Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1078 E. 2026/1055 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1078
- Karar No
- 2026/1055
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1078 - 2026/1055 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1078 KARAR NO : 2026/1055
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2025 NUMARASI : 2024/204 ESAS - 2025/300 KARAR
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1 - VEKİLİ : Av.
: 2- : 3- DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 25/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 24.07.2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında bedensel zarara uğrayan müvekkil için şimdilik 10,00- TL maddi tazminatın olay tarihindeki sigorta limitini aşmamak üzere sigorta şirketi ve diğer davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 40.000,00- TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davanın dava şartı eksikliği, zaman aşımı, hukuki yarar yokluğu, davacının talebini açıkça belirtmemiş olması ve kusur yokluğu sebebiyle reddine, etkin iyileşme süresi tamamlanmadığından eğer esas incelemesi yapılacak ise davacının güncel maluliyet durumunun tespiti için erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri uygun olarak heyet raporunun alınmasına, alanında uzman bilirkişilerce poliçe tanzim tarihi uyarınca geçerli mortalite tablosu dikkate alınarak azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasına, kazada birden çok şahsın talebi bulunduğu için garameten paylaşım durumuna göre hesaplama yapılmasına, vergi tazminat sorumluluğu doğması durumunda hesaplamaların hazine müsteşarlığına kayıtlı uzman bilirkişilerce TRH 2010 mortalite tablosu ve 401,65 teknik faiz esas alınarak yapılmasına, talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri ve ulaşım gideri poliçe teminatı dışı olması sebebiyle reddine, müterafik kusur durumunun araştırılmasına, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden aleyhine faize hükmedilmemesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ile ..., davaya yazılı cevap vermemişler, katıldıkları yargılama oturumunda davanın reddini istemişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 24/07/2023 tarihinde davacı...'ın içinde yolcu olarak bulunduğu,... plakalı araç ile davalı sürücü ...sevk ve idaresinde olup, diğer davalı ...'ye ait olan, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç arasında gerçekleşen çift taraflı trafik kazası neticesinde, davacının yaralandığı,... Üniversitesi ATK Başkanlığı'na ait 25/07/2024 tarihli rapor ile, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin...Yönetmelik" hükümlerine göre davacının özür oranının %1 (yüzde bir) olduğu, 4 (dört) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı ve 1 (bir) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun tespit edildiği, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun hükme esas alınan 17/10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiği, bilirkişi raporu ile kusura ilişkin yapılan tespitin, kaza tespit tutanağı ve kazanın oluş şekli ile uyumlu olduğu, yine hükme esas alınan aynı tarihli bilirkişi raporu ile, davacının 45.609,28 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 48.035,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 13.414,50 TL geçici bakıcı gideri tazminatı, 8.016,50 TL tutarında SGK dışı tedavi giderini talep edebileceğinin belirlendiği, SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmadığı görülmekle, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS poliçesi kapsamında, poliçe limiti ile sınırlı olarak, diğer davalıların araç işleten ve sürücü sıfatıyla haksız fiil hükümlerine göre oluşan maddi zarardan sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varılmakla, davacı vekilinin ıslah dilekçesi, 13.05.2024 ve 08.05.2025 talep açıklama dilekçeleri dikkate alınarak, 48.037,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ( toplam 2,00 TL olan kazanç kaybı ve güç efor kaybına yönelik tazminat talepleri sürekli iş göremezlik tazminat talebi kapsamında değerlendirilmiştir), 45.609,28 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 13.414,50 TL bakıcı gideri tazminatı, 1,00 TL tedavi gideri (bu gider yönünden davacının ıslahı bulunmadığından) olmak üzere toplam 107.061.99 TL maddi tazminat isteminin kabulü gerektiği, davacı tarafından yapılan ön başvuru evraklarında, ATK'dan alınan maluliyet raporu ile başvuru olmadığından ve dava kısmi dava olarak açıldığından dava dilekçesindeki talep edilen tutarlar bakımından arabuluculuk başvuru tarihi olan 20/11/2023 tarihi ve ıslah dilekçesindeki talep ettiği tutarlar bakımından ise ıslah tarihi olan 22/11/2024 itibariyle davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, diğer davalıların kaza tarihi olan 24/07/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve sigortalı aracın ticari olduğu dikkate alınarak hükmedilen tazminatın belirtilen tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken müteselsilen tahsili gerektiği, müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede ise, gerek kaza tespit tutanağı, gerek ceza dosyası içeriği, gerekse işbu dosyadaki tüm deliller incelendiğinde, tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir herhangi bir tespit veya delil bulunmadığı kanaatine varıldığı, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; "1-Davacının maddi tazminat davası yönünden davanın kabulü ile; a)Toplam 45.609,28 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 2,00 TL'sinin arabuluculuk başvuru tarihi olan 20/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla, yine davalı sigorta şirketi yönünden 45.607,28 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 22/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla, diğer davalılar yönünden ise toplam 45.609,28 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 24/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, b) Toplam 48.037,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (toplam 2,00 TL olan kazanç kaybı ve güç efor kaybı tazminat talebi de sürekli iş göremezlik tazminat talebi kapsamında değerlendirilmiştir) davalı sigorta şirketi yönünden 4,00 TL'sinin arabuluculuk başvuru tarihi olan 20/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla, yine davalı sigorta şirketi yönünden 48.033,21 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 22/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla, diğer davalılar yönünden ise toplam 48.037,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 24/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, c)Toplam 13.414,50 TL bakıcı gideri tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 3,00 TL'sinin arabuluculuk başvuru tarihi olan 20/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla, yine davalı sigorta şirketi yönünden 13.411,50 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 22/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla, diğer davalılar yönünden ise toplam 13.414,50 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihi olan 24/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, d) 1,00 TL tedavi gideri tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan 20/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 24/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 2-Davacının manevi tazminat davası yönünden davanın kabulüne; 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...ve ...'den kaza tarihi olan 24/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" karar verilmiş, karar davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsi geçen 24/07/2023 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı araç, müvekkil şirkete 18/03/2023-2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Poliçesi ile sigortalı olup, poliçede teminat limitinin kişi başı 1.200.000,00 TL olduğunu, ilgili kazaya 6 araç ve 3 yolcu karıştığını, ... için 14/08/2023 tarihinde 40.000,00 TL, ... için 09/09/2023 tarihinde 120.000,00 TL,... için 08/09/2023 tarihinde 15.000,00 TL,... için 04/10/2023 tarihinde 22.852,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan hasar ödemeleri ve açılan hasar dosyaları sebebiyle müvekkil şirketinin sorumluluğu sınırlı ve poliçe limitleri dahilinde olduğundan işbu davada verilecek hükümde gözetilmesi gerektiğini, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene ve dolayısıyla sigortacıya düşen bir sorumluluk da bulunmadığını, konu kazaya karışan 6 araç mevcut olup, kusur raporunun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, davacının mevzuata uygun maluliyet raporu sunmadan başvuru yaptığını, usulüne aykırı yapılan başvuru neticesiyle, başvurunun usulden reddi gerekmekte iken davanın görülmesinin HMK hükümlerine aykırı olduğunu, alınacak herhangi bir raporun stabilizasyon sürecini tamamlamadan alınırsa hükme esas teşkil edemeyeceğini, hesaplamada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'u uyarınca, genel şartlar ile belirlenen TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,65 teknik faiz oranı esas alınması gerektiğini, müterafik kusur durumu göz önünde bulundurulması gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatının ZMMS poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, bakıcı gideri tazminatı talebinin değerlendirilebilmesi için öncelikle davacının bakıma muhtaç olup olmadığı komisyon aracılığıyla seçilecek tarafsız hekim bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, aile bireyleri tarafından yapılan bakımından indirim yapılması gerektiği hususu ile ilgili Yargıtay kararları mevcut olduğunu (Yargıtay 4. H.D. 31.03.2009, 2008/8709 E. 2009/410 K.; Yargıtay 4. H.D. 21.05.2013, 2012/13536 E., 2013/9310 K.), ayrıca Yargıtay’ın bakıcı gideri hesaplamasında yardımcı kişinin tüm gününü meşgul etmeyen bakım işlerinde, yardımcı kişi için tam ücret yerine daha az ücrete hükmedilmesi yönünde kararları da mevcut olduğunu(Yargıtay 11.H.D. 02.04.2007, 2006/10853 E. 2007/5155 K.), davacının ulaşım gideri talebi dolaylı giderler niteliğinde olup, sigorta teminatı dışında kaldığını, kabul etmemek ile birlikte dava konusu kaza nedeniyle birden fazla şahsın tazminat talebi söz konusu olduğundan proporsiyon uygulanması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, avans faize hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı Sigorta vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde, davalı vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürerek, kararı istinaf etmiş ise de; 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir. Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin dava şartı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmiştir.
Kusura ilişkin olarak; Hükme esas alınan raporda, 24 Temmuz 2023 günü saat 10:16 sıralarında, ,... Caddesi ile ...ın kesiştiği ışıkla kontrollü üç yönlü kavşakta, üç şeritli yolun orta şeridinde seyirle gelen davalı sürücü ...'nün, davalı ... adına kayıtlı ve davalı şirkete sigortalı ... plakalı minibüs ile seyri sırasında, önünde trafik ışıkları sebebiyle duraklayan, davacı...'ın yolcu olarak bulunduğu, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobile ve sürücü... yönetimindeki ...plakalı otomobile çarptığı, çarpılan araçların da öne doğru ivmelenerek önlerinde yine trafik sebebiyle duraklamakta olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobile, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı minibüse ve sürücü...yönetimindeki ...plakalı kamyona çarparak hasarlandıkları, 6 araçlı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, buna göre; davalı ... adına kayıtlı, davalı ... A.Ş.'ye sigortalı ... plakalı minibüsün davalı sürücüsü ...'nün yönetimindeki araçla seyrederken yolun ilerisine dikkat etmediği, yerleşim yeri içerisinde toplu taşıma hizmeti verirken trafik kurallarına uyumlu davranmadığı, önde bulunan trafiği kontrol ederek trafik ışıklarına yaklaştığında da hızını azaltmadığı, kurallara uygun olarak azami dikkatle ilerlemediği ve önde seyreden aracı uygun mesafeden izleyemediği, trafik ışıkları nedeniyle duraklayan araçlara karşı takip mesafesini koruyamayıp etkin fren tedbiri ile olayı önleyemediği, hızını mevcut araç trafiği yoğunluğuna uygun olarak azaltıp öndeki aracı güvenli ve yeterli mesafeden takip etmesi gerekirken aksine davranışıyla 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; Madde 52/b " Sürücüler: Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar.,Madde 52/c – Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak, zorundadırlar., Madde 56/c- Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar." ve Madde 84/d "Araç sürücüleri trafik kazalarında; Arkadan çarpma... Hallerinde asli kusurlu sayılırlar." maddesinde sayılan kurala aykırı davranışla tamamen kusurlu bulunduğu, davacı...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plakalı otomobilin dava dışı sürücüsü ..., aracına arkadan çarpılması şeklinde gerçekleşen olayda kural ihlali bulunmadığından kusursuz bulunduğu, olayda hasarlanan ...plakalı araç sürücüsü ...,... plakalı araç sürücüsü..., ... plakalı araç sürücüsü ... ve ... plakalı araç sürücüsü ..., araçlarına arkadan çarpılması şeklinde gerçekleşen olayda kural ihlalleri bulunmadığından kusursuz bulundukları belirtilmiş olup, raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır. Teminat limitine ilişkin olarak, 18/03/2023-2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Poliçesi ile sigortalı olup, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 1.200.000,00 TL olmakla, davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığı belirtilen ödemeler mahsup edildiğinde dahi hükmedilen tazminat miktarları bakiye teminat limiti içinde kaldığından bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir. Bakıcı ücretinin hesaplanmasında kaza tarihindeki asgari ücretin brüt tutarının (tamamının) esas alınması gerektiği Yargıtay’ın yerleşik uygulaması gereği(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/10/2019 tarih ve 2016/17847 Esas - 2019/9307 Karar sayılı ilamı) olmasına, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, aile bireylerine böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği gibi, dışarıdan bir bakıcı tutulmuş olsa idi ne kadar zararın olduğu gözetilerek hüküm verilmesi gerekmekte olup, aile içi bakım düşüncesi ile bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılamayacağına ve bakıcı tutulmasa dahi bakıcı giderine hükmedilmesinin gerekmesine göre bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir. Hesaplama yöntemine ilişkin olarak, Tarafların bilirkişi raporunda kullanılan yaşam tablosuna ve tatbik edilen esaslara açık itirazları olmasa dahi TBK 51. maddesi uyarınca, tazminatın kapsamının hâkim tarafından belirlenmesi zaruridir. 04.12.2021 tarih, 31679 Sayılı Resmi Gazetede yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar’ın, "Sakatlık Tazminatları Hesaplaması" başlıklı Ek 2. kısmının 4. maddesi; “Hesaplamalarda, esas alınacak iskonto oranı %1,65’tir.” şeklinde düzenleme içermekte olup, aynı Genel Şartlar'ın 18. maddesi uyarınca, bu Genel Şartların yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlemesine yer verilmiştir. KTK 90/1-c maddesinde belirtilen "...Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak hesaplanır..." şeklindeki maddenin 09.06.2021 tarihinde kanuna eklendiği, ancak 14/02/2023 Tarih, 32104 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 Tarih, 2021/82 Esas - 2022/167 Karar sayılı iptal kararı ile iptaline karar verildiği anlaşılmakla, TRH 2010 tablosu ve progressif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılması gereğinin gözetilmesi yerindedir. Geçici iş göremezlik tazminatına ve geçici bakıcı giderine ilişkin olarak, 2918 sayılı Yasa'nın 92. maddesinde, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden kaynaklanan zararlarının sigorta teminat dışında tutulmamış olmasına, 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde SGK'nın tedavi giderlerinden sorumluluğunun, kanun ile belirlenen tedavi giderleri ile sınırlı olmasına, bakıcı gideri talebinin bu kapsamda olmamasına, Kanun ile sınırları belirlenen SGK'nın sorumluluğunun Genel Şartlar ile genişletilebilmesinin veya daraltılabilmesinin yasal olarak mümkün olmamasına göre, davalı sigorta vekilinin, tedavi gideri ile geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Maluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde, Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, maluliyet raporunun 18 aylık stabilizasyon süresi geçmeden alındığını belirtmiş olup, olay tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmeliğin ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde; “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu durumda, kaza sonucu alt ekstremiteki yaralanmaları nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi için kaza tarihinden itibaren 1 yıl geçmiş olması gerekmektedir. Yine, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Bu Yönetmeliğin 2 nolu ek cetveli olan engel oranları alan klavuzunun "kas iskelet sistemi" başlığı altında yer alan "omurgaya ait sorunlarda engellilik" maddesinde, engellilik belirlemesinin kriterleri düzenlenmiştir. Omurga sorunlarında engellilik belirlemesi için 2 model (yaralanma modeli veya tanı ilişkili değerlendirme ile eklem hareket genişliği modeli veya fonksiyonel model) öngörülmüş ve her iki modele göre yapılacak belirlemede de "engelin kalıcı ve stabil olması, son 12 ayda değişiklik olmaması" ve "patolojinin kalıcı ve stabil olması, yetersizliğin en az 1 yıldır devam ediyor olması" ölçütleri getirilmiştir. Davacının yaralanmasının üst ekstremitede olması ve nedeniyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ek cetvellerinde sadece alt ekstermitede meydana gelen yaralanmalar yönünden alınacak maluliyet raporları için bir yıllık süre şartı getirilmiş olmasına göre, bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde bulunmamıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 06.11.2023 tarih ve : 2022/4101Esas, 2023/11854 Karar sayılı ilamı). Faturalandırılamayan tedavi giderine ilişkin olarak, HMK 31. maddesi uyarınca, davacıdan talebin somutlaştırılması istenerek mahkemece doktor bilirkişiden davacının tedaviye gitmesi gerektiği tarihler konusunda rapor alınarak, davacının ikamet adresi ile hastanelerin mesafesi, o tarihlerdeki ticari taksi ücretleri v.s. göz önünde bulundurularak makul bir ulaşım giderine hükmedilmesi gerekmektedir. Yine yaralanmaya bağlı olarak yapılması olanaklı bulunan fatura edilemeyen tedavi giderleri yönünden davacının tüm tedavi evrakları incelenerek, yaralanma derecesi ve iyileşme süreci de gözetilerek uzman doktor bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre, fatura edilmeyen tedavi giderleri hakkında bir karar verilmesi gereğinin gözetilmesi gerekmekte olup, düzenlenen raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir. Davalı vekilinin faiz türüne istinaf sebeplerine gelince, Davalı tarafından sigortalanan aracın ticari minibüs olmasına ve davacının da avans faizine ilişkin talebinin bulunmasına göre, temerrüt faizine avans faizi olarak karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamakla usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 7.313,40 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.828,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.485,15 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın tebliği ve harç-masraf iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.