Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/624 E. 2025/925 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/624
- Karar No
- 2025/925
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/624 Karar No : 2025/925
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 24/04/2023 tarih ve E:2020/4825, K:2023/2141 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün “Ek Ders Ücreti” konulu 04/09/2020 tarih ve E.12138465 sayılı Genel Yazısı'nın iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 24/04/2023 tarih ve E:2020/4825, K:2023/2141 sayılı kararıyla; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 301. maddesi, 439 sayılı Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek ve Orta Dereceli Okullar Öğretmenleri İle İlkokul Öğretmenlerinin Haftalık Ders Saatleri ile Ek Ders Ücretleri Hakkında Kanun'un Ek 1. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 89., 99., 100. ve 176. maddeleri, 01/12/2006 tarih ve 2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar'ın 1., 4., 5., 6., 16. ve 25. maddeleri, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun 2019/1 sayılı kararının 2. maddesi, 22/03/2020 tarih ve 31076 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Covid-19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik İlave Tedbirler konulu 2020/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi hükümlerine yer verildikten sonra, 439 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi ve 657 sayılı Kanun'un 89. maddesi uyarınca öğretmenlere aylıkları karşılığında ders görevi verilmesinin yanında, "ek ders" görevi verilmesinin de mümkün olduğu, bu şekilde ek ders görevi yapanlara 657 sayılı Kanun'un 176. maddesine göre ek ders ücretinin ödeneceği; aynı Kanun'un 89. maddesi uyarınca ek ders görevine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda Cumhurbaşkanına yetki verildiği, bu yetki kapsamında Cumhurbaşkanı tarafından çıkartılan 2020/4 sayılı Genelge ile de uzaktan eğitim usulünün uygulanabileceğine, buna dair usullerin Bakan tarafından belirleneceğine karar verildiği; Bakanlık tarafından 2020/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca çıkartılan Millî Eğitim Bakanlığı Covid-19 Kapsamında Esnek Çalışmaya İlişkin Usul ve Esaslar ile idari izinli sayılanların belirlendiği, dönüşümlü çalışanların göreve gelmediklerinde idari izinli sayıldıkları, ancak uzaktan çalışanların idari izinli sayıldıklarına ilişkin bir esasa yer verilmediğinin görüldüğü, Diğer taraftan, 657 sayılı Kanun'un 99. maddesinde, haftalık 40 saatlik çalışma süresi belirlenirken Cumartesi ve Pazar günlerinin tatil olmak üzere düzenleneceği belirtilmiş ise de, maddenin devamında yer alan "Ancak bu kanuna, özel kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine veya bunlara dayanılarak çıkarılacak yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabilir" hükmü ile çalışma saatlerinin sadece hafta içi değil, duruma göre hafta sonunu da kapsayacak şekilde farklı günlerde düzenlenebileceği, dolayısıyla Millî Eğitim Bakanlığının yönetici, öğretmen, uzman ve usta öğreticileri ile diğer görevlilerinin aylık ve ek ders ücreti karşılığında okutacakları ve okutmuş sayılacakları haftalık ders saatleri sadece hafta içi değil, duruma göre hafta sonunu da kapsayacak şekilde belirlenebileceği kuralı getirildiği, Her ne kadar, davacı Sendika tarafından, Covid-19 salgın hastalığının başladığı dönemde idari izinli sayılan öğretmenlerin ek ders ücretlerinden yararlanabildikleri, 28/08/2019 tarih ve 2019/1 sayılı 2020 - 2021 yıllarını kapsayan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı uyarınca öğretmenlerin idari izinli sayılmalarına ilişkin koşulların 2020 - 2021 eğitim ve öğretim yılında da oluşmasına karşın, bu dönemde idari izinli sayılmamalarının hukuka ve usule aykırı olduğu, 2020 - 2021 ders yılı 21/09/2020 tarihinde başladığından, iptale konu Genel Yazı'yla düzenlenen 31/08/2020 - 18/09/2020 tarihleri arasındaki eğitim ve öğretim faaliyetlerinin, Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında fiilen okutulan derslerin, öncelikle aylık karşılığı okutmakla yükümlü oldukları ders saatine sayılmasına imkân bulunmadığı, öğretmenlerin saat 18:00'den sonra ve Cumartesi ve Pazar günleri fiilen yerine getirdikleri ders görevlerinin ise, artırımlı şekilde ödenmesi gerektiği iddia edilmiş ise de; dava konusu Genel Yazı'nın tesis edildiği tarihte mevzuatta uzaktan eğitim şeklinde bir eğitim yönteminin bulunmadığı, salgın hastalık koşulları nedeniyle uygulamaya konulan uzaktan eğitim yöntemiyle en çok örtüşen yüz yüze eğitim yönteminin, yasal düzenlemeler içerisinde kalmak kaydıyla uzaktan eğitimin gerçekleştirilebilmesi amacıyla yeniden planlandığı; dolayısıyla, eğitim ve öğretim faaliyetlerine yönelik kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli yürütülmesinden sorumlu olan Millî Eğitim Bakanlığınca, olağanüstü koşulların oluşmasına neden olan Covid-19 salgın hastalığının olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi amacıyla alınan tedbirler doğrultusunda düzenlendiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu Genel Yazı'da, anayasal ilkeler ile dayanağı olan üst hukuk normlarına, hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Genel Yazı'nın, 28/08/2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı'nın "Ders görevinin yapılmış sayılacağı haller" başlıklı 2. maddesini ihlal ettiği, 2020-2021 eğitim ve öğretim yılının 31/08/2020 tarihinde yüz yüze başlaması gerekirken hatalı şekilde uzaktan eğitimle başlatıldığı, idari izinli sayılmak için gerekli tüm koşullar oluştuğu hâlde önceki uygulamalara göre idari izinli sayılan öğretmenlerin dava konusu düzenlemede idari izinli sayılmayarak ek ders ücretlerinde kısıtlamaya gidildiği, bu durumun başta Anayasa olmak üzere ilgili mevzuata, 5. Dönem Toplu Sözleşmesine ve hakkaniyete aykırı olduğu, Covid-19 salgını döneminde idari izinli sayılan ve ek ders ücretlerinden yararlanan öğretmenlerin, 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında da idari izinli sayılma koşulları oluşmasına rağmen idari izinli sayılmamalarının hukuka aykırı olduğu, 2020-2021 ders yılı 21/09/2020 tarihinde başladığından, iptale konu Genel Yazı'yla düzenlenen 31/08/2020 - 18/09/2020 tarihleri arasındaki eğitim ve öğretim faaliyetlerinin, fiilen okutulan derslerin öncelikle aylık karşılığı okutmakla yükümlü oldukları ders saatinden sayılmaması gerektiği, öğretmenlerin saat 18:00'den sonra ve Cumartesi ve Pazar günleri fiilen yerine getirdikleri ders görevlerinin ise artırımlı şekilde ödenmesi gerektiği, uzaktan eğitim yolu ile ders işlenmesinin hafta sonu çalışmanın ortadan kaldırılması biçiminde değerlendirilemeyeceği, 2020-2021 ders yılından önce uzaktan eğitim yoluyla yapılacak eğitim programının ders yılı içerisindeki eğitim ve öğretim faaliyeti niteliğinde olmadığı, belirtilen tarihler arasında ders görevi verilen öğretmenlerin fiilen okuttukları derslerin, ilgili Bakanlar Kurulu Kararı'nın ders tanımı dikkate alındığında aylık karşılığı ders görevi sayılamayacağı, aylık karşılığı ders görevini tamamlama zorunluluğunun ek ders görevleri yönünden aranacağı ancak 31/08/2020-18/09/2020 tarihleri arasındaki eğitim ve öğretim faaliyetlerinin farklı bir madde kapsamında olduğu ve 439 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yarıyıl ve yaz tatillerinde yapılan ders görevleri ile yüz yüze yapılan ders görevleri dışındaki ek ders görevlerinde aylık ders görevini doldurma yükümlülüğünün bulunmadığı, davaya konu yazıda Cumartesi ve Pazar günleri de ders verilmesi öngörüldüğünden, ders ücretlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 176. maddesi uyarınca artırımlı şekilde ödenmesinin kaçınılmaz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu edilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların temyiz sebeplerini oluşturmadığı ve bu nedenle temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun olan mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 24/04/2023 tarih ve E:2020/4825, K:2023/2141 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 28/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.