İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/900 E. 2020/115 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/900
- Karar No
- 2020/115
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/900 Esas KARAR NO : 2020/115 DAVA : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2018 KARAR TARİHİ : 27/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin, davalı ... İletişim Anonim Şirketi'nden bireysel aboneliği kapsamında hizmet alırken, şirketin Karşıyaka - Bostanlı şubesi elemanları. tarafından ... ABONELİĞİ ile kurumsal aboneliğe geçmesi konusunda ikna edildiğini, tek nüsha olarak düzenlenen a4 formatındaki bir kağıda attığı imza ile ... abonesi yapıldığını, Bu sözleşme örneğinin müvekkiline imza anında verilmediği gibi, ısrarlarına rağmen sonrasında da bugüne kadar da bir örneği kendisine verilmediğini, müvekkiline, aylık 1.000 tl ye 20x20 mb lik paket satılmak istendiğini, 30 x30 mb lik ve aylık 1.700 TL'lik pakette karar kılındığını, ilk imza alınırken profesyonel hizmetten, internet kesilirse mobil internet aracının gelmesinden bahsedilmiş ise de internet kafede, internet hızı ve pik değerleri çok önemli iken, aynı anda 2 pc açıldığında bile 30x 30 bile yetersiz kalmış ve hız 1/2'e düştüğünü, daha çok pc açıldığında hızın daha da çok düşmekte ve pik değerleri de yükselmekte olduğunu, yapılan tek denemede ortaya çıkmış olan ve bu denemeler sonrasında...'nin kapatıldığını ve devre dışı bırakıldığını, ... modemi kapatıldıktan sonra da hiç kullanılmadığı dönemlerde de aynı şirketin 1.000 MB lik bireysel internet sistemi kullanılmaya devam edildiğini, bu hatla ilgili her hangi bir sorun bulunmadığını, ancak ... sözleşmesi, kurumsal internet uygulaması ilk andan itibaren kullanılamaz halde olduğundan, defalarca kapatılması için yazışma, telefonlaşma ve form doldurma gibi işlemler yapılmasına rağmen hattın aboneliğinin iptal edilmediğini, alınan karardan da farklı olarak aylık 2.400,00 Türk Lirası fatura tahakkuk ettirilmeye başlandığını, ancak faturaların dijital veya fiili adrese tebligat olarak ulaşmadığını, bu faturalardan... HUKUK BÜROSU Sms ve mailleriyle haberdar olunduğunu, müvekkilinin 4 ay kullanmadığı internet bedeli olarak 10.717,00 TL banka kanalıyla ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalı şirket taahhüt ettiği hizmeti vermediğini, bu hizmetin ayıplı olduğuna dair video kayıtları ve başvuruların mevcut olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin aboneliği AYIPLI HİZMET nedeniyle dahi bitirme imkanı olduğunu, müvekkil gerçek kişi olduğunu, davalı şirketten internet hizmeti satın alındığını, dolayısıyla işbu davada Tüketici Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğunu, ... ABONELİĞİNİN iptaline, müvekkilinden ödememesi durumunda borcun 2 katına çıkacağına dair algı oluşturup, cebri icra tehdidi ile tahsil edilen 10.717,00 Türk Lirası'nın İSTİRDAT edilerek müvekkiline verilmesine, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın aboneliğini kendisine ait ticari işletmesinde (internet kafe) kullanmak amacıyla tesis ettiğini, dava konusu edilen abonelikle ilgili olarak ortada bir "tüketici işlemi" bulunduğunu dava dilekçesinde de "..internet kafede, İnternet hızı ve pik değerleri çok önemli iken, aynı anda 2 pc açıldığında bile 30*30 bile yetersiz kalmış ve hız 1/2 düşmüştür. daha çok pc açıldığında hız daha çok düşmekte ve pik değerleride yükselmektedir." ifadeleri ile bu durumu ortaya koyduğunu, davacı tarafın İnternet kafesinde kullanılmak üzere abonelik tesis etmiş olduğundan davacı tarafın tüketici sıfatının bulunmadığını, bu nedenle mahkemenin görevli olmadığını, görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu bu nedenle görevsizlik nedeniyle davanın reddinin gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketin yerleşim yerin adresinin aydınevler mahallesi inönü caddesi, numara:20, küçükyalı ofispark...maltepe / istanbul olduğunu, bu nedenle İstanbul Anadolu Adliyesi'nin yetki alanında bulunmakta olduğunu, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkeme'lerine gönderilmesini, davacı taraf ile imzalanan sözleşme ve taahhütname kapsamında hizmet verildiğini, davacı tarafça internet hizmetini kullanamadığı ve herhangi bir kullanım olmamasına rağmen haksız tahsilat yapıldığı iddia edilmiş ise de; müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmette hiçbir hatası bulunmadığını, haksız olarak yapılan herhangi bir tahsilatın da söz konusu olmadığnı, davacı tarafça faturalara sözleşmede belirtilen süreler içinde itiraz edilmemiş olduğundan fatura içeriklerinin kesinleştiğini, müvekkili şirket kayıtlarında taraflar arasında imzalanan şartname ve mevzuata uygun olarak yapılan iptal talebine rastlanmadığını, yetki itirazı kapsamında davanın yetkisizlik nedeni ile reddine, talep halinde yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesine, görev itirazı kapsamında davanın görevsizlik nedeni ile reddi ile talep halinde dosyanın görevli ticaret mahkemelerine gönderilmesine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVA KONUSU: Açılan dava, taraflar arasında imzalanan ... abonelik sözleşmesi kapsamında haksız yere icra tehdidi altında ödendiği iddia edilen fatura bedellerinin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesi talebine ilişkindir. DELİLLER: 1-Davacı tarafından ödenen fatura bedellerine dair banka ödeme dekontları, 2-Taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesi ve faturalar, 3-İzmir .... Tüketici Mahkemesi'nin ...Karar sayılı dosyası, 4-Davacıya ait vergi sicil kayıtları, 5-Davacıya ait ticaret sicil kayıtları, 6-Sair deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin hususlar 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.'' şeklinde düzenlenmiştir. Davalı vekilinin süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca ile İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek usulüne uygun şekilde yetki ilk itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan Elektronik Haberleşme Hizmetlerine İlişkin Çerçeve Sözleşmesi'nin incelenmesi neticesinde, sözleşmenin 'Yetkili Hukuk ve Mahkeme' başlıklı 11. maddesinde 'Taraflar arasında iş bu sözleşme ve eklerinden doğabilecek ihtilaflarda İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemesi ve İcra Daireleri yetkili kılınmıştır.' ibaresinin bulunduğu görülmektedir. Dosyanın İzmir .... Tüketici Mahkemesi'nin ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin davacının iş yerine ilişkin olarak yapıldığı ve bu kapsamda davacının tüketici sıfatının bulunmadığından bahisle mahkememize gönderildiği anlaşılmakla mahkememizin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi bakımından davacıya ait vergi sicil kayıtları, ticaret sicil kayıtları ve esnaf sicil kayıtları ilgili kurumlardan istenilerek dosya arasına alınmış, davacıya ait vergi sicil kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacının tacir sıfatını haiz olduğu ve davaya konu uyuşmazlığın çözümü noktasında mahkememizin görevli olduğu anlaşılarak yargılamaya devam olunmuştur. Yetki sözleşmesine ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesinde; ''Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.'' ibaresine yer verilmiştir. Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 18. maddesinde; ''Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.'' şeklinde düzenlenmiştir. Yetki itirazının ileri sürülmesi usulü ise, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19. maddesinde; "Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." şeklinde belirlenmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı tarafından ödenen fatura bedellerine dair banka ödeme dekontları, taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesi ve faturalar, İzmir ...üketici Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyası, davacıya ait vergi sicil kayıtları, davacıya ait ticaret sicil kayıtları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan... abonelik sözleşmesi kapsamında haksız yere icra tehdidi altında ödendiği iddia edilen fatura bedellerinin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesi talebine ilişkin olduğu, davalı vekilinin süresinde verdiği cevap dilekçesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca ile İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek usulüne uygun şekilde yetki ilk itirazında bulunduğu, davacıya ait vergi sicil kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacının tacir sıfatını haiz olduğu, taraflar arasında imzalanan Elektronik Haberleşme Hizmetlerine İlişkin Çerçeve Sözleşmesi'nin incelenmesi neticesinde, sözleşmenin 'Yetkili Hukuk ve Mahkeme' başlıklı 11. maddesinde 'Taraflar arasında iş bu sözleşme ve eklerinden doğabilecek ihtilaflarda İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemesi ve İcra Daireleri yetkili kılınmıştır.' ibaresinin bulunduğu, tarafların tacir oldukları göz önünde bulundurulduğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 18/2. maddesi hükmüne uygun olarak sözleşmenin yetki şartıyla ilgili bu hükmündeki hukuki ilişkinin belirli, yetkili mahkemenin belirlenebilir ve yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, sözleşmede kararlaştırılan yetki şartının sözleşmenin tarafı olan kişileri bağlayacağı, bu çerçevede mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili mahkemenin taraflarca imzalanmış Hizmet Alım Sözleşmesi'nin 37. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, açıklanan sebeplerle mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşılmakla, açılan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın USULDEN REDDİ İLE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesi gereğince İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğu anlaşıldığından mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20.maddesi gereğince, tarafların yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın yetkili İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 4-Yargılama giderlerinin yetkili mahkemece dikkate alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/02/2020
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır