Diğer ·

2023/61 E. 2026/70 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2023/61
Karar No
2026/70
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/61 Esas KARAR NO : 2026/70

DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 06/03/2023 KARAR TARİHİ : 17/06/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D. İş no.lu dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının, Mahkemece verilecek nihai kararın kesinleşmesine kadar devamına, Davalılara ait dava konusu ürünler üzerindeki / dava konusu internet sitelerindeki, sosyal medya / youtube hesaplarındaki işaretlerin / kullanımların müvekkilimize ait tanınmış ... ve ... markaları aleyhine iltibas teşkil ettiğinin; davalıların markaya tecavüz ve bu suretle haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve yasaklanmasına, Davalılarca, davacının markalarına ait haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan ibarelerin ürünlerde, ilan, reklam, katalog ve diğer basılı kağıtlarda, internet ortamında instagram ve ... vd. sosyal medya / ... hesapları ile sair alan adları ve dijital platformlarda vd. şekillerde kullanılmasının; dava konusu markaları taşıyan ürünlerin her türlü üretiminin, satış ve pazarlamasının, ithalat ve ihracatının; özetle davalıların bu yolla markaya tecavüzünün ve haksız rekabetinin durdurulmasına, önlenmesine ve yasaklanmasına, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıların markaya tecavüz ile haksız rekabet yoluyla edindiği haksız kazanç miktarının tespiti ile, şimdilik 60.000,-TL maddi tazminatın 6769 sayılı Kanunun 149/1-ç, 150, 150/2, 151/2-b, 151/4 maddeleri ile TTK’nun 52/1, 56 ve 18/2 maddeleri gereğince davalıların haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, Davalıların ağır kusur ve kötü niyet ile gerçekleştirdiği haksız fiilleri nedeniyle 30.000,-TL manevi ile 20.000,-TL itibar tazminatının 6769 sayılı Kanunun 149/1-ç, 150, 150/2, 151/4 maddeleri ile TTK md. 52/1, 56 ve 18/2, TBK md. 58 gereğince davalıların haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, Dava konusu ürünlerin, etiket, ambalaj, katalog, ilan, reklam vd. tanıtma araç ve gereçleri ile bunların imalinde kullanılan tüm malzemelerin 6769 sayılı Kanun md. 149 ve TTK md. 56 uyarınca, nerede bulunursa bulunsun, davalılara ait yerler veya ticari amaçla elinde bulunduran 3. şahıslar yeddinde el konularak el koyma, muhafaza, yediemin vs. tüm masrafları davalılardan alınmak suretiyle imhasına, Mahkeme hüküm özetinin, tüm yayın masraf ve ücretleri davalılardan alınmak suretiyle, Türkiye çapında yayınlanan en yüksek tirajlı üç gazeteden birinde ilanına, Yargılama giderleri ile ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyası kaynaklı giderlerin ve avukatlık ücretlerinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılar Tarafından Davacıya Ait veya Davacı Markasını Taşıyan Herhangi Bir Ürün Satışı Gerçekleştirilmediğini, Bu Kapsamda Somut Olayda İddia Edildiği Üzere SMK Madde 29 ve Devam Hükümleri Oluşmadığını, Hiçbir Kabul Anlamına Gelmemek Kaydı İle davalı Şirketçe Kullanılmakta Olan Esaslı Unsur İddia Edildiğinin Aksine “...” Değil,“...” İbaresi Olup; Logonun Tamamı olduğunu, Dava Dilekçesinde İddia Edildiği Gibi SMK Kapsamında Bir İltibas (Karıştırılma) İhtimali de Söz Konusu olmadığını, Zira Satışa Konu Ürünler Davacı Firma Ürünleri olmadığını, Dava Dilekçesinde Davalı Şirketin Yüksek Tanınmışlık Düzeyinden ve Prestijinden Bahsedilmiş İse De Davalı Firma Ülkede Bilinirliği Olan Bir Marka olmadığını, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davada öncelikle ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini, yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebi ile usulden reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle ; Davaya cevap dilekçesinde anılan kararların emsal niteliği olmadığını, Davalılar vekili her ne kadar davaya cevap dilekçesinde bir kısım kararlara yer vermişse de, anılan kararların işbu dosya açısından emsal niteliği olmadığını, Davalılar vekilinin atıf yaptığı kararların gerek konusu markalar / ihtilaf konuları gerek tarafları farklı olduğunu, Dolayısıyla, farklı kararların Sayın Mahkeme nezdinde işbu dosya için emsal teşkil etmesi mümkün olmadığını, Yine, her davanın kendi şartları içerisinde incelenmesi ve sonuca bağlanması gerekmekte olduğunu, Davadışı şirketin sicil bilgilerinin işbu dosyada sonuca etkisi olmadığını, Davalılar vekili davaya cevap dilekçesinde davadışı ... Tic. Ltd. Şti.’ye ait sicil bilgilerine yer verdiğini, Davalılar vekilinin davadışı olduğunu kendisinin de kabul ettiği anılan şirkete ait verilerin işbu dosyada sonuca etkisi yoktur, sunulan belgelerin işbu dosya için delil niteliği bulunmadığını, Davalılar vekili davaya cevap dilekçesine bir kısım belgeler eklemiş ve fakat anılan belgeler tarafımıza tebliğ edilmediğini, Anılan belgelerin tarafımıza tebliğini talep eder, bu aşamada tarafımıza tebliğ edilmemiş olan belgelere karşı beyanda bulunma hakları saklı olduğunu, davalılar vekilinin davaya cevap dilekçesinde dile getirmiş olduğu maddi ve hukuki dayanaktan yoksun, haksız itirazların reddine, davanın tüm talepler yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle ; Davalı Tarafça Cevaba Cevap Dilekçesi Yasal Süresi İçerisinde Sunulmamış Olup; 13.07.2023 Tarihli Dilekçeye Muvafakati olmadığını Söz Konusu Dilekçe ve Eklerinin Hükme Esas Alınmaması Gerekmekte olduğunu, Davalı Tarafın Zamanaşımı Savunmaları Mesnetsiz olduğunu, İltibas İhtimali Söz Konusu olmadığını, Sergilenen Ürünlerin Markaları Hem İnternet Sitesi Üzerinde Hem De Satış Formlarında Net Bir Şekilde İfade Edilmekte olduğunu, TÜRKPATENT Kötü Niyet Algısı Yaratılmaya Çalışılmakta İse De Böyle Bir Karar Söz Konusu olmadığını, SMK 29 Koşulları Mevcut Olmadığı Gibi, Zarar İspatlanamamış olduğunu, Yüksek Önemle Vurgulamak Gerekir Ki Davacı Yan Uğramış Olduğunu İddia Ettiği Zararı İspatlayamadığını, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davada öncelikle ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini, yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebi ile usulden reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememize sunulan 08/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; "Davacı Yönüyle İnceleme; Dosyada bulunan ekran görüntüleri incelendiğinde werner-dosiertechnik.de alan adı görülmüş, bu alan adı incelendiğinde alan adının güncellenme tarihinin 18.08.2018 olduğu, alan adının alındığı/kayıt edildiği tarih bilgisinin bulunmadığı, Name Servers bilgilerinde ... yazdığı, mevcut durumda web sitesinde ... şeklinde kullanım olduğu, web sitesinde Ürünler kısmında ... bilgilerinin olduğu, alan adına ilişkin web archive kaydı kontrol edildiğinde 31 Mart 2001 ile 17 Mayıs 2024 tarihleri/aralığında toplamda 327 defa kaydedildiği, 31 Mart 2001 tarihli web archive kaydı açıldığında ... şeklinde kullanım olduğu, iletişim bilgilerinde ....de yazdığı, cihaz üzerinde ... ibaresinin olduğu, Davalı Yönüyle İnceleme; - Dosyada davalı tarafa ait olduğu belirtilen ....com alan adı kontrol edildiğinde alan adının 13.02.2015 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin...A.Ş. olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ...A.Ş. firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, Name Servers bilgilerinde ... yazdığı, mevcut durumda ... şeklinde kullanım olduğu, web sitesinin bakımda olduğu, ... iletişim bilgilerinin olduğu,...archive kaydı kontrol edildiğinde (ulaşılabilen bilgiler doğrultusunda) 07 Şubat 2011 ile 13 Mayıs 2024 tarihleri/aralığında toplamda 49 defa kaydedildiği, alan adı kayıt tarihi olan 13.02.2015 tarihinde önce (2013, 2012, 2011) yıllarına ait 1’er adet kayıt olduğu, örnek olarak 07 Şubat 2011 tarihli web archive kaydı açıldığında ... şeklinde kullanım olduğu, açılan sayfada dil seçenekleri olduğu, bu dil seçenekleri tıklandığında herhangi bir sayfanın açılmadığı, 21 Şubat 2024 tarihli web archive kaydında Ürünler menüsünde ... bilgilerinin olduğu, iletişim bilgisinde ... bilgilerinin olduğu, 23 Mayıs 2022 tarihli web archive kaydında ... şeklinde kullanım olduğu, ... bilgilerinin olduğu, 24 Mayıs 2022 tarihli web archive kaydı Hakkımızda sayfasında ... / Wellness Tasarım Teknolojisi - 28 Yıllık teknoloji yatırımları sayesinde ... ve havuz projeleri sektöründeki yenilikçi yaklaşım, alman disiplinliği ile sağlamlığı bizleri dünyanın, prestijli firmaları ile çözüm ortaklığında buluşturmuştur. Aynı zamanda ... sahip olduğu tecrübe ve bilgi birikimini en iyi şekilde kullanır. Örneğin içme suyu şartlandırmaları, atraksiyon macera duşları , koku dozajlama, buhar odaları, saunalar, tuz odası ve ekipmanları, aroma terapi, refleksoloji, kar odaları, ölçü ve ayar teknolojisi aktif karbon uygulamaları alanlarında faaliyet göstermektedir. Kapsamlı Teknik Bilgi Ve Çözümler, Yerinde Destek Taleplerine Hızlı Yanıt, Sadece Eğitimli ve Kalifiyeli Çalışanlar, Servis Ve Çözüm Odaklı Yaklaşım, Dünya Klasmanında Yüksek Kalite Standartları ve uluslararası sertifikasyonlar, Müşteri memnuniyeti odaklı, benzersiz kalitede satış sonrası hizmetler politikası bilgilerinin olduğu, 04 Temmuz 2022 tarihli web archive kaydında Ürünler sayfasında Ana Ürünler (...), Yedek Parça (...) bilgilerinin olduğu, 26 Eylül 2022 tarihli web archive kaydı iletişim bilgisinde... linki 17 Ağustos 2022 tarihli web archive kaydı kontrol edildiğinde ... ibareli ürün görseli olduğu, ... linki 17 Ağustos 2022 tarihli web archive kaydı kontrol edildiğinde ... ibareli ürün görseli olduğu, ... linki 22 Ekim 2020 tarihli web archive kaydı kontrol edildiğinde ... ibareli ürün görselleri olduğu, ... 21 Şubat 2024 tarihli web archive kaydında Facebook ikonu üzerine gelindiğinde .... linkine bağlantı verildiği,... linki kontrol edildiğinde mevcut durumda Bu içeriğe şu anda ulaşılamıyor yazdığı, gelindiğinde ... 21 Şubat 2024 tarihli web archive kaydında X (Twitter) ikonu üzerine ... linkine bağlantı verildiği, ... linki kontrol edildiğinde mevcut durumda Hesabın askıda olduğu, 29 Ekim 2019 tarihli web archive kaydı kontrol edildiğinde... hesabının olduğu, ..... tarafından #Google’da oluşturuldu şeklinde paylaşım olduğu, 08 Kasım 2019 tarihli web archive kaydında #hygromatik, #hygromatikyedekparça, #hygromatikelektrot, #hygromatiknemlendirici, #hygromatikbuharlınemlendirici Ürünlerimiz hakkında ayrıntılı bilgi için lütfen web sitemizi ziyaret ediniz.... şeklinde paylaşım olduğu, - - Dosyada belirtilen ...hesabı kontrol edildiğinde mevcut durumda sayfaya ulaşılamadığı, Dosyada belirtilen ... hesabı kontrol edildiğinde mevcut durumda sayfaya ulaşılamadığı,... linki kontrol edildiğinde mevcut durumda kanal ayrıntılarında ... bilgisinin olduğu, kanalın 29 Eylül 2011 tarihinde oluşturulduğu, kanalda 9 video olduğu, kanalda bulunan video isimlerinde ... Serisi ... yazdığı,... linki web archive kaydı kontrol edildiğinde 28 Haziran 2019 tarihli web archive kaydının olduğu, kanalda ... yazdığı, 12 video olduğu, kanalda bulunan video isimlerinde... yazdığı, Dosyada belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde buradaki alan adının ... olduğu, ...-spawellness kısmının sub domain (alt alan adı) olduğu, ... alan adının 31.07.2000 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, kayıt şirketinin ... olduğu, Name Servers bilgilerinde... yazdığı, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinde ...yazdığı, blog oluşturma sitesi olduğu, ... linki kontrol edildiğinde ... ibarelerinin olduğu, profil sayfasına girildiğinde ... – ... yazdığı, Cinsiyet:Kadın – Sektör: İnşaat – Konum:...,Türkiye yazdığı, Mayıs 2012’den beri...’da olduğu, Davalıların kullanımları ile davacının markaları arasında karıştırılma ihtimalinin olduğu, SMK ve TK’nın haksız rekabete ilişkin hükümlerinin kümülatif olarak uygulanamayacağı, Tespit ve görüşleri içeren raporu nihai takdir ve hukuki değerlendirme hakkı Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygı ile sunarız." şeklinde rapor düzenlenmiştir. Talimat ile alınan 10/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; "Davalı ... Ltd. Şti.'nin 2023-2024 yılı yasal defterlerinin açılış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2023 yılı yevmiye defterinin KAPANIŞ ONAYININ YAPILMADIĞI, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterlerinin uyumlu olduğu, görüşmüştür. 2023 yılı defter ve satış belgeleri Mart 2023 tarihinden itibaren inceleme sonucu 902.004,61 TL satış hasılatı mevcuttur. 2023 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde ürün satışından kaynaklı 159.713,55 TL kar elde ettiği, beyannamede oluşan zararın faaliyet giderlerinden olduğu görülmüştür. 2024 yılı 30.09.2024 tarihinde verilen kurumlar vergisi geçici beyannamesinde görüldüğü üzere 200.099,94 brüt satış karı mevcuttur. Beyannamede görülen net kar 98.601,63 TL dir. Arada oluşan 101.498,31 faaliyet giderlerinden kaynaklıdır. Bu nedenle ürün maliyeti satışından kaynaklı brüt kar 200.099,94 TL dir. Defter ve satış belgeleri Kasım 2024 tarihine kadar inceleme sonucu 1.928.011,61 TL satış hasılatı mevcuttur. 2024 yılı 30.09.2024 tarihini kapsayan kurum geçici vergi beyannamesinde görüldüğü üzere şirketin %24 oranında karlılık esasına göre çalıştığı görülmüştür. Bu orana göre 2024 Kasım ayına kadar yapılan incelemenin mali kar veya zararı dönemsellik ilkesi gereği, kesin hesap çıkmadığı için %24 kar oranını (01.01.2024-30.09.2024 tarihleri arası uygulanan kar oranı) baz alarak oransal gelir tablosu tarafımca hesaplanmıştır. Bu oran ve hesaplamaya göre 01.01.2024 -30.11.2024 tarihleri arasındaki satışlardan kaynaklı satılan ürün maliyeti düşüldükten sonra oransal tahmini kar 373.163,54 TL kar elde etmesi olasıdır. Sonuç olarak .... Ltd. Şti.'nin elde ettiği kazanç 2023 yılı 159.713,55 TL, 2024 yılı 373.163,54 TL dir. Yapılan satışların markası faturalarda açıkça yazmamaktadır. Satışların tecavüz edilen markaya mı ait olduğuna ilişkin tespiti, uzmanlık alanım dışında olduğu için tespiti yapılamamıştır. Ancak şirketin tüm satışları ürün açıklamalarıyla birlikte ve karlılıkları net kazanç hesabına göre rapor edilmiştir. " şeklinde rapor düzenlenmiştir. Talimat ile alınan 21.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; "Rapor içeriğinde gerekçeleri açıklandığı üzere(Bknz.24-27), Sayın Mahkemeniz’ce yapılan görevlendirme dikkate alınarak, işbu rapor ile Heyetimiz’ce salt “Davalıların ticari defter ve belgeleri üzerinde SMK 151/2-b uyarınca” inceleme yapılarak, Sayın Mahkemeniz’in takdirlerine sunulduğu; 2. Davaya konu olayda, Davacı tarafın, ... ve ... Tescil No’lu markalara dayalı olarak tecavüz iddiasında bulunduğu ve tazminat talebinin dayanağının da bu markalar olduğu; dava dilekçesinde ayrıca Davalı şirket adına başvurusu yapılan ... başvuru nolu bir markanın bulunduğunun belirtildiği; 2.1 Türk Patent kayıtları üzerinde yapılan incelemede; Davacı taraf yönünden ... Tescil No’lu ... ve ... Tescil No’lu ...Sınıflarda Davacı ... adına, tescilli oldukları; dava tarihi(06.03.2023) itibariyle tescil korumalarının devam ettiği ve sahibi olan Davacı firma lehine, tescilden kaynaklanan, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu‘nda belirtilen hukuki koruma haklarını sağladıkları; Davalı şirket yönünden ... başvuru no.lu ..., ... markasının, ...Sınıflarda tescili için davalı ....TİC. LTD. ŞTİ. tarafından yapılan marka başvurusunun TPMK sicili kayıtlarında “MARKA BAŞVURUSU/TESCİLİ GEÇERSİZ” kaydının bulunduğu, hususlarının tespit edildiği; 2.2 Bilişim yönünden incelemelerin, gerek Davacı, gerekse davalı şirket yönünden dava dilekçesinde belirtilen internet siteleri, sosyal medya hesapları, blog, ... paylaşım platformu üzerinden yapıldığı ve ekran görüntülerine de yer verilmek suretiyle rapor içeriğinde sunulduğu(Bknz.s.12-24); 3. Davacının, yoksun kalınan kazanç talebiyle ilgili hesaplamaya dair seçmiş olduğu yöntemin, 6769 S.lı SMK Mad.151/2.b “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca” ilişkin olduğu; buna göre; 3.1 Davaya konu olayda, davanın açılma tarihi 06.03.2023 olup, rapor içeriğinde açıklanan hususlar ve Yargıtay uygulamaları dikkate alındığında, her ne kadar 10.02.2025 tarihli muhasip bilirkişi raporunda, 2024 yılına ilişkin olarak da Davalı defterleri incelenmiş ise de, davanın açılış tarihi dikkate alındığında, inceleme açısından son tarihin, davanın açıldığı 06.03.2023 tarihi olacağı; rapor içeriğinde açıklanan gerekçelerle(Bknz.s.33) Heyetimiz’de yer alan bilişim uzmanı bilirkişi tarafından yapılan tespitler ve Davacı vekilinin, muhasip bilirkişi raporuna bayan/talep/itirazı tahtında, nihai değerlendirme Sayın Mahkemeniz’e ait olmak üzere, davaya konu olayda, Davacı tarafın tazminat talebi(yoksun kalınan kazanç) talebi yönünden, Davalı tarafın 2021-2022 yılı mali kayıtları üzerinde inceleme yapılabileceği sonucuna ulaşıldığı; bu nedenle de SMK Mad.151/2.b hükmü kapsamındaki incelemelerin 06.03.2021-06.03.2023 arası olarak yapıldığı; 3.2 Belirtilen döneme ilişkin olarak 2021-2022-2023 yıları Davalı taraf muavin defter kayıtlarının tablo halinde, örnek olarak da bir kısım faturaların rapor içeriğinde sunulduğu(Bknz.s.32-40) 3.3 Söz konusu inceleme dönemine ilişkin olarak; - Faturaların tamamının antet bölümlerinde “...” ibaresi kullanımı bulunmadığı; - Söz konusu faturaların mal/hizmet bölümleri incelendiğinde -örnek olarak- “....”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “....”,”...”, “...”, “.., “...”,”...”, “....”, “...”, …”-“...”, “...”; “...”, “...”, “...”, “...”, “....”, “...”, “...” , “..”, “...”….” gibi açıklamaların yer aldığı, söz konusu açıklamalarda ... ibaresi/markası kullanımlarının bulunmadığı; - 2021-2022-2023 yılı Davalı yasal defter, muavin kayıtları ve faturalarının incelenmesi neticesinde, Davalı’nın “...” markalı ürünlerle ilgili herhangi bir alt hesabı olmadığı gibi, faturalarının üzerlerinde ve mal/hizmet açıklama bölümlerinde de “...” ibareli marka kullanımı, “...” markalı mal/ürün satışı görülemediğinden, Davalı tarafın ... ibareli/markalı ürün satışı olup olmadığı, varsa miktarının ne olduğunun(brüt satış-net kazanç) tespitinin yapılmadığı; Bu nedenle, inceleme dönemi olan 06.03.2021-06.03.2023 tarihleri arasına ilişkin tüm satışlar yönünden, net kazancın inceleme/hesaplaması yapılarak Sayın Mahkemenizin takdirlerine sunulduğu; buna göre; 06.03.2021-31.12.2021 arası : 87.069,07 TL - 2022 Yılı : 242.287,85.TL - 01.01.2023-06.03.2023 arası : 28.471,08 TL; olmak üzere Toplam : 357.828,00-TL net kazancının bulunduğu; Sonuçlarına ulaşılmış olup, hukuki açıdan yapılacak nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemeniz’in takdirlerinde bulunduğuna dair; teknik incelemeye dayalı raporumuzu, Sayın Mahkemeniz’in takdirlerine sunarız. " şeklinde rapor düzenlenmiştir. Talimat ile alınan 05.12.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; "21.07.2025 tarihli Bilirkişi Heyeti Raporumuz’daki “SMK Mad.151/2.b hükmü kapsamındaki incelemelerin 06.03.2021-06.03.2023 arası olarak yapıldığı; ancak, 20212022-2023 yılı Davalı yasal defter, muavin kayıtları ve faturalarının incelenmesi neticesinde, Davalı’nın “...” markalı ürünlerle ilgili herhangi bir alt hesabı olmadığı gibi, faturalarının üzerlerinde ve mal/hizmet açıklama bölümlerinde de “...” ibareli marka kullanımı, “...” markalı mal/ürün satışı görülemediğinden, Davalı tarafın ... ibareli/markalı ürün satışı olup olmadığı, varsa miktarının ne olduğunun(brüt satış-net kazanç) tespitinin yapılmadığı” yönündeki inceleme, tespit, görüş ve değerlendirmelerimizi tekraren belirtiriz. 2. Sayın Mahkemeniz’ce Heyetimiz’e yapılan ek görevlendirmeye ilişkin, 07.10.2025 tarihli duruşmada oluşturulan 1 No’lu ara karar “bilirkişi raporundaki hesaplamalardaki net ve brüt üzerindeki çelişkinin giderilmesi için ek rapor alınmasına” şeklindedir. Heyetimiz’de yer alan SMMM bilirkişi tarafından, Sayın Mahkemeniz’in ek görevlendirmesi kapsamında yapılan incelemelere ilişkin detaylar rapor içeriğinde sunulmuştur. Buna göre; 21.07.2025 Tarihli Ek Raporun ;3.4 Maddesinde yer alan açıklamada “maddi hata” yapılmıştır. ‘Brüt’ ibaresi yerine sehven ‘Net’ kazanç yazılmıştır. Aşağıdaki hesaplama tablosu kök rapor ile uyumludur. Bu nedenle, inceleme dönemi olan 06.03.202106.03.2023 tarihleri arasına ilişkin TÜM SATIŞLAR yönünden, BRÜT KAZANCIN inceleme/hesaplaması yapılarak Sayın Mahkemenizin takdirlerine sunulduğu; buna göre; - 06.03.2021-31.12.2021 arası : 87.069,07 TL - 2022 Yılı : 242.287,85.TL - 01.01.2023-06.03.2023 arası : 28.471,08 TL; olmak üzere Toplam : 357.828,00-TL ‘’BRÜT’’ kazancının bulunduğu; sonuçlarına ulaşılmıştır. Öte yandan, tarafımca yapılan inceleme, gerek Kök Raporda, gerekse işbu raporda belirtildiği üzere, TÜM SATIŞLARA aittir. Zira, Davacı’nın davadaki talebi, Davalıların ... marka/ibareli ürün satışında bulunduğu iddiasıyla, bundan kaynaklı yoksun kalınan kazancının SMK Mad.151/2.b hükmü kapsamında hesaplanmasına ilişkin olup, yine Kök Rapor ve işbu ek raporda gerekçeleri açıklandığı üzere, ihlal döneminde, davaya konu edilen “...” markalı ürün satışı yapıldığına dair herhangi tespit yapılamadığı cihetle, Davacının talebine ilişkin olarak, “... markalı ürün satışından kaynaklı ve ilgili hüküm kapsamında net kazanç hesaplaması yapılması” mümkün olamamaktadır. Bu nedenle tüm satışlar üzerinden hesaplama yapılıp, Sayın Mahkemeniz’in takdirine sunulmuştur. Yine belirtmek gerekir ki , tüm satışlar üzerinden inceleme yapıldığından, net kazanç ise pek çok farklı parametrenin(giderin) dikkate alınmasını gerektirdiğinden, net kazanç hesaplaması satılan ürünlere özgü yapılamamakta olup, incelemelerimin BRÜT KAZANÇ olarak yapılabildiğini belirtirim. Hukuki açıdan yapılacak nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemeniz’in takdirlerinde bulunduğuna dair; teknik incelemeye dayalı raporumuzu, Sayın Mahkemeniz’in takdirlerine sunarız. " şeklinde rapor düzenlenmiştir. KANAAT VE GEREKÇE Uyuşmazlık markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve ortadan kaldırılması ile maddi tazminat talebine ilişkindir. Marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir. 7. maddede “marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir. Tecavüz, bir haksız fiildir. Tecavüzün varlığı için SMK'da belirtilen eylemin gerçekleşmiş olması ve somut olayda hukuka uygunluk sebeplerinden birinin mevcut bulunmaması gereklidir. Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklif edilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır ( Tekinalp, Ü.: Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491 ). SMK'nın 29. maddesi ise, hangi fiillerin marka hakkına tecavüz sayılacağını açıklamıştır. Buna göre; “Marka hakkına tecavüz sayılan fiille; Madde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır. a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.” İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, üçüncü /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir. Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır. 6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;.... 4.Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür. Marka hakkı, tescil şekil koşuluna bağlıdır. Markanın sahibine sağladığı haklar tescil ile meydana gelir ve üçüncü kişilere karşı tescilin yayınından itibaren hüküm ifade eder. SMK 7/(1) maddeye göre: “Bu kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir”. SMK 7/(4) maddeye göre: “Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibariyle hüküm ifade eder.” şeklindedir. Tescilli bir marka, sahibine tescil kapsamındaki mal ve/veya hizmetler üzerinde kullanılması şartıyla hukuki koruma sağlamaktadır. Buna karşılık, marka eğer tescilli olduğu gibi kullanılmıyor ve tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ise, bu takdirde artık tescil herhangi bir koruma sağlamayacaktır. Bu durum 2 şekilde ortaya çıkmaktadır. Bunlardan birincisi, “markanın tescilli olduğundan farklı kullanımı”, diğeri ise "tescilin kapsadığı mal veya hizmetler bakımından aşkın kullanımdır. Tescilli bir marka, ancak tescilli olduğu haliyle kullanılması durumunda sahibine bir hukuki koruma sağlar. Eğer tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ve böyle bir kullanım, bir başkasının tescilli markasına tecavüz teşkil ediyorsa, artık marka tescilinin, sahibine bir hukuki koruma sağlaması söz konusu değildir. Bir markanın tescilli olduğundan farklı kullanılması, o markanın asli ve ayırt edici unsurlarının yer almadığı kullanımlardır. Markaya tecavüz açısından değerlendirme yapılırken, taraf markalarının öncelikle tescil tarihlerinin, daha sonrasında karıştırma ihtimali nedeniyle işaretsel ve sınıfsal benzerliğin dikkate alınması gereklidir. Karıştırılma ihtimali, hem bir tescil engeli hem de bir tecavüz h: Markaların benzer olmaları durumunda, bu kez markaların tescilli olduğu mal veya hizmet ile markanın kullanıldığı mal veya hizmetin benzer olup olmadığı ve ortaya çıkacak duruma göre karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde bulundurulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımının tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (Erdal Noyan, Marka Hukuku, Ankara, 2006, s.545). Bir marka hakkına tecavüz teşkil edilebilmesi için, markayla ayniyet taşıyan veya benzer olan işaretin, tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde tüketiciler tarafından karışıklığa sebebiyet verecek şekil ve surette kullanılması gerekir. Davacı tarafın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen haksız rekabete ilişkin talebinin yargıtay güncel kararları doğrultusunda; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek haksız rekabete yönelik talepler yönünden, (Yargıtay 11.HD'nin ...E-...K., ... E- ...K.... E- ...K.,... E-K, ... E-K sayılı kararları) da göz önüne alınarak reddine karar vermek gerekmiştir. ... FSHHM’nin ... D. İş sayılı dosyasına sunulu 14.11.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda ; Talep edenin markalarındaki “...” ibaresinin ... site içeriğinde, “...” ibaresinin ise alan adı olarak markasal mahiyette kullanılması ve sınıfsal ayniyet/benzerlik koşulunun gerçekleşmesi nedeniyle potansiyel müşteri taraf marka ve işareti arasında bir şekilde bağlantı kurabileceğinden “...” ve “...” ibareleri yönünden ... ve ...sayılı markalarla iltibas tehlikesinin (karıştırma ihtimalinin) doğabileceği değerlendirilmektedir. Ayrıca sosyal medya hesap kullanıcı adlarında “...”, sosyal medya hesap içeriklerinde “...” ibarelerinin kullanıldığı, bu kullanımlar markasal mahiyette olmasa bile, talep edenin markalarıyla aynı ibareleri içerdiği, bu kullanım şeklinin ise tüketicinin zihninde talep eden firmayı çağrıştıracağı veya tüketicini her iki taraf işletmesi arasında bağlantı olduğunu düşünebileceği, tüketicinin mal ve hizmetin kaynağı konusunda yanılabileceği ve TTK.md.55/1-a.4 uyarınca iltibasa yol açabileceği” yönünde görüş bildirildiği görülmektedir. Davacı adına 12.08.2014 başvuru tarihli, 25.05.2016 tarihinde tescil edilmiş ... numaralı “...” ve ... numaralı “...” ibareli şekil markalarının ... sınıflardaki mal listelerini kapsadığı anlaşılmıştır. Değerlendirmede yalnızca sınıf numaralarıyla yetinilmemiş; su ve kimyasal dozajlama, pompa, ölçüm ve kontrol cihazlarına ilişkin tescil kapsamı ile davalı internet tanıtımlarındaki ürünlerin işlevi, kullanım amacı ve hitap ettiği alıcı çevresi esas alınmıştır. Dosya kapsamındaki marka sicil kayıtlarından davacı ...’nin... tescil numaralı “...” ve ... tescil numaralı “...” markalarının sahibi olduğu; söz konusu markaların 7 ve 9. sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından koruma altında bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarında ise havuz, arıtma, sauna, hamam sistemleri, havuz kimyasalları ve ekipmanları, makine ve elektronik cihazların alım-satım, bakım ve servis faaliyetlerinin iştigal konusu arasında bulunduğu görülmüştür. Değişik iş dosyasında yapılan tespitler, internet sitesi ve sosyal medya incelemeleri, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalıların “...” ve “...” ibarelerini internet ortamında, sosyal medya hesaplarında ve ticari faaliyetlerini tanıtıcı mahiyette kullandıkları; ihtilaf konusu ibarelerin davacı markalarının asli ve ayırt edici unsurlarını aynen ihtiva ettikleri; tarafların faaliyet alanları ile hitap ettikleri müşteri çevresinin önemli ölçüde kesiştiği anlaşılmıştır. Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde işaretlerin bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenim, ortak ve ayırt edici unsurlar, mal ve hizmetlerin benzerlik derecesi ve ilgili tüketici kesimi birlikte nazara alınmalıdır. Somut olayda davalı kullanımlarında davacı markalarının asli unsurları olan “...” ve “...” ibarelerinin aynen kullanılması, kullanımın davacı markalarının koruma kapsamında bulunan veya bunlarla yakın ilişki içerisindeki ürün ve hizmetler bakımından gerçekleştirilmesi karşısında, ortalama tüketicinin taraf işletmeler arasında ekonomik veya organizasyonel bir bağlantı bulunduğu yanılgısına düşme ihtimali mevcuttur. Bu nedenle davalıların belirtilen markasal kullanımlarının SMK m.7/2-b ve m.29/1-a kapsamında davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği kanaatine ulaşılmıştır. SMK m.150/2’deki itibar zararı ise her marka ihlalinde mevcut dolmayacağı aşikardır. Tecavüz konusu ürün veya hizmetlerin kötü biçimde üretimi, sunumu ya da pazarlanması sonucunda hakkın itibarında ayrıca zarar meydana geldiğinin ortaya konulması gerekir. Dosyada fiziki ürün kalitesine ilişkin olumsuz inceleme, kusurlu hizmet veya bu nitelikteki sunumun davacı markasının itibarını zedelediğini somutlaştıran yeterli delil bulunmadığından itibar tazminatı talebi reddedilmiştir. TBK 50. maddesi uyarınca, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, mahkeme hakimine zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleme yetkisi de tanındığı nazara alınarak ve bilirkişi raporlarındaki tespitler, beyan edilen gelir vergisi ve dosya kapsamına göre lisans bedelinin tam olarak tespit edilemediğinden mahkemece davalının cirosuna, kapasitesine, elde ettiği gelire göre ödemesi gerekli, hakkaniyete ve menfaatler dengesine uygun olarak TBK 50-51 maddesine göre, somut olayın özelliği, ihlalin süresi ve boyutu dikkate alınarak 60.000,00 TL maddi tazminatın değişik iş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine ve yasaklanmasına, 2-Davacı tarafın haksız rekabete ilişkin talebin güncel Yargıtay İlamı doğrultusunda kümülatif değerlendirme olacağından reddine, 3- Davalı markalarının, davacıya ait marka haklarına tecavüz oluşturan ibarelerin ürünlerde, ilan, reklam, katalog ve diğer basılı kağıtlarda, internet ortamında instagram ve facebook vd. sosyal medya / youtube hesapları ile sair alan adları ve dijital platformlarda vd. şekillerde kullanılmasının; dava konusu markaları taşıyan ürünlerin her türlü üretiminin, satış ve pazarlamasının, ithalat ve ihracatının durdurulmasına, önlenmesine ve yasaklanmasına, 4-“...” ibaresinin davalı şirketin ticaret ünvanından çıkarılmasına ve ticaret sicilinden terkinine, 5-TBK m. 50 gereği belirlenen 60.000,00 TL maddi tazminatın 25/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-30.000,00 TL manevi tazminatın 25/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafın itibar tazminat talebinin reddine, 8-Dava konusu ürünlerin, etiket, ambalaj, katalog, ilan, reklam vd. tanıtma araç ve gereçleri ile bunların imalinde kullanılan tüm malzemelerin 6769 sayılı Kanun md. 149 ve TTK md. 56 uyarınca, nerede bulunursa bulunsun, davalıya ait yerler veya ticari amaçla elinde bulunduran 3. şahıslar yeddinde el konularak el koyma, muhafaza, yediemin vs. tüm masrafları davalılardan alınmak suretiyle imhasına, 9-Mahkeme hüküm özetinin, tüm yayın masraf ve ücretleri davalılardan alınmak suretiyle, Türkiye çapında yayınlanan en yüksek tirajlı üç gazeteden birinde ilanına, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 6.147,90-TL karar harcından peşin olarak yatırılan 1.878,53-TL'nin mahsubu ile kalan 4.269,37-TL bakiye karar harcının davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen marka hakkına tecavüz talepleri yönünden davacı yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 12-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen haksız rekabet talepleri yönünden davalılar yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 13-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 14-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı yararına hesap olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 15-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen itibar tazminatı yönünden davalılar yararına hesap olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 16-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.058,43-TL harcın (peşin+başvuru) davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 17-Davacı tarafından yapılan 23.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 3.420,00-TL posta gideri toplam 26.920,00-TL ve ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş delil tespiti dosyasında yapılan 1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 466,00-TL posta gideri ve 213,70-TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 2.179,70-TL neticeten toplam 29.099,70-TL'den kabul ve ret oranına göre hesap olunan 17.459,82-TL olmak üzere yargılama giderinin davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 18-Davalılar tarafından yapılan bilirkişi ücreti 1.500,00-TL ve posta gideri 2.008,00-TL toplam 3.508,00-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesap olunan 1.403,20-TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, kalan kısmının davalılar üzerinde bırakılmasına, 19-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair davacı ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: Diğer, E. 2023/61, K. 2026/70, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2023-61-e-2026-70-k-7dacf9c520d3