Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/2740 E. 2026/4582 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2740
- Karar No
- 2026/4582
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/494 Değişik İş, 2025/510 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.01.2024 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 23.12.2024 tarihli dilekçesi ile 527.623,96 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine mevzuata uygun alınmış maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, geçersiz maluliyet raporundaki maluliyet oranına itiraz ettiklerini, raporun yetkili sağlık kuruluşunca düzenlenmediğini, hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, rapor ücretinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, temerrüt oluşmadığından faiz talebinin yerinde olmadığını, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 527.623,96 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17.09.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; savunmalarının yok sayıldığını, mevzuata uygun olarak alınan maluliyet raporu ile sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, dava şartı eksikliği nedeniyle talebin usulden reddi gerektiğini, davacının talebinin sigorta şirketince reddedilmediğini, usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmasının istendiğini bu maluliyet raporu alınmadan Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmasının yerinde olmadığını, talebin bu nedenle de usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun yetkili sağlık kuruluşunca hazırlanmadığını, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, raporun düzenlenmesi için iyileşme sürecinin beklenmediğini, davacının bizzat muayene edilmediğini, raporun alınan medikal görüş ile çeliştiğini, hesaplamanın %0 teknik faiz ile yapılmasının yerinde olmadığını, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, taraflar arkadaş olduklarından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacı, cenazeye gitmek için arkadaşının aracıyla yola çıktıklarını, cenaze töreni dönüşü kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.