İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/210 E. 2026/582 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/210
- Karar No
- 2026/582
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/210 Esas KARAR NO : 2026/582
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/03/2025 KARAR TARİHİ : 30/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ... günü saat 15:30 sıralarında ... ilçesi ... Mahallesi ...inde ... Mahallesi istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile müvekkili sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı Çekici ( Ona bağlı ... plaka sayılı yarı römork takılı) aracının karşılıklı çarpışmaları neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kaza nedeni ile müvekkili aracında hasar meydana gelmiş olduğunu, işbu dava öncesi 17/07/2024 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ise de taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, eksper raporu ile müvekkili aracında 62.562,00 TL hasar tespiti yapılmış olduğunu, ancak gerçek zararın daha fazla olduğunu, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bu vs. nedenler ile,100,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizinden az olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada zamanaşımının dolduğunu, bu bakımdan davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olmadığını, davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, davacı yanın talep etmiş olduğu ekspertiz ücretleri ile hasarın ekspertiz tarafından tespit edildiğinin anlaşıldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin sadece gerçek zarardan sorumlu olduğunu, hasar onarım hususundaki başvuru taleplerinin haksız olduğunu, davayı kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla davacı tarafın taleplerinin genel şartlar kapsamı dahilinde değerlendirilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin ancak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini, tüm bu nedenlerle, huzurdaki haksız ve mesnetsiz başvurunun usulden ve esastan reddine, faiz talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, tazminat davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, davalı sigorta şirketi ve sigortalanan davacıya ait araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacının aracında meydana geldiği iddia olunan hasar ile hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili amacıyla açılan belirsiz alacak iddiasına dayalı hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Mahkememizce celp edilen davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen kasko poliçesi ve sigortalı araca ait hasar dosyası ile sigorta bilgi gözetim merkezinden ... plakalı araca ait kasko sigorta, hasar bilgisi expertiz rapor bilgisi, kaza tespit tutanağının celbi sonrası tüm dosya kapsamı incelenmiş olup, mahkememizce taraflarca sunulan tüm deliller celbedilmiş, Mahkememizin 08/07/2025 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller kapsamında araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının tespiti ve hasara sebep olan kazanın kaza tespit tutanağındaki şekilde olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'na tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 01/09/2025 tarihli raporda özetle; "... plaka sayılı araç Çekici ve ona bağlı ... plaka sayılı yarı römork sürücüsü ... ın % 75 kusur oranı ile ASLİ KUSURLU olduğu, Dava konusu kaza kapsamında aracın maliki ve işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından değerlendirmenin Sn. Mahkemenin nihai taktirlerine maruz olduğu,...plaka sayılı araç sürücüsü ... ın olduğu, %25 kusur oranı ile TALİ KUSURLU olduğu, Her ne kadar Sn. Mahkemenin ara kararı gereği kusur değerlendirmesi yapılmış olsa da dava konusu kusur durumunun tüm hukuki değerlendirmesi ve takdiri ile, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (Asli Kusurlu, Tali Kusurlu, Kusur Oranı, Müterafik Kusur, Hatır Taşıması, Lütuf Ödemesi Müşterek ve Müteselsil Sorumluluk vb.) tespiti Hakim yetkisinde olduğu belirtilmiştir. dosya muhteviyatında davalı tarafından ödeme yapılmış olduğuna dair bilgi, belge ve doküman bulunmadığı, (MENFİ), Söz konusu kaza kapsamında kusur oranı nispetinde davacının talep edebileceği hasar miktarının 62.846,07 TL x % 25=15.711,51 TL olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 25/11/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda dosyamızın önceki bilirkişiye tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 02/01/2026 tarihli ek raporda özetle; " Davalı vekili tarafından ; "bilirkişi raporu denetime elverişli değildir — tespit edilen değer kaybı ararı fahiştir... Trafik Sigortası Genel Şartları'nın yürürlükte olan ilgili maddeye göre basit işçilikle giderilen zararlar, değer kaybı teminatı dışındadır...” iddiasınn gerçek dışı olduğunu, dosya kapsamında sn. mahkeme ara kararı gereği sadece hasar incelemesi yapılmış olduğunu, değer kaybı incelemesi yapılmamış olduğunu, Aynı şekilde ; "Bilirkişi Raporunda dava konusu kaza sebebiyle araçta hangi parçaların hasarlandığı , hangi parçaların değiştiği ya da onarımının yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve tespit bulunmamaktadır " İddiasının GERÇEK DIŞI olduğunu ve Kök Raporda bizzat parça bazında değerlendirme yapılmış olduğunu , Dosya kapsamında kaza ile hasar durumunun uyumlu olduğunu, kazanın araçtaki hasar ve çarpma noktası dikkate alındığında KTT belirtildiği şekilde meydana gelmiş olduğu kanaatinin oluşmuş olduğunu, Kusur incelemesine yönelik nihai taktirin Sn. Mahkemeye ait olduğunu, kusur dağılımına yönelik Sn. Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda Kök Rapor kusur incelemesinin Sn. Mahkeme tarafından değerlendirmeye alınmamasını, Yukarıda belirtilen hususların Sn. Mahkeme tarafından dikkate alınmasını bunun haricindeki Kök Rapor görüş ve kanaatlerimin aynen devam ettiği" yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı sigorta şirketine ... ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı olan davacıya ait ... plakalı araç ile 22.09.2023 tarihinde ...plakalı aracın ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davalı ... Sigorta AŞ. tarafından düzenlenmiş ...sayılı 28.01.2023-28.01.2024 vadeli poliçesinin kaza tarihi olan 22/09/2013 tarihinde araç başına maddi zararlarda teminat limitinin rayiç değer olarak olduğu tespit edildiği,...tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasına karışan... plakalı araçta maddi hasar meydana geldiği, meydana gelen maddi hasarın aracın trafik poliçesi kapsamında onarımı yapılması için anlaşmasız özel servise götürülmüş olduğu, Sigorta Eksperi ... tarafından tanzim edilen araç hasar resimleri üzerinde yapılan ekspertiz de, aracın alt plastik bakalit, sol basamak, sol basamak bağlantı demiri, sol far, sol tampon demiri, ön far koruma ızgarası, ön tampon alt basamak demiri, ön tampon orta basamak demiri, ön tampon sol, ön tampon üst basamak demiri kısımlarından hasar aldığı ve yedek parça değişimi yapıldığı, araçta yedek parça ve işçilik tutarı olarak KDV dahil toplam 62.562,00 TL hasar tespit edilmiş olduğu, mahkememizce Makine Mühendisi Bilirkişisi tarafından alınan raporda da, ekspertiz raporunda belirtilen hasarın, olay mahallinde tanzim edilen kaza tespit tutanağında belirtien kaza sonucu meydana gelebileceği, kaza ile hasarın uyumlu olduğu, yedek parça ve işçilik tutarı olarak KDV dahil toplam 62.846,07 TL hasar tespit edildiği, eksper tarafından hazırlanan raporun, mahkememizce alınan Makine Mühendisi Bilirkişisi tarafından hazırlanan rapor birlikte değerlendirildiğinde hasar miktarının kadri maruf olduğu kanaatine varılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olup, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya aittir. Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.1.maddesinde “Sigorta Bedeli” düzenlenmiş olup, B.3.3.1.1.maddesinde; “Sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına almıştır. Sigorta tazminatının hesabında sigortalı menfaatlerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki rayiç değerleri esas tutulur. " şeklinde düzenlenmiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 1409. maddesine göre "Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur." 6102 Sayılı TTK'nın 1459. maddesine göre ise;" Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder." 6102 sayılı TTK'nın 1486/1. maddesine göre, TTK'nın 1459. madde hükmüne aykırı yapılan sözleşmelerin geçersiz olduğu düzenlenmiştir. Poliçe ve riziko tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1427/2. maddesi hükmüne göre; "Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur." Kaza tarihinde yürürlükte olan Kasko Genel Şartlarının B.3.3.4.1. maddesi "Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur" düzenlemesini getirmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim uygulanması da doğru değildir. (Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih ... E. ... K., 28.03.2016 tarih ... E. ...K., 04.04.2016 tarih ... E... K., 17.03.2014 tarih ...E. ... K. Sayılı ilamları ) Tüm dosya kapsamı ile alınan bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olup, bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler yerinde bulunmuş olmakla; maddi hasarlı trafik kazası sonucu hasar gören davacıya ait aracın 2918 sayılı KTK, kasko poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan maddi zararın (hasar onarım bedeli) tazminine ilişkin alacak davasında, taraflar arasındaki ihtilaf, 22/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacı aracında oluştuğu iddia edilen zarar nedeniyle davacının davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı bulunan... plaka sayılı araç sigortacısı şirketten istenebilir hasar onarım bedeli alacağının olup olmadığı ihtilaf konusudur. Kaza tespit tutanağında ve bilirkişi raporunda kusur durumuna ilişkin tespitler yapılmış ise de, kasko poliçesi ile davacı kendi aracını sigortalattığından, sigorta ettirenin kusur oranının somut olayda uygulama şartlarının bulunmadığı, sigorta ettirenin tamamen kusurlu olduğu hallerde dahi ortaya çıkan maddi hasar kasko poliçesi kapsamındaki teminatlar doğrultusunda sigorta şirketi tarafından karşılanma zorunda olduğu, ancak ... Genel Şartları B.4-f maddesinde sayılan, geçerli bir ehliyetin bulunmaması, yasal sınırın üzerinde alkollü olunması ya da kaza mahallinin terki gibi durumlarda sigorta ettirenin, sigorta şirketinden maddi zararının karşılanması talebinde bulunamayacağı, somut olayda kaza tespit tutanağı ve tüm delillerin incelenmesinde anılan işbu istisnai nedenlere rastlanılmadığı, davalı tarafından da aksi yönde bir delil ibraz edilmediği, Bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin fotoğraflar ve ekspertiz raporunda belirtilen hasarın, olay mahallinde tanzim edilen kaza tespit tutanağında belirtien kaza sonucu meydana gelebileceği, kaza ile hasarın uyumlu olduğu, yedek parça ve işçilik tutarı olarak KDV dahil toplam 62.846,07 TL hasar tespit edildiği, tespit edilen hasarın piyasa şartlarına göre kadri maruf olduğu, Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 iş günü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, ... E. ... K.).ilamı dikkate alındığında, dava dilekçesi ekinde sunulu delillerden de anlaşıldığı üzere davalı sigorta şirketine başvuru tarihi 17.07.2024 olup, Kasko sigorta şirketine yapılan yazılı başvuru tarihinden itibaren 45 iş günü içinde sigortacının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde temerrüt gerçekleşmiş sayılacağından, yasal 45 iş günlük süre sonunda temerrüt tarihinin 20.09.2024 olduğu, davalının bu tarih itibari ile temerrüte düştüğü anlaşılmakla, Mahkememiz tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile 62.846,07-TL tazminatın temerrüt tarihi olan 20/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile 62.846,07-TL tazminatın temerrüt tarihi olan 20/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 4.293,02-TL harçtan peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.677,62-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-)Davacı tarafından yatırılan 8.138,00-TL yargılama gideri ile 615,40-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı toplamı 9.368,80-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 6-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/06/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır