Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/17970 E. 2025/14037 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/17970
- Karar No
- 2025/14037
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/17970 Karar No : 2025/14037
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut delile dayanmadan kamu görevinden çıkarıldığı, idarece takdir yetkisinin yerinde kullanılmadığı, işlemin gerekçesinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiği, hakkındaki ceza yargılaması kesinleşmeden tarafına suç isnadı yapılmasıyla fonksiyon gaspına yol açıldığı, isnadı öğrenme hakkına ve savunma için yeterli kolaylık ve olanaklara sahip olma hakkına aykırı hareket edildiği, kurum kanaatinin kişisel, sübjektif ve tahmine dayalı olduğu, irtibat ve iltisak kavramlarının istihbari nitelikte olduğu, Bakanlar Kurulunca OHAL KHK’larına dayanılarak suç ve ceza ihdas edilemeyeceği, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama ve suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen istihbari nitelikteki kodlama verilerinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkûm edilemeyeceği, sadakat yükümlülüğünün temel hak ve özgürlüklerden yararlanmaya engel oluşturmayacağı, kişinin yatırım amacıyla bankaya para yatırmasının ve bu yatırımdan kar elde etmesinin mülkiyet hakkının kapsamında olduğu, tarafına suçlamanın yöneltildiği tarih itibariyle Bank Asya’nın terör örgütünün kontrolü altında olduğuna dair hiçbir mahkeme kararının bulunmadığı, yasal olarak faaliyet gösteren bir bankadaki rutin bankacılık işlemlerinin dayanak olarak gösterilemeyeceği, dava konusu işlem ile öngörülebilirlik ilkesi, hukukun üstünlüğü ilkesi, savunma hakkı, özel hayata saygı hakkı, adil yargılanma hakkı, etkili başvuru hakkı, masumiyet karinesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, çalışma hakkı, non bis in idem ilkesi gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan birçok hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu, bozma sonrası yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası üzerinden devam ettiği görülmüş olup masumiyet karinesi gereğince yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmemiştir. Öte yandan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun ... sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık ...'dan elde edilen dijital materyal içeriğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün, Emniyet Teşkilatında kadrolaşma ve mahrem yapılanma faaliyetleri ile örgütün emniyet mensuplarını kodlamasına ilişkin bilgi ve belgelere ulaşılmış olup, Emniyet Mahrem Yapılanması kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü personeline FETÖ/PDY mensuplarınca, örgüt mensubunun örgüte bağlılık derecesi, katıldığı örgütsel toplantı sayısı, örgüt evinde kalma durumu ve verdiği himmet miktarı, örgütten zaman içinde ayrılmış örgüt eski üyesinin örgüte bakışı, örgüte geri dönme potansiyeli, varsa katıldığı örgütsel toplantı sayısı ve verdiği himmet miktarı gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle sistematik kodlar verildiği, davacı hakkında düzenlenen 14/09/2020 tarihli Veri İnceleme Raporunda ise, davacının "2015 Mart Alan" kısmında "SAYA", "ALAN" kısmında ise "EA" olarak kodlandığı, söz konusu kodlamanın "FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme - kampa kalma - her çağrıldığında gelme - sigara - karşı cins - namaz) kişiler"i ifade ettiği yolundaki tespit, İdare Mahkemesince hükme esas alınan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.