Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/559 E. 2025/639 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/559
Karar No
2025/639
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/559 Karar No : 2025/639

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLLERİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 15/05/2023 tarih ve E:2020/1368, K:2023/2516 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Lisesinde ... olarak görev yapan davacı tarafından, Millî Eğitim Bakanlığının "Bazı Eğitim Faaliyetlerinin Durdurulması" konulu 28/03/2020 tarih ve E-5964251 sayılı Genel Yazısı'nın üçüncü paragrafında yer alan "tam gün, tam yıl eğitim" ibaresinin iptali ile bu nedenle eksik ödenen ek ders ücretinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 15/05/2023 tarih ve E:2020/1368, K:2023/2516 sayılı kararıyla; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 301. maddesi, 439 sayılı Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek ve Orta Dereceli Okullar Öğretmenleri İle İlkokul Öğretmenlerinin Haftalık Ders Saatleri ile Ek Ders Ücretleri Hakkında Kanun'un Ek 1. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 89., 99., 100. ve 176. maddeleri, 01/12/2006 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı eki Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar'ın 1., 4., 5., 6., 16. ve 25. maddeleri, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun 2019/1 sayılı kararının ''Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı İkinci Bölümünün "Ders Görevinin Yapılmış Sayılacağı Haller" başlıklı 2. maddesi ve 2020/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi hükümlerine yer verildikten sonra, 439 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi ve 657 sayılı Kanun'un 89. maddesi uyarınca öğretmenlere aylıkları karşılığında ders görevi verilmesinin yanında, "ek ders" görevi verilmesinin de mümkün olduğu, bu şekilde ek ders görevi yapanlara, 657 sayılı Kanun'un 176. maddesine göre ek ders ücreti ödeneceği, aynı Kanun'un 89. maddesi uyarınca ek ders görevine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda Cumhurbaşkanına yetki verildiği, bu yetki kapsamında Cumhurbaşkanı tarafından çıkartılan 2020/4 sayılı Genelge ile de uzaktan eğitim usulünün uygulanabileceğine, buna dair usullerin Bakan tarafından belirleneceğine karar verildiği; Bakanlık tarafından 2020/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca uzaktan eğitim ve esnek çalışmaya geçildiği, dava konusu Genel Yazı ile de rutin müfredat kapsamında yürütülmek durumunda olan ders görevleri dışında kalan ders görevlerinin durdurulduğu ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararınında da belirtildiği üzere, yönetici ve öğretmenlerin üzerlerinde bulunan aylık karşılığı ders varsa ek ders niteliğinde yönetim hazırlık ve planlama görevlerini yapmış sayılacakları göz önünde bulundurulduğunda, Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar'da belirtilen ilkeler uyarınca, ek ders ücretlerinden yararlanılabilmesi için, öncelikle aylık karşılığı okutmak zorunda olunan ders görevinin tamamlanması ve bunun üzerine ek ders görevinden sayılan yerlerde veya ek ders görevinden sayılan hâller dışında fiilen ek ders görevinin yapılmış olması gerektiğinden, rutin müfredat kapsamı dışında kalan eğitim ve öğretim faaliyetlerinin durdurulduğu da dikkate alındığında, tam gün tam yıl eğitim uygulamalarına ilişkin olarak ilgili yöneticilerin üzerinde ek ders ödemesini gerektiren bir görevin kalmadığı açık olduğundan, dava konusu düzenlemede mevzuata ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Daire kararının usul ve hukuka aykırı olduğu, maddi gerçeklere, Anayasa'ya ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına ters düştüğü, eksik incelemeye dayalı olarak verildiği ve dava konusu işlemde üst normlara aykırılık bulunduğu; çalışma hakkının göz ardı edildiği, mülkiyet hakkının ihlal edildiği; mali hakları ilgilendiren düzenlemelerin kanunla yapılması anayasal gereklilik olmasına rağmen Milli Eğitim Bakanı imzası ile yapılan dava konusu işlemin üst hukuk normlarına ve Cumhurbaşkanlığı Genelgesine aykırı olduğu, dosyaya sunulan çok sayıda dilekçe ve belgenin dikkate alınmadığı, Tetkik Hâkiminin düşüncesinin gerekçesiz olduğu ve kararın kanunda belirtilen süreden çok sonra UYAP'a konulduğu, bazı eğitim faaliyetlerinin durdurup sonra tekrar başlatılmasının haklı ve hukuki bir gerekçesinin olmadığı, temyize konu karar verilirken Anayasa hükümleri ve Anayasa Mahkemesi'nin Covid-19 dönemine ilişkin ihlal ve manevi tazminat kararlarının göz ardı edildiği, işlemin iptali ve yoksun kaldığı ek ders ücretinin yasal faiziyle iadesi şeklindeki iki farklı isteminin ayrı ayrı irdelenip karara bağlanması gerekirken, "davanın reddine" şeklinde tek bir hüküm kurulmasının usule aykırı olduğu, rehber öğretmenler için verilen benzer "iptal" ve "kabul" kararının istinafta onanarak kesinleştiği, dava konusu işlemi yapanların okul müdürlerinin fiilen derse girerek ek ders aldıkları yönündeki algısının gerçek olmadığı, davacının yönetim görevi nedeniyle okulda bulunduğu ve dava konusu işlemle 6 saat ek dersinin kesildiği, dava konusu işlemin hukuki güvenlik, belirlilik, öngörülebilirlik ve ölçülülük ilkelerine ve usulde ve yetkide paralellik ilkesine aykırı olduğu, dava konusu işlemin maddi gerçeklere aykırı ve keyfi olduğu, kısa bir süre sonra uygulamadan vazgeçilmesinin de bunun kanıtı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, davacı, dava konusu işlemin iptali ve yoksun kaldığı ek ders ücretinin yasal faiziyle birlikte iadesine yönelik iki ayrı talebinin, ayrı ayrı değerlendirilerek karara bağlanması gerekirken, "davanın reddine" şeklinde tek bir hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Ancak, 28/03/2020 tarih ve E-5964251 sayılı Genel Yazı’nın üçüncü paragrafında yer alan "tam gün, tam yıl eğitim" ibaresinin hukuka uygun bulunması nedeniyle, eksik ödendiği iddia edilen ek ders ücretinin tazmini talebinin de hukuki dayanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, tazmin talebi yönünden de davanın reddi gerektiğinden, Daire kararının "Davanın Konusu" bölümünde belirtilen söz konusu istemler yönünden "davanın reddine" karar verildiği anlaşılan hüküm fıkrasında usule aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 15/05/2023 tarih ve E:2020/1368, K:2023/2516 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 19/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/559, K. 2025/639, T. 19.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-559-e-2025-639-k-e5a4c0b14a61