Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/630 E. 2025/898 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/630
Karar No
2025/898
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/630 Karar No : 2025/898

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLLERİ: Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri... 2- ... Valiliği VEKİLİ: ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 13/03/2023 tarih ve E:2020/4516, K:2023/1180 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Aile hekimliği uzmanı olan davacı tarafından, Özel Sancak Tıp Merkezinde pratisyen hekim olarak çalışması için yaptığı başvurunun reddine ilişkin İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün... tarih ve ...sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 24/06/2019 tarih ve 2460 sayılı Genel Yazısı'nın iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 13/03/2023 tarih ve E:2020/4516, K:2023/1180 sayılı kararıyla; Davalı İstanbul Valiliğinin süreaşımı itirazının yerinde görülmediği, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesi, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1., 2., 3. ve 9. maddeleri, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. ve 508. maddeleri, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin Ek 4. maddesi, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesine atıfta bulunularak, Sağlık Bakanlığının, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamaya ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya ve bunu denetlemeye yetkili olduğu, bu kapsamda, davalı Bakanlık bünyesinde oluşturulan Kapasite Değerlendirme Komisyonunca planlama ilkelerinin belirlendiği, anılan Komisyonun aldığı Prensip Kararları doğrultusunda sağlık kurum ve kuruluşları, sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımının planlandığı, kararların Bakanlık Oluru ile yürürlüğe girdiğinin görüldüğü, Bu doğrultuda, 11/03/2019 tarih ve 1017 sayılı Makam Onayı ile yürürlüğe giren Kapasite Değerlendirme Komisyonu Prensip Kararlarının A/1. hükmü ile, tıpta uzmanlıkta ana dal ve/veya yan dal uzmanlığı olan hekimlerin özel hastanelerde ve tıp merkezlerinde pratisyen hekim olarak çalışabilmelerinin ilkelerinin belirlendiği ve "anatomi, fizyoloji, tıbbi farmakoloji, tıbbi mikoloji, tıbbi viroloji, tıbbi parazitoloji, temel immünoloji" uzmanlarının kadro aranmaksızın pratisyen hekim olarak çalışmalarının uygun görüldüğü, böylece belirlenen uzmanlık dalları dışındaki uzman hekimlerin, uzmanı oldukları ana ya da yan dalda çalışmalarının öngörüldüğü ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 24/06/2019 tarih ve 2460 sayılı Genel Yazısı ile, bu Kararın uygulanmasına ilişkin hususların il sağlık müdürlüklerine bildirildiği, Dava konusu Genel Yazı'nın dayanağı olan 11/03/2019 tarih ve 1017 sayılı Makam Onayı ile yürürlüğe giren Kapasite Değerlendirme Komisyonu Prensip Kararının A/1. hükmünün iptali istemiyle açılan davada, Dairelerinin 13/03/2023 tarih ve E:2020/4002, K:2023/1181 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, Bu durumda, hukuka uygunluğu bu şekilde tespit edilen bahse konu Kapasite Değerlendirme Komisyonu Prensip Kararlarının A/1. hükmüne dayanılarak tesis edilen ve bu kararın uygulamasının il sağlık müdürlüklerine bildirilmesine ilişkin olan Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün dava konusu 24/06/2019 tarih ve 2460 sayılı Genel Yazısında ve bu düzenlemeler çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda aile hekimliği uzmanı olan davacının... Tıp Merkezinde pratisyen hekim olarak çalıştırılması istemiyle yapılan başvurunun reddi yönünde tesis edilen İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ...tarih ve... sayılı işleminde üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmediği, Öte yandan, davacı tarafından, uzman hekimlerin özel sağlık kuruluşlarının acil ünitelerinde pratisyen hekim olarak çalışmalarını engelleyen düzenlemenin Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 26/09/2018 tarih ve E:2017/609, K:2018/6467 sayılı kararı ile iptal edildiği, bu nedenle dava konusu işlemlerin yargı kararlarına aykırı olduğu ve hekimin çalışma hürriyetini ihlal ettiği iddia edilmekte ise de; anılan yargı kararına konu düzenlemenin, bir özel sağlık kuruluşunun acil ünitesinde en az ne kadar sayıda ve hangi hekimlerin (pratisyen veya uzmanlık dalları itibarıyla) çalıştırılması gerektiğinin düzenlendiği, bu haliyle anılan düzenlemenin asgari hekim sayısına yönelik olduğu, uzman hekimlerin acil ünitelerinde pratisyen hekim olarak çalışmasına ilişkin olmadığı ve bu kuralda yer almayan uzmanlık dallarındaki hekimlerin acil ünitelerinde çalışamayacağı sonucunu doğurmadığı, buna göre aile hekimliği uzmanı hekimlerin acil ünitelerinde uzmanı oldukları alanda çalışmasına engel teşkil etmediği, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 16/12/2021 tarihli Kapasite Değerlendirme Komisyonu Toplantısında alınan Prensip Kararları (KDK/25) ile aile hekimliği uzmanlarının da özel sağlık kuruluşlarının pratisyen hekim kadrolarında çalışmalarına izin verildiği, bu durumda hukuki dayanağı kalmayan dava konusu işlemlerin iptal edilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi ve aleyhe yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemlerin somut veriye dayanmadığı ve yasal dayanağının olmadığı, mevzuatta aile hekimliği uzmanlarının pratisyen hekim olarak çalışmasını engelleyen bir hüküm olmadığı, yasa ile verilen çalışma hakkının idarenin düzenleyici işlemi ile ortadan kaldırılamayacağı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerden Sağlık Bakanlığı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, diğer davalı İstanbul Valiliği tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 13/03/2023 tarih ve E:2020/4516, K:2023/1180 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 24/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/630, K. 2025/898, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-630-e-2025-898-k-321bfbff561c