Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/350 E. 2025/13852 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/350
- Karar No
- 2025/13852
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/350 Karar No : 2025/13852
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlâl edildiği, olağanüstü hâlin gerekli kılmadığı konuların Olağanüstü Hâl Kanun Hükmünde Kararnameleri ile düzenlenemeyeceği, "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının soyut ve muğlak olduğu, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmaması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, terör örgütleriyle bir bağının olmadığı, gerçeği yansıtmayan kodlamanın delil olarak kabul edilemeyeceği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Davacı hakkındaki anılan ceza dava dosyasının incelenmesinden; FETÖ/PDY tarafından tertiplenen toplantılara (sohbet) katıldığı hususunun teşhis tanığı E.G.'nin hakkında yürütülen adlî soruşturma kapsamında E.G. tarafından beyan edildiği, tanığın kendi hakkındaki soruşturmada bu ifadeyi verdikten sonra davacı hakkındaki adlî süreçte davacının sohbete katıldığı yönündeki ifadesinden dönerek ifadesini davacının örgüt evinde kaldığı hususuna hasrettiği görülmekte ise de, davacı tanık ile arasında bir husumetin bulunmadığının davacı tarafından beyan edildiği, ceza dava dosyasında yer alan yıllara sari olacak şekilde davacıya örgüt tarafından verilen ve davacının bilgisi dâhilinde olduğu anlaşılan Veri Analiz Raporu'nda “2011 Alan:SAY, 2012 Nisan Alan:SAY, 2012 Aralık Alan:EA, 2013 Haziran Alan:EA, 2013 Kasım Alan:EA, 2014 Haziran Alan:EA, 2015 Mart Alan:EA, Derece1:EA, Kurs Taksidi:150 , 200, 120, Zümre Başkanı:..., ..., ... Öğretmen:..., ..., ...” şeklinde davacıya yönelik verilmiş kodlamaların yer aldığı gerekçesinin eklenmesi suretiyle İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava neticesinde (E:..., K:..., ...) FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararına ilişkin yargılamanın kanun yolu aşamasında devam ettiği görüldüğünden, derdest olan ceza yargılamasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisinin terör örgütüne üyeliği olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabildiği, devam eden ceza yargılamasının ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmasına engel olmayacağı açıktır. Bu durumda; dava dosyasında yer alan tespitlerin davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüyle irtibat ve iltisakını gösterdiği anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.