Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1621 E. 2026/2134 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1621
- Karar No
- 2026/2134
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/1621
KARAR NO:2026/2134
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :31/03/2026
NUMARASI:2024/255 E - 2026/228 K
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:02/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davalı (borçlu) ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan hem tüketim bedellerine hem de cayma bedeline ilişkin olmak üzere 2 ayrı sayacına ait toplam 2 adet cayma bedelinin ve bir adet elektrik tüketim bedelinin ödenmemesi sebebiyle, Gaziosmanpaşa icra Dairesi .... Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun, 24.10.2023 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz ettiğini, yapılan itiraz ile icra takibi durdurduğunu, davalı-borçlunun itirazları ve iddiaları hukuki mesnetten yoksun olduğunu, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapıldığını, olup reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, davalı borçlu şirketten olan alacağı, elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu fatura sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedeli davalı tarafından halen ödenmediğini, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, davalının abonelik adresinin bulunduğu İstanbul İli, Eyupsultan İlçesi sayaçları yerel dağıtım firması olan ... A.Ş. tarafından okunduğunu, bu okumalara dair veriler ...'a bildirilmekte ve ...'tan müvekkili şirket tarafından alınan verilerin abonelik sözleşmesi ile belirlenen tarifeler uyarınca faturalandırıldığını, davalının, müvekkili şirket tarafından SMS ve E-POSTA ile gönderilen faturaları teslim alındığını, SMS ile de hatırlatma ve uyarılar yapılmasına rağmen borcunu ödemediğini, müvekkili şirketten faturaların borçlulara iletildiği SMS ve E-POSTA kayıtlarının celbini talep ettiklerini, bu kayıtlardan da anlaşılacağı üzere takibe konu faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, elektrik abonelik sözleşmesinin 5.6. Maddesine göre "...ABONE’nin faturaya itiraz süresi, faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 (sekiz) gün olup, faturaya itirazı, ödeme yükümlülüğünü durdurmayacak veya ortadan kaldırmayacaktır." şeklinde olduğunu, ancak ne bu süre içerisinde ne de sonrasında herhangi bir itirazda bulunulmadığını, takip konusu fatura gereği, müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğuunu, kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme neticesinde, alacağın varlığı ve miktarı sübut bulacağını, zira borcun ödenmemiş olduğu şirket kayıtları, banka kayıtları ile sabit ve bilirkişi incelemesi yapıldığında açıklığa kavuşacağını, taraflar arasında imza altına alınan sözleşme gereği belirlenen faiz oranlarına da uygun olarak faiz belirlendiğini, ve faturaya yansıtıldığını, bu bakımdan tamamıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olarak yansıtıldığını, alacağının varlığı ve davalının haksızlığı yargılama sonucunda ortaya çıkacağını, asıl amacı alacağın tahsilini geciktirmek olan davalının itirazları haksız ve kötü niyetli olup, alacağı üzerinden %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davacı tarafından başlatılan icra takibine konu borcun gerçekte mevcut olmadığını, bu nedenle açılan itirazın iptali davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu. Müvekkili adına kayıtlı iki ayrı sayaç/tesisat bulunduğunu, bunlardan birinin Sanayi Sicil Belgesi ve Sanayi ve Kapasite Raporu kapsamında faaliyet gösterilen adreste yer aldığını, bu tesisat yönünden sanayi tarifesi uygulanması gerekirken hatalı şekilde farklı tarife üzerinden faturalandırma yapıldığını, buna rağmen davacının bilgilendirilmesine karşın herhangi bir düzeltme işlemi yapılmadığını, müvekkilinin kullandığı tüm elektrik faturalarının zamanında ödendiğini, banka hesap hareketleriyle bunun açıkça ispatlanabileceğini, dolayısıyla icra takibine konu asıl borcun bulunmadığını. ayrıca davacının talep ettiği cayma bedeline ilişkin faturaların hukuka aykırı olduğunu, sözleşme hükümlerinin müzakere edilmeden imzalatıldığını ve genel işlem koşulu niteliğinde bulunduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca cayma bedeli talep edilebilmesi için gerekli şartların somut olayda oluşmadığını, müvekkilinin sözleşmenin haksız şekilde feshedildiğini, fesih öncesinde mevzuatta öngörülen bildirimlerin yapılmadığını, bu nedenle cezai şart veya cayma bedeli talep edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, davanın"1-Davanın kabulü ile,davalının Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, " karar vermiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf incelemesi aşamasında davalı vekilinin istinaftan feragat ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf incelemesi aşamasında davalı vekilinin davadan feragat ettiğine dair 23/07/2026 tarihli dilekçe verdiği ve davalı vekilinin vekaletnamesinde kanun yolundan feragat yetkisinin bulunuğu anlaşılmıştır.HMK'nın 349/2. maddesine göre; istinaf başvurusu yapıldıktan sonra istinaf talebinden feragat edilirse, dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise istinaf başvurusu feragat nedeniyle reddedilir. Anılan madde gereğince, istinaftan feragat dosya ilk derece mahkemesinde iken yapılmışsa bu mahkeme tarafından, şayet dosya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderildikten sonra yapılmışsa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Mahkemesi tarafından istinaf talebinin reddine karar verilecektir.Bu sebeple, dosyanın istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmesinden sonra, davalı vekilince istinaf talebinden feragat edilmiş olup, 23/07/2026 tarihli istinaftan feragat dilekçesi ile vekaletnamedeki yetkileri çerçevesinde yaptığı istinaf talebinden feragati dikkate alınarak, HMK 349/2 maddesi uyarınca istinaf eden davalının istinaf başvurusunun feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı istinaf başvurusunun HMK 349/2 maddesi uyarınca feragat sebebiyle reddine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf eden davalıya karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davalının istinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesine iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/09/2026