İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/1018 E. 2021/64 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/1018
Karar No
2021/64
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/1018 Esas KARAR NO : 2021/64 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikli Sözleşmeden Kaynaklanan Ödenen Bedelin İadesi ve Cezai Şart İstemli) DAVA TARİHİ : 31/10/2019 KARAR TARİHİ : 20/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikli Sözleşmeden Kaynaklanan Ödenen Bedelin İadesi ve Cezai Şart İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında okul binası devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalı tarafça devredilecek okul karşılığında bedelin 375.000,00.-TL olarak belirlendiğini, okul içindeki demirbaş, tefrişat malzemeleri, ilkokul ve ortaokul öğrencisi dışında kalan şekli ile okul mülkiyetinin üçüncü şahsa ait olan sözleşme konusu binayı sözleşmenin beşinci maddesine göre 30/06/2019 tarihine kadar boşaltmadığı takdirde devredenin 30/06/2019 tarihine kadar aldığı toplam 350.000,00.-TL’yi devralana iade edeceğini, bunun yanında 350.000,00.-TL cezai şartı da ödemeyi kabul ettiğinin kararlaştırıldığını, devir sözleşmesinin taliki şarta bağlı bir sözleşme olup T.B.K.’nın 170 ve 173.maddeleri uyarınca devrolunan okulun belirlenen tarihte kullanmaya salih bir şekilde devredilip devredilmediğinin irdelenmesi gerektiğini, somut olayda uyuşmazlığın taliki şartının gerçekleşmediğini ve 30/06/2019 tarihinde devir konusunun devir alan davacıya devredilmediğini, bununla ilgili düzenlenen tutanakta mülk sahibinin de imzasının bulunduğunu, müvekkilinin kendi imkanlarıyla okulu eğitim dönemine yetiştirmeye çalıştığını ve 18/02/2019 tarihinde mülk sahibi ile kira sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmede davalı ...'ün sözleşmenin 19. maddesinde eski kiracı sıfatıyla 30/06/2019 tarihinde okul binasını bu tarihte kullanmaya salih bir şekilde boşaltacağını aksine bir davranışta devralanın uğrayacağı her türlü zararı karşılayacağını kabul ve taahhüt ettiğini, belirtilen tarihte binanın devredilmemesi nedeniyle 16/07/2019 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek sözleşmenin feshedildiğinin davalı tarafa bildirildiğini, davalı tarafça ihtarnameye cevap verilmediğini, TBK.nun 77. maddesi gereğince davalıların sebepsiz olarak edindikleri 350.000,00-TL'yi iade etmelerinin zorunlu hale geldiğini, davacı tarafça ödenen 350.000,00-TL'nin davalı ...'ün şahsi hesabına havale edildiğini, bu nedenle ...'ün şahsi olarak sorumlu olduğunu, TBK’nun 179.maddesi gereğince belirlenen sürede devri yapmayan davalıların sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı ödemeleri gerektiğini, TBK'nun 180. maddesi uyarınca cezai şartın istenebilmesi için davacının zararının oluşmasının zorunlu olmadığını, iadesi gereken ödeme ile cezai şartın tahsili için yaptıkları icra takibine davalıların itiraz edip takibi durdurduklarını bildirmiş davalıların itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalılar vekili yasal cevap süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; davaya bakmaya yetkili mahkemenin davalıların ikametgahı nedeniyle Manisa Mahkemeleri olup itirazın vekil tarafından yapılmış olması nedeniyle dava dilekçesi ve eklerinin vekil yerine davalı asillere yapılması nedeniyle tebligatların usulsüz olarak yapıldığını, bu nedenle davada taraf teşkilinin sağlandığı sonucuna varılamayacağını, davacının müvekkili davalılara keşide ettiği ihtarnamelere karşı cevabi ihtarnamelerin gönderildiğini, okulun 30/06/2019 tarihinde boşaltıldığını, 02/07/2019 tarihinde gerekli işlemlerin başlatıldığının açıkça belirtildiğini, ayrıca davacı tarafın taşınmazın tahliye ve teslim edildiğine dair 30/06/2019 tarihli mailin gönderildiğini, tutanakta davalı şirkete ait imza ve kaşe bulunmadığını, davacı tarafın 02/07/2019 tarihinde okulu teslim alıp MEB, belediye ve benzeri yerlere başvurarak yasal bürokratik işlemleri başlattığını, mülk sahibinin de davacı ile 01/09/2019 tarihinde kira sözleşmesi yaptıklarını, ayrıca davacı tarafın taşınmazın boşaltılmadığına dair yasal bir tespitinin de bulunmadığını bildirmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, davacı ve davalı şirketler arasında düzenlenen okul binası devir sözleşmesi gereğince sözleşmede belirlenen tarihte devri kararlaştırılan okul binasının davalı tarafça davacı tarafa boşaltılarak teslim edilmediği iddiası ile sözleşmenin 5.2 maddesi hükmü uyarınca davacı tarafça sözleşmenin feshedilmesine bağlı olarak davalının ödemesi gerektiği iddia edilen davacı tarafça davalı şirkete ödenen bedel ile birlikte sözleşmede belirlenen cezai şartın tahsili için yapılan icra takibinde davalıların borca ve ferilerine ilişkin itirazının iptali istemine ilişkindir. Davaya konu icra dosyasında davacı taraf davaya konu sözleşme gereğince davalı tarafa ödediği 347.000,00-TL ile 350.000,00-TL cezai şarttan oluşan toplam 715.700,00-TL alacağın tahsili için davalılar hakkında ilamsız icra yolu ile takip yapmış, ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süre içinde davalıların vekili tarafından borca ve ferilerine ilişkin itiraz dilekçesi sunulmuş, bu nedenle takip durmuştur. Davalılar vekili yasal cevap süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde dava dilekçesi tebligatının itiraz dilekçesini sunan vekil yerine davalı asillere tebliğinin usulsüz olduğu iddiasında bulunmuş ise de yerleşmiş Yargıtay kararları uyarınca itirazın iptali davasının icra takibinden bağımsız olup açılacak itirazın iptali davalarında tebligatın itiraz dilekçesini sunan vekile değil, davalı asil taraflara yapılmasının gerektiği, davalılar tarafından vekil kaydedildiği takdirde vekaletnamenin sunulmasından sonra vekile tebligatların yapılabileceği, davalılar vekilinin cevap dilekçesinde davalılara Tebligat Kanunu'na aykırı olarak tebligatın usulsüz olarak yapıldığına dair bir iddiasının bulunmaması, usulsüzlük iddiasının yalnız vekile tebligat yapılmamasına ilişkin bulunduğu, bu iddianın da haklı olmadığı, buna göre cevap dilekçesinin yasal süre içinde sunulmadığı dikkate alınarak davalı tarafın cevap dilekçeleri ve cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak ileri sürdükleri yetki itirazı, dikkate alınmamış ve davalıların yasal süre içinde cevap dilekçesi sunmadıkları kabul edilerek yargılama HMK' nun 128(1) maddesi çerçevesinde yapılmıştır. Davacı taraf davasını sözleşmenin 5.2 maddesine ve bu madde uyarınca davalı şirket tarafından sözleşmede belirlenen tarihte okulun boşaltılarak teslim edilmemesi nedenine dayandırmıştır. Dosyadaki 16/07/2019 tarihli ihtarname örneğinden bu nedene dayalı olarak sözleşmenin feshedildiği bildirilmiş, davaya konu icra dosyasında takip konusu yapılan ödemeler ile cezai şartın ödenmesi ile verilen senetlerin iadesi istenmiştir. Davacı ve davalı şirketler arasında düzenlenen okul binası devir sözleşmesinin varlığı ve içeriği konusunda bir uyuşmazlık yoktur. Dava dilekçesine ekli olarak sunulan 02/07/2019 tarihli adi yazılı belgelerde; sözleşmeye konu devri yapılacak okulda belirlenen eksikler sayılmış, on dördüncü maddede sayılan eksikliklerin giderilmesi veya eksikliklerin maddi tespitinin ödenmesinin veya yeni kiracı olan davacı şirkete eksiklerin giderilmesi ile ilgili ödeme veya tadilat işlerinin yapılmasını üstlenmesi ile ilgili anlaşmaya varılması halinde yeni kiracıdan binanın teslim edildiği şeklinde boyalı, badanalı ve demirbaşlar eksiksiz bir şekilde teslim edilmesi şartının aranacağı, bu süreçte yeni kiracının işleyişin okul ruhsatlandırılması süreci ile ilgili gecikmeye uğraması halinde oluşacak zararın tazmini açısından her türlü yükümlülükleri kabul edeceği, senetlerin alındığı, davalı şirketten kira karşılığı alınmış çeklerin tahsil edilmeyeceği ve davalı şirkete iade edileceği, binanın teslimi ile ilgili uygunluk ve karşılıklı onay olmaması halinde oluşacak zararların bu çeklerle tahsil edileceği kararlaştırılmış, tutanak binanın mülk sahibi ... ile davacı ve davalı şirketin yetkilileri tarafından imza altına alınmıştır. 01/09/2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davacı şirket mülk sahibi ...Şirketinden okul binasını on yıl süre ile kiralamıştır. Manisa Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü... ve Ortaokulu'nun 30/08/2019 tarihinde açılarak faaliyete başladığını, okulların kurucusunun 28/08/2020 tarihinde kapatmak üzere başvurduğunu, gerekli incelemelerin yapılıp raporun Milli Eğitim Bakanlığı'na sunulduğunu, kapatma işleminin devam ettiğini bildirmiştir. Davaya konu sözleşmenin 5.2 maddesinde; sözleşmenin mücbir sebepler ve 15/02/2019 'a kadar devir alan ile mülk sahibi arasında yeni kira sözleşmesinin imzalanamaması dışında fesih edilemeyeceği, bunun dışında herhangi bir nedenle devir alanın 15/02/2019 'dan sonra sözleşmenin imzalanmasının ardından sözleşmeyi feshettiği takdirde 30/06/2019 'a kadar devir edene ödediği ve kıymetli evrakın karşılığı olan 350.000,00-TL'den vazgeçeceğini, devir edenin de bu şartlar dışında herhangi bir sebeple sözleşmeyi feshederse ayrıca 30/06/2019 'a kadar mevcut binayı boşaltmazsa 30/06/2019'a kadar devir alandan aldığı 350.000,00-TL 'lik nakit ve kıymetli evrakın veya bunların karşılığı olan meblağı iade etmeyi ve 350.000,00-TL tazminatı da cezai şart olarak ödemeyi kabul ettiği taraflarca imza altına alınmıştır. Davacı taraf dava sebebini sözleşmenin 5.2 maddesindeki 30/06/2019 tarihinde binanın boşaltılmaması ve teslim edilmemesi sebebine dayandırdığına göre bu iddianın haklılığı ve bu maddeye dayanarak sözleşmeyi feshetmekte haklı olup olmadığı uyuşmazlığın çözüm noktasıdır. Davacı tarafça davalı şirket ile birlikte davalı şirketin yetkilisi ... hakkında dava dilekçesinde hasım gösterilerek dava açılmış ise de; davalı şirketin davalı ...'ten ayrı ticaret şirketi olması nedeniyle tüzel kişiliğinin olup davaya dayanak sözleşmenin davacı ve davalı şirketler arasında düzenlendiği, davalı ...'ün sözleşmenin tarafı, kefili olarak veya başka sıfatla sözleşmede imzasının bulunmadığı, sözleşmeyi şirket yetkilisi olarak şirket adına imzaladığı, davacı tarafça yapılan davaya konu ödemelerin davalı ...'ün şahsi hesabına gönderilmiş olmasının adı geçen gerçek kişi davalıya bu dava için davalı sıfatı yüklemeyeceği, yine dava dilekçesine ekli adi yazılı belgelerde ve kira sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzasının bulunmasının davanın konusu ve sonuç talebe göre davalı ...'ün davalı sıfatıyla davada yer almasını gerektirmediği, davalı ...'e dava konusu alacaklar yönünden husumet düşmediği anlaşılmakla davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyada toplanan tüm deliller, taraflar arasındaki varlığı ve içeriği uyuşmazlık konusu olmayan devir sözleşmesi, dava dilekçesine ekli olarak sunulan adi yazılı belgeler, davacı ile mülk sahibi arasında yapılan kira sözleşmesi, ihtarname örnekleri, Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen yazı cevabı ile; davacı ve davalı şirketler arasında akdedilen sözleşmede dava dışı şirkete ait okul binasının sözleşmede belirtilen demirbaş ve malzemeleri ile birlikte davalı şirket tarafından davacı şirkete devrinin kararlaştırıldığı, devir karşılığında devir bedelinin 375.000,00-TL olarak belirlendiği, davacı şirket tarafından 24/01/2019 tarihi ile başlayan 14/06/2019 tarihine kadar devam eden tarihlerde sekiz ayrı havale ile toplam 357.000,00-TL'nin davalı ... hesabına ödendiği, sözleşmenin 5.2 maddesinde devir edenin haziran 2019 ayı içinde davacı tarafa bırakılacak malzemeler dışındaki demirbaş ve tefrişatlarını yeni binasına taşımakla mükellef olduğunun, 30/06/2019'a kadar binayı boşaltacağının, aksi takdirde devir alandan aldığı devir bedeli ile 350.000,00-TL cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğinin, davacı tarafın ancak mücbir sebepler ve mülk sahibi ile yeni kira sözleşmesi yapamaması halinde sözleşmeyi feshedebileceğinin, bunun dışında feshedemeyeceğinin, feshetmesi halinde yaptığı ödemeden vazgeçeceğinin kararlaştırıldığı, dava dilekçesine ekli olarak sunulan adi yazılı 02/07/2019 tarihli belge örneklerinde davalı şirket tarafından binanın boşaltılmadığına dair hiçbir ibareye yer verilmeyip yalnız binaya ilişkin eksiklerin belirlenip bu eksiklerin devreden davalı şirket tarafından giderilmesinin veya maddi karşılığının devralan davacı şirkete ödenmesinin, bu konuda anlaşmaya varılmasının kararlaştırılmasının yanında davacının eksiklerin giderilmesi ile ilgili gecikmeden bir zararının kaynaklanması halinde bu zararın davalı şirket tarafından tazmin edileceğinin imza altına alındığı dikkate alındığında; adi yazılı belgelerde veya başkaca bir belge ya da resmi bir tespit tutanağı ile okulun sözleşmede belirtilen tarihte boşaltılmadığına ilişkin bir tespit yapılmadığı ve tarafların bu yönde bir iradelerinin bulunmadığı gibi adi yazılı belgelerde davacı tarafın okulun boşaltılmaması nedeniyle yasal haklarını saklı tuttuğuna dair bir açıklamaya da yer verilmediği, bina ile ilgili eksikliklerin davacı veya davalı şirket tarafından giderilmesi ve bedellerinin davalı şirket tarafından davacı şirkete ödenmek ve davacı şirketin bu işlerinin yapılması nedeniyle ruhsat almasında gecikmesinden kaynaklanan zararlarının davalı şirket tarafından ödeneceği konusunda anlaştıkları göz önünde tutulduğunda davacı şirketin okulun boşaltılmadığına dair bir tespiti talep etmediği gibi sözleşmenin devamı iradesini de açıkça ortaya koyduğu, bizzat davacı tarafın dayandığı 02/07/2019 tarihli adi yazılı belgelerle okulun boşaltılıp yalnız birtakım eksikliklerin saptandığının imza altına alınmasına ilişkin belgeler ve davacı tarafın sözleşmenin devamı yönündeki iradesi karşısında duruşmada dinlenen davacı tanıklarının binanın geç teslim edildiğine dair beyanlarına değer verilmesinin mümkün bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın 30/06/2019 tarihinde devredilen okul binasının davalı tarafça boşaltılmadığına dair iddiasını kanıtlayamadığı gibi davacı tarafın sözleşmeyi feshettiğini bildirmesine rağmen sözleşmeyi ayakta tutarak devam iradesine uygun olarak 02/07/2019 tarihli tutanaktan önce 18/02/2019 tarihinde bina maliki dava dışı şirket ile 01/09/2019 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesini akdettiği, bunun yanında Milli Eğitim Bakanlığı'na 30/08/2019 tarihinde başvurarak eğitim ve öğretim faaliyetine başladığı, bir süre faaliyetine devam ettikten sonra yaklaşık bir yıl sonra 28/08/2020 tarihinde okulu kapatmak üzere başvuruda bulunduğu birlikte değerlendirildiğinde 16/07/2019 tarihli ihtarnameler ile okulun 30/06/2019 tarihinde teslim edilmemesi nedenine dayalı olarak feshetmesinin 02/07/2019 tarih tutanaklar ile bu tarihten sonra yaşanan sürece göre haklı olmadığı gibi sözleşmenin 5.2 maddesine de uygun bulunmadığı, sözleşmenin 5.2 maddesinde dava ve takip konusu edilen ödeme ve cezai şartın talep edilmesi hakkını doğuracak sözleşmeye ilişkin yasal koşulların gerçekleşmediği, sözleşmede binanın eksiksiz anahtar teslimi olarak bu tarihte davalı şirket tarafından davacı şirkete teslim edileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, okulun belirlenen tarihte boşaltılmadığına dair taraflarca imzalanmış bir tutanak veya hiçbir resmi tutanak sunulmadığı gibi devredilen binaya ilişkin eksiklerin giderilmesi konusunda tarafların anlaşıp bundan doğacak zararların da davalı şirket tarafından davacı şirkete ödeneceğinin kararlaştırılması karşısında davacı şirketin sözleşmenin 5.2 maddesine dayanarak belirlenen tarihte okulun boşaltılmadığına ilişkin iddiasını kanıtlayamamakla birlikte bu iddiaya ilişkin haklılığının da bulunmadığı birlikte gözetildiğinde kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-Davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE, 2-Davalı şirket hakkında açılan davanın kanıtlanamaması nedeni ile REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30-TL ret harcının peşin yatırılan 8.631,92-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 8.572,62-TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davalı şirket yararına AAÜT' nin 13(1) maddesi uyarınca takdir edilen 52.800,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, 5-Davalı ... yararına AAÜT' nin 3(2) ve 7(2) maddesi uyarınca takdir edilen 4.080,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalılar vekilinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2021

Başkan ... E-imza Üye ... E-imza Üye ... E-imza Katip ... E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/1018, K. 2021/64, T. 20.01.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-1018-e-2021-64-k-0e1e461a8d6b