Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/596 E. 2026/1350 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/596
- Karar No
- 2026/1350
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/596
KARAR NO: 2026/1350
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/02/2026
NUMARASI : 2025/877 E. - 2026/106 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı ...'un eşi ...'un hem patronu hem de kirvesi olduğunu, dava dışı ...'un, aile saadetinin bozulacağını, eşinin kendisini terk edeceğini, mevcut bir parayı harcadığını ve bunu eşine söyleyemediğini, kendisine bir hatır çeki verirse eşinin bunu görüp ikna olacağını, çekin vadesi gelmeden iş bu çeki iade edeceğini ve tam güven tesisi için çeki eşi adına yazmasını müvekkilinden talep ettiğini, müvekkilinin de hem işverenlik hem de kirvelik vasfı dolayısıyla iş bu çeki verirken davalı alacaklının eşi 3. şahıs ...'ın bizzat kendisine video kaydı yaptırarak ve icraya konu çeki kameraya göstererek, iş bu çekin aile saadetinin korunması maksadı ile hatır çeki olarak verildiğini belirttiğini, çekin vadesi geldiğinde davalının çeki 3. bir kişiye ciro ettiğini ancak her nasılsa cirantanın çeki davalıya geri verdiğini, müvekkili ile lehdar görünen davalı ... arasında herhangi bir ticaret ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin tacir olduğunu, karşılıksız çek takibine konu çekten önce minimum 500 adet ve yine çekten sonra da yaklaşık 100 adet çek ödediğini, müvekkilinin menkul ve gayrimenkulleri üzerine konulan hacizler dolayısıyla müvekkilinin ticari itibarının da sarsılacağını, müvekkilinin iş bu ödemeyi yaparsa da parayı geri alma imkanını kaybettiğini, zira davalı iş bu parayı harcar ise tahsilinin de imkansız hale geleceğini, bu nedenlerle Küçükçekmece İcra Dairesinin ... esas nolu takibe konu çek ile ilgili öncelikle sayın mahkemenin takdir edeceği uygun bir teminat ile takibin durdurulmasını ve borçlu olunmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilemesini, yargılama gider ve masrafları ile vekalet ücretinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarına karşı kabul anlamına gelmemekle birlikte ortada gerçek bir borç ilişkisi olmadığı hatır çeki olarak verdiği iddialarını kabul etmediklerini, uygulamada hatır çekinin, gerçek bir borç ilişkisine dayanmayan, yalnızca lehtara kredi kolaylığı sağlamak amacıyla düzenlenen bir çek türü olduğunu, TTK'da açıkça düzenlenmemiş olup çekin soyutluk ilkesinden doğan uygulamada gelişmiş bir söylem olduğunu, senedin bir borç ilişkisine dayalı olarak verilmişse artık hatır senedi değil bedelli bir senet söz konusu olduğunu, müvekkili ...'un eşi ...'un davacı ... ile bir dönem iş yaptıkları için davacı ile müvekkilinin, eşi, müvekkilinin ailesi, müvekkilinin eşinin ailesi ile tanıştıklarını, ...'ın müvekkilinden nakite sıkışmış olduğu için para istediğini, müvekkilinin ise kendisine güvenerek birikimi olan altınlarını borç olarak ...'a verdiğini, ...'ın bu altınların karşılığında müvekkiline bahse konu çeki verdiğini, bu altınları karşılığı verdiği çek olduğuna dair davacının kendi el yazısı ile yazdığı not verdiğini, davacı taraf müvekkilinin eşi ...'a kendisinin yanında çalışmış olması sebebiyle ücret karşılığı olarak 2 adet çek verdiğini, nitekim ... kötüniyetli davranarak işbu çeki ödememek için yargının her yolunu denediğini ve netice itibari ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, bu nedenlerle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacının tüm taleplerinin ve davanın reddine, Küçükçekmece İcra Dairesinin ... esas nolu takibin devamına, karşı tarafın borçlu olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; Davacı taraf dava ve takip konusu çekin hatır çeki olarak verildiği iddiasının usulüne uygun delillerle ispat edememiş olup açıklanan nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, davacı vekili Dairemize sunmuş olduğu 03/08/2026 tarihli feragat dilekçesi ile istinaf başvurusundan feragat ettiğini beyan etmiştir. Yapılan incelemede, davacı vekilinin vekaletnamesinde kanun yollarından feragat yetkisi bulunduğu anlaşılmakla, 6100 Sayılı HMK'nın 349. maddesi gereğince davacı tarafın istinaf talebinin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf aşamasında istinaftan feragat etmesi sebebiyle istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 349/2. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Peşin alınan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde istinaf talebinde bulunan davacı tarafa iadesine,
3- İstinaf talebinde bulunan davacı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- İhtiyati tedbirin kaldırılması, teminatın iadesi ve icra dosyasında müzekkere yazılarak protokol şartlarına göre paranın paylaştırılması talepleri İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden bu konuda Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
6100 Sayılı HMK'nın 349/2 maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-a. maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/09/2026