İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/696 E. 2026/555 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/696
- Karar No
- 2026/555
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2017/696 Esas KARAR NO :2026/555
DAVA :Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ :31/07/2017 KARAR TARİHİ : 23/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Asıl davada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin murise ...'ın 09/08/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde 11/08/2015 tarihinde vefat ettiğini, olay günü davalılardan ... ile müvekkillerinin murisi ...'ın ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'dan ... iline doğru seyahat etmekte iken ...'in direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda trafik kazası geçirdiğini ve ...'ın bu kaza neticesinde vefat ettiğini, müveffanın olay tarihi itibari ile uzun yıllardır dekorasyon işi ile uğraştığını ve aylık ortalam 5.000,00-TL ile 6.000,00-TL arasında net gelir elde ettiğini, müvekkillerinin kaza ve ölüm neticesinde çok büyük acı, elem ve ızdırap duyduklarını, eş ve babalarını kaybeden müvekkilinin hayattaki tek dayanaklarını da kaza neticesinde kaybettiklerini,bu nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve sair dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 09/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile taraflarına ödemesine, müvekkillerinden ... için 30.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile taraflarına ödenmesine, Müvekkillerinden ... için 20.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile taraflarına ödenmesine, müvekkillerinden ... için 20.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalılar işleten ait ve davalı sürücünün kullandığı ... plakalı aracın 11/08/2015 tarihinde kazaya karıştığını ve davacıların murisinin vefat ettiğini, davalıların tam kusurlu olduğunu, ...'in direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda trafik kazası geçirdiğini ve ...'ın bu kaza neticesinde vefat ettiğini, davalılardan ... Ltd. Şti isimli şirketin aracın maliki sıfatı ile diğer davalı sürücü sıfatı ile tam sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle, ... 1. ATM'nin ...Esas sayılı dava dosyası ile işbu davanın birleştirilmesini, 6100 Sayılı Yasa'nın 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın belirsiz alacak davası olduğunu, buna göre şimdilik 1.970.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Asıl davada davalı ... Sigorta vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; maddi tazminat taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, Kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın ATK'na gönderilmesini, tüm bu nedenlerle, aleyhe hüküm kurulmaması halinde vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Asıl dava ve birleşen dava konusu uyuşmazlığın, 09/08/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıların davalılardan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerinde haklı olup olmadıkları hususundan kaynaklandığı görülmüştür. Mahkememizin 24/09/2019 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, tüm dosya kapsamı nazara alınarak kusur ve hesap yönünden rapor düzenlenilerek maddi tazminat miktarının belirlenebilmesi amacıyla dosyanın celse arasında resen belirlenecek Kusur Konusunda Uzman Makine Mühendisi ve Aktüer Bilirkişi vasıtasıyla 6100 Sayılı HMK 266 vd maddeleri gereğince inceleme yapılmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiler ... ve ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişiler tarafından müştereken hazırlanan 30/01/2020 tarihli raporda özetle; "Dava konusu olayda ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'in %100(Yüzdeyüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, Davacıların murisi yolcu ...'a yüklenebilecek bir müterafik kusur oranının olmadığı, Ödeme ve feragat tarihi olan 11.09.2017 tarihindeki verilere göre yapılan incelemede; davacılara yapılan ödemenin (feragat edilen tutarın) davacıların maddi zararını tamamen karşıladığı, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada ... (Trafik) poliçesi teminat limitinin aşılmadığı; bu nedenle; ... poliçesini düzenleyen davalı ... Sigort ta AŞ ile davalı sürücü ve işletenin maddi tazminat yönünden sorumluluğuna gidilemeyeceği; Bununla birlikte Sayın Mahkemece davacılara yapılan ödemenin yetersiz olduğunun ve davalı ... Sigorta AŞ ile davalı sürücü ve işletenin maddi tazminat yönünden sorumluluğuna gidilebileceğinin kabulü halinde ve o takdirde; davacı ...' in nihai ve gerçek maddi zararının 91.272,58 TL olduğu ve bu tutarın ... Teminat limiti kapsamında kalan 37.940,83 TL'nı davalı ... Sigorta A.Ş” den ve 53.331,75 TL nı davalı sürücü ve işletenden talep edebileceği, Sayın Mahkemece davacılara yapılan ödemenin yetersiz olduğunun ve davalı ... Sigorta A.Ş ile davalı sürücü ve işletenin maddi tazminat yönünden sorumluluğuna gidilebileceğinin kabulü halinde ve o takdirde; davacı ...' in nihai ve gerçek maddi zararının 7.130,61 TL olduğu ve bu tutarın ... teminat limiti kapsamında kalan 2.964,10 TL' nı davalı ... Sigorta A.Ş' den ve 4.166,51 TL' nı davalı sürücü ve işletenden talep edebileceği, Sayın Mahkemece davacılara yapılan ödemenin yetersiz olduğunun ve davalı ... Sigorta AŞ ile davalı sürücü ve işletenin maddi tazminat yönünden sorumluluğuna gidilebileceğinin kabulü halinde ve o takdirde; davacı ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 3.081,79 TL olduğu ve bu tutarın ... teminat limiti kapsamında kalan 1.281,06 TL nı davalı ... Sigorta A.Ş' den ve 1.800,73 TL' nı davalı sürücü ve işletenden talep edebileceği, Davalıların maddi tazminat yönünden sorumluluklarına gidilebileceğinin kabulü halinde ve o takdirde; temerrüt başlangıcının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 31.07.2017 dava tarihi, davalı sürücü ve işleten yönünden ise 11.08.2015 kaza tarihi olduğu " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 07/12/2021 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile dosya önceki bilirkişi heyetine verilerek önceki rapordan sonra tarafların verdikleri dilekçeler, ... 12 ATM kararı da dikkate alınarak önceki rapordan sonra uzun sürenin de geçmiş oluşu göz önüne alınarak ek rapor istenilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş ve bilirkişiler tarafından düzenlenen 21/03/2022 tarihli raporda özetle; " Dava konusu olayda ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'in %100 (Yüzdeyüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, Davacıların murisi yolcu ...'a yüklenebilecek bir müterafik kusur oranının olmadığı, Ödeme ve feragat tarihi olan 11.09.2017 tarihindeki verilere göre yapılan incelemede; hak sahiplerinin maddi zararları toplamı ... (Trafik) poliçesi teminat limitini aştığı; bu nedenle; davalı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen Kasko poliçesi ... teminatının işlerlik kazandığı, Davacı ...” ın talep edebileceği maddi zararının 208.708,83 TL hesaplandığı; bu tutarın 31.909,23 TL'lık kısmının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen Kasko poliçesi ... teminatı kapsamında olduğu, bununla birlikte; davacının talebinin 91.272,58 TL'na ıslah olunduğu, Davacı ...” ın talep edebileceği maddi zararının 8.944,28 TL hesaplandığı; bu tutarın 1.367,48 TL'lık kısmının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen Kasko poliçesi ... teminatı kapsamında olduğu, bununla birlikte; davacının talebinin 7.130,61 TL'na ıslah olunduğu, Davacı ...' ın talep edebileceği maddi zararının 3.358,96 TL hesaplandığı; bu tutarın 513,55 TL'lık kısmının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen Kasko poliçesi ... teminatı kapsamında olduğu, bununla birlikte; davacının talebinin 3.081,79 TL'na ıslah olunduğu, Temerrüt başlangıcının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 31.07.2017 dava tarihi, davalı sürücü ve işleten yönünden ise 11.08.2015 kaza tarihi olduğu" yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 06/02/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile ek rapor alınmasına karar verilmekle, mahkememiz dosyası bilirkişilere yeniden tevdi edilmiş ve bilirkişiler tarafından sunulan 24/07/2024 tarihli ek raporda özetle; "Dava konusu olayda ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'in %100 (Yüzdeyüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, Davacıların murisi yolcu ...'a yüklenebilecek bir müterafik kusur oranının olmadığı, Ödeme ve feragat tarihi olan 11.09.2017 tarihindeki verilere göre yapılan incelemede; hak sahiplerinin maddi zararları toplamı ... (Trafik) poliçesi teminat limitini aştığı; bu nedenle; davalı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen Kasko poliçesi ... teminatının işlerlik kazandığı, Davacı ...” ın talep edebileceği maddi zararının 2.179.075,50 TL hesaplandığı; bu tutarın 46.542,78 TL'lık kısmının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen Kasko poliçesi ... teminatı kapsamında olduğu, Davacı ..." ın talep edebileceği maddi zararının 26.362,13 TL hesaplandığı; bu tutarın 563,07-TL'lık kısmının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen Kasko poliçesi İMM teminatı kapsamında olduğu, Davacı ..." ın talep edebileceği maddi zararının 9.800,41 TL hesaplandığı; bu tutarın 209,33-TL'lık kısmının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen Kasko poliçesi ... teminatı kapsamında olduğu, temerrüt başlangıcının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 31.07.2017 dava tarihi, davalı sürücü ve işleten yönünden ise 11.08.2015 kaza tarihi olduğu" yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu olaya ilişkin olarak düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre 09.08.2015 günü saat 09:45 sıralarında, davalılardan ... Ltd. Şti.'ne ait, diğer davalı ...'in kullanımında olan ... plakalı kamyonetin davacıların murisi ...'ın yolcu olarak bulunduğu esnada ... ilinden ... ili istikametine seyir halinde iken 162. Km'ye geldiği esnada bilinmeyen bir nedenden direksiyonun hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması ve sağ tarafında bulunan şarampole girerek ve takla atarak ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiştir. ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...-E ve ...-K sayılı kararında, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 22.03.2017 tarihi raporda, sanığın gündüz vakti bölünmüş yolda, yola gereken dikkati vermediği, hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, direksiyon hakimiyetini kaybettiği, yolun sağ tarafından takla atarak yol dışı olduğu, bu nedenle olayda asli kusurlu olduğunun belirtildiği, ayrıca kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda da sanığın kazada asli kusurlu olduğunun belirtildiği belirtilmiş ve sanık ...'in cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce İTÜ Makine Fakültesi'nde Uzman Bilirkişi ...tarafından hazırlanan kusur raporuna göre, dava konusu olayda davalı sürücü ..., aracının hızını mahal şartlarına göre ayarlamamış, tedbirsiz ve dikkatsiz araç kullanmış, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış, aracını yoldan, havadan, trafikten ve aracından kaynaklanan herhangi bir sorun olmamasına rağmen şeridinde tutamamış ve sağ taraftan yol dışı olmuştur. Bu nedenle davalı sürücü ... olayda % 100 oranında tamamen kusurlu olup, olayın meydana gelişinde başka kişi veya kuruluşlara yüklenebilecek bir kusurun mevcut olmadığı, davacıların murisi ... ise, ... plakalı araçta ön koltukta yolcu olarak bulunduğundan ve dosya içeriğine göre emniyet kemeri takmadığı yönünde bir bilgi olmadığından, aracın kaza sırasında takla attığı hususu da dikkate alındığında, olayda ölmesini önlemek bakımından alabileceği başka ek bir tedbir olmadığından olayda kendisine yüklenebilecek bir müterafik kusur oranının mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır. Tarafların sosyal ekonomik durum araştırılması amacıyla ... İlçe Emniyet Müdürlüğünden gönderilen 17/04/2018 tarihli cevabi yazıda, ...'ın belirtilen adreste ikamet ettiği, işsiz olduğu, aylık gelirinin olmadığı, başkaca gelirinin olmadığı, ailesi ile birlikte kaldığı, 850 TL kira verdiği, bakmakla yükümlü kimsenin bulunmadığı, adına ruhsatlı hususi aracının bulunmadığı, meslek yüksekokul Mezunu 20/25 yaşlarında bekar olduğu, çalışmaya engel bir sağlık durumunun bulunmadığı, dar gelirli olduğu, ...'ın belirtilen adreste ikamet ettiği, öğrenci olduğu, aylık gelirinin olmadığı, başkaca gelirinin olmadığı, ailesi ile birlikte kaldığı 850 TL kira verdiği, bakmakla yükümlü kimsenin bulunmadığı, adına ruhsatlı hususi aracının bulunmadığı, ortaokul öğrencisi 10/15 yaşlarında bekar olduğu, çalışmaya engel bir sağlık durumunun bulunmadığı, dar gelirli olduğu, ...'ın belirtilen adreste ikamet ettiği, işsiz olduğu eşinden kalma emekli maaşı aldığı, aylık gelirinin 1500 tl civarında olduğu, başkaca gelirinin olmadığı, 2 çocuğu ile birlikte kaldığı 850 TL kira verdiği, bakmakla yükümlü 1 erkek 1 kız çocuğunun bulunduğu, adına ruhsatlı hususi aracının bulunmadığı, ilkokul mezunu, 40/45 yaşlarında dul olduğu, çalışmaya engel bir sağlık durumunun bulunmadığı, dar gelirli olduğu tespit edilmiş olup; davalı ... hakkında düzenlenen sosyal ekonomik durum araştırmasında, esnaf olduğu, büfe işlettiği, aylık ortalama 3.000 TL kazancının olduğu, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin annesi, babası ve eşi olduğu, 1300 TL kira ödediği, çalışmaya engel bir sağlık durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş yönünden kaza tarihinde, ... plakalı araç için 30.11.2014-30.11.2015 vadeli ... poliçesi ile ölüm halinde 290.000,00 TL teminatla davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, dosyadaki feragatnameden ... poliçesinden kaynaklanan tüm tazminat taleplerinden ... Sigorta A.Ş yönünden feragat edildiği anlaşıldığından davalı ... Sigorta A.Ş yönünden davanın konusuz kaldığı kanaatine varılmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş yönünden ... plakalı araç 30.11.2014-30.11.2015 vadeli ... poliçesi ile ölüm halinde 50.000,00 TL teminatla davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, davacı ve dava dışı tüm hak sahiplerinin ödeme tarihindeki verilere göre maddi zararları toplamı 314.573,22 TL olup, 290.000,00 TL tutarındaki teminat limitini aşmaktadır. Bu durumda ödeme tarihindeki verilere göre; ... teminat limiti aşıldığından davalı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen Kasko poliçesinin ... teminatının işlerlik kazandığı kanaatine varılmıştır. SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün mahkememiz müzekkeresine verdiği cevapta davacı hak sahiplerine ölüm aylığı bağlandığı, bağlanan ölüm aylıkları müteveffanın sağlığında kendi kazançlarından ödediği primler karşılığında uzun dönem sigorta kolundan bağlandığından ve iş kazası sigortasından bağlanmadığından rücuya konu edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca HGK....ve HGK....kararlarında; “ölüm sigortasından bağlanan aylıklar için Kurum'un rücu hakkı bulunmadığından, işverenin veya üçüncü kişinin iki kez ödemede bulunması gibi bir durum söz konusu olmaz. Bu nedenle, ölüm sigortasından eş ve çocuklara bağlanan dul ve yetim aylıkları ile ana ve babaya bağlanan aylıklar, tazminattan indirilemez” denilmektedir. Bu durumda rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmayacağı kanaatine varılmıştır. Trafik kazası, bir kişinin ölümü sonucunu doğurabilir. Böyle bir durumda, bazı kişiler onun ekonomik desteğinden, malî yardım ve bakımından yoksun kalabilirler. İşte; ölenin destek ve yardımından yoksun kalanlarının uğradıkları bu zarara, destek kaybından doğan zarar denir. Destekten yoksun kalma zararı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 53. maddesinde yer almaktadır. Anılan madde aynen; “Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.” şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü gibi destek zararları sayılırken “özellikle şunlardır” demekle madde metninde sayılan zararlar ile sınırlandırılmamıştır. Madde de çok dar kapsamlı sayılan zararların ne tanımı ne de şartları yer almıştır. Desteğin ölümünden önce kurulmuş olan veya destek yaşasaydı, kurulması muhtemel olan bir bakım ilişkisinin tespit edilmesi, ardından bu bakım ilişkisinin destek yaşasaydı gelecekte göstereceği değişim neticesinde, destekten yoksun kalanın uğradığı zarar miktarının ve ödenecek tazminat miktarının tespit edilmesi, tahminlere ve varsayımlara dayalıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 53. [818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 45/II.] maddesinin öngörmüş olduğu hâl, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun kalma tazminatı” denir. Destekten yoksun kalma tazminatı, bir şahıs öldüğünde, ölenin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olacağı kimseleri korumayı, desteklerinin ölümünden önceki sosyal ve ekonomik durumlarına uygun hayat sürdürebilmeleri için, ölüm sebebiyle mahrum kaldıkları yardımı, ölüme sebebiyet verenden tazmin edebilmelerini amaçlayan bir tazminat türüdür. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK’nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunun yanında amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi hâlde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme imkânı tanımaktır. Destek zararından bahsedebilmek için destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli imkânlardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma şartı gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, davacının ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.03.1978 tarihli ve 1/3 sayılı kararında destekten yoksun kalma tazminatı; "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminattır” şeklinde tanımlanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.11.2005 tarihli ve...E., ... K. sayılı kararında da aynı esaslar benimsenmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilmesi için destekten yoksun kalma zararı yanında zarar ile haksız fiil arasında uygun illiyet bağının da bulunması gerekir. Somut olayda gerçekleşen türden bir sonucu, olayların normal akışına ve hayat tecrübelerine göre, mahiyeti ve ana temayülü itibariyle meydana getirmeye genel olarak elverişli olan veya bu türden bir sonucun gerçekleşme ihtimalini objektif olarak artırmış bulunan zorunlu şartla söz konusu sonuç arasındaki bağa uygun illiyet bağı denir. Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davalarında, davalı işleten ile davalı sigortacının sorumluluğu paralel olup 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu, davalı sürücünün sorumluluğu ise 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup, işleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalı işleten ve sigortacıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir. Dosyadaki 21/07/2017 tarihli feragatnameden 39.000,00 TL asıl alacak ödemesi karşılığında ZMSS poliçesinden kaynaklanan tüm tazminat taleplerinden ... Sigorta A.Ş ve sigortalısı yönünden feragat edildiği, bununla birlikte; ... 12 ATM ... Esas sayılı davada dava dışı anne yönünden hüküm kurulan 125.700,17 TL tutarın teminat limitinden tenzili ile ZMSS poliçesi bakiye teminat limitinin (290.000,00 TL- 125.700,17 TL) - 164.299,83 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 16.02.2015 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararında "Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; dava açıldıktan sonra davalı sigorta şirketi davacı S.Ç.'ye 25.421,61 TL. davacı S.Ç'ye ise 665,29 TL. ödeme yapmış, poliçe limiti sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına 40.000,00 TL. olduğu halde davacılar vekili davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemelerin üzerindeki bakiye teminat limitinden zımnen feragat ettiğinin kabulü gerekir. Böylelikle davacı taraf, davalı sigorta şirketinin durumunu iyileştirirken diğer müteselsil davalıların (borçluların) iç ve dış ilişkideki durumlarını ağırlaştırmıştır. O halde mahkemece BK.'nın 145/1 ve 147/2. maddeleri uyarınca davacıların feragati ile davalı sigorta şirketinin tüm borçtan kurtulduğu anlaşılmakla davalı sigortalı R.E.'nin de teminat limiti kadar borçtan kurtulduğunun kabulü gerektiği ve buna göre, sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazalı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir" denilerek hüküm kurulmuştur. Emsal niteikteki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 16.02.2015 tarih ve ...Esas, ... Karar sayılı kararı gereği davacıların davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine olan davasından ölüm teminatı kadar olan 290.000,00 TL tazminat hakkından vazgeçmiş sayılması gerekeceği ve teminat limitinin üstünde kalan tutarlardan diğer davalıların sorumluluğuna gidilebileceğinin kabulü gerekecektir. Bununla birlikte; dosyada mevcut 25.10.2018 Tarihli Nüfus kayıt örneği ile dava dışı anne tarafından davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açılan ...Esas (eski ... Esas ...K.) Sayılı kesinleşen kararından müteveffanın annesi ...'nün halen hayatta olduğu ve dava dışı anne ... yönünden ... poliçesi kapsamında hüküm kurulduğu ve hükmün kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kesinleşen hüküm de nazara alınarak dava dışı annenin destek süresi tespit edilecek ve payı ayırılacak, ancak; dava dışı anne yönünden maddi zarar hesabı yapılmayıp hüküm kurulan tutar gareme hesabında aynen esas alınacaktır. Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu olayda ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'in % 100 (Yüzdeyüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacıların murisi yolcu ...'a yüklenebilecek bir müterafik kusur oranının olmadığı, Ödeme ve feragat tarihi olan 11.09.2017 tarihindeki verilere göre yapılan incelemede; hak sahiplerinin maddi zararları toplamı ... (Trafik) poliçesi teminat limitini aştığı; bu nedenle; davalı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen Kasko poliçesi ... teminatının işlerlik kazandığı, davacı ...'ın talep edebileceği maddi zararının 2.179.075,50 TL hesaplandığı; bu tutarın 46.542,78 TL'lık kısmının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen Kasko poliçesi ... teminatı kapsamında olduğu, Davacı ...' ın talep edebileceği maddi zararının 26.362,13 TL hesaplandığı; bu tutarın 563,07 TL'lık kısmının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen Kasko poliçesi ... teminatı kapsamında olduğu, Davacı ...' ın talep edebileceği maddi zararının 9.800,41 TL hesaplandığı; bu tutarın 209,33 TL'lik kısmının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen Kasko poliçesi ... teminatı kapsamında olduğu, Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “....MADDE 99- Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren (8) iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar...” denilmekle, dava öncesinde davalı ... Sigorta A.Ş' ye ihtar edildiğine dair dosyada belge bulunmamaktadır. Buna göre; temerrüt başlangıç tarihi davalı ... Sigorta AŞ yönünden 31.07.2017 dava tarihi, davalı sürücü ve işleten yönünden ise kaza tarihi olan 11.08.2015 olduğu, davacı vekili tarafından sunulan 03/06/2024 tarihli ıslah dilekçes ıslah dilekçesi doğrultusunda asıl dava bakımından maddi tazminat taleplerinin kabulü ile 208.708,83-TL maddi tazminatın (31.909,23-TL'lik kısmından ... Sigorta A.Ş sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan ... Sigorta A.Ş yönünden 31/07/2017 diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 8.944,28-TL maddi tazminatın (1.367,48-TL'lık kısmından ... Sigorta A.Ş sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan ... Sigorta A.Ş yönünden 31/07/2017 diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 3.358,96-TL maddi tazminatın (513,55-TL'lik kısmından ... Sigorta A.Ş sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan ... Sigorta A.Ş yönünden 31/07/2017 diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava yönünden, davacılardan ...'ın talep edebileceği maddi zararın asıl davada 2.179.075,50 TL hesaplandığı; davacı vekili tarafından asıl dava dosyasında ıslah ile dava değerini 208.708,83-TL'ye yükseltildiği, bakiye 1.970.000,00-TL'lik kısım yönünden ise ... 16. ATM'nin...Esas...Karar sayılı dosyası ile davalı araç sahibi şirket ve diğer davalı araç sürücüsü yönünden ek dava açıldığı v dosyanın mahkememizin asıl dosyası ile birleştirildiği, mahkememizce hükme esas alınan 24/07/2024 tarihli ek rapor uyarınca asıl dava dosyasında belirtilen gerekçeler doğrultusunda birleşen davanın da kabulüne karar verilerek 1.970,000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede, TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesinde ""Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir..” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta davacıların uğradığı zararın ağırlığı, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında davacıların desteğinin yolcu olarak yer aldığı kazada, kaza tespit tutanağı da dikkate alındığında davalı ...'in gündüz vakti bölünmüş yolda, yola gereken dikkati vermediği, hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, direksiyon hakimiyetini kaybettiği, yolun sağ tarafından şarampole yuvarlanıp, takla atarak kazaya yüzde yüz kusuru ile tek başına sebebiyet verdiği, davacıların murisi ...'ın araçta ön koltukta yolcu olarak bulunduğundan ve dosya içeriğine göre emniyet kemeri takmadığı yönünde bir bilgi olmadığından, aracın kaza sırasında takla attığı hususu da dikkate alındığında, olayda ölmesini önlemek bakımından alabileceği başka ek bir tedbir olmadığından olayda kendisine yüklenebilecek bir müterafik kusur olmadığı, davacıların desteğinin kazadan 2 gün sonra vefat etmesi, davacıların desteğinin evin geçimini sağlayan kişi olması ve tarafların sosyo ekonomik durumları bir arada değerlendirildiğinde davacıların sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek miktarda olan manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-) Asıl davanın KABULÜ ile ; MADDİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN; 208.708,83-TL maddi tazminatın (31.909,23-TL'lik kısmından ... Sigorta A.Ş sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan ... Sigorta A.Ş yönünden 31/07/2017 diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 8.944,28-TL maddi tazminatın (1.367,48-TL'lık kısmından ... Sigorta A.Ş sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan ... Sigorta A.Ş yönünden 31/07/2017 diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 3.358,96-TL maddi tazminatın (513,55-TL'lik kısmından ... Sigorta A.Ş sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan ... Sigorta A.Ş yönünden 31/07/2017 diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 15.097,33- TL karar harcından 242,51-TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 14.854,82 TL harcın ( 2.271,37 TL ... Sigorta A.Ş yönünden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacılar vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinden (6.880,73-TL ... Sigorta A.Ş. Yönünden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; 30.000,00-TL manevi tazminatın 09/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 20.000,00-TL manevi tazminatın 09/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 20.000,00-TL manevi tazminatın 09/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 4.781,70-TL karar harcın 242,51-TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 4.539,19-TL harcın ... ve ... Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacılar vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara'a verilmesine, 2-)Davalılardan ... Sigorta A.Ş yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-)Mahkememizin birleşen ... 16. ATM'nin ... Esas - ...Karar sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile, 1.970,000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Davacı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 293.800,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 134.570,70-TL karar harcından 6.728,54-TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 127.842,16-TL harcın davalılar ... ve ... Ltd. Şti'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacılar tarafından yapılan toplam 4.277,70-TL yargılama gideri ile 6.971,05-TL peşin harç, 751,46-TL ıslah harcı ve 646,80-TL başvurma harcı toplamı 8.369,31-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, Dair Davalı birleşen dosya davalısı ... Vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/06/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır