İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/10 E. 2026/84 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/10
Karar No
2026/84
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/10 Esas KARAR NO : 2026/84

DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti DAVA TARİHİ : 24/03/2020 KARAR TARİHİ : 07/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2026

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin uzun yıllardır güzellik bakım hizmetleri ve tıbbi hizmetler alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "...." ibareli markanın maliki olduğunu, müvekkilinin bu markayı iş yerlerinde, reklam panolarında, tabela, reklam vasıtalarında ve sosyal mecralarda kullandığını, ancak hal böyle iken davalı şirketin, TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "...." ibareli markayı müvekkilinin tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda kullanarak tüketici nezdinde iltibasa yol açtığını, müvekkili şirketin markası ile davalı şirketin markasının görsel olarak da birbirlerinde benzediğini ve davalı şirketin söz konusu eylemlerinin müvekkilinin tescilli markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkili adına ... sayı ile tescilli "..." ibareli markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespitini talep ve dava etmiştir. Başlangıçta dava limited şirketi adına açılmış ise de, davacı şirketin nevi değişikliği ile anonim şirketine dönüştüğü anlaşılmıştır. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının tescilli markasına yönelik tecavüz olduğu ve haksız yararlanmaya yol açacak şekilde iltibas olduğuna dair iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili adına tescilli marka ile davacı markasının basit düzeydeki benzerliğinin karıştırılma için yeterli olmadığını, her iki markanın da sektörel tanımlayıcı kelimeler kullanılarak oluşturulduğunu, taraf markalarının farklılığı kadar faaliyet konuları açısından da herhangi bir iltibas, haksız yararlanma imkanı ve ihtimalinin de bulunmadığını, müvekkilinin bugüne kadar davacının faaliyet konularında hiçbir faaliyetinin olmadığını ve müvekkilinin kötü niyetle davacı markasından faydalanmak kastıyla "..." ibaresini kullandığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu ve davacı iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 29/09/2022 Tarih, ... Esas ... Karar sayılı , "Davacının marka haklarına tecavüze ilişkin talebi yönünden davasının kabulüne, davalının davacı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli marka ile iltibasa yol açacak şekilde "..." ibareli markayı kullanmasının davacının markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabete ilişkin talep yönünden davanın reddine" dair verilen karar, taraf vekillerinin istinaf talebi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 09/01/2025 Tarih, ... Esas .... Karar sayılı ilamında bahsedilen "Somut uyuşmazlıkta; davacı, davalının kullanımlarının .... numaralı "... " ibareli markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüşse de, İstanbul ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas numaralı dosyasına konu asıl davada davacının .... numaralı " ... " markasının hükümsüzlüğü talep edilmiştir. Her ne kadar ilgili dosyada davanın reddine karar verilmiş ise de; karara karşı istinaf kanun yoluna gidilmiş olup hükümsüzlük kararı verilmesi halinde karar geçmişe etkili olacağından ilgili dosyanın bekletici mesele yapılması gerekirken esas hakkında karar verilmesi yerinde görülmediği" gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize iade edilmiştir. İstanbul ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararında ... tescil numaralı "clinimed" ibareli markanın hükümsüzlüğü talebinin reddine karar verildiği, bu kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek 24/12/2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İstinaf öncesi esasta dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi hazırlamış olduğu 06/09/2021 tarihli raporda; davalı markasının davacının tescilli markasının kapsamındaki tıbbi hizmetler ve güzellik bakımı hizmetleri ile aynı/benzer hizmetlerde kullanıldığı ve “...” ibareli davalı marka kullanımının, davacıya ait ... tescil numaralı “...” ... markası ile SMK m.7/f.2-b bendi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verdiği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; sonraki tarihli davalı markasının davacının tescilli "..." ibareli markasının kapsamındaki tıbbi hizmetler ve güzellik bakımı hizmetleri ile aynı/benzer hizmetlerde kullanıldığı ve “....” ibareli davalı marka kullanımının, davacıya ait ... tescil numaralı “....” .... markası ile SMK m.7/f.2-b bendi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verdiği anlaşılmakla SMK'nun 155.maddesi de gözetilerek marka haklarına tecavüze ilişkin talep yönünden davanın kabulü gerekmiştir. Davacı tarafın haksız rekabetten kaynaklı talepleri de değerlendirilmiş, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının, davacı adına tescilli markasını kullanması fillinin marka hakkına tecavüz oluşturması eyleminin aynı zamanda TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin özel kanunla korunması sebebiyle ayrıca genel hüküm niteliğindeki TTK hükümleri çerçevesinde korumadan birlikte yararlanmasının özel kanun olan SMK'nın amacına aykırı olacağı ve kümülatif koruma olmayacağı kanaati ile haksız rekabet yönündeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacının marka haklarına tecavüze ilişkin talebi yönünden davasının kabulüne, davalının davacı adına tescilli .... numaralı "...." ibareli marka ile iltibasa yol açacak şekilde "...." ibareli markayı kullanmasının davacının markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabete ilişkin talep yönünden davanın reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince 732,00 TL ilam harcından, 54,40 TL peşin harcın mahsubu ile, 677,60 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen tecavüz davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen haksız rekabet davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan 108,80 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 379,10 TL tebligat - tezkere masrafı ve 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.379,10 TL yargılama giderinin, davanın kabul - red oranına göre hesaplanan 689,55 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 44,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul - red oranına göre 22,00 TL'sinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına 8-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, 9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2026

Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/10, K. 2026/84, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-10-e-2026-84-k-8941fbfb2452