Diğer ·

2024/210 E. 2026/150 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2024/210
Karar No
2026/150
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/210 KARAR NO : 2026/150

DAVA : MARKA VE TASARIMA TECAVÜZÜN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ,MADDİ, MANEVİ VE İTİBAR TAZMİNAT DAVA TARİHİ : 19/12/2024 KARAR TARİHİ : 09/07/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka ve Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Men'i, Ref'i, Maddi, Manevi ile İtibar Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'nin uzun yıllardır kuyumculuk ve mücevherat sektöründe kendine özgü ve yenilikçi tasarımlarıyla tanınmakta olduğunu, sektörde güçlü bir yere sahip olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki 28.11.2019 tarih 2019/... tescil numaralı "..." markasının sahibi olduğunu, yine TPMK nezdindeki 28.12.2022 tarihli, 2022/... başvuru ve tescil numaralı tasarım dosyası ile 29 farklı tasarımın tescili ve gerçek hak sahibi olduğunu, tüm bunlara rağmen, davalı tarafın müvekkili şirketin tescilli tasarım haklarını ihlal ederek, müvekkili şirkete ait tasarımları, üretmiş, piyasaya sunmuş, kendi mağazası, internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden izinsiz olarak satışa sunduğunu, davalının müvekkili şirketin hak sahibi olduğu bu tasarımları, sanki kendisine aitmiş gibi kullandığını, satış ve pazarlama faaliyetlerinde müvekkili şirketin tescilli tasarımlarını ticari kazanç elde etmek amacıyla izinsiz olarak sergilediğini, davalının bu eyleminin müvekkili şirketin sınai mülkiyet haklarını ihlal etmesine sebebiyet verdiğini, açıklanan sebeplerle delil olarak kullanmak üzere .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş dosyası ile delil tespiti talep ettiklerini ve ... Pırlanta'nın "... Mahallesi ... Caddesi No:31 B Pendik İstanbul" adresinde tasarım uzmanı bilirkişi ve bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından keşif gerçekleştirildiğini, buna istinaden hazırlanan bilirkişi raporunda ihlalin açıkça tespit edildiğini, tüm açıklamaları sebebi ile: öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin değerlendirilerek; sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesini ve durdurulmasını, ürün ve araçlara el konulmasını ve doğabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla, davalıdan 1.000.000 TL teminat alınmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının müvekkilinin tasarım hakkını gasp etmesi nedeniyle eylemlerinin 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile tasarım hakkına tecavüzün durdurulmasını, haksız tecavüzün önlenmesini ve tecavüzün giderilmesini, tecavüz oluşturan ürünlerin üretildikleri, satıldıkları, piyasaya sunuldukları ve ticari amaçlarla bulunduruldukları yerlerde toplanmasını, bu ürünlere el konulmasını, yine bu ürünlerin görsellerinin yer aldığı ve tanıtımlarının yapıldığı broşür, katalog vb. tanıtım vasıtalarına el konulmasını, imhasını, masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş kararın tirajı en yüksek beş ulusal gazeteden birinde veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilanını, müvekkili şirketin fikri ve sınai mülkiyet hakkına konu ürünlerin, davalı tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda müvekkil şirketin sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğradığından HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davasında harca esas değer olmak üzere 5.000,00 TL itibar tazminatının sınai mülkiyet hakkı ihlalinin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini, davalı tarafın müvekkili şirketin tasarım hakkına karşı haksız eylemlerinden ve tecavüzlerinden dolayı SMK ve FSEK'in ilgili maddeleri kapsamında 150.000 TL manevi tazminatın sınai mülkiyet hakkı ihlalinin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini, SMK'nın 151/2-c maddesinde belirtilen “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeline göre hesaplama yapılarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davasında harca esas değer olmak üzere 5.000 TL maddi tazminatın sınai mülkiyet hakkı ihlalinin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili firmanın 50 yılı aşkın süredir kuyumculuk ve mücevherat sektöründe faaliyet gösterdiğini, Müvekkili firmanın halihazırda perakende olarak mücevher satışı yaptığını, kuyumculuk sektöründe perakende satış yapan firmaların ürünlerini toptancılardan satın aldıklarını, bu toptancıların üretimi yapan atölyeler ile perakende satış yapan firmalar arasında aracılık yaptıklarını, dolayısıyla perakende satış yapanlar, toptancılar vasıtasıyla kendilerine gelen ürünleri sattıklarını, ayrıca yine ellerinde hazır ürün olmasa da toptancı firmaların bu ürün modellerinin fotoğraflarını perakende satışı yapan firmalara göstererek sipariş aldıklarını, toptancıların ise işbu ürünlerin görsellerini birtakım altın ve mücevher atölyelerinden edindiklerini, dava konusu ürünün de böyle bir ürün olarak müvekkili firma tarafından öğrenildiğini, dava konusu ürünün Türkiye'ye davacı tarafından getirilmediğini, zira davacının bu ürünü 28.12.2022 tarihinde tescil ettirdiğini fakat ürün görseli ile herhangi bir arama motorunda basit bir arama yapıldığında ürünün 2020'den sonra çeşitli mücevher firmaları tarafından internet ortamında satıldığının görüleceğini, taraflarınca ekte sunulan emsal niteliğindeki ekran görüntüsünde de 23.11.2021 tarihinde aynı yüzüğün dava dışı herhangi bir firma tarafından satıldığının görüldüğünü, dolayısıyla bu ürünün tescil edilmeden önce piyasada yaygın olarak herkesçe üretilen ve satılan bir ürün olduğunu, müvekkili firmanın yaklaşık iki yıldır e-ticaret satışı yapmakta olduğu ve aylık satışlarının çok düşük olduğunu, zira e-ticaret satışlarında iki yıllık sürenin çok kısa olduğunu, müvekkili firmanın şu ana kadar bahse konu üründen bir adet dahi satmadığını, kaldı ki 26.09.2024 tarihinde müvekkili firmaya ait mağazada yapılan aramada söz konusu ürünün olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin söz konusu ürünün sadece görselini internet sitesine koyduğunu, davacının tazminat taleplerinin kabul etmediklerini tüm açıklamaları sebebi ile haksız davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ... FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyası ve TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 16/12/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacı tasarımı ile davalının instagram hesabında yapılan paylaşımın karşılaştırılması sonucunda: Birbirleri ile ayırt edicilik yönünden kıyaslanan tasarımların her ikisi de “serçe parmak yüzüğü” olarak tanımlanan ürüne ait tasarımlardır. Her iki tasarımın modelleme, kesim, ölçü/oran, biçim dilinin aynı olduğu, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, aynı olarak algılanacakları, yenili yönünden yapılacak incelemede: Davacı tarafın 2022 ... tescil numaralı 11-01 ... sınıfındaki çoklu tasarım dosyasının 25 nolu “...” isimli tasarımını 28.12.2022 tarihinde koruma altına aldığı, herhangi bir rüçhan talebinin bulunmadığı, “...” kullanıcısı tarafından 23.11.2021 tarihinde aynı tasarımın paylaşıldığı, paylaşımın yapıldığı tarihten 1 yıl 1 ay 5 gün sonra davacı tarafından başvurunun gerçekleştiği göz önüne alındığında, davacı tarafın 2022 ... tescil numaralı 11-01 ... sınıfındaki çoklu tasarım dosyasının 25 nolu “...” isimli tasarımının yenilik kriterine uygun olmadığı, ” Davalı tarafın, envanterinde satışa hazır bulunduğu tespit edilen dava konusu ... satışlarından elde edeceği net satış hasılatı ve İTO tarafından emsal dava dosyalarına bildirilen lisans oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre 119.400,00 TL” sı toplam lisans bedeli hesap edildiği, davacı tarafın maddi tazminat talebinin Türk Borçlar Kanununun 50. ve 51. maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava: Davalının eyleminin davacının marka ve tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine, belirsiz alacak davası hükümlerine göre SMK 151/2-c maddesi kapsamında maddi tazminat, manevi tazminat, itibar tazminatı ve hükmün ilanına ilişkindir. Davacı vekili 01/06/2026 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat talebini 119.400,00 TL olarak ıslah etmiş, ıslah harcını yatırmıştır. Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.

6769 sayılı SMK'nun 56. maddesi; "(1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. (4) Bir tasarımın aynısı; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. (5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. (6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." 6769 sayılı SMK'nun 58. maddesi; "(1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. (2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. (3) Bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması, 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıması hâlinde söz konusu Kanunla öngörülen korumaya halel getirmez. 6769 sayılı SMK'nun 59.maddesi; "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz" hükmü amirdir. Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna, o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır. 6769 sayılı SMK'nun 81.maddesi; "a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c) Tasarım hakkını gasp etmek. (2) Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir. (3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz. (4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir" hükmü amirdir. Ancak “özel amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan fiiller; deneme amaçlı fiiller; ticari uygulamadaki dürüstlük kuralları ile bağdaşır olmak, tasarımın normal kullanımını gereksiz şekilde tehlikeye sokmamak ve kaynak göstermek şartları ile eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar” ile belirli koşullarda onarım amaçlı fiiller tasarım hakkının kapsamı dışında kalır. (6769 sayılı SMK madde 59/3- a, b, c) Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir. Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları): "(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması." Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. 6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması. f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi. (2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir. (3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer. (4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." 6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır: a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir. b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç. c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli. (3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur. (4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır. (6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir. Marka: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır. Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur. SMK hükümleri, TPMK kayıtları, mevzuat, .... FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu, mahkememiz dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi kurulu raporu ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde 2022/... tescil numaralı "..." isimli tasarımın davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce itibar edilen 16/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davacı tasarımı ile davalının instagram hesabında yapılan paylaşımın karşılaştırılması sonucunda: birbirleri ile ayırt edicilik yönünden kıyaslanan tasarımların her ikisisinin de “serçe parmak yüzüğü” olarak tanımlanan ürüne ait tasarımlar olduğu, her iki tasarımın modelleme, kesim, ölçü/oran, biçim dilinin aynı olduğu, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, aynı olarak algılanacakları, yenilik yönünden yapılan incelemede: davacı tarafın 2022 ... tescil numaralı 11-01 ... sınıfındaki çoklu tasarım dosyasının 25 nolu “...” isimli tasarımının 28.12.2022 tarihinde koruma altına alındığı, herhangi bir rüçhan talebinin bulunmadığı, “...” kullanıcısı tarafından 23.11.2021 tarihinde aynı tasarımın paylaşıldığı, paylaşımın yapıldığı tarihten 1 yıl 1 ay 5 gün sonra davacı tarafından başvurunun gerçekleştiği göz önüne alındığında, davacı tarafın 2022 ... tescil numaralı 11-01 ... sınıfındaki çoklu tasarım dosyasının 25 nolu “...” isimli tasarımının yenilik kriterine uygun olmadığı kanaatine varılarak davanın tüm talepler yönünden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın tüm talepler yönünden REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL ilam harcının; peşin yatırılan 427,60 TL , tamamlama harcı olarak yatırılan 1.956,22 TL harç olmak üzere toplam 2.383,82 TL harçtan mahsubu ile 1.651,82.-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Reddedilen tasarım hakkına tecavüze ilişkin dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 4-Reddedilen maddi tazminata ilişkin dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 5-Reddedilen manevi tazminata ilişkin dava yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Reddedilen itibar tazminat davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafından yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Diğer, E. 2024/210, K. 2026/150, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2024-210-e-2026-150-k-a850a88f9ff4