Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/835 E. 2025/1860 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/835
- Karar No
- 2025/1860
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/835 Karar No:2025/1860
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Turizm Dağıtım İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bağcılar Belediyesi İşletme ve İştirakler Müdürlüğünce 16/08/2024 tarihinde pazarlık usulüyle gerçekleştirilen .. ihale kayıt numaralı "Sosyal Tesislerde Satışı Yapılmak Üzere Tekli Pasta Alımı İşi" ihalesine teklif veren dava dışı şirketin ortağı ve yöneticisinin de davacı şirketin yöneticisi olduğu ve anılan fiilin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nda yasaklı fiil ve davranışlardan olduğundan bahisle ihaleyi yapan idare tarafından tesis edilen ihalenin bütün tekliflerin reddedilmesi sebebi ile iptali ve davacı şirket hakkında yasaklılık kararı verilmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bilgi verilmesine ilişkin işleme karşı davacı şirketçe yapılan şikayet başvurusunun kabul görmeyen kısımlarına yönelik itirazen şikayet başvurusunun reddine dair 25/09/2024 tarih ve 2024/UM.I-1200 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Ankara 23. İdare Mahkemesince verilen kararda; davacı şirket tarafından, dava dilekçesinde "firma hakkında yasaklılık kararı verilmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bilgi verilmesine" yönelik kararın hukuka aykırı olduğuna yönelik iddialar ileri sürülmekte ise de işbu davanın Kurul kararının iptali istemine ilişkin olduğu gözetildiğinde; uyuşmazlığın özünün davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması işlemi ile ihalenin iptaline ilişkin işlemin hukukiliğine ilişkin olduğunun anlaşıldığı; Davada, dava dışı A. K.'nın uyuşmazlık konusu ihaleye teklif veren iki şirketin de ortağı ve yöneticisi olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, idarenin teklif vermek üzere davet ettiği isteklileri davet etmeden önce davet edilecek tüzel kişilerin ortaklık yapısına yönelik olarak araştırma, inceleme ve değerlendirme yükümlülüğü bulunmadığı, öngörülü ve müdebbir bir tacir olarak isteklilerden 4734 sayılı Kanun’un 17. maddesinde sayılan yasak fiil ve davranışlara ilişkin hükümlerden haberdar olmasının ve bu hükümlere uygun hareket etmesinin bekleneceği, diğer taraftan davacının iddia ettiğinin aksine pazarlık ihalelerinde üçten az teklif verilmesi durumunda ihalenin iptal edileceğine dair herhangi bir mevzuat hükmü bulunmadığı, idarenin başvuru sahibinin teklifini değerlendirme dışı bırakma gerekçesinin geçici teminat veya diğer yeterlik kriterleri olmadığı, ihalelerde bir istekli tarafından kendisi veya başkaları adına doğrudan veya dolaylı olarak, asaleten ya da vekaleten birden fazla teklif verme fiilinin 4734 sayılı Kanun’un 17. maddesinde sayılan yasak fiil ve davranışlardan olduğu, bu fiili işlediği tespit edilen isteklilerin anılan Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (j) bendi gereğince ihale dışı bırakılacağının anlaşıldığı, idarenin başvuru sahibinin teklifini değerlendirme dışı bırakması ve teklif veren kalmadığından bahisle ihalenin iptal edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; Dava konusu işlemin, “yasaklama işlemlerine başlanılmasının mevzuata aykırı olduğu” iddiasının Kurumun görev alanında bulunmadığına yönelik kısmı açısından ise, Kurumun görevlerinin 4734 sayılı Kanun'un 53. maddesinde belirlendiği, "Haklarında ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilenlerin sicillerini tutmak." görevi var ise de bunun yasaklama kararı verilenlerin sicillerinin tutulmasına özgü olduğu, ihaleden yasaklama kararının verilmesi noktasında herhangi bir görev ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin bu kısmı yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, pazarlık usulü ile yapılan ihaleye hangi isteklilerin davet edileceğinin ihaleyi yapan idare tarafından belirlendiği, ihaleye davet edilecek firmaların; ortakları, yaptıkları işler, görünür mali yeterlikleri hususlarında asgari bir değerlendirme yapılarak davet edilmeleri gerektiği, ortaklık yapıları aynı olan firmaların aynı ihale için başvuramayacakları yönünde kendilerine bir bilgilendirme yapılmadığı, iki firma da davet edildiğinden iki firma adına teklif verildiği, ihaleye teklif vermek için gerekli olan geçici teminat bedelinin eksik yatırıldığı, tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiğinden iki şirket tarafından teklif verme durumunun oluşmayacağı, iptal edilen ihalenin hükümsüz hale geldiği, hükümsüz hale gelen bir ihaleye dayanarak aleyhe işlem tesis edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, yapılan tespitler neticesinde tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 07/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.