İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/749 E. 2026/695 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/749
- Karar No
- 2026/695
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/749 Esas KARAR NO : 2026/695
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 21/10/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirket dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalılarlardan olan alacağının tahsili amacıyla davalılar aleyhine ... 21. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalı tarafların icra dosyasına haksız olarak sunmuş olduğu takibe, borca, ödeme emrine, faize ilişkin itirazları sebebiyle ilgili icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, ancak davalıların tarafın söz konusu itirazları kötüniyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olup iptali gerektiğini, davalı şirket tarafından ... numaralı 24/02/2023 - 24/02/2024 vade tarihli birleşik kasko sigorta poliçesi genişletilmiş kasko poliçesiyle sigortalanan, malikinin ...'ye ait ...plakalı araç ...'nin sevk ve idaresindeyken 04.05.2023 günü saat 09:00 sıralarında kazaya karıştığını, arkadan çarpma nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı ...'ın %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrasında davalı ...'ın kaza tespit tutanağı tutulmadan olay yerini terk ettiğini, kaza nedeniyle davacı şirketin sigortalısına ait ... plakalı aracında 17.000,00 TL'lik hasar meydana geldiğini ve dava dışı sigortalı ...'nin avukatı ...'a 17.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, davacı şirketin ödemiş olduğu hasar bedelleri yönünden davalılara rücu talebinde bulunmuşsa da bu talebe karşı davalılar tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığını, yapılan ödemelerin rücuen tahsili amacıyla da davalılar aleyhine ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında 17.000,00 TL asıl alacak, 5.203,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 22.203,40 TL tutar üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların itiraz ettiklerini, açıklanan bu nedenlerle; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıların en az %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalılarca cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, hasar dosyası, SBGM yazı cevabı, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kaza nedeni ile sigortacı tarafından ödenen bedelin rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davalı şirket adına kayıtlı ve davacı sigorta şirketi tarafından birleşik kasko sigorta poliçesi genişletilmiş kasko poliçesiyle sigortalı ve davalıya ait...plakalı aracın, ... plaka sayılı araca arkadan çarpması nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucu maddi hasar meydana geldiği, meydana gelen kaza sonrasında ...plakalı aracın olay yerinden firar ettiği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı kişilere yapılan ödemenin kendi sigortalasından rücu yoluyla tazmini için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali amacıyla davanın açılmış olduğu anlaşılmaktadır. ... 21.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında davacı sigorta şirketi tarafından davalılar aleyhine 17.000,00 TL asıl alacak ve 5.203,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.203,40 TL'nin tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Anlatılan kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlık; kazadaki kusur oranı, davacı sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kazada 3.kişilerin araçlarının zarar görmesi nedeniyle ödenen tazminatın, araç sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle ödemenin teminat dışında kaldığından bahisle davalı sigortalıdan tahsilinin talep edilip edilmeyeceği ile talep edilebilecek ise hangi miktarda talep edileceği hususu olduğu anlaşılmıştır. KTK'nun 95. maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu olay kapsamında, davacının sigorta şirketinden zarar tazmini hususunda hakkı olup olmadığının değerlendirilmesinde öncelikle ilgili kanunun yorumlanması gerektiği anlaşılmaktadır. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ...Sigortası (...) Genel Şartlarının "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B.4/f bendinde; "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," hükmü, KTK 81. maddesinde; "Trafik kazalarına karışanlar kazayı yetkili ve görevli memurlara bildirmek bunlar gelinceye kadar bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak zorundadır" hükmü yer almaktadır. Trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır. Sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse olay yerini terk sebebinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir hal sebebine dayanması gerektiği açıkça düzenlenmiştir. Diğer taraftan, TTK md.1421. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan "teminat dışında kalan zararlardan" olması gerekmektedir. Keza, Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.5. maddesine göre, sigortalı, sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarı ile delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı bilgi ve belgelerin gecikmeksizin sigortacıya vermekle yükümlüdür. İhbar yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi halinde, konunun TTK'nın 1446.,1447.ve 1448. madde hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Buna göre, sigorta ettiren kimse kasten ihbarda bulunmamış ise sigorta haklarını zayi edeceği, kusurunun bulunması halinde ağırlığına göre sigortacının ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde, sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki, teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, trafik kazası sonrası araç sürücünün olay yerini terketme nedeni noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. Anlatılan kapsamda kaza sonrasında kolluk kuvvetlerince de hazırlanan tutanakta araç sürücünün olay yerini terk ettiği anlaşılmaktadır. 01/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren Kasko Genel Şartlar A.5.10. maddesinde; "Zorunlu haller (tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeni ile uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerindeki ihlaller nedeni ile sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması" teminat dışı hal olarak düzenlenmiştir. Poliçe kapsamında zararın tazminin talebi için gerekli olan sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden birine dayanması gerektiği, ancak davalının yalnızca araç sürücünün beyanına dayandığı görülmekle, ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Dava konusu trafik kazasında araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti ile aracın olay tarihindeki yaşı ve kilometresi, önceki kaza kayıtları, kaza nedeniyle araçta değişen parçalar ve işçilik göz önünde bulundurulmak suretiyle kaza nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin uygun olup olmadığı ile varsa davalıya rücu edebileceği alacağın miktarın tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. 07/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava konusu olayda davacı şirkete ... sigortalı ... plakalı aracın olay yeri terk sürücüsü ...'ın % 100 (Yüzdeyüz) oranında asli kusurlu olduğu, Davacı şirketin davalılardan talep edebileceği maddi zararı kusur oranına göre faizsiz ana para olarak 17.000,00 TL olduğu, Davacı şirketin davalılardan talep edebileceği işlemiş yasal faiz miktarının 5.236,92 TL olduğu," rapor edilmiştir. Hazırlanan rapor tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir itirazın yapılmadığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde; "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, ... Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." hükmü yer almaktadır. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işleten zarara uğrayan 3. kişilere karşı tehlike sorumluluğu esasına göre, araç sürücüsü de haksız fiil sorumluluğu esasına göre sorumludur. ...Sigortası ise; o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortasıdır. 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. İşletenin tehlike ilkesi gereğince zarardan tam sorumlu olduğu, ancak kurtuluş beyyinesi getirmesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği düzenlenmiştir. Ancak hazırlanan rapora karşı yapılan itirazların raporda değerlendirildiği ve yeni bir delil de sunulmadığı anlaşılmakla Mahkememizce bilirkişi raporunda yer alan tespitlere katılınarak hükme esas alınmış ve açılan davanın kabulü ile davalının tarafından yapılan itirazın iptali gerekmiştir. Dava konusu alacak "haksız fiil" niteliği arz eden kazadan kaynaklanmakta olup alacağın varlığı ve miktarı ile kusur durumu yargılamaya muhtaçtır. Alacak likit nitelik arz etmediğinden icra inkar tazminatı koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının ... 21.İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Dava konusu alacak haksız fiil niteliği arz eden trafik kazasından kaynaklanmakta olup alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak likit olmadığından icra inkâr tazminat talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 1.516,71 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 901,31 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 22.203,40 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.516,71 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.109,10 TL posta masrafı olmak üzere toplam 21.328,71 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.22/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır