Diğer ·
2023/136 E. 2026/153 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2023/136
- Karar No
- 2026/153
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/136 KARAR NO :2026/153
DAVA:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ:11/07/2023 KARAR TARİHİ:09/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ... yerleşik bir şirket olduğu başta enerji içecekleri olmak üzere meşrubat ve sair ürünleriyle dünya çapında bilinen ve tüketiciler nezdinde yüksek tanınmışlığa ulaşmış olduğunu, dünya çapında tanınmış ... markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır ... ve Türkçe'de ... anlamına gelen ... ... sloganını kullanmakta olduğunu, ayrıca müvekkilinin ... markalı ürünlerini mavi ve gümüş renklere sahip kutularda satmakta olduğu tüm ürün ve hizmetlerinde mavi ve gümüş renklerini kullandığını, müvekkilinin 32.sınıfta 2022/... numarasıyla tescilli ... ... 32.sınıfta 2016/... numarasıyla tescilli ... ..., 32.sınıfta 2018/... numarasıyla tescilli ..., 32.sınıfta 2020/142410 numarasıyla tescilli ... ... + şekil, 32.sınıfta 2019/... numarasıyla tescilli şekil, 32.sınıfta 2016/... numarasıyla tescilli şekil, 32.sınıfta 2016/... numarasıyla tescilli şekil ve 32.sınıfta 2006/... numarasıyla tescilli ... + şekil markalarının davalarına gerekçe olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında süregelen davalar ve TÜRKPATENT nezdinde itirazlar bulunduğunu, davalının iş bu davaya konu ... ibareli enerji içeceğinin ambalaj kompozisyonunu içeren 32.sınıfta tescil edilmek istenen 2022/... ... ... + şekil marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin itirazı üzerine marka başvurusunun tümden reddine karar verildiğini, söz konusu kararda itiraza konu başvunun müvekkilinin 2021/... sayılı şekil ve 2021/... sayılı şekil markalarıyla benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali yarattığı sonucuna varıldığını, müvekkilinin davalının 2016/... sayılı ... + şekil marka başvurusuna da itiraz ettiğini, itirazın TÜRKPATENT tarafından kabul edildiğini, davalının TÜRKPATENT kararının iptali için açtığı davanın ... 1.FSHHM'nin 2017/... Esas 2019/... Karar sayılı kararıyla reddedildiğini, davalının istinaf başvurusunun da ... BAM 20.Hukuk Dairesi'nin 2020/1482 esas 2022/1266 Karar sayılı kararıyla esastan reddedildiğini, müvekkilinin davalının ... ibareli marka ve tasarım tescillerine karşı dava açtığını, söz konusu davanın halihazırda ... 1.FSHHM 2022/... Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, söz konusu davada müvekkilinin davalının 2010/... sayılı ..., 2014/... sayılı ..., 2014/... sayılı ... + şekil ve 2014/... sayılı ... + şekil markaları ile 2014/...-2 ve 2014/... sayılı tasarımlarının hükümsüzlüğünü talep ettiğini, davanın yerel mahkemece reddedilmiş olup istinaf başvurusu yapıldığını ve dosyanın istinaf incelemesinde olduğunu, gelinen aşamada müvekkilinin, ... ibareli enerji içeceklerinin davalı şirketçe üretilip satıldığı bilgisine ulaştığını, ... ibareli enerji içeceği ürünün, müvekkilinin tescilli mavi - gümüş renk kombinasyonu markalarına, ... ... ve ... markalarına ve ... ... enerji içeceği ambalaj kombinasyonuna son derece benzer olup iltibas yarattığını ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ve beyan ettiğini, neticeten; davalı tarafın, müvekkilinin tescilli markalarına ve ambalaj kompozisyonuna/ticari sunumuna yaratmakta olduğu marka tecavüzü ve haksız rekabet durumu ve açık kötü niyeti gözetilerek ve işbu esas davanın etkinliğini sağlamak, daha sonra tazmini mümkün olmayan zararların önüne geçmek amacıyla takdiren teminatsız olarak SMK m.159, HMK m.389, 390 ve 391 uyarınca karşı tarafa tebligat yapılmaksızın, ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve müvekkilinin tescilli markalarına ve ambalaj kompozisyonuna karıştırılacak derecede benzer olan işbu davaya konu, mavi ve gümüş ambalaj kombinasyonuna sahip "..." ibareli içeceği ürülerine ilişkin olarak davalının tüm kullanımlarının engellenmesine, işbu davaya konu, mavi ve gümüş ambalaj kombinasyonuna sahip "..." ibareli enerji içeceği ürünlerinin ve ürün ambalajlarının üretiminin, satış ve dağıtımının ithal ve ihracının yurt içinde ve yurtdışında satışa sunulmasının önlenmesine, davaya konu mavi ve gümüş ambalaj kombinasyonuna sahip "..." ibareli enerji içeceği ürün ambalajlarının her türlü ürün, basılı yayın, ambalaj, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak üzerinde, Türkiye'de ya da yurtdışında kullanılmasının önlenmesine, davaya konu, mavi ve gümüş ambalaj kombinasyonununa sahip "..." ibareli enerji içeceği ürün ambalajlarını ihtiva eden ürünlerin, ambalajların, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kağıt, fatura ve sair her türlü ticari evrakın bulundukları yerlerden toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, davaya konu mavi ve gümüş ambalaj kombinasyonuna sahip "..." ibareli enerji içeceği ürünlerinin ve ürün ambalajlarının alan adları, sosyal medya hesapları, çevrimiçi satış siteleri de dahil olmak üzere internet üzerinde kullanılmasının önlenmesine, müvekkilinin tescilli markalarına ve ambalaj kompozisyonuna iltibas suretiyle yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin tescilli markalarına ve ambalaj kompozisyonuna karıştırılacak derecede benzer olan işbu davaya konu mavi ve gümüş ambalaj kombinasyonuna sahip "..." ibareli enerji içeceği ürünlerine ilişkin olarak davalının tüm kullanımlarının engellenmesine, davaya konu mavi ve gümüş ambalaj kombinasyonuna sahip "..." ibareli enerji içeceği ürünlerinin ve ürün ambalajlarının üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, yurt içinde ve yurtdışında satışa sunulmasının önlenmesine, davaya konu mavi ve gümüş ambalaj kombinasyonuna sahip "..." ibareli enerji içeceği ürün ambalajlarının, her türlü ürün, basılı yayın, ambalaj, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü ticari evrak üzerinde, Türkiye'de ya da yurtdışında kullanılmasının önlenmesine, davaya konu mavi ve gümüş ambalaj kombinasyonuna sahip "..." ibareli enerji içeceği ürünlerinin ve ürün ambalajlarının alan adları, sosyal medya hesapları, çevrimiçi satış siteleri de dahil olmak üzere internet üzerinde kullanılmasının önlenmesine, müvekkilinin tescilli markalarına ve ambalaj kompozisyonuna iltibas suretiyle yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin tescilli markalarına ve ambalaj kompozisyonuna karıştırılacak derecede benzer olan işbu davaya konu, mavi ve gümüş ambalaj kombinasyonuna sahip "..." ibareli enerji içeceği ürünlerine ilişkin olarak davalının tüm kullanımlarının engellenmesine, davaya konu mai ve gümüş ambalaj kombinasyonuna sahip "..." ibareli enerji içeceği ürünlerinin ve ürün ambalajlarının üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, yurt içinde ve yurtdışında satışa sunulmasının önlenmesine, davaya konu mavi ve gümüş ambalaj kombinasyonuna sahip "..." ibareli enerji içeceği ürün ambalajlarının her türlü ürün, basılı yayın, ambalaj, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak üzerinde, Türkiye'de ya da yurtdışında kullanılmasının önlenmesine, davaya konu mavi ve gümüş ambalaj kombinasyonuna sahip "..." ibareli enerji içeceği ürün ambalajlarını ihtiva eden ürünlerin ambalajların, ilan, reklam, broşür, afiş ve sari her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kağıt, fatura ve sair her türlü ticari evrakın bulundukları yerlerden toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, davaya konu mavi ve gümüş ambalaj kombinasyonuna sahip "..." ibareli enerji içeceği ürünlerinin ve ürün ambalajlarının alan adları, sosyal medya hesapları, çevrimiçi satış siteleri de dahil olmak üzere internet üzerinde kullanılmasının önlenmesine, yargılama sonucunda el konulan her türlü ürün ve malzemelerin hükmün kesinleşmesini müteakip imha edilmesine, dava ile ilgili her türlü masraf ve yargılama giderlerinin ve imha masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Türk Patent ve Marku Kurumu nezdinde, -2010/... kod numaralı “...” ibareli 32. ve 33. sınıfta tescilli marka, -2014/... kod numaralı “...” ibareli 32. sınıfta tescilli marka, -2014/... kod numaralı “...” ibareli 32. sınıfta tescilli marka, -2014/... kod numaralı “...” ibareli 32. Sınıfta tescilli markanın müvekkili firma adına tescilli olduğunu, 2010 yılından bu yana müvekkili firma tarafnıdan da anılan marka yaygın ve etkin şekilde kullanılmakta olduğunu; davacı yan tarafından müvekkili firma aleyhine müvekkili adına tescilli olan yer verdikleri markaların hükümsüzlüğü/kullanılmama nedeni ile iptali talepli olarak ....Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesi nezdinde 2017/... esas sayılı dava ikame edildiğini, anılan davada mahkemece davacının davasının reddine karar verildiğini, davacı yanın istinaf başvurusu sonrasında istinaf mahkemesince dosya kapsamında yeniden bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine dair karara kaldırılarak dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğini, anılan dosyanın 2022/97 esasa kaydedilerek istinaf mahkemesince belirtilen bilirkişi incelemesi yapıldığı, davacının davasının reddine karar verildiğini, bu karar bakımından da davacı yan tarafından istinaf başvurusu gerçekleştirilmiş olup, dosya hali hazırda istinaf incelemesinde olduğunu, aralarındaki hukuki ihtilafı şu şekilde açıkladıklarını; ... 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemisinin ... Esas sayılı dosyasının davacı yan bu davasında 2018/T-... ve 2018/T-... sayılı YİDK kararlarının iptali ve müvekkilinin 2018/... ve 2018/... kod numaralı tasarımlarının hükümsüzlüğünü talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde "...2006/..., 2016/..., 2014/... ve 2016/... nolu davacı markaları karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik koşullarını sağladıkları, dolayasıyla tasarımların hükümsüzlüğü koşulunun oluşmadığı..." gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verildiği, bu karara karşı davacının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği ve davacı bu karara temyiz ettiği, ... 5.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyası, davacı yan bu davası ile ... sayılı kararının iptalini, davaya konu 2018/... sayılı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğünü talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "...Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddirasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır..." şeklindeki gerekçeler ile davacının davasının reddine karar verildiği, mahkemenin bu kararına karşı davacının istinaf taleplerinin esastan reddine dair karar verildiğini, istinaf mahkemesi kararı bakımından davacı yan temyiz talep ettiği, ... 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/... Esas sayılı dosyası, davacı yanın bu davası ile YİDK'nın 2019-M-... sayılı kararının iptali ile 2018/... sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep ettiğini, mahkemece yapılan mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının davasının reddine karar verildiği, bu karar bakımından karşı tarafça istinaf başvurusu yapıldığı, müvekkiline ait ... ibareli gerçekleştirilen ilk marka başvuru tarihinin 20/10/2010 olduğunu müvekkilinin ... markasını kullanmakta olduğu, ... 1.FSHHM 2022/... esas sayılı dosyası ile tespit edildiğini, müvekkili firma markaları ile davaya mesnet markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vermediğini, müvekkiline ait tescilli markalar ile davacı yanca tüketiciye arz edilen ürün görseli arasında en ufak bir benzerlik dahi bulunmadığını, müvekkiline ait üründe ürünün üst kısmında jaguaar yer aldığını, davacı yana ait üründe ise ağırlıklı olarak gri mavi renklerden simetrik olarak oluşturulmuş renkler ve tam ortada yer alan kırmızı iki boğa kafa kafaya gelmiş şekilde görüldüğünü, ürünlere ilk bakışta dahi ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesine yol açacak en ufak bir kullanım yer almadığını, kullanılan görsellerin renkler, font, ürüne ilişkin bilgilendirme yazıları dahi farklı şekilde tasarlanmış olduğunu, müvekkiline ait ve davacı yana ait ürünler enerji içecekleri olmakla birlikte, ürünlerine ortalama tüketici yetişkin insanlar olduğunu, ortalama algı seviyesine sahip yetişkin kimselerin yer verdikleri görsellerine yer verilmiş olan ürünlerin birbiri ile karıştırma tehlikesi kesin olarak bulunmadığını, davacı yanca her ne kadar "gives you ..." ve "..." ibareleri bakımından benzerlik iddiasında bulunulmuş olsa dahi, tüketiciler nezdinde davacı yana ait olarak kabul edilen marka "redbulll" markası olduğunu, günümüze kadar buna ilişkin bir seri marka yaratmamış olan davacının müvekkiline ait ürünün tüketiciler nezdinde davacı yana ait olacağı zannı ile tercih edileceğine dair iddiasının tek dayanağı davacı yanın soyut ve öznel iddiaları olduğunu iddia ve beyan ettiğini, neticeten; müvekkili firmanın fazlaya ilişkin bilcümle hak ve alacaklarını talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 12/12/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle davacı tarafın mesnet ettiği markaların 32.sınıfta 2022/... numarasıyla tescilli ... ..., 32.sınıfta 2016/... numarasıyla tescilli ... ... ..., 32.sınıfta 2018/... numarasıyla tescilli ..., 32.sınıfta 2021/... numarasıyla tescilli şekil, 32.sınıfta 2021/... numarasıyla tescilli şekil, 32.sınıfta 2020/... numarasıyla tescilli ... ... ... ... + şekil, 32.sınıfta 2019/... numarasıyla tescilli şekil, 32.sınıfta 2016/... numarasıyla tescilli şekil, 32.sınıfta 2016/... numarasıyla tescilli şekil ve 32.sınıfta 2006/... numarasıyla tescilli ... + şekil markaları olduğu bu markaların davalının 2022/... numaralı ve 2016/... numaralı markalarının tüm kullanımlarının engellenmesine ürün ambalajlarının üretiminin satış ve dağıtımının ithal ve ihracının yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının önlenmesini ürün ambalajlarının her türlü ürün basılı yayın ambalaj, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak üzerinde kullanılmasının engellenmesini ve sair hususları talep ettiği, detaylı karşılaştırmalarına rapor içeriğinde yer verildiği şekilde davalı yanın markasal kullanımının davacı yan adına tescilli 2021/... numaralı markası ile ortalama tüketici nezdinde karışıklık yaratabileceği ve bu yönüyle iltibas yaratabileceği, davacının kullanımı ile davalının karşılaştırıldığında her ne kadara davalı tarafın ambalaj tasarımındaki zemin tasarım formu davacının tasarımından farklı olsa da kullanılan parlak lacivert ve gri renklerinin davacıyla aynı olarak benzer yoğunlukta kullanılması, öte yandan logo ve ürün adının konumlarının benzer olması davalı tasarımının davacıya benzediği sonucunu ortaya çıkarmakta olduğu, tasarımcının tasarımı gerçekleştirirken sonsuz seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alındığında davalı tasarımının davacıdan ayrışmak ve farklılaşmak yerine ona benzemeye çalıştığı görüldüğü, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davacıya ait tasarım ile davalıya ait ürün ortalama dikkati haiz tüketici nezdinde iltibas oluşturabileceği, nihayetinde davalının "...+şekil" şeklindeki markasal kullanımlarının davacı adına 2021/... numarasıyla tescilli "şekil" markasına tecavüz teşkil ettiğinin değerlendirilebileceği, davalı yanın gerçekleştirildiği iddia olunan kullanımlarının davacı yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil edeceği görüşleri çerçevesinde davalı yanın markasal kullanımlarının nihai tüketiciyi yanıltabileceği, tarafların aynı/benzer iş kollarında ticari faaliyet gerçekleştirdikleri göz önünde bulundurulduğunda ilgili kullanımların davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği ancak Yargıtay'ın içtihat değişikliği göz önüne alınarak davalı yanın davacı yanın marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin, TTK 54 ve 55.maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olacağının sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 08/10/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle; Gıda Sektör Uzmanı Bakımından: Dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; davalı firmanın resmi web sitesinde "..." ibareli ... ambalajlı ürünlere yer verildiği, ancak davaya konu mavi - gümüş ambalajlı ürünün bulunmadığı tespit edildiği, davalıya ait sosyal medya hesaplarından özellikle 2 Ekim 2024 tarihli paylaşımında mavi - gümüş ambalajlı ... enerji içeceğinin tanıtıldığı görüldüğü, bunun dışında çeşitli e-ticaret ve toptan satış sitelerinde davalıya ait ürünlerin satışa sunulduğu belirlendiği, ancak bu platformların büyük çoğunluğunda ürünün "stokta bulunmadığı" kaydına rastlanmadığı, dolayısıyla ürünün aktif satışının sürdürüldüğüne dair kesin net bir tespit yapılamadığı, bu veriler ışığında davalı tarafın "..." ibareli özellikle mavi - gümüş ambalajlı enerji içeceğini fiilen kullandığı yönünde emareler mevcut olmakla birlikte, bu ürünün uzun süredir piyasada bulunduğu yönündeki savunmasının somut delillerle ispatlanamadığı kanaatine varıldığı, başka bir ifadeyle ürünün belirli tarihlerde tanıtıldığı ve sınırlı ölçüde satışa sunulduğu tespit edildiği, ancak kullanımın süreklilik arz ettiği yahut uzun yıllara dayandığına dair bulguya ulaşılamadığı, davacı firma ... yönünden yapılan incelemede; markanın yalnızca enerji içeceği sektöründe faaliyet gösterdiği, ulusal ve uluslararası ölçekte sponsorluk, reklam ve tanıtım faaliyetleriyle güçlü bir pazar konumuna sahip olduğu belirlendiği, ... ve diğer ... sponsorları, ekstrem sporlar, müzik ve kültürel etkinliklerde geniş kapsamlı sponsorluklar gerçekleştirdiği, "... ..." sloganıyla ulusal medyada yoğun şekilde reklamlarının yapıldığı tespit edildiği, davacı firmanın tanıtımlarında davaya konu ambalaj görsellerine de yer verdiği görüldüğü, markanın sektör içinde tanınmışlık düzeyine sahip olduğu, Tasarım Yönünden Yapılan İncelemede: Dava konusu ...: Grafiksel olarak üstte marka ve yazılar gümüş renklerde, zemin koyu mavi renkde, alt kısımda gümüş renkle oluşturulmuş üst çizgisi asimetrik incede kalına tekrarlanan alan içinde koyu mavi yazılar şeklinde konumlandırıldığı görüldüğü, Davalı ...: Grafiksel olarak üstte marka ve yazılar gümüş renklerde, zemin koyu mavi renkte, alt kısımda gümüş renkle oluşturulmuş üst çizgisi asimetrik incede kalına tekrarlanan alan içinde koyu mavi yazılar şeklinde konumlandırıldığı görüldüğü, Şekil olarak grafik tasarımları farklı algılanmakla birlikte, somut davada konu tanınmış marka imajının bilinirliği ve marka şekillerinin ortak - benzer ve farklı yönlerinin incelenmesi iddialarının 6769 sayılı SMK kapsamında marka uzmanı tarafından değerlendirilmesi öncelikli olmakla birlikte, taraflara ait ürünler üzerinde yapılan incelemede, içecek kutuları üzerinde kullanılan grafik tasarımlarda yer alan renk ve asimetrik kullanımların, davalı ürünün ortalama tüketici nezdinde davacı ürünü ile aynı markaya ait ürünün devamı izlenimi ile benzer algılanmasına sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu kanaatine varıldığı, Marka Hukuku Yönünden Yapılan İncelemede: Raporda detaylı olarak izah ettikleri üzere, davacının T/..., 2006/..., 2021/..., 2021/..., 2022/..., 2012/142410, 2019/... ve 2016/... tescil numaralı markaları yönünden benzer markalar olması, kapsadıkları emtiaların aynı olması ve söz konusu benzerliklerin ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açabileceği nedenleriyle SMK'nın 7/2-b maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil edebileceği değerlendirildiği, davalı kullanımları kanaatlerince her ne kadar TTK'nın 55.maddesi 1/a-4 bendine göre haksız rekabet teşkil edebileceği değerlendirilmiş ise de, içtihat değişikliğine ilişkin YARGITAY 11.H.D.'NİN 14/03/2022 TARİH, 2019/5189 ESAS, 2022/1852 sayılı kararı kapsamında özel kanun konumundaki SMK'ya göre marka hakkına tecavüzün olduğu değerlendirilmiş olduğundan, söz konusu kullanımların ayrıca haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği yönünde takdirin mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava: Davalının eyleminin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması, ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve hükmün kesinleşmesinden sonra mütecaviz ürünlerin imhası istemine ilişkindir. Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir. Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları): "(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması." Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. 6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması. f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi. (2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir. (3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer. (4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." 6769 sayılı SMK'nın 5. maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez: a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler. b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler. c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler. d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. (2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez. 6769 sayılı SMK'nın 6. maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. 6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. (1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. (2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. (3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. (4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz. (5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez. (6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez. (7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar. Marka: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır. Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur. 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak; d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; e) İş şartlarına uymamak; f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak." Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır. 6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır. SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu raporları ve bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında düzenlenen ve Mahkememizce de itibar edilen bilirkişi kurulu raporlarında da belirtildiği üzere; huzurdaki davada uyuşmazlığın dayanağı, davalı kullanımlarının özellikle davacının renk ve ambalaj deseni şeklindeki markalarına yönelik benzer olup olmadığı ve ortalama tüketici nezdinde iltibas oluşturup oluşturmadığı noktasında olduğu, her iki yanın da 32.sınıf kapsamında “enerji içecekleri” emtialarına yönelik faaliyette bulunduğu, incelemeye konu ürün ve markaların da enerji içeceği olduğu hususları nedeniyle sınıfsal ayniyetin bulunduğunun görüldüğü, davacı markalarının sadece renk markası olmadığı, davacının yaptığı yatırım ve tanınmışlık seviyesi itibarı ile tüketici nezdinde belirli düzeyde ayırdedicilik kazandığı, bu renklerin bir form oluşturacak şekilde dikey konumlandırılan dikdörtgen şekli içerisinde yerleştirildiği, çapraz olarak birbirine bakan yamuk geometri şekillerinin aynı renkte dört adet dik yamuktan oluştukları, davalı ürünlerindeki kullanımlar ortalama tüketici tarafından cepheden bakıldığında davacının markasındaki gibi dört adet dik yamuktan oluşan şekil unsuruna benzer olacak şekilde gri alanın konumlandırıldığı, lacivert ve gri bölge arasında “...” ibaresiyle bu iki alanın birbirinden yatay olarak ayrıldığı ve davacı markasındaki görselle benzerlik meydana geldiği, her ne kadar taraf markaları arasında kelime unsurları açısından markasal benzerlik bulunmasa da, davalının markası olan “...” ibaresinin Türkçe anlamı “kanat” olan ingilizce kelime olduğu, davacının da “...” ibaresi içeren slogan markalarının bulunduğu, yine davacının “...” şeklindeki slogan markasının reklamlara konu olması, “...” ibaresi içeren ve görsel olarak hem renk hem geometrik şeklin benzerliği hususları birlikte değerlendirildiğinde, taraf markalarını farklı zamanlarda farklı yerlerde gören ortalama tüketici algısında markaların benzer olarak algılanacağı, karıştırılma ihtimali incelemesinde, “enerji içecekleri” emtiasının ortalama tüketici kitlesinin genel halk kitlesinden oluştuğu ve dikkat seviyesinin yüksek olmayacağı, söz konusu emtiaların pahalı ürünlerden olmadığı, kolay ulaşılabilir ürünlerden olduğu, aynı dağıtım kanallarında ve aynı raflarda tüketiciye sunuldukları, satın almaya ayrılacak zamanın fazla olmadığı, bu zaman aralığında aynı renk ve benzer şekillere sahip taraf marka ve kullanımları arasında ortalama tüketicinin taraf markalarını karıştırabileceği, en azından davalının ürünlerini davacı ürünlerinin farklı bir çeşidi zannedebileceği nedenleriyle taraf marka ve kullanımları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu hali ile davalının davaya konu kullanımlarının davacının T/..., 2006 ..., 2021 ..., 2021 ..., 2022 ..., 2012 ..., 2019 ... ve 2016 ... tescil numaralı markaları yönünden benzer markalar olması, kapsadıkları emtiaların aynı olması ve söz konusu benzerliklerin ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açabileceği nedenleriyle SMK'nın 7/2-b maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil edebileceği kanaatine varılarak davalı tarafından, davacının markalarına ve ambalaj kompozisyonuna iltibas suretiyle yaratılan marka tecavüzünün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına dair karar verilmiştir. Haksız rekabet bakımından yapılan inceleme sonucunda; Yargıtay 11.HD’nin 2024/979 esas -2024/9243 karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre: 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından, kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak haksız rekabete ilişkin davanın reddine dair karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davalı tarafından, davacının markalarına ve ambalaj kompozisyonuna iltibas suretiyle yaratılan marka tecavüzünün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, Bu doğrultuda; -Davacının tescilli markalarına ve ambalaj kompozisyonuna karıştırılacak derecede benzer olan işbu davaya konu, mavi ve gümüş ambalaj kombinasyonuna sahip “...” ibareli enerji içeceği ürünlerine ilişkin olarak; davalının tüm kullanımlarının engellenmesine, ürünlerin ve ürün ambalajlarının davalı tarafça üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracının, yurt içinde ve yurtdışında satışa sunulmasının önlenmesine, ürün ambalajlarının, her türlü ürün, basılı yayın, ambalaj, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak üzerinde, Türkiye'de ya da yurtdışında kullanılmasının önlenmesine, alan adları, sosyal medya hesapları, çevrimiçi satış siteleri de dâhil olmak üzere internet üzerinde kullanılmasının önlenmesine, ürün ambalajlarını ihtiva eden ürünlerin, ambalajların, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin bulundukları yerlerden toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, ticari evrak, sipariş formu ve faturaların 3.kişilerinin haklarının korunması bakımından muhafaza işlemi dışında tutulmasına, -Yargılama sonucunda el konulan her türlü ürün ve malzemelerin hükmün kesinleşmesine müteakip masrafı davalıdan alınmak suretiyle imha edilmesine, -Kararın infazında 08/10/2025 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına, raporun kararın eki sayılmasına, 2-Haksız rekabete ilişkin davanın reddine, 3-Alınması gereken 732,00 TL ilam harcının, peşin haçtan mahsubu ile eksik 462,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Kabul edilen marka hakkına tecavüz tespiti yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Reddedilen haksız rekabet istemi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafın yaptığı; 269,80 TL başvuru harcı, 269,80 peşin harç, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 992,50 TL posta/tebligat ücreti olmak üzere toplam 9.532,10 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 4.766,05 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Taraf vekillerinin fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır