İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1299 E. 2026/604 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1299
Karar No
2026/604
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1299 Esas KARAR NO : 2026/604

DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 18/11/2025 KARAR TARİHİ : 09/09/2026

Mahkememizin ... Esas,...Karar, 06/03/2026 tarihli kararı, BAM 43. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar, 04/06/2026 tarihli ilamı ile Kaldırılarak Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş. ("Müvekkil Şirket") nezdindeki bayilik ağına, 1992 yılında yapıtğı sözleşme ile katıldığını, davacı şirket tarafından en son 15 yıl önce ariyet ve emaneten birtakım malzeme ve teçhizatların verildiğini ve amortismanın indirilmesi ertesinde bu malzeme ve teçhizatların herhangi bir değerinin bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler tahtında Müvekkil Şirket lehine ipotek tesis edildiğini ve teminat mektubu verildiğini, davacı şirket tarafından kendisine verilen ariyetlerin çıkarılmasının fevkalade güç ve iş kaybına sebebiyet verebilecek nitelikte olduğunu, kendisine ariyeten teslim olunan ekipmanların, kendisine satılması yönündeki teklifinin reddedildiğini, taraflar arasında akdedilen 24.01.2020 tarihli Akaryakıt İstasyonları İçin Ariyet ve Emanet Sözleşmesi'nin ("Ariyet Sözleşmesi") genel işlem koşulları kapsamında düzenlendiğini, daha sonrasında Müvekkil Şirket tarafından, kendisi aleyhine, ariyet ve ekipmanlar ile sair borçları bakımından fatura keşide edildiğini, gelinen aşamada, Müvekkil Şirket'e tevdi edilen, 1.500.000,00 TL bedelli teminat mektubunun ("Teminat Mektubu") nakde çevrilmesi ertesinde, fazladan 1.122.000,00 TL tahsil edilmiş olduğunu belirterek fazla olarak alınan 1.122.000,00 TL teminat mektubunun bozdurulduğu tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve ... İlçesi ..., 854 ada, 142 parselde kain taşınmaz üzerinde kurulu bulunan ipoteklerin ("İpotekler") fekkine / kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi incelendiğinde, davacı şirketin, davalı şirket ile imzalamış olduğu sair sözleşmeler ("Sözleşmeler") ile Ariyet Sözleşmesi'nde belirtilen ariyetleri teslim aldığını kabul ettiği ve ancak bu ariyetlerin bedellerine ilişkin itirazda bulunduğunun anlaşıldığını, bu minvalde öncelikle, Sözleşmeler kapsamında Müvekkil Şirket tarafından kendisine ariyeten teslim olunan ekipmanları, Sözleşmeler'in hitamı itibarı ile satın alma arzusunda olan davacı şirketin, işbu ariyet ve ekipmanların herhangi bir satış değerinin olmadığını ileri sürmesinin, açıkça kötü niyetli olduğunu düşündüklerini, diğer taraftan, taraflar arasında imzalanmış olan Ariyet Sözleşmesi'nin tarihinin 24.01.2020 tarihli olması karşısında, davacı şirketin işbu ariyetlerin kendisine en az 15 (on beş) yıl önce teslim edildiği yönündeki iddiasının da ancak yazılı deliller ile ispatlanabileceğini eklemek istediklerini, ayrıca Türk Ticaret Kanunu'nun 18. maddesinin 2. fıkrası uyarınca basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü olan ve daha öncesinde Müvekkil Şirket ile birçok sözleşme akdeden davacının, taraflar arasında özgür irade ile imzalanan Ariyet Sözleşmesi'nin genel işlem koşullarına tabi olduğuna yönelik iddiası da, tıpkı diğer tüm iddialar gibi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Mahkemece bilindiği ve akaryakıt alanında uzman bir sektör bilirkişisinin de tevsik edebileceği üzere, dağıtım şirketleri tarafından akaryakıt bayilerine ariyeten teslim edilen ekipmanlar, bayilik ilişkisinin hitamı ertesinde, başka bayilik ilişkileri kapsamında kullanılmak üzere, bayiden iade alınmakta olduğunu, buna mukabil, ariyet ilişkisinin sona ermesi halinde, dağıtım şirketi tarafından bayiye ariyeten verilen ekipmanların iade edilmemesi durumunda, dağıtım şirketinin, işbu ariyetlerin bedelini bayiden talep edebilecek olduğunun açık olduğunu, gelinen aşamada, taraflar arasındaki Sözleşmeler'in sona ermesine rağmen, Müvekkil Şirket tarafından Furkan Petrol'e ariyeten teslim edilen ekipmanların iade edilmemesi ve ariyeten teslim olunan ekipmanların bedellerinin ödenmesi adına düzenlenen ... numaralı ve 08.07.2025 tarihli fatura bedelinin yanı sıra, Sözleşmeler tahtında ortaya çıkan diğer borçlarının ödenmemesi sebebiyle, Teminat Mektubu'nun paraya çevrilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, bu husunun Mahkemece görevlendirilecek bir bilirkişi heyetinin, tarafların ticari defter ve kayıtları ile taraflar arasında imzalanan Sözleşmeler'deki hükümlerin incelenmesi suretiyle de açıklığa kavuşturulabileceğini, bununla birlikte, Müvekkil Şirket'in Ariyet Sözleşmesi'nde belirtilen ariyetlerin iade edilmemesine bağlı olarak; gerek Ariyet Sözleşmesi'nin 2. Maddesi, gerek 24.01.2020 tarihli Akaryakıt İstasyonu Bayilik Sözleşmesi'nin 6. maddesinin 3. paragrafı ve 8.1. Maddesi, gerek 24.01.2020 tarihli sözleşmenin ("Yatırım Sözleşmesi") "Cezai Şart" başlıklı 9. maddesi ile Sözleşmeler'de yer alan sair hükümler tahtında ortaya çıkmış olan cezai şart ve kar mahrumiyeti alacaklarının yanı sıra, ürün alımından doğan bedeller ile vade farkları ve peşin yatırım destek iade bedeli gibi alacakların davacı şirket tarafından halen dahi ödenmemiş olması karşısında, İpotekler'in fekkine yönelik talebin de usul ve yasaya aykırı olduğunun anlaşıldığını, bu minvalde, davalı şirketin gerek Ariyet Sözleşmesi'nin 2. maddesi, gerek ise Sözleşmeler'de yer alan sair hükümler tahtında ortaya çıkmış olan cezai şart ve kar mahrumiyeti alacaklarının yanı sıra sair alacaklarına ilişkin talep hakkımızı saklı tutmakta olduklarını belirterek haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin... Esas, ...Karar, 06/03/2026 tarihli kararı ile davanın yetki nedeniyle usulden reddine, yetkili Mahkemenin Tavşanlı Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiş, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar, 04/06/2026 tarihli ilamı ile; "Taraflar arasında yazılı olarak 24.01.2020 tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi akdedildiği ihtilafsızdır. İpoteğin fekki istemine konu ... İlçesi ... 854 ada 142 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ... yıllarında davalı lehine tesis edilen ipotek bedellerinin sırasıyla 15.000 TL, 450.000 TL, 1.350.000 TL 1.800.000 TL olmak üzere toplam 3.615.000 TL olduğu, davacının 1.500.000 TL bedelli teminat mektubunun nakde çevrilmesi sonrasında 1.122.000 TL'nin tahsil edildiğini ileri sürdüğü, mahkemece ipoteğin fekki ve teminat mektubunun bozdurulması suretiyle tahsil edilen bedelin iadesi istemi hakkında eksik harcın tamamlanmasına karar verildiği , davacı vekilince de süresi içinde tamamlama harcının yatırıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin alınması gereken harca yönelik istinaf istemi yerinde görülmemiştir Davacının ilk talebi taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına yönelik olup, taşınmazın aynına ilişkin davaların taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerektiği 6100 sayılı HMK'nın 12/1. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davaların, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılması hakkındaki bu yetki kuralı kamu düzenine ilişkin ve kesin olduğu için bu konuda yetki sözleşmesi yapılamaz ve yetki sözleşmesi ile başka yetkili mahkeme kararlaştırılamaz. Somut uyuşmazlıkta ipotekli taşınmazın Tavşanlı ilçesinde bulunduğu gözetilerek yetkisizlik kararı verilmesi doğru olup, HMK'nın 331/2.maddesinde görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine vekalet ücretine hükmedileceği gözetildiğinde mahkemece davanın yetki nedeniyle usulden reddine ilişkin kararda davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik yoktur. Diğer yandan davacının dava dilekçesinde ipoteğin fekki talebi dışında teminat mektubunun bozdurulması suretiyle tahsil edilen bedelin iadesi istemi de bulunmaktadır. Bu istem yönünden kesin yetki hali söz konusu olmadığından mahkemenin yetki konusunda re’sen inceleme yapması HMK'nın 19.maddesine aykırılık teşkil etmektedir. (Yargıtay 19. HD. ...E. ...K. Sayılı ilamı- ... Esas ve ...Karar sayılı kararı) Bu nedenle teminat mektubunun bozdurulması suretiyle tahsil edilen bedelin iadesi istemi yönünden tefrik kararı verilerek, davaya konu talepler arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gözetilmek suretiyle birleştirme kararı verilmesi veya bekletici mesele yapılması hususunda bir değerlendirme yapılması gerekirken mahkemece ana talebin ipoteğin fekki, tali talebin teminatın haksız bozdurulması sebebiyle tazminat talebine ilişkin olduğu kabul edilerek tüm talepler yönünden kesin yetki nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir." denilerek Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce 09/09/2026 tarihli celsede, İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin...Esas, ...Karar, 04/06/2026 tarihli ilamı doğrultusunda, dava dilekçesindeki ipoteğin fekki talebi dışında teminat mektubunun bozdurulması suretiyle tahsil edilen bedelin iadesi istemi bakımından davanın tefrik edilerek yeni esasa kaydının yapılmasına karar verilmiştir. Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesine dayalı olarak ipoteğin fekki talebine ilişkindir. Bilindiği üzere TMK 881 ve devamı maddelerinde düzenlenen ipotek hakkı sınırlı bir ayni hak olup, bu hakkın tescili ya da terkini de taşınmazın aynına ilişkin taleplerdir. HMK 12/1 maddesinde de taşınmazın aynından kaynaklanan davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili kılmıştır. Kesin yetki kuralının uygulanması gereken uyuşmazlıklar hakkında daha evvelden yapılan yetki sözleşmeleri de geçerli değildir. Somut olayda dava konusu taşınmaz Tavşanlı'da olduğundan ipoteğin fekki talebi yönünden Tavşanlı Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) kesin yetkilidir. Bu nedenle mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının YETKİ NEDENİYLE usulden REDDİNE, 2-Yetkili Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, 3-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Anadolu Nöb. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, (ihtaratın kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına) 4-Harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece nazara alınmasına Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/09/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1299, K. 2026/604, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1299-e-2026-604-k-86bd0c1c2471