varılmıştır.
Davalı ... şirketi her ne kadar ...plakalı çekiciyi hasarın meydana geldiği tarihte diğer davalı ...'ya uzun dönem kira sözleşmesi ile kiralamış olduğunu ve işleten sıfatı bulunmadığını iddia etmiş ise de 2918 Sayılı KTK'nun 3 ve 9. Madde hükümlerine göre trafik kaydı işleteni kesin olarak gösteren bir karine değil ise de onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir,2918 Sayılı Kanun'un tanımlar başlıklı 3. Maddesinde araç sahibi olan mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatı ile sicilde kayıtlı görülen veya araca uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı ariyet veya rehin alan kişinin işleten olduğu; ancak ilgilisi tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikenin kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu olduğu ispat edilirse bu kişinin işleten sayılacağının hükme bağlandığı, bu tanım çerçevesinde işleten sıfatına haiz olunması , trafik sicilinde adına kayıtlı bulunan araç üzerindeki fiili hakimiyet ile aracı tehlikesi kendisine ait olmak üzere aracın maliki tarafından kendi nam ve hesabına işletiliyor olması halinde, bir başka ifade ile aracın malikinin sorumluluğu işleten sıfatının bulunması halinde mümkündür. Dava konusu olayda davalı ...'nın taşıma işinde diğer davalı ... şirketinden kiraladığı ...plakalı çekiciden dava konusu taşıma ile ilgili Navlun ücretinin kendi adına tahsil edip fatura düzenlediğine ilişkin dosyada bir belge bulunmamaktadır.
Davalı ... şirketi dosyada mevcut kira sözleşmesine göre ...plakalı çekiciyi ve ... plakalı römorku ...'ya kiralamış olsa da dava konusu ürünlerin yüklendiği ve ... şirketinin maliki olduğu ... plakalı römorkun davalı ...'ya kiralandığına dair bir belge dosyada mevcut değildir. Davalı konusu taşıma işinde ...'nın kiraladığı aracı işleteni ve bu yönüyle de fiili taşıyıcı yani taşıyan konumunda olduğunu gösteren bir delil dosyada mevcut olmadığı gibi araç sürücüsü davalı ...'nın da davalı ... şirketinin çalışanı olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla davalılardan ...'nın işleten sıfatının bulunmadığı, ...'nın ise davalı ... şirketinin çalışanı olduğu, ayrıca yargılama sırasında ...'nın vefat ettiği, mahkememizce 5 nolu celsede davacı vekilinin ... yönünden davayı takip etmeyeceği yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmakla ...'nın mirasçıları yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından ... yönünden açılan davanın usulden reddine, ... yönünden ise işleten sıfatı bulunmadığı anlaşılmakla husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı ... şirketinin ise işleten sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine..." gerekçesiyle, ... yönünden açılan davanın usulden reddine, ... yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... .... Şti yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 21.944,65 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu davalıya yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı... Limited Şirketi vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı... Limited Şirketi vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Mahkemece alınan ek raporun itirazlarını karşılamadığını ve önceki beyanların tekrarı niteliğinde olduğunu, eksik araştırma haricinde kusur konusunda teslimatın alıcı firmanın güvenlikli girişine kadar götürüldü, buna rağmen alıcı firma güvenliği tarafından nakliye aracının haklı gerekçe olmaksızın kendi güvenlik alanlarında bekletilmek yerine nakliye aracının içeri almayarak dava sürecinde vefat etmiş olan ...'yı bilmediği iş yeri girişinde bir yere aracı park etmesinin telkin edildiğini, sürücünün de aracı iş yerinin önüne park ettiğini ve yorun olması, yoldan gelmesi nedeniyle araçta dinlenirken hırsızlık olayının meydana geldiğini, abuna rağmen kusurun tamamının müvekkilinin üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu, mahkemenin kiralama ve işletene ilişkin gerekçesinin hatalı olduğunu, oysa kiralamaya ilişkin belgenin 30.04.2019 tarihindeki duruşmada da dosyaya sunulduğunun belirtildiğini
Esasında müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ...' dan ...' a nakliye yapan ...plakalı aracın müvekkilince kiralandığını, davalı ... ile müvekkili arasında sadece kiralayan - kiracı ilişkisi bulunduğunu, olaydan önce avaya konu aracın olaydan önce 04.07.2014 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı kira sözleşmesi ile ...'ya kiralandığını, bu belgenin de dosyaya ibraz edildiğini, ...'nın araçta maaş/yevmiye ile çalışan bir şahıs olduğunu müvekkilinin sadece aracı kiraladığını ve husumet ehliyeti bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını,
Esas bakımından ise dava dilekçesinde belirttiği üzere ...'dan ...'a yapılan nakliyede yüklemenin yapıldığı ... A.Ş.'den ...'a gidecek olan paketlemeler güzergaha göre ...plakalı tıra yüklendiğini, anılan ve hırsızlık sonucu yitirilen, ... ve .... Şti.'ye teslim edilecek emtiaların 05.06.2017 tarihinde saat 02:00 sıralarında diğer davalı ... tarafından teslimatın yapılacağı ... ve .... Şti.'nin adresine gelinmekle aslında nihayete erdiğini, bu şirketin güvenlik görevlileri tarafından müvekkil şirkete ait fakat ... 'ya kiralanan tırın içeri alınmayarak görevlinin yönlendirmesi ile dışarıda bekletildiğini, sürücünün de aracı kameraların olduğu bu alana par ederek istirahate çekildiğini, dorsenin kapalı ve kilitli olduğunu, buna rağmen araçtan bazı emtiaların çalındığını, sürücüye bu nedenlerle atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, aracın da olay öncesinde 04.07.2014 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı Kira Sözleşmesi ile ...'ya kiralandığını, müvekkilinin taşımacı olduğunun belirtilmesine karşın aracın daha önce müvekkilince kiralandığını, bu nedenle müvekkilinin kusursuz olduğunu,
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Davalı ... hakkındaki davanın, bu kişinin akdi taşımacı olduğuna ilişkin bir fatura düzenlenmemesi nedeniyle reddine karar verildiğini, taşıma irsaliyesinde, emtiaların, ...'ya teslim edildiğinin görülmesine rağmen, fatura bulunmaması sebebiyle bu kişinin sorumlu olmadığının söylenmesinin hatalı olduğunu, ...'nın taşıyıcı olarak kabulü için bu kişi tarafından düzenlenmiş faturanın ibrazı zorunluluğu bulunmadığını, emtiaların, taşıma irsaliyesi ile ...'ya teslim edildiğini, sunulan garanti belgesi başlıklı belge ile davalı ...'nın taşımacı sıfatına sahip olduğunu gösterdiğini, diğer yandan taşımacının sorumluluğunun sınırlı sorumluluk esaslarına göre belirlenmesinin hatalı olduğunu, yüklenen emtianın kısmen çalınarak zayi olduğunu, sürücünün dinlenmesi sırasında eşyanın çalınması nedeniyle sürücünün kusurlu olduğunu, hesaplaması yapılırken olay tarihindeki SDR kurunu esas almasının da hatalı olduğunu, Yargıtay kararlarına göre karar tarihindeki SDR kurunun esas alınması gerektiğini, müvekkilinin temlik aldığı zararın USD cinsinden ödenmesi nedeniyle USD olarak tahsili, aksi halde karar tarihindeki kura göre Türk Lirasına çevrilmesi gerektiğini,
Davalının husumet itirazının yersiz olduğunu, navlun faturasının davalı şirketçe düzenlenmesi nedeniyle davalı şirketin kiralama sözleşmesi ile taşımacı sıfatını kaybetmeyeceğini, olayın 05.06.2017 tarihinde meydana gelmesi ve davanın 05.06.2018 tarihinde açılması ile zamanaşımı süresinin dolmadığını, sürücünün araç içinde dinlendiği sırada zayi olan eşyadan taşımacının sorumlu olduğunu,
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, taşıma sırasında oluşan zararın davalı taşıyanlardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın davalı şirkete yönelik davanın kabulüne, diğer davalıya yönelik davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı şirket vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Bu davada öncelikle taşımacı sıfatının kime ait olduğunun tartışılması gerekmektedir. Dava konusu taşımanın yapıldığı ...ve ... plakalı araç davalı şirket adına kayıtlıdır.
Davalı şirket bu araçları ....Noterliğinin 04.07.2014 tarihli kire sözleşmesi ile davalı ... ...'ya kiraladığını ve işleten veya taşıyan sıfatı bulunmadığını savunmuştur. Ancak dosyada bulunan bilirkişi raporu ve belgelere göre 08.06.2017 tarihli ve 1.770,00 TL navlun faturası davalı şirketçe düzenlenmiş ve davalı şirket esasında fiili taşımacı olarak bu taşımayı üstlenmiştir. Akdi taşımacının ise ... şirketi olduğu ve bu şirketin de ... ve ...Limited Şirketine 12.06.2017 tarihli, 25.016,00 TL bedelli faturayı düzenlendiği, taşıma işini fiili taşımacı olarak davalı şirkete verdiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davalı şirketin araç maliki olarak taşıma faturasını düzenleyerek taşıma ilişkisinde fiili taşımacı olarak yer alması karşısında, aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile davalılardan Metin'...'ya verilmesinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Kiralama sözleşmesi navlun faturası düzenleyerek taşıma edimini üstlenen davalıya, taşıma sözleşmesinin tarafında karşı sorumluluktan kurtarmaz. Taşıma sözleşmesi araç mülkiyetinden bağımsız olarak davalı açısından borç doğurucu bir sözleşmedir. Bu nedenle davalı şirketin taşımacı olarak sorumlu tutulmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Dava konusu eylemin 05.06.2027 tarihinde meydana geldiği ve taşıma zararının ödenerek ... ve ....Şti tarafından alacağın davacıya yazılı belge ile teklik edildiği, bu temlik belgesine göre davacının aktif dava ehliyetine sahip olduğu anlaşılmıştır. 05.06.2018 tarihinde dava açılmış olup, davanın TTK'nın 855/1.maddesinde bilirlenen bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmadan açıldığı görülmüştrü.
TTK'nın 875.maddesine göre taşımacı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim tarihine kadar geçecek sürede eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimdeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Dava konusu uyuşmazlıkta fiili taşıyıcı davalı şirket tarafından taşınmak üzere teslim alınan emtianın henüz teslim edilmediği aşamada, park halindeki araçtan kısmen çalınarak zayi olduğu, sürücünün aracı teslim adresinin yakınında güvenlikli bir yere park etmesinin, taşımacıyı sorumluluktan kurtarmayacağı, bu durumun ancak taşımacının pervasız veya kasti hareketi önlediği ve sınırlı sorumluluk ilkelerine göre sorumlu tutulacağı şeklinde değerlendirilebileceği anlaşılmıştır.
Mahkemece teknik bilgiyi gerektiren hususlarda bilirkişi raporu ve ak raporu alınmıştır. Alınan rapor somut olayın aydınlatılması için yeterlidir. Raporda akdi ve fiili taşıyıcılar sözleşme ve yasaya uygun şekilde belirlenmiştir. Taşımacı TTK'nın 875, 879 ve 929.maddelerine göre ifa yardımcısı olan sürücünün kusurlarından da sorumludur.
Dava konusu olayda bilirkişi raporundaki denetime elverişli tespitlere göre eylemin TTK'nın 866.maddesinde belirlenen zarara kasten veya pervasızca hareketle neden olunduğu, zira aracın geçici park için ayrılan yerde güvenliksiz şekilde park edilmesi nedeniyle taşıyanın ağır kusurlu olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. TTK'nın 882/4.maddesine göre eşyanın taşıma amacıyla taşımacıya teslim edildiği tarihteki kur üzerinden hesaplama yapılarak karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Davalı gerçek kişilerin taşımacı sıfatı bulunmadığı, sürücü ...'nın haksız fiil nedeniyle sorumluluğunu gerektirir bir durum bulunmadığı, diğer davalı ...'nın taşımacı veya başka bir şekilde sorumlu olmasını gerektirir bir sözleşme veya haksız fiil ilişkisi bulunmadığı, mahkemece ... hakkında verilen hükmün gerekçesinin usulüne uygun şekilde açıklandığı ve sonuç olarak bu davalı hakkında verilen usulden ret kararının yerinde olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesi yerinde görülmüş ve davalı şirket vekili ile davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, davalı... Limited Şirketi ve davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmemiştir. Mahkemece yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporu olayı aydınlatmaya yeterlidir.
Davanın tarafların delil sunma ve hukuki dinlenilme hakkı sağlanmıştır. Mahkemece taşımacı ve ifa yardımcısının nitelikleri usule uygun şekilde belirlenmiştir. Taşımacının sorumluluğu, alacağın devri hükümlerine göre dava ehliyeti, taşımacının sorumlu tutulacağı tazminat miktarı ve sorumluluk sınırlamaları yasaya uygun şekilde belirlenip hüküm altına alındığından, davalı şirket ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı şirket tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 882,30 TL istinaf karar harcının davalı şirketten tahsiline, Hazineye gelir kaydına,
4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 30.09.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.