Diğer ·

2023/198 E. 2026/152 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2023/198
Karar No
2026/152
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/198 KARAR NO : 2026/152

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/11/2023 KARAR TARİHİ : 09/07/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketlerin ortaklarının aynı kişilerden oluştukları ve şirket yetkilisi aynı kişiler olan iş ve faaliyet alanı noktasında birlik içerisinde hareket eden iki ayrı tüzel kişi olduğunu, dava konusu markanın kullanımı da halihazırda ve tescil öncesinden beri davacı şirketler tarafından ortak şekilde aynı amaç ile kullanılmakta olduğunu, söz konusu marka yönünden önceye dayalı kullanım hakkının da ortak bir biçimde bu iki şirkete ait olduğunu, müvekkili şirketin uzun yıllardan bu yana yiyecek, içecek ve birçok farklı sektörde başarıyla faaliyet göstermekte olan tanınmış bir şirket olduğunu, 2017 yılından itibaren müvekkili şirket tarafından aktif olarak kullanılan "..." adlı markanın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirilmek istendiği ancak müvekkili tarafından yapılan araştırmalar sonucu müvekkilinin uzun yıllardır restoran adında ve ticaret ünvanında aktif şekilde kullandığı ve Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescil ettirmek istendiği "..." adlı markasının, davalı tarafnıdan müvekkillerinden herhangi bir izin alınmadan ve müvekkillerinin haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin işbu marka açısından önceye dayalı kullanımları nedeniyle hak sahibi olması ve davalının bu markaya ilişkin aktif bir kullanımının olmaması, markanın müvekkili şirkete zarar vermek amacıyla kötü niyetli olarak tescil ettirilmiş olması nedeniyle davalı adına tescilli 2020/... başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğünü talep etmek zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkilinin bu markayı 22/06/2017 tarihinden beri aktif olarak kullanmakta olduğunu, müvekkili ... Gıda ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin 22/06/2017 tarihinde kurulduğu ve halen "... Mah. ... Cad. No:22 G .../İSTANBUL" adresinde aktif olarak faaliyetine devam etmekte olduğunu, bu şirketin ortaklarının %80 hisse ile ... ve %20 hisse ile... olduğunu, müvekkili ... ... San. ve tic. Ltd. Şti. ise 02/01/2020 tarihinde kurulduğu ve halen "... Mahallesi ... Cad. ... ... Apt. No:22/101 .../İSTANBUL" adresinde aktif olarak faaliyetine devam etmekte olduğunu, bu şirketin ortakları %50 hisse ile ... ve %50 hisse ile ... olduğunu, ortakları aynı olan bu iki şirketin grup şirket olarak faaliyet göstermekte olduğunu ve marka kullanımı açısından ortak hak sahibi olduklarını, müvekkili şirketin "..." markasını ünvanında kullanmaya başladığı ve yine 2017 yılında açmış olduğu restorana ismi olarak markayı kullanarak bu markaya dayalı bir şekilde ticaret yapmaya başlamış olduğunu, müvekkili şirketin "..." şeklindeki markayı ticaret ünvanlarında kullanmaya başladığı tarihlerin ekte yer alan şirketlerin kuruluşuna ilişkin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanında görülmekte olduğunu, müvekkili şirketin ticaret ünvanlarında kullandığı "..." ibaresini restoran adı olarak da kullanmış olduğu, bunun için bir tasarımcı ile anlaşmış ve söz konusu markaya özel tasarım yaptırmış olduğunu, "..." markasının müvekkili şirket tarafından restoran tabelalarında, faturalarda, web sitesinde, sosyal medya hesaplarında ve tüm tanıtım/reklam materyallerinde kullanılmış olduğunu, halen de aktif olarak devam edildiğini, müvekkili şirketin kullanımlarının; https://.../.../ ... adresinde, https://.../.../?...=tr_TR şeklindeki ... adresinde yapılacak araştırma ile de görülebileceğini, müvekkili ... Gıda ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. 16/03/2022 tarihinde davalıya bu konuda kendi hak sahipliğine ilişkin olarak ....Noterliğinden ... yevmiye numaralı ihtarnameyi göndermiş olduğunu, davalı ....Noterliğinin ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile söz konusu haksızlık teşkil eden tescilini sürdüreceğini ifade ettiğini beyanla, davalı adına kayıtlı markanın üçüncü kişilere devrini engellemek adına ihtiyati tedbir kararı verilerek Türk Patent ve Marka Kurumuna bu hususta müzekkere yazılmasına, davanın kabulü ile davalının 2020/... başvuru numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava dilekçesini kabul anlamına gelmemek kaydıyla huzurdaki dava yönünden zamanaşımı ve hak düşürücü itirazlarında bulunulduğunu, davacının söz konusu markaya uzun süre sessiz kalması ve akabinde davalı müvekkiline işbu davayı yöneltmesi nedeniyle kötü niyetli olduğunu ve bu davayı açmakta haksız olduğunu, davacının SMK m.25/6'da belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süre boyunca sessiz kalması buna karşın tescilinin bile bulunmadığı ve fiili olarak kullanmadığı bir sınıftan konusu davayı müvekkiline yöneltmesinin açıkça kötüniyet gösterdiğini, davacının uzun süre sessiz kalıp müvekkiline aynı konu üzerinden itirazda bulunmasının kabul edilemeyeceğini, ayrıca davacının bu davranışının dürüstlük kuralına aykırı ve basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün ihlali teşkil ettiğini, marka hükümsüzlüğüne ilişkin SMK m.25 maddesinin 7.fıkrasında aynı kanunun 19/2.maddesi hükmünün def'i olarak ileri sürülebileceğinin düzenlendiğini, bu düzenleme uyarınca, hükümsüzlüğü istenen markanın sahibi hükümsüzlük talebine gerekçe yapılana önceki tarihli markanın, dava tarihinden önceki beş yıl içerisinde itiraza konu mal ve hizmetler bakımından Türkiyede ciddi biçimde kullanılmakta olduğuna veya kullanmamaya ilişkin haksı sebepleri bulunduğuna dair delil sunmasını isteyebileceğini beyan ettiğini, neticeten; davacı yanca açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini müvekkili adına talep ettiği, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar tarafına tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 20/03/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle davacı tarafından delil listesinde faturalara yer verilmiş ise de dava dosyası içeriğinde sunulmuş fatura bulunmamakta olup mali bilirkişi tarafından ticari defterlerin incelendiği, mali inceleme neticesinde davacı taraf faturalarında marka kullanımına dair değerlendirme bulunmamakla birlikte davalı taraf faturalarında veya fişlerinde marka kullanımının yer almadığı bilgisine yer verilmiş olduğunu görüldüğünü, davalı tarafça davacının marka tesciline ilişkin olarak 5 yıl süre ile sessiz kalmış olması sebebiyle itirazda bulunulmuş olduğu görüldüğü davalıya ait markanın 10/06/2021tarihinde tescil edilmiş olduğu, işbu davanın ise 5 yıllık süre dolmadan 17/11/2023 tarihinde açılmış olduğu, dosya içerisinde bulunan deliller, davacı ticaret sicil kayıtları, sosyal medya hesaplarının incelenmesi ve davalı marka şekli ile davacı kullanımları ve Ticaret ünvanlarının karşılaştırması neticesinde "..." ibaresinin davacılar ticaret ünvanlarında asli unsur olarak yer aldığı, davacı şirketlerinin yeme - içme sektöründe hizmet vermekte olduğu, davacılar ticaret ünvanlarının tescil tarihlerinin davalı marka başvuru tarihinden önce olduğu, sosyal medya hesapları üzerinden yapılan incelemeye göre davacılar tarafından "..." ibaresinin 43.sınıfta markasal olarak kullanılmakta olduğu ve bu kullanımların davalı marka tescil başvuru tarihinden önce olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 22/09/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle taraflarca kök rapor sonrası marka kullanımına ilişkin olarak ek belge sunulmamış olduğu görülmekle kök rapor sonuç bölümünde yer verdikleri dosya içerisinde bulunan deliller, davacı ticaret sicil kayıtları, sosyal medya hesaplarının incelenmesi ve davalı marka şekli ile davacı kullanımları ile ticaret ünvanlarının karşılaştırması neticesinde "..." ibaresinin davacılar ticaret ünvanlarında asli unsur olarak yer aldığı, davacı şirketlerinin yeme - içme sektöründe hizmet vermekte olduğu, davacılar ticaret ünvanlarının tescil tarihlerinin davalı marka başvuru tarihinden önce olduğu, sosyal medya hesapları üzerinden yapılan incelemeye göre davacılar tarafından "..." ibaresinin 43.sınıfta markasal olarak kullanılmakta olduğu ve bu kullanımların davalı marka tescil başvuru tarihinden önce olduğu sonuç ve kanaatlerini tekrar ettiklerini, davalı taraf itiraz dilekçesine yer verilen "davalının, markayı tescil ettirdikten sonra kullanım için gerekli hazırlıkları yapmış ve markayı ticari faaliyetlerinde kullanma niyetini sürdürmüş olduğu, bilirkişi bu hazırlıkların varlığını araştırmamış ve davalının kullanım niyetini değerlendirmemiş olduğu'na" dair itirazı, görevleri kapsamı dışında olduğunu, bilirkişi heyeti olarak taraflarınca verilen görevin ancak dava dosyasına sunulmuş olan delillere bağlı olarak yapılabileceğinin mahkemenin takdirinde olduğunu, davalı tarafça itiraz dilekçesine yer verilmiş olan davacı marka kullanımının gerçek, ciddi ve sürekli bir kullanım olup olmadığına dair yeterli bir değerlendirmede bulunulmadığı yönünden itirazda bulunulmuş ise de taraflarınca dava dosyasına sunulu bilgi ve belgeler kapsamında inceleme ve değerlendirme yapıldığını, bu kapsamda kök raporda ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Kayıtlarına ulaşılamadığı beyan edilmiş olup mahkemece taraflara ticari defter kayıtlarının mahkemeye sunulması yönünden süre verilmesi ile mali yönden yeniden inceleme yapılabileceğini, davacı tarafça "..." ibaresinin 43.sınıfta marka olarak kullanılması sebebi ile önceye dayalı hak sahipliği iddiasına ilişkin olarak ticaret sicil kayıtları, instagram, ve ... hesap görüntüleri, fatura örnekleri, davalıya gönderilen ihtarname ve verilen cevap, ticari defter kayıtları, vergi kayıtları, tabela görüntüler, TTSG kayıtlar, yönetim ve genel kurul karar defterleri, kataloglar, fiyat listeleri, menüler, ürün ambalajları, reklam ve tanıtım materyallerine dayanılmış olduğu görülmekle davacı tarafça sunulmuş olan tüm bilgi ve belgeler incelenmiş olup delil listesinde yer verilmiş dava dosyasına sunulmamış olan belgelerin sunulması ile bu yönüyle yeniden inceleme yapılabileceğini beyanla bu aşamada kök rapor sonuç bölümünü aynen tekrar ettiklerini, hükümsüzlük koşulları yönünden mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava: TPMK nezdinde davalı adına tescilli 2020/... numaralı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir. Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar. 6769 sayılı SMK'nın 5.maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez: a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler. b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler. c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler. d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. (2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez. (3) Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. 6769 sayılı SMK'nın 6.maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. 6769 sayılı SMK'nın 25.maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. (1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. (2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. (3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. (4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz. (5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez. (6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez. (7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar. Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır. Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur. SMK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu kök/ek raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde: TPMK nezdinde 2020/... tescil numaralı "... ..." markasının davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kök/ek raporlarında da belirtildiği üzere; davacı tarafından delil listesinde faturalara yer verilmiş ise de dava dosyası içeriğinde sunulmuş fatura bulunmamakta olup mali bilirkişi tarafından ticari defterlerin incelendiği, mali inceleme neticesinde davacı taraf faturalarında marka kullanımına dair değerlendirme bulunmamakla birlikte davalı taraf faturalarında veya fişlerinde marka kullanımının yer almadığı bilgisine yer verilmiş olduğunun görüldüğü, davalı tarafça davacının marka tesciline ilişkin olarak 5 yıl süre ile sessiz kalmış olması sebebiyle itirazda bulunulmuş olduğunun görüldüğü, davalıya ait markanın 10/06/2021tarihinde tescil edilmiş olduğu, işbu davanın ise 5 yıllık süre dolmadan 17/11/2023 tarihinde açılmış olduğu, dosya içerisinde bulunan deliller, davacı ticaret sicil kayıtları, sosyal medya hesaplarının incelenmesi ve davalı marka şekli ile davacı kullanımları ve ticaret ünvanlarının karşılaştırması neticesinde "..." ibaresinin davacılar ticaret ünvanlarında asli unsur olarak yer aldığı, davacı şirketlerinin yeme - içme sektöründe hizmet vermekte olduğu, davacılar ticaret ünvanlarının tescil tarihlerinin davalı marka başvuru tarihinden önce olduğu, sosyal medya hesapları üzerinden yapılan incelemeye göre davacılar tarafından "..." ibaresinin 43.sınıfta markasal olarak kullanılmakta olduğu ve bu kullanımların davalı marka tescil başvuru tarihinden önce olduğu, bu hali ile davalı adına tescilli 2020/... numaralı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1- Davanın KABULÜ ile; -TPMK nezdinde davalı adına tescilli 2020/... numaralı markanın; HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Kararın kesinleşmesine mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine, 2-Alınması gereken 732,00 TL ilam harcının, peşin haçtan mahsubu ile eksik 462,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafın yaptığı; 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 peşin harç, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 436,75 TL posta/tebligat ücreti olmak üzere toplam 6.976,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafın fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: Diğer, E. 2023/198, K. 2026/152, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2023-198-e-2026-152-k-0a90e45989bb