Diğer ·
2022/38 E. 2026/148 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2022/38
- Karar No
- 2026/148
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/38 KARAR NO:2026/148
DAVA:Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ:25/02/2022 KARAR TARİHİ:09/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı ... ...'nin kurucu ortaklarından ... CO LTD tarafından 02/02/2010 yılında Türk Patent Enstitüsüne mürcaat ederek "..." markasını almış ve tescil ettirmiş olduğunu, yapılan araştırmalar sonucunda davalı ... firmasının bayiileri olmamasına rağmen ... alan adlı sitesi mobil ve masaüstü ... aramaları için ... ... reklamlarında davacı şirket markası olan "..." ismini internet sitesinin kaynak kodlarında kullanarak reklam verdiği tespit edildiğini, ... arama motoruna "..." yazıldığında davalı firmaya ait alan adı olan ... sitesi reklam veren olarak üst sırada çıkmakta olduğunu, dosyaya sunulacak CD ve pdf dosyaları içerisinde gün gün reklamlara ilişkin ekran kayıtları bulunmakta olduğunu, davalı bugüne kadar sözlü, yazılı ve noter vasıtasıyla gönderilen ihtarnameler ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2022/... soruşturma numaralı dosya altında ikame edilen savcılık şikayetlerine rağmen reklam vermeye devam etmesi neticesinde iş bu davayı açma zaruretlerinin doğmuş olduğunu, davalı aleyhine başvuruluna arabuluculuk görüşmelerinden de herhangi bir sonuç alınamadığını ve anlaşmama olarak tutanak tutulmuş olduğunu, arabuluculuk numarası 2021/... olan arabuluculuk son tutanağı ekte olduğunu, davacı adına tescilli markayı izni olmaksızın, açıkça kullanmaması gerektiği 2 kez ihtar edilmesine ve taraflarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulmasına rağmen her gün mobil ve masaüstü ... aramaları için "..." ismini ... internet sitesinin kaynak kodlarında ... ... reklamları olarak kullanan davalı, davacının müşterilerine, kazancına ve ticari itibarına haksız biçimde el atmakta olduğunu, devam etmesi kuvvetle muhtemel bu haksız durum sebebiyle mağduriyetin giderebilmesi için ihtiyati tedbir talep etmelerinin zorunluğu olduğunu, davalı tarafın davacıya ait tescilli markayı izinsiz kullanarak açıkça tecavüz ve haksız rekabete neden olan fiilleri sebebiyle davalı hakkında 6769 sayılı kanun, 5846 sayılı kanun ve TTK ve HMK'nın ilgili hükümleri gereğince davalı firmanın sahibi olan ...'nin sahibi olduğu ... sitesine erişimin engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, davalının kullanımının davacının marka hakkına tecavüz niteliği taşıdığının tespiti ile tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplerinin mevcut olduğunun, davacının ticari itibarı, bayileri nezdinde olumsuz yargıların oluşması, davacı şirkete veyahut bayilerine gelmesi gereken müşterilerin bu haksız reklam nedeniyle davalıya yönelmeleri ve davalının ürünlerinin yerine başka ürünler tavsiye ederek satışta bulunması nedeniyle etkilenerek lekelenmekte ve böylece davacının iktisadi hakları zarara uğramakta olduğunu, oluşan itibar kaybının bir nebze olsun telafi edilmesi için 20.000,00 TL manevi tazminat talep etmekte olduğunu, davacının markasını haksız olarak kullanan davalı, davacıda kazanç kaybı oluşmasına ve davalının haksız kazanç elde etmesine neden olduğunu, davalının davacının bayisi olmamasına ve sitesinden ve iletişim bilgilerinden davalıya ulaşanları başka ürünlere yönlendirmesi sebebiyle davacının kar kaybı da söz konusu bulunmakta olduğunu, haksız rekabet oluşturan bu eylemler neticesinde ve 5846 sayılı FSEK 68.maddesinin hükmü ve yine rekabete ilişkin sair yasal mevzuat uyarınca belirlenecek tazminatın 3 katı miktarda maddi tazminatın hüküm altına alınmasını talep etmekte olduklarını, zararın boyutu davalının site trafiği, defter kayıtları, beyannameleri, vergi matrahları ve sair belgeler ile de tespit edilebilecek olduğunu, davacı firma Uluslararası faaliyet gösteren ve alanında bilinirliği yüksek bir marka altında faaliyet göstermekte olduğunu, davacı firmanın yıllardan beri bu tanınırlık için gösterdiği çaba, emek ve masraf davalı tarafından yok sayılarak zarara uğratılmakta olduğunu, firma merkezi yetkilileri de bu durumdan olması gerektiği gibi rahatsız olmakta olduğunu, hükmedilerek manevi tazminat bir nebze olsun bu rahatsızlığı ve zararları giderecek ölçüde olması gerektiğini, neticeten; müvekkiline ait tescilli markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin öncelikle tespiti ile önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıya ait ... sitesine erişim engeli için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinde meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini için fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla taraflarınca belirlenmesi mümkün olmayan maddi tazminat miktarından 6769 sayılı kanun, 5846 sayılı FSEK ve sair yasal mevzuat maddeleri gözetilerek şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminattan taraflarınca ödenmesine, bu taleplerin ilk ihtar tarihi olan 23/12/2020 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi dikkate alınarak faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı dava dilekçesinde tedbiren, davalıya ait internet sitesine erişimin engellenmesini talep etmiş ise de davacının ihtiyati tedbir talep etmesinde hukuki yararı olmadığını, dava tarihi itibariyle "..." kelimesi ... arama motoruna yazıldığında davalıya ait ... web sitesi arama sonuçlarında çıkmamakta olduğunu, gerek bilirkişi raporu gerek mahkemece yapılacak olan kısa bir araştırma ile "..." yazıldığında arama sonuçlarında davalıya ait web sitesinin çıkmadığı görülecek olduğunu, bu sebeple davacı şirkete karşı devam eden bir tehdit bulunmamakta ve davacının tedbir istemesinde hukuki yararı olmadığını, davalı şirket tüm ticari faaliyetini ... sitesi üzerinden gerçekleştirmekte olduğunu, sadece davacı şirkete ait ürünlerin satışı gibi bir durum söz konusu olmadığını, tedbiren de olsa bu şekilde internet sitesine erişimin engellenmesi davalı açısından çok büyük zararlara uğramasına adeta ticari faaliyetinin tamamen durmasına sebep olacağını bu sebeple ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekmekte olduğunu, davalı şirket davacı şirketin ürünlerinin de arasında bulunduğu çok sayıda markanın güvenlik sistemlerine ilişkin ürünlerinin satışını gerçekleştirmekte olduğunu, davacı tarafça iddia edildiği gibi davacı şirkete ait marka adı reklam kaynağı olarak kullanılmamakta olduğunu, davalı şirket davacının tescilli markasının ürünlerini yetkili satış bayilerinden temin etmiş olup ekte bu alımlara ilişkin fatura suretlerine ye verilmiş olduğunu, yetkili bayilerden satın aldığı ürünleri kendi müşterilerine satmakta ve bu sebeple de ürünlerin tanıtımı amacıyla ... internet sitesinde ürünleri sergilemekte olduğunu, davalı şirket "..." ismini internet sitesinin kaynak kodlarında kullanarak reklam vermemiş olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi ... arama motoruna "..." yazıldığında davalıya ait ... sitesi reklam veren olarak hiçbir sayfada çıkmadığını, davacı taraf bu iddialarını kanıtlayabilme amacıyla yalnızca arama sonuçlarına ve davalı ile olan mail yazışmalarına ilişkin ekran görüntüleri sunmuş olduğunu, bu ekran görüntüleri üzerinde photoshop gibi yöntemler ile oynama ve değişiklikler yapılabilmesi mümkün olduğunu, bu sebeple davalı tarafça sunulan ekran görüntülerinin hiçbiri delil niteliğine haiz olmadığını ve hükme esas alınmaması gerektiğini, arama motoruna "..." yazıldığında davalı şirkete ait internet sitesinin reklam olarak çıkmadığı görülecek olduğunu davacı tarafın hak kaybına neden olacak bir zararın mevcut olabilmesi söz konusu olmadığını, davalı tarafından davacının "..." ticari markasının anahtar kelime olarak kullandığı bir an için varsayılsa bile, böyle bir kullanım marka ihlali anlamına gelmeyecek olduğunu, davacı tarafın, davacı şirkete veya bayilerine gelmesi gereken müşterilerin haksız reklam sebebiyle davalı şirkete gittikleri ve davalı tarafından ... ürünleri yerine başka ürünlerin tavsiye edildiği kendi ürünlerinin lekelendiği iddiaları tamamen haksız ve mesnetsiz olup gerçeği yansıtmamakta olduğunu, bu asılsız iddialar huzurdaki davanın ciddiyetsiz bir hal aldığının göstergesi olduğunu, davacı şirketin satışlarında azalma olduğunu bu sebeple de hak kaybı ve kar kayıplarının söz konusu olması söz konusu olmadığını, davalı tarafından ... markalı ürünler izah ettikleri üzere yetkili bayilerden satın alınmakta olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan her satım işleminin ... şirketinin de karına olacağı açık ve net olduğunu bu iddiaları tamamen asılsız olup tazminat talebini arttırmaya yönelik ileri sunulduğunu, kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafın FSEK md.68 kapsamında hükmedilecek tazminatın 3 katı tutarında arttırılmasını talep etmesinin herhangi bir hukuki dayanağı olmadığını, izah ettikleri nedenlerle davacının iddiaları tamamen asılsız ve dayanaksız olup bu hususta uğradıkları bir hak kaybı da bulunmadığını, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerekmekte olduğunu, neticeten; davacının hukuki yararı bulunmaması sebebiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine, huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, aksi kanaat halinde hükmedilecek tutarda %40 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 31/07/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle ... ... reklam uygulamasının kendi çalışma prensiplerini açıkladığı makale veri tabanından alınan, raporun incelemeler bölümünde detaylı olarak değinilen bilgiler nazara alınarak; internet kullanıcıların ... üzerinde "..." kelimesi ile aratma yapılması neticesinde aratma yaptıkları "..." anahtar kelimesi davalı yanın arama ağı anahtar kelime listesinde olmamasına rağmen, davalı yanın reklamlarında ... Ads sisteminde yer alan "geniş eşleme" özelliği sayesinde gösterilmiş olabileceği, dosyanın öncelikle dosya kapsamı deliller üzerinden inceleme yapılarak davalının davacı marka adının kullanılıp kullanılmadığı yönünden ayrıntılı incelenmesi hakkında sunulan delillerin yetersiz olduğu, anahtar kelime kullanımının ancak davalının "..." kelimesinde "Tam Eşleme" olarak reklam verip vermediği, davalının ... ... Yönetim panelinden dava konusu tarihlerde inceleme yapılması durumunda veya mahkemece ... ... ... birimine yazı yazılarak bahsi geçen davalıya ait "..." internet web sitesi için "Tam Eşleme" metodu kullanılarak reklam verip vermediği ve dava konusu anahtar kelimesini tüm eşlemelere ... olarak ekleyip eklemediği sorularak net olarak anlaşılabileceği, davacı yan markaların sahibi olan firmanın kurucu ortağı olduğunu ifade etmekte olduğunu, ancak bu verinin tek başına davacı yanın dava dışı firmanın marka haklarını kullanabileceği anlamına gelmeyeceği, konu hakkında nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, davacı yanın ilgili markalara dayanarak dava başlatabileceği yönünde görüşlerin mahkeme nezdinde oluşması ihtimalinde heyetlerince yapılan bilişim incelemesi neticesinde davalı yanın herhangi bir markasala kullanımı tespit olunamadığından davalı yanın davacı yanın hak sahibi olduğu markalara tecavüz teşkil eder kullanımlarının var olduğunun söylenemeyeceği, davalı yanın yönlendirici kod olarak "..." unsurunu kullandığı kanaati mahkeme nezdinde oluşur ise ilgili durumun davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği markaları ihlal eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği ancak heyetlerince bu yönde bir tespit yapılamadığı, mahkeme tarafından heyetlerinin görüşlerinden farklı olarak davalı yanın kullanımlarının davacı yanın hak sahibi olduğu iddia ettiği markaları ihlal eder mahiyette olduğu değerlendirilir ise SMK 151-2/a kapsamında davacının kar marjına göre davalının dava tarihi itibariyle "..." cirosuna ilişkin 133.019,25 TL kdv hariç satış tespit edilememiş olup yoksun kalınan kazanç 49.762,50 TL olabileceği, faiz talebinin kabulü halinde toplam 61.869,51 TL olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 21/02/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle davalı yanın herhangi bir reklam amaçlı markasal kullanımı tespit olunamadığı, ...@... mail adresinden iletilen ve ... ... ismi bulunan mailin ikrar olarak kabul edilmesi halinde, davalı yanın yönlendirici kod olarak "..." unsurunu kullandığı kanaatinin mahkeme nezdinde oluşur ise ilgili durumun davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği markaları ihlal eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, heyetlerince bu yönde bir tespit yapılamadığı, detaylı olarak arz edilen ve fiili olarak kati ve bilimsel bir şekilde tespit edilemeyen hususlarda nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, mali değerlendirme yönünden kök raporlarında arz ettikleri görüş ve kanaatlerine devam ettiği yönündeki görüş ve kanaatlerine varıldığı bildirilmiştir. 14/04/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: BİLİŞİM YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE SONUÇ OLARAK; Davalıya ait olduğu belirtilen ... uzantılı URL adresinde yapılan incelemede: Mevcut durumda (13/04/2025) davalıya ait olduğu belirtilen ... isimli sitenin yayında olduğu ve sitede "..." ibareli ürünlerin tanıtımının yapıldığı tespit yapıldığı, https://.../ internet sitesine girildiğinde ürün listesinde ... markalı ürünlerin çoğunluk arz ettiği, kısmen başka marka - model ürünlerin de olduğu tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen ... isimli sitenin meta etiketleri title - başlık bölümünde "..." ibaresinin kullanıldığı, description (site tanımlaması) ve keywords (Anahtar kelime) bölümünde ise "..." ibaresinin kullanılmadığı tespit edildiği, ... Arama motorunda "..." ibaresinin aratılmasına ilişkin inceleme; 13/04/2025 tarihinde ... Arama motoruna "..." (anahtar kelimesi) ibaresi yazılarak arama yapıldığında davalıya ait olduğu belirtilen ... isimli sitenin arama sonuçlarının 1.sayfa ve 1.sırasında "Ücretli Sponsorlu Reklam" başlığı/bölümü altında yer aldığı tespit edildiği, 13/04/2025 tarihinde ... Arama motorunda "..." (Anahtar kelimesi) ibaresinin aratılmasına ilişkin nicelemede video kaydı alınarak rapor eki olarak dosyaya sunulduğu, Davacı tarafından dosyaya sunulan, mail yazışmalarına ilişkin inceleme; Mail yazışmaları baştan sona incelendiğinde; ... - ...@... adresinden ...@... ve ...@... adresine gönderilen mail içeriğinde "..." ibaresinin ... reklamlarında davalının firma isminin ve sitesinin çıkmaması için ... ... reklam hesabına "..." anahtar kelime olarak eklenmesinin istendiği, ... arama sonuçlarının gönderildiği görüldüğü, ... - ...@... adresinden ...@....com adresinde özetle "sitemizde ... markasına ait 50 farklı ürün sattığını, ürünü satıyorsam siteme de koyarım, reklama da çıkarırım" şeklinde mail gönderildiği görüldüğü, Davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde yer alan "..." ibaresinin ... arama motorunda aratılmasına ilişkin görseller üzerinde yapılan incelemede; Davalının dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesi ekinde yer alan görsellerde "..." ibaresinin ... arama motorunda aratıldığı, davalıya ait ... isimli sitenin arama sonuçlarında yer almadığının, davacıya ait www...com.tr isimli sitenin arama sonuçlarında yer aldığının belirtildiği görüldüğü, Yapılan tüm açıklama, inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Davacıya ait olduğu belirtilen "..." ibaresinin hem masaüstü hemde mobil uygulama üzerinden ... arama motorunda aratılması sonucunda, davalıya ait olduğu belirtilen ... isimli sitenin arama sonuçlarının 1.sayfa ve 1.sırasında ücretli sponsorlu reklam bölümünde yer almasının, davalının davacıya ait "..." ibaresinin ... ... Hesabında anahtar kelime olarak tanımlanmış olabileceği kanaatine varıldığı, 2010/..., 2018/... ve 2021/... tescil no'lu "..." esas unsurlu markaların 09 ve 42.sınıflarda dava dışı ... CO. LTD. adına tescilli olduğu ve 01/12/2021 tarihli ticari marka yetkilendirmesi başlıklı belge ile davacı şirkete "..." markası üzerinde inhisari lisans hakkı verilmiş olduğu, Davacının hak sahipliği olduğu "..." markalı orijinal ürünlerinin davalı tarafından satışa sunulduğu ... adlı internet sitesi içeriğinde ve internet sitesinin kaynak kodlarında kullanılarak reklam verilmesinin hakkın tükenmesi kapsamında değerlendirilebileceği, Dava konusu markalı ürünlerin taklit olduğu veya kötüleştirildiği iddiası olmadığı göz önüne alındığında marka hakkına tecavüz koşulları olmadığının kabul edilebileceği, Mahkemece davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği yönünde aksi kanaat oluşması durumunda huzurdaki davada tazminata hükmedilebilmesi için aranan kusur şartının gerçekleştiğinin kabul olunabileceği, Öncelikle mahkemenin heyetlerinin görev kapsamını belirlediği 26/09/2024 tarihli duruşma zaptına göre ... LTD. ŞTİ.'nin ... Mah. ... ... No:209/5-9 ... adresine gönderilen ve davalının "..." kelimesini, dava tarihi olan 25/02/2022 tarihinde bu tarihten önce ve sonra reklamlarında kullanılıp kullanmadığı, negatif anahtar kelimelere ekleyip eklemediği hususunun bildirilmesi yönündeki müzekkere yazısının "İADE - kabul Edilmedi" şerhi ile muhatabına ulaşmadığı dosya münderecatında bulunan zarftan anlaşıldığı, Dava dosyasının kahir ekseriyetle teknik açıklamalara dayalı olduğu, davacı yanın önceki bilirkişi raporlarında yer alan hesaplamalara bir itirazı olmadığı, davalı yanın ise hesaplamalara itiraz ettiği anlaşıldığı, Davacının tazminat talebini SMK 151/2-(a) maddesine dayandırdığı anlaşılmış olup, mezkur madde metni ".....Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir." şeklindedir. Davalının önceki raporlara hesaplama yönünden itirazları, vergi etkisinin dikkate alınmaması, kendi karlılığının esas alınmaması ve kar marjı hesaplanırken gelir takbolu kalemlerindeki gider kısmının bütünü ile esaas alınmaması olarak özetlenebilir. Görüleceği üzere davalının itirazları bir yorum ve değerlendirmeye dayalı olup, genel anlamda teknik ve hukuki tartışmayı müteallik olduğu, mali bilirkişinin hukuki nitelendirme yapması ve dosyaya sunulan önceki raporlardan farklı bir hesaplama yapabilmesi mümkün olmadığı, ezcümle dosyaya sunulan 31/07/2023 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar cari olup, mahkeme dava konusu marka bakımından davalı yanın bir ihlaline hükmederse SMK 151-2/a kapsamında davacının kar marjına göre ve davalının dava tarihi itibariyle "..." markasından elde ettiği ciroya göre yoksun kalınan kazanç 49.762,50 TL, dava tarihi itibari ile faiz ise 61.869,51 TL olarak hesaplanacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 29/12/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: BİLİŞİM YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE SONUÇ OLARAK; Açıkladıkları nedenlerle yapılan teknik inceleme kapsamında 13/04/2025 tarihinde ... arama motorunda "..." ibaresi ile gerçekleştirilen aramada ... adlı internet sitesinin, arama sonuçlarının ilk sayfasında ve ilk sırasında, "... Arama Sonuçları - Üccretli Sponsorlu Reklam" alanında yer aldığı bu durumun taraflarınca alınan video kayıtları ile tespit edildiği anlaşıldığı, ... Ads sistemi üzerinden yayınlanan sponsorlu reklamların zamanla değişkenlik gösterebildiği, reklam bütçesinin sona ermesi, reklam kampanyasının durdurulması, anahtar kelimelerin reklamdan çıkarılması veya reklam yayınının sonlandırılması gibi teknik nedenlerle herhangi bir zamanda yayından kaldırılabildiği bilindiği, raporun düzenlendiği tarih itibarıyla yapılan güncel aramalarda söz konusu internet sitesinin sponsorlu reklam olarak görüntülenmemesi önceki tarihte mevcut olan reklam yayınının sonradan sona ermiş veya durdurulmuş olabileceğini gösterdiği, ... arama motorunda internet sitelerinin organik arama sonuçlarındaki sıralamaları, herhangi bir reklam bedeli ödenmeksizin, ... algoritmaları tarafından, site içeriğinin arama terimiyle olan ilgisi kullanıcı etkileşimleri, sayfa optimizasyonu (SEO) ve zaman içerisinde oluşan doğan indeksleme gibi teknik kriterler esas alınarak belirlendiği, bu kapsamda ... adlı internet sitesinin rapor tarihi itibarıyla söz konusu sorguda 4.sayfada ve organik olarak yer alması, ilgili anahtar kelime için aktif bir sponsorlu reklam yayını bulunmadığını ve mevcut görünümünün ...'ın otomatik sıralama sistemi sonucu oluştuğunu teknik olarak ortaya koyduğu, 28/12/2025 tarihi itibarıyla yapılana güncel incelemede; "..." ibaresi ile yapılan aramalarda, davacıya ait olduğu belirtilen internet sitesinin ilk sayfa ve ilk sırada, davalıya ait olduğu belirtilen internet sitesinin ise sponsorlu reklam olmaksızın, organik arama sonuçları içerisinde ve 4.sayfada yer aldığı teknik olarak tespit edildiği, sonuç itibarıyla yapılan incelemelerde tespit edilen farklı arama sounçları; zaman, reklam yayını durumu ve ... algoritmalarına bağlı olarak değişkenlik gösteren teknik bir sıralama sürecinin sonucu olarak değerlendirildiği, kök raporda markasal yönden yapılan açıklamalara karşı beyan ve itirazlar değerlendirilmiş olup, söz konusu itirazların kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelik taşımadığı, kök rapor sonrasında dosyaya sunulan ve hesaplama yapılmasına imkan tanıyacak yeni bir hesaplama dayanağı belge olmadığından kök rapordaki mali bilirkişi görüşünün aynı ile korunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava: Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıya ait ... sitesine erişim engeli için ihtiyati tedbir kararı verilmesi, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 6769 sayılı SMK, 5846 sayılı FSEK ve sair yasal mevzuat maddeleri gözetilerek şimdilik 10.000 TL maddi tazminat ve 20.000 TL manevi tazminatın ilk ihtar tarihi olan 23.12.2020 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkindir. Davacı vekili 16/03/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile 49.762,50 TL maddi tazminat talep etmiş, gerekli harcı yatırmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir. Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları): "(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması." Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. 6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması. f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi. (2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir. (3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer. (4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." Marka: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır. Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur. 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak; d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; e) İş şartlarına uymamak; f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak." Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır. 6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır. SMK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu kök/ek raporu ve bütün dosya kapsamından: Dosya kapsamında düzenlenen ve Mahkememizce de itibar edilen 14/04/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 29/12/2025 tarihli ek raporda da belirtildiği üzere; 13/04/2025 tarihinde davalıya ait olduğu belirtilen ... isimli sitenin yayında olduğu ve sitede "..." ibareli ürünlerin tanıtımının yapıldığının tespit edildiği, https://.../ internet sitesine girildiğinde ürün listesinde ... markalı ürünlerin çoğunluk arz ettiği, kısmen başka marka - model ürünlerin de olduğunun tespit edildiği, ... isimli sitenin meta etiketleri title - başlık bölümünde "..." ibaresinin kullanıldığı, description (site tanımlaması) ve keywords (Anahtar kelime) bölümünde ise "..." ibaresinin kullanılmadığının tespit edildiği, 13/04/2025 tarihinde ... arama motorunda "..." ibaresi ile gerçekleştirilen aramada ... adlı internet sitesinin, arama sonuçlarının ilk sayfasında ve ilk sırasında, "... Arama Sonuçları - Ücretli Sponsorlu Reklam" alanında yer aldığı bu durumun alınan video kayıtları ile tespit edildiğinin anlaşıldığı, ... Ads sistemi üzerinden yayınlanan sponsorlu reklamların zamanla değişkenlik gösterebildiği, reklam bütçesinin sona ermesi, reklam kampanyasının durdurulması, anahtar kelimelerin reklamdan çıkarılması veya reklam yayınının sonlandırılması gibi teknik nedenlerle herhangi bir zamanda yayından kaldırılabildiğinin bilindiği, yapılan aramalarda söz konusu internet sitesinin sponsorlu reklam olarak görüntülenmemesinin önceki tarihte mevcut olan reklam yayınının sonradan sona ermiş veya durdurulmuş olabileceğini gösterdiği, ... arama motorunda internet sitelerinin organik arama sonuçlarındaki sıralamaları, herhangi bir reklam bedeli ödenmeksizin, ... algoritmaları tarafından, site içeriğinin arama terimiyle olan ilgisi kullanıcı etkileşimleri, sayfa optimizasyonu (SEO) ve zaman içerisinde oluşan doğal indeksleme gibi teknik kriterler esas alınarak belirlendiği, bu kapsamda ... adlı internet sitesinin rapor tarihi itibarıyla söz konusu sorguda 4.sayfada ve organik olarak yer alması, ilgili anahtar kelime için aktif bir sponsorlu reklam yayını bulunmadığını ve mevcut görünümünün ...'ın otomatik sıralama sistemi sonucu oluştuğunu teknik olarak ortaya koyduğu, 28/12/2025 tarihi itibarıyla yapılan incelemede; "..." ibaresi ile yapılan aramalarda, davacıya ait olduğu belirtilen internet sitesinin ilk sayfa ve ilk sırada, davalıya ait olduğu belirtilen internet sitesinin ise sponsorlu reklam olmaksızın, organik arama sonuçları içerisinde ve 4.sayfada yer aldığının teknik olarak tespit edildiği, sonuç itibarıyla yapılan incelemelerde tespit edilen farklı arama sonuçları; zaman, reklam yayını durumu ve ... algoritmalarına bağlı olarak değişkenlik gösteren teknik bir sıralama sürecinin sonucu olarak değerlendirildiği, 2010/..., 2018/... ve 2021/... tescil no'lu "..." esas unsurlu markaların 09 ve 42.sınıflarda dava dışı ... CO. LTD. adına tescilli olduğu ve 01/12/2021 tarihli ticari marka yetkilendirmesi başlıklı belge ile davacı şirkete "..." markası üzerinde inhisari lisans hakkı verilmiş olduğu, davacının hak sahipliği olan "..." markalı orijinal ürünlerinin davalı tarafından satışa sunulduğu ... adlı internet sitesi içeriğinde ve internet sitesinin kaynak kodlarında kullanılarak reklam verilmesinin hakkın tükenmesi kapsamında değerlendirildiği, dava konusu markalı ürünlerin taklit olduğu veya kötüleştirildiği iddiası olmadığı göz önüne alındığında marka hakkına tecavüz koşulları oluşmadığı kanaatine varılarak davanın tüm talepler yönünden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın tüm talepler yönünden REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 512,33 TL, ıslah harcı ile alınan 220,00 TL toplam 732,33 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 0,33-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Reddedilen marka tescilinden doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti istemi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 49.762,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır