Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2025/1186 E. 2025/4241 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2025/1186
Karar No
2025/4241
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/1186 Karar No:2025/4241

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sağlık Güvenlik Birimi A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Karayolları 2. Bölge Müdürlüğünce ... tarihinde gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı “Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü ve Bağlı İşyerlerinde Kısmi Süreli İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmet Alımı İşi” ihalesine ilişkin olarak davacı tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusu üzerine düzeltici işlem belirlenmesine ve başvuru ücretinin iade edilmemesine ilişkin 15/01/2025 tarih ve 2025/UH.I-206 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; davacı tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusu üzerine davalı idarece, aşırı düşük tekliflere ilişkin açıklama talebinde idarelerce teklifte önemli olduğu tespit edilen maliyet bileşenlerinin belirlenmesinin zorunlu olduğu, idarece gönderilen aşırı düşük teklif açıklama talebi yazısı incelendiğinde, teklifte önemli olduğu değerlendirilen bileşenlerin ihale konusu iş kalemlerinin sayılması suretiyle belirlendiği, söz konusu iş kalemlerinin içerdiği maliyetlere ilişkin birim fiyat tarifelerinde belirtilen maliyetlerden hangilerinin açıklanması gerektiğine ilişkin bir belirleme yapılmadığı, iş kalemlerine ilişkin alt maliyetlerden hangilerinin açıklamaya konu edileceği hangilerinin edilmeyeceği belirtilmeden istekli tarafından aşırı düşük teklif açıklamalarının sunulmasına ve sunulan aşırı düşük teklif açıklamalarının sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesine imkan bulunmadığı, bu nedenle aşırı düşük teklif sorgulamasının yeniden yapılması gerektiği sonucuna varılarak düzeltici işlem belirlenmesine karar verildiği; Bu durumda, davacının itirazen şikayet başvurusundan hareketle davaya konu ihalede aşırı düşük teklif belirlenmesi usulünde eksiklikler tespit edildiği, bu eksikliklerle aşırı düşük teklif açıklamalarının sağlıklı şekilde değerlendirilmesine imkan olmadığından, aşırı düşük teklif sorgulamasının yeniden yapılması için düzeltici işlem kararı alındığı, söz konusu kararın her ne kadar davacının doğrudan talebi olmasa da teklifi sınır değerin altında kalan isteklileri ilgilendiren husus olduğu, nitekim davacının da teklifinin sınır değerin altında kaldığı, dolayısıyla davacının iddialarının incelenmediği yönündeki iddiasına itibar edilmediği, kamu yararı ve kamu hizmetinde istikrar gözetilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; Öte yandan, 4734 sayılı Kanun'un 53/j ve geçici 21. maddesi uyarınca itirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilebilmesi için ilgililerin iddialarının tümünde haklı bulunması gerektiği, ancak davacının uyuşmazlığa konu ihaleye yönelik yaptığı itirazen şikayet başvurusundaki iddialarının tümünde haklı bulunmadığı, bu nedenle itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesine imkan bulunmadığından bu yönüyle da dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin itirazen şikayet başvuru dilekçesinde öne sürülmeyen herhangi bir hususa ilişkin inceleme ve karar verme yetkisinin bulunmadığı, ihaleye katılan hiç bir isteklinin aşırı düşük teklif sorgulama usulüne yönelik bir itirazının bulunmadığı, isteklilerin yapacakları açıklamalara esas olacak önemli teklif bileşenlerinin açıkça gösterildiği, davalı idarenin hukuka aykırı olarak ileri sürülmeyen hususlarda inceleme yaptığı ancak asıl iddiaların hiç incelenmediği, iddialarının tamamında haklı bulunmadığı gerekçesiyle itirazen şikayet başvuru bedelinin de iade edilmediği, ancak tüm iddialarda haklı bulunma koşulunun Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, benzer durumdaki başka Kurul kararlarında eşitlik ilkesine aykırı olarak başvuru bedelinin iadesine karar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, düzeltici işlem belirlenmesi yönünden, dava konusu işlemde yer alan gerekçelerin tekrar edildiği; itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesi yönünden ise, 4734 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (j) fıkrasında iddialarının tamamında haklı çıkanlara başvuru bedelinin iade edileceğinin düzenlendiği, hak arama hürriyetinin Anayasal bir hak olduğu, zorunlu idari başvuru yolunun öngörüldüğü durumlarda bu hakkın kullanılmasında, başvuru konusu hususunun ne olduğunun, incelemenin hangi kurum ve kuruluşlarca yapıldığının, bu inceleme esnasında konunun uzmanlarının görevlendirildiğinin, kamu kaynaklarının kullanıldığının ve belirli bir hizmetin de düzenleyici ve denetleyici bir kurum tarafından yarı yargısal olarak ifa edildiğinin de göz önünde bulundurulması gerektiği, söz konusu yasal düzenlemenin aynı zamanda isteklileri basiretli birer tacir olmanın gereği olarak, özenle yapılmış başvurulara sevk ettiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Karayolları 2. Bölge Müdürlüğünce, ... ihale kayıt numaralı “Karayolları 2 Bölge Müdürlüğü ve Bağlı İşyerlerinde Kısmi Süreli İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmet Alımı İşi” ihalesi 25/11/2024 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Teklifi sınır değerin altında kalan davacıdan aşırı düşük teklif açıklaması istenilmiş, aşırı düşük teklif açıklaması mevzuata uygun bulunmayan davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması üzerine idareye şikayet başvurusu yapılmış, şikayet başvurusunun idarece reddi üzerine de davalı idareye itirazen şikayet başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusu neticesinde Kurul'un dava konusu kararıyla düzeltici işlem belirlenmesine ve davacının başvuru bedelinin iade edilmemesine karar verilmiş, anılan kararın iptali istemiyle de bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 7421 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen fıkrada, "j) Kurumun gelirleri aşağıda belirtilmiştir: (...) Başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması halinde, Kurul kararı ile itirazen şikâyet başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine karar verilir. Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde başvuru sahibinin Kuruma yazılı talebi üzerine, bu talep tarihini izleyen otuz gün içinde Kurum tarafından itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesi yapılır ve son ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz işlemez. Diğer hallerde başvuru bedeli iade edilmez." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1. Temyize konu Mahkeme kararının, Kurul kararının düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. 2. Temyize konu Mahkeme kararının, Kurul kararının itirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmına gelince; Anayasa Mahkemesinin 15/01/2020 tarih ve 2017/37300 sayılı kararıyla, Kurul'a yapılan itirazen şikayet başvurusunun kabul edilerek düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesine rağmen başvuru bedelinin iade edilmemesi nedeniyle açılan davada, davanın reddine karar verilmesi üzerine mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvuruda, Kurul'un düzeltici işlem belirlenmesine karar vermesinin nedeninin ihaleyi gerçekleştiren idarenin hukuka aykırı işlemi olduğu, başvurucunun idarenin hukuka aykırı işleminin tespitini sağlayabilmek adına 6.381,00-TL itirazen şikayet başvuru bedeli yatırmak durumunda kaldığı, başvuru bedeli alınmasının amacının yersiz başvuruların önüne geçmek ve idari sürecin etkin bir şekilde işlemesini sağlamak olduğu, başvuru bedeli alınması kamu yararı amacına dayanmakla birlikte haklı çıktıktan sonra bedelin iade edilmemesi şeklinde mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin başvurucu aleyhine aşırı bir külfet yüklememesi gerektiği, başvurucunun mevzuatta öngörülen idari yolları tüketmeden dava açamadığı, halbuki doğrudan dava açılabilseydi itirazen şikayet başvuru bedeli ödemeyecek, davasında haklı çıkması durumunda ise yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenecek olduğu, diğer taraftan, itirazen şikayet başvuru bedelinin idari yargıda dava açma masraflarıyla karşılaştırıldığında çok yüksek olduğu, ihaleye katılan isteklilerin hukuka aykırı bir durumla karşılaştıklarında haklı çıksalar dahi başvuru bedelinin kendilerine iade edilmeyeceğini bilmelerinin bu yola başvurmalarını engelleyebildiği, başvurucunun haklı çıkmasına rağmen başvuru bedelinin iade edilmemesi suretiyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin başvurucunun menfaatlerinin dikkate alınmaması nedeniyle ölçüsüz olduğu, başvuru bedelini doğrudan yatırdığı Kurul'dan almak yerine ayrı bir dava açmaya zorlanmasının başvurucu aleyhine aşırı bir külfet yüklediği, zira söz konusu bedelin kolaylıkla idari süreç içinde ilgili idareye rücu edilebileceği, külfetin başvurucuya yükletilmesinin ise mülkiyet hakkının usul güvencelerine de uygun düşmediği, başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklendiğinden kamu yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında olması gereken adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu ve müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna varılarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Aktarılan Anayasa Mahkemesi kararından da anlaşılacağı üzere, Kurul'a yapılan itirazen şikayet başvurusunda, başvuru sahibince ödenen bedelin iade edilip edilmemesi konusunda ölçülülük ilkesi önem arz etmektedir. Uyuşmazlıkta, davacı tarafından itirazen şikayet başvurusunda, "aşırı düşük teklif açıklamasının hukuka uygun olduğu"nun iddia edildiği, Kurul tarafından ise "teklifte önemli olduğu tespit edilen kalemler ve bu kalemlere ilişkin birim fiyat tariflerinde yer alan ve açıklanması istenilen maliyet bileşenlerinin açık ve tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenerek sınır değerin altında teklif sunan isteklilerden aşırı düşük teklif açıklamasının tekrar istenilmesi gerektiği" gerekçesiyle düzeltici işlem belirlenmesine, ancak davacının tüm iddiaları yönünden haklı bulunmadığından bahisle de itirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilmemesine karar verildiği görülmektedir. Bu noktada, işbu uyuşmazlık kapsamında davacının aşırı düşük teklif açıklamasının mevzuata uygun olduğuna dair ileri sürdüğü hususlara ilişkin olarak yaptığı itirazen şikayet başvurusu üzerine henüz Kurul tarafından herhangi bir değerlendirme yapılmamakla birlikte, Kurul tarafından alınan düzeltici işlem kararı sonucunda yapılan ihale işlemleri kapsamında sonuç olarak davacının aşırı düşük teklif açıklamasının mevzuata uygun olmadığının anlaşılması halinde, ihaleyi gerçekleştiren idarenin işbu davadaki hukuka aykırı işlemi nedeniyle iki defa başvuru bedeli ödemek zorunda kalacağı, bu durumun ise ölçülülük ilkesine aykırı olacağı açıktır. Öte yandan, davacının aşırı düşük teklif açıklamasının baştan beri hukuka uygun olması halinde ise uyuşmazlığın başından beri haklı olan davacının hukuka aykırı bir şekilde işbu dava konusu işlem kapsamında itirazen şikayet başvuru bedeli ödemeye katlanması gerekecek, bu durum ise 4734 sayılı 53. maddesinin (j) fıkrasına aykırı olacaktır. Bu itibarla, dava konusu işlemin itirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk, bu kısım yönünden davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının, Kurul kararının düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının belirtilen kısmının ONANMASINA, 3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne; 4. Temyize konu kararın, Kurul kararının itirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu kısım yönünden DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE, 5. Dava kısmen ret, kısmen iptal kararı ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen ilk derece ve temyiz aşamasında davacı tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan ...-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 6. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 7. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 8. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 9. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 30/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2025/1186, K. 2025/4241, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2025-1186-e-2025-4241-k-abea19ce87ec