İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/131 E. 2026/80 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/131
Karar No
2026/80
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/131 Esas KARAR NO : 2026/80

DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Ref'i ile Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 08/06/2023 KARAR TARİHİ : 30/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/05/2026

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin uzun yıllardan beri mobilyacılık ve ev eşyaları sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, bu sektörde tanınmış, kaliteli ismi ile ün yapmış ve belli bir müşteri çevresine ulaşmış, internet ortamı üzerinden de satış yapmakta olan ve ülke genelinde tanınırlığı bulunan bir şirket olduğunu, müvekkilinin ürettiği parçaların tasarımının da müvekkiline ait olduğunu, TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı tarafın "...." ibareli markasal kullanımlarının bulunduğunu, karşı tarafın faaliyetinin müvekkili ile aynı iş kolunda olduğunu, davalı iş yeri adres tabelasında, satış belgelerinde "..." ibaresinin bulunduğunu, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu nedenlerle davalının müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti, men'i ve ref'i ile şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı tarafından bahsedilen iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili firmanın "..." markasının tescili için TPMK'ya müracaat etmiş olup, herhangi bir kötü niyet olmadan genel geçer bir ifade olan "....." ibaresini kullandığını, davacı markasının tanınmış bir marka olmadığını, müvekkilinin davacı yanın itibarını sarsmasının mümkün olmadığını, iltibas teşkil eden bir durum olmadığı gibi tecavüz ve haksız rekabetin de söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 02/03/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile 5.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 636.569,00 TL artırarak 641.569,00 TL olarak ıslah etmiş ve harcını yatırmıştır . DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalının davacının markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti, men'i ve ref'i ile maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı markanın davacı adına tescilli olduğu , ..... başvuru numaralı markanın davalı adına olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. Mahkememizin 28/12/2023 tarihli ön inceleme duruşması kararı ile Davalı yerleşim yeri itibariyle İzmir FSHM'ne talimat yazılarak Dosyanın resen seçilecek biri marka uzmanı ve biri de mali müşavirden oluşacak heyete tevdi ile, bilirkişilere mahallinde davalı fiili kullanımı tespit edip fotoğraf çekme ve ticari defterlerini inceleme yetkisi de verilerek, davalının fiili marka kullanımının tespit edilip davacı markasına tecavüz olup olmadığı, davalının bu marka altında dava tarihi olan 08/06/2023 tarihinden geriye doğru iki yıllık dönemde elde ettiği cironun miktarını gösterir rapor tanzimi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 09/02/2024 tarihli raporda sonuç olarak; taraf firmalarının iştigal alanları dikkate alındığında tarafların benzer sektörde faaliyet gösterdiği bu nedenle markalar arasında sınıfsal iltibas tehlikesi bulunduğunu, davacının ... tescil numaralı marka tescili ile davalı tarafın markasal kullanımı arasında yapılan değerlendirmede davalı tarafın davacı taraf ile görsel işitsel ve anlamsal iltibas yaratacak şekilde markayı kullandığı, taraf marka ve kullanımları karşılaştırıldığında ortalama tüketicinin aynı firmaya ait farklı mağazalar olarak değerlendirilebileceğini, davalı tarafça sunulan “z raporu” ve fişin üst kısmının kesildiği, tam olarak okunmamakla birlikte “....” ibaresinin yer aldığı ve “...” yazdığının tahmin edildiğini, davalı tarafın tescil başvurusunun henüz tescil edilmiş bir markanın bulunmaması, tescil edilse dahi SMK madde 155; “Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez.” Hükmü uyarınca dikkate alınmasının mümkün olmadığını, davalı şirket defterleri üzerinden incelemeler sonucu yapılan tespitlerde, Davalı ... Mağazacılık İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’ne ait 2021-2022 ve 2023 yılları ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığını, 2021 ve 2022 yıllarında yasal süresinde defter açılış ve yevmiye kapanış onaylarının yaptırıldığını, 2023 yılında ise şirketin e-defter uygulamasına tabi olduğu anlaşılmakla berat belgeleri raporumuz ek’inde sunulmuştur. Neticesinde davacı şirketin ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu hususunda kanaate varıldığını, takdirin mahkemeye ait olduğunu, varılmış olup takdir Yüce Mahkemeye bırakılmıştır.  08/06/2021 – 08/06/2023 Tarihleri arasında 2 yıllık dönemde elde edilen net satış cirosu tutarının tespit edilmesi neticesinde; davalı şirketin dava tarihi olan 08.06.2023 tarihinden geriye doğru iki yıllık dönemde elde ettiği net satış cirosunun toplamının 32.078.450,16 TL miktarında gerçekleştiği tespitlerine varılmış olup, takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir. Mahkememizin 02/04/2026 tarihli duruşma kararı ile dosyanın resen seçilecek biri marka, biri mali müşavirden oluşacak heyete tevdi ile, dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, talimat yolu ile aldırılan bilirkişi raporu, ve davacının tazminat seçeneği de gözetilerek taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek davalıların davacı marka haklarına tecavüzünün olup olmadığı, bu bağlamda davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarını gösterir rapor tanzimi istenmesine karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 03/11/2024 tarihli raporda sonuç olarak; tecavüz açısından gereken iltibasın mevcut olduğu tespit edilmiş olup, raporda belirtilen sebeplerle, davalı tarafın eylemlerinin, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince, davacının marka haklarına tecavüzünün mevcudiyetine ilişkin, nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğunu, davalının davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilediği dolayısıyla yukarıda belirtilen tespitler ışığında karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanım yönünden TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağına dair nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğunu, mali yönden yapılan incelemede; dosya kapsamında emsal lisans sözleşmesi bulunmaması nedeniyle, davacının markasının ve lisans sayısının, tescil tarihinin, tanınmışlığı ve bilinirliğinin, davalı ile faaliyet konularının ve faaliyet yerlerinin, davalının tecavüze konu marka kullanım süresinin, davacı ile önündeki şehir ismi hariç aynı markayı kullanmasının ve davacının şubesi gibi algılanmasının birlikte değerlendirilmesi ile, takdirin mahkemeye ait olmak üzere, davacının maddi tazminat talebine ilişkin seçimlik hakkını kullandığı 6769 sayılı SMK 151/2-c) maddesi; "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeli" uyarınca, isteyebileceği maddi tazminat tutarının 641.569,00 TL olarak hesap edildiğini bildirmiştir. Mahkememizin 29/05/2025 tarihli duruşma kararı ile dosyanın kök raporu tanzim eden bilirkişi heyetine tevdi ile, itirazları karşılar ek rapor istenmesine karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 30/09/2025 tarihli ek raporda sonuç olarak; davalı vekili itirazlarının, kök rapor aşamasında, mahkemenin görevlendirmesi kapsamında ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini, bu açıdan, kök rapora itiraz olarak belirtilen hususlar, önceki beyan ve itirazların tekrarı niteliği arz ettiğinden, kök raporda markaya tecavüz ve haksız rekabet açısından belirtilen görüşümüzü değiştirecek bir durum bulunmadığını, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı yaptıkları beyan ve itirazlarının mali yönden incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; kök raporda yapılan maddi tazminata ilişkin hesaplamada herhangi bir ilave veya değişiklik yapılmasına gerek olmadığını, ancak, her ne kadar, lisans oranının belirlenmesinde etkili olan unsurlar dikkate alınarak belirlenmiş olsa da, varsayıma dayalı olarak belirlenmiş olması nedeniyle, %2 oranında belirlenmiş olan lisans oranının ve 641.569,00 TL olarak hesap edilmiş olan maddi tazminat miktarının uygunluğu ve BK m. 50, 51 çerçevesinde belirlenmesi konusunda takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davacının 03,07,08,11,14,19,20,2124,27,35,37.sınıflarda tescilli .... tescil numaralı "...." ibareli markasına davalının "..." ibareli markasal kullanımı ile tecavüz ettiği ve haksız rekabette bulunulduğu ileri sürülmüş olup davacı davalı markaları bilirkişi marifetiyle incelendiğinde, davalının "...." ibareli marka tescil başvurusuna yapılan itiraz nedeniyle markanın tescil edilmediği, yine davalının "...." ibareli marka başvurusuna yapılan itiraz neticesinde başvuru kapsamındaki 20-35-37.sınıflara ilişkin tescilin kabul edilmediği ve sadece 39-42.sınıflarda tescil edildiği, ancak buna rağmen davalının kendi markasının tescil sınıfı dışında ve davacının markasının tescilli olduğu emtia ve hizmet sınıfında "...." ibaresini markasal etki yaratacak şekilde kullandığı görülmüş, davalının bu eylemi ile davacının markasal haklarına tecavüzde bulunduğu anlaşılmış olup SMK'nın 7 ve 29.maddeleri uyarınca davanın bu yönden kabulüne karar verilmiştir. Davacının SMK'nın 151/2-c maddesi uyarınca yoksun kalınan kazancını talep etmesi nedeniyle bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme ile 641.569,00 TL maddi tazminat talep edilebileceği anlaşılmış, davanın bu yönden de kabulü ile davalının 641.569,00 TL maddi tazminat ödemesine hükmedilmiştir. Davalının eylemi aynı zamanda davacının markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 35.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Davacı tarafın haksız rekabetten kaynaklı talepleri de değerlendirilmiş, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının, davacı adına tescilli markasını kullanması fillinin marka hakkına tecavüz oluşturması eyleminin aynı zamanda TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin, genel hüküm niteliğindeki TTK hükümleri çerçevesinde korumadan birlikte yararlanmasının özel kanun olan SMK'nın amacına aykırı olacağı ve kümülatif koruma olmayacağı kanaati ile haksız rekabet yönündeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın kısmen kabulü ile davalının davacının "...." ibareli markasından kaynaklanan haklarına tecavüzünün tespitine, tecavüzün menine ve önlenmesine, 2-Haksız rekabete ilişkin taleplerin reddine, 3-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 641.569,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 35.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Hükmün kesinleşmesini müteakip, talep halinde, gideri davalıdan alınmak suretiyle Türkiyede ulusal çapta yayın yapan yüksek trajlı bir gazetede hüküm özetinin ilanına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince 46.216,43 TL ilam harcından, 683,10 TL peşin ve 10.871,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 11.554,10 TL harcın mahsubu ile 34.662,33 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen tecavüz davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen haksız rekabet davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 102.235,35 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 35.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 683,10 TL peşin harç ve 10.871,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 11.734,00 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Davacı tarafından yapılan 1.072,50 TL tebligat - tezkere masrafı ve 16.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.072,50 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre , 12.804,37 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 14-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,

Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2026

Katip ... ✍e-imzalıdır Hakim ... ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/131, K. 2026/80, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-131-e-2026-80-k-cd5fb0f13d63