Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1475 E. 2026/574 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1475
Karar No
2026/574
Karar Tarihi

T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1475 KARAR NO : 2026/574

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN : MAHKEMESİ :DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU :Sigorta Tazminatı BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ :24/04/2026

Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirkete ait ve davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı ... Model .../.../Kamyon ... ... (...) marka aracın ... tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde iken ... ili ... ilçesi Merkez ... mahallesi mevkiinde sürücünün dikkatsizliği nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında bulunan şarampole yan yatması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası araçta meydana gelen hasar tespitinin davalı sigorta şirketi ile anlaşması olan .... tarafından yapıldığını, hasar onarım bedelinin ... TL olduğunu, hasar onarım bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun ... tarihinde herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin hasarın teminat dışı olduğundan bahisle reddedildiğini, kazaya ilişkin davalı sigorta şirketine süresinde bildirim yapıldığını, kaza nedeniyle gerçekleşen hasarın poliçede ve Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarında teminat dışı olduğuna dair herhangi bir hüküm bulunmadığını, kasko poliçesi ve Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları gereğince müvekkilinin aracında oluşan hasar bedelinin davalı tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ... TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının talebinin kasko sigortası özel ve genel şartları uyarınca teminat dışı olduğunu, hasarın müvekkili sigorta şirketine ihbarı üzerine açılan hasar dosyası kapsamında alınan eksper raporunda özetle sigortalı aracın yük taşıması esnasında devrilmesi sonucu hasarın meydana geldiğini, araçlara 4 kepçe yük yüklendiğini, her kepçenin de ortalama 4 ton yüklediği dikkate alındığında araca en az 16 ton yük yüklenmiş olduğunu, aracın kendi ağırlığı ve ruhsat üzerinde yazılı bilgiler değerlendirildiğinde kazanın tek taraflı olması ve kamyonun yolda giderken yan yatması da dikkate alındığında kazanın münhasıran istihap haddinden fazla yük taşıması sebebiyle meydana geldiğine yönelik tespit yapıldığını,Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının "A.5 Teminat Dışı Kalan Zararlar" başlıklı bölümündeki 5.8. maddesinde aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararların açıkça teminat kapsamı dışında olduğunun düzenlendiğini, davacının talebinin teminat dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından talep edilen miktarın fahiş olduğunu, hesaplama yapılırken poliçede mevcut bulunan muafiyetler, klozlar ve özel şartların dikkate alınması gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini ve davacının faiz talep edemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; eldeki davada, davalı sigorta şirketince özel kuruluş ola .... tarafından düzenlenen hasar araştırma raporuna dayalı olarak kaskolu aracın istiap haddini aşması nedeniyle meydana gelen kaza sonucu oluşan hasarın teminat kapsamında olmadığının ileri sürüldüğü, davalının iddiasının ispat için dosyaya sunduğu hasar dosyası içerisinde yer alan hasar araştırma raporu incelendiğinde raporda yer alan tespitlerin tek başına kazanın kaskolu aracın istiap haddini aşması nedeniyle meydana geldiğinin ispatı için yeterli olduğunun kabul edilmediği, davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde savunmasının ispatı için hasar araştırma raporuna dayanmış ise de dayanılan delilin usul hukukunda yer bulan delil tespit yoluyla elde edilmeye çalışılmadığı gibi, tensip zaptının 7/1-ç bendi gereğince gerekli ihtar yapıldığı halde yargılama aşamasında da hasar araştırma raporunda beyanları geçen kişilerin tanık olarak dinlenmesine ve raporun içeriğinin ispatına yönelik faaliyette bulunulmadığı, bu haliyle, kazanın münhasıran kaskolu aracın istiap haddinde fazla yük yüklenmesi nedeniyle meydana geldiği ve hasarın kasko poliçesi teminat kapsamında olmadığına yönelik savunmaların davalı tarafından ispatlanamadığı, öte yandan kazanın meydana geliş şekli ve hasarın niteliği gözetildiğinde meydana gelen hasarın teminat dışı olduğuna ilişkin kasko poliçesi özel şartları ileKara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5. maddesinde sayılan hallere rastlanmadığından davalı tarafın kaskolu araçta meydana gelen hasar bedelini tazminle yükümlü olduğu, kaskolu araçta meydana gelen hasar bedelinin tespitine ilişkin olarak kaza sonrası görevlendirilen eksper raporunda kaskolu araçta meydana gelen hasara ilişkin parça bedellerinden iskonto ve kıymet kazanma tenzili, işçilik bedelinden ise iskonto uygulanmak suretiyle ... TL olarak tespit edildiği, yargılama aşamasında makine mühendisinden alınan bilirkişi raporunda da, eksper tarafından belirlenen hasar miktarının hasarın meydana geliş şekli ve kaza tarihindeki piyasa şartlarına uygun olduğunun mütalaa edildiği, alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli ve davacının davalı sigorta şirketinden ... TL talep edebileceğinin kabul edildiği ve kabul edilen alacağa davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek davanın kabulü ile ... TL'nin davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; davacının talebinin sigorta özel ve genel şartları uyarınca poliçe teminatları kapsamı dışında olmasına karşın İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik inceleme ile hatalı rapora riayet edilerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigortalı aracın yük taşıması esnasında devrilmesi sonucu hasarın meydana geldiğini, anılan nedenlerle, yapılan bu taşımanın gerek poliçe özel şartları, gerek 6102 sayılı KTK'nun ilgili hükümleri, gerekse poliçenin eki ve delil sözleşmesi niteliğindeki Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca poliçe teminat kapsamına aykırı olduğundan davacı yanın hasar tazmin talebinin haklı olarak reddedildiğini, taraflarınca sigorta hukuku, KTK taşıma yönetmeliği ve taşıma konularında uzman bilirkişi heyeti incelemesi (istiap haddinin aşılıp aşılmadığının araştırılması) talep edilmesine rağmen bu hususta bir inceleme yapılmayarak dosyadan alınan biirkişi raporlarına da bu yönden itirazda bulunmalarına rağmen itirazlarının karşılanmadığını ve eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, yine alınan bilirkişi raporlarında tespit edilen tazminat miktarının da fahiş ve taraflarınca kabul edilemez nitelikte olduğu belirtilmesine karşın bu bakımdan da yapmış oldukları itirazlarının da karşılanmadığını, itirazları karşınlanmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesisine gidildiğinden verilen kararın usul ve yasaya, sigorta özel ve genel şartlarına da aykırılık teşkil ettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacının mâliki olduğu aracında meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup olmadığı, poliçe teminatı kapsamında ise hasar miktarının ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır. Dosya kapsamının incelenmesinden; davacıya ait ... plaka sayılı kamyonun ...-... tarihleri arasında davalı sigorta şirketine ... numaralı "genişletilmiş kasko sigorta poliçesi" ile sigortalı olduğu, ... 9. J. Trf. Tim Komutanlığı tarafından düzenlenen ... tarihli ... kaza sıra numaralı kaza tespit tutanağına göre; ... plaka sayılı aracın ... tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde iken ... ili ... ilçesi Merkez ... mahallesi mevkine geldiği esnada sürücünün dikkatsizliği nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağ tarafından bulunan şarambole yan yatması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonrası aracın sağ yan tarafının muhtelif yerlerinde maddi hasar meydana geldiği, kazanın oluşumundasürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nun 52/1-b (aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak, önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli mesafeden izlememek) maddesindeki kuralları ihlal ettiğinin tespitine yer verildiği, kaza sonrası sürücü ... hakkında ... tarih ve ... numune kabul saatli düzenlenen alkol raporuna göre sürücünün alkollü olmadığı, hasar dosyası içerisinde yer alan sürücü ve SRC belgelerinden, sürücü ...'ın kaskolu aracın kullanımına ilişkin yeterli ehliyete sahip olduğu, kazanın davalı sigorta şirketine ihbar edildiği, dosyaya sunulan kazaya ilişkin fotoğraflardan, kaskolu aracın kaza esnasında hafriyat yüklü olduğunun anlaşıldığı, kaza sonrası düzenlenen ... tarihli ekspertiz raporunda, kaskolu araçta meydana gelen hasara ilişkin parça bedelinin ... TL olarak tespit edildiği ve bu bedelden iskonto ve kıymet kazanma tenzili mahsup edilerek ... TL olduğu, işçilik bedelinin ... TL olduğu ve bu bedelden ... TL iskonto uygulanmak suretiyle ... TL olarak tespit edildiği, belirlenen parça ve işçilik bedellerine KDV de uygulanarak nihai aşamada ... TL hasar bedeli oluştuğunun tespit edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından hasar ile ilgili olarak ...'nden hasar dosyası araştırma raporu alındığı, ... tarihli bu rapora göre yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde, aracın istiap haddinin aşıldığının tespit edilmesi üzerine, sigortalı firma yetkilisinin bilgi ve belge vermek istemediğinin tespit edilmiş olduğu, bu yüzden hasar ile kanaatin olumsuz olduğu yönünde rapor düzenlendiği, davalı sigorta şirketi tarafından ... tarihli hasar red yazısı ile hasarın sigorta genel ve özel şartları gereği teminat dışı olması sebebiyle ödenmediği, davacı tarafından hasarın tazmini için eldeki davanın açıldığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edildiği anlaşılmaktadır. Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri; gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyi niyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.1. maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesinde, sigortacının geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Kasko sigortaları bakımından sigorta teminatı kapsamı dışında kalan haller,Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılarak belirlenmiş bulunmaktadır. Söz konusu hükmün A.5.8. maddesinde "Aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararlar" teminat dışı haller içinde sayılmış olmakla birlikte; istiap haddinin aşılmasının rizikonun teminat dışı kalmasına yol açması için kazada münhasıran etkili olması, kazanın oluşumunda başka etken bulunmaması ve istiap haddi aşılmamış olsaydı kazanın meydana gelmeyecek olması gerekmektedir (Yargıtay 17. HD'nin 03/12/2020 tarih ve 2019/4070 E., 2020/8096 K. sayılı kararı). Taşıtın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen zararlar teminat dışı bırakılmışsa da bu hususu ispat yükü davalı sigorta şirketine aittir (Yargıtay 17. HD'nin 06/05/2013 tarih ve 2013/2428 E., 2013/6419 K. sayılı kararı). Kasko sigortası, sigorta ettirenin ödeyeceği sigorta primi karşılığında aracın maruz kalacağı kasko rizikolarının sigortacı tarafından teminat altına alınmasını öngören bir sigorta sözleşmesidir. Bu tür sigortada sigortacı, aracın kasko rizikolarına karşı sigorta himayesi sağlamakla, sigorta edilen rizikonun gerçekleşmesi sonucu sigorta ettirenin malvarlığının aktifinde ortaya çıkacak olan zararları üzerine almaktadır. Kasko sigortası bir zarar sigortası olup zarar sigortalarında amaç sadece sigorta edilen rizikonun gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan zararın sigortacı tarafından tazminidir. Kasko sigortasında sigorta teminatını doğuran riziko gerçekleştiğinde sigortacı kasko sigorta sözleşmesinin karşı tarafı olan sigorta ettirene sigorta ettirdiği menfaatin riziko gerçekleştiği andaki gerçek ve somut zarar miktarı kadar sigorta tazminatı ödemekle yükümlüdür. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/17411 E., 2018/3869 K. sayılı kararında da; "Bilirkişinin ilk olarak toplam onarım bedelini tespit etmesi gerektiği, bu tespit çerçevesinde, tamiratının ekonomik olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, tamiratının ekonomik olması durumunda gerçek zarar bedelinin onarım bedeli olduğu, onarımın ekonomik olmaması durumunda ise bilirkişi tarafından, aracın kaza tarihindeki hasarsız halinin kıymet bedelini tespit etmesi gerektiği, tespit edilen bu bedelden sovtaj bedelinin mahsup edilmesi ile ortaya çıkan bedelin gerçek zarar bedeli olacağı" vurgulanmaktadır. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.1 maddesine göre, sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına almış olup, sigorta tazminatının hesabında sigortalı menfaatlerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki rayiç değerleri esas tutulur. Rayiç değer için esas alınacak referansa veya rayiç değeri belirleme yöntemine poliçede yer verilir. Bu yönde bir referans belirlenmemişse veya bu belirleme somut değilse Hazine Müsteşarlığınca tespit edilecek kurallar çerçevesinde belirlenecek referans rayiç değerler esas alınır. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.2.1. hükmüne göre de; hasar tazmininin ne şekilde yapılacağı poliçede açıkça belirtilir. Onarım yapılacak olması halinde poliçede, onarımın şirketçe belirlenecek servislerde veya sigortalı tarafından belirlenecek servislerden hangisinde yapılacağı hususu açıkça yer alır. Ayrıca hasarın tazmininde orijinal parça veya eşdeğer gibi parça seçeneklerinden hangisinin kullanılacağı belirtilir. Bu yönde bir belirleme olmazsa sigortalının tercih ettiği tazmin yöntemi, servis ve parça esas alınır. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.2.3 maddesine göre ise; kısmi hasar halinde, onarım masrafları ve onarımın layıkı ile yapılabileceği en yakın yere kadar olan gerekli çekilme ve nakil masrafları ödenir. Onarım sonucunda araçta bariz bir kıymet artışı meydana gelirse, bu fark tazminat miktarından indirilebilir. Bu şekilde indirim yapılabilmesi için hangi parçalara ne oranda indirim yapılacağının poliçede yazılı olması gerekir. Ancak, her hâlükârda, meydana gelen kıymet artışı dolayısıyla tazminat miktarından indirilecek kısım ödenen tazminatın rücuen tahsil edilme imkanı oranına göre azaltılır. Öte yandan; 6100 sayılı HMK'nun 266/1. maddesinde bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller düzenlenmiştir. Buna göre; “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.” Yine, 24/11/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 3. maddesinin iki ve üçüncü fıkraları, "(2) Bilirkişi, raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. (3) Genel bilgi ve tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz."; 03/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 5. maddesinin iki ve üçüncü fıkraları ise, "(2) Bilirkişi, raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. (3) Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." şeklinde düzenleme içermektedir. Kabul edilen ilkelere göre, sigortalı araçta meydana gelen hasarın kazanın sigortalı aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük taşınması ve münhasıran sigortalı aracın istiap haddinin aşılması sonucu gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için yol, hava durumu, olayın oluş şekli dosyada yer alan tüm deliller ile birlikte değerlendirilmelidir. Yapılacak olan bu tespit konusu uzmanlığı gerektirdiğinden, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayıp teknik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yapılmalıdır. Keza, trafik kazalarında istiap haddinin (taşıma sınırı kapasitesi) aşılıp aşılmadığının tespiti uzmanlığı gerektiren konulardan olup, İlk Derece Mahkemesince yalnızca hasar tutarına ilişkin alınan rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş olup davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü gerekmektedir. O hâlde, İlk Derece Mahkemesince, davaya konu sigortalı kamyonun kendi ağırlığını ve yasal tolerans dahil taşıma kapasitesini gösteren trafik tescil bilgileri ile fabrika teknik bilgilerinin, olay tarihinde sigortalı kamyonda taşınan yüke ait kantar fişi, sevk irsaliyeleri ve faturaların dava dosyasına kazandırılması, sonrasında trafik kazalarında istiap haddinin (taşıma sınırı kapasitesi) aşılıp aşılmadığının tespiti uzmanlığı gerektiren konulardan olduğundan, yalnızca hasar tutarına ilişkin alınan rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağından, İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman (3) kişilik bilirkişi kurulundan araçta taşınan stabilize toprak/kum miktarına ait kantar fişi, sevk irsaliyeleri, faturalar ve diğer deliller de dikkate alınarak, araçta taşınan yük nedeniyle istiap haddinin aşılıp aşılmadığı, istiap haddi aşılmış ise, kazanın münhasıran istiap haddinin aşılmış olması nedeniyle meydana gelip gelmediği, kaza ile istiap haddinin aşılması arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları gereği istiap haddi aşımının olayda münhasıran etkili olup olmadığı, kazanın münhasıran istihap haddinin aşılmasından mı meydana geldiği, yoksa başka etkenlerin de etkili olup olmadığı, davacı sigortalının aracında meydana gelen kısmi hasar ile ilgili olarak uğradığı gerçek zararın KDV dahil ne olacağı konularında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi isabetsiz görülmüştür (Aynı yönde bkz. Yargıtay 4. HD'nin 24/11/2025 tarih ve 2025/9051 E., 2025/15608 K. sayılı, Yargıtay 17. HD'nin 03/12/2020 tarih ve 2019/ 4070 E., 2020/8096 K. sayılı ilamları). Yukarıda anılan gerekçelerle, 7251 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 353 maddesi gereğince, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-6 hükmü uyarınca davalı tarafın istinafına atfen kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-6 maddesi uyarınca davalı tarafın istinafına atfen KALDIRILMASINA, 2-)Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan 837,41 TL nisbi istinaf karar ve ilam harcının davalı tarafa İADESİNE, 4-)İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yapılan diğer istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince hükümle birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-)İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-) Kararın niteliğine göre, 2004 sayılı İİK’nın 36/5. maddesi uyarınca, Diyarbakır 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve ... D. İş, ... D. İş K. sayılı icranın geri bırakılması kararı uyarınca teminat olarak Diyarbakır İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyasına davalı .... tarafından sunulan .... Diyarbakır Şubesinin ... tarihli ... numaralı ... TL tutarlı teminat mektubunun icra dosyasına depo edene İADESİNE, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a ve 362(1)-g hükümleri gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1475, K. 2026/574, T. 24.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1475-e-2026-574-k-774aa4d57911