Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/752 E. 2025/935 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/752
- Karar No
- 2025/935
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/752 Karar No : 2025/935
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/10/2023 tarih ve E:2020/7354, K:2023/4506 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 41. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "eğitim uzmanı, araştırmacı" ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/10/2023 tarih ve E:2020/7354, K:2023/4506 sayılı kararıyla; Davacı tarafından, Milli Eğitim Temel Kanunu ile Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinde eğitim uzmanı ve araştırmacı ünvanlı Bakanlık personelinin denetim yetkisi bulunduğuna dair hiçbir hüküm yer almadığından; eğitim uzmanına ve araştırmacıya bu yetkinin verilmesinin hukuka aykırı olduğunun iddia edildiği, Davalı idare tarafından ise; barınma hizmeti veren kurumların öğrencilere daha sağlıklı ve güvenli ortamda hizmet sunabilmelerini teminen yapılan denetimlerde görevlendirilecek personel ve maarif müfettişi sayısının yetersiz olması nedeniyle araştırmacı ve eğitim uzmanlarının görev tanımları ve yeterlilikleri göz önünde bulundurularak bu kişilere de denetim yetkisinin verildiğinin belirtildiği, 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve 6528 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la, bazı kadrolarda görev alanların araştırmacı ve eğitim uzmanı olarak atanmasına imkan tanındığı, söz konusu mevzuatın incelenmesinden daha önce yönetici kadrosunda görev alanların araştırmacı ve eğitim uzmanı kadrolarına atandıklarının görüldüğü, Dosyada yer alan bilgi, belgeler ile davalı idarece verilen savunma dilekçelerinin incelenmesinden, yapılan düzenleme ile eğitim uzmanı ve araştırmacı kadrolarında bulunan personellerin aktif olarak daha önceden yönetim kadrolarında edinmiş oldukları yetkinliklerinden faydalanılmasının amaçlandığı, bu kadrolarda görev yapan eğitim uzmanı ve araştırmacının da görevlendirilmesinin mülki idare amirlerinin takdirine bırakıldığı ve mutlaka görevlendirileceklerine dair bir ibarenin bulunmadığının görüldüğü, öte yandan, bir çok il ve ilçede bulunan ve özel teşebbüsler tarafından işletilen ortaokul öğrencilerine yönelik yurt ve pansiyonların denetimlerinde görevlendirilecek personel ve maarif müfettişi sayısının yetersiz olması nedeniyle daha önce teftiş birimlerinin de içinde bulunduğu birçok birimlere yöneticilik yapan eğitim uzmanı ve araştırmacıya denetim yetkisi verildiğinin anlaşıldığı, Bu durumda, il veya ilçe millî eğitim şube müdürü başkanlığında şube müdürü, eğitim uzmanı, araştırmacı veya resmi bir ortaöğretim kurumu müdüründen oluşan iki kişilik bir ekiple denetim yapılmasının, 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun ve 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un davalı Milli Eğitim Bakanlığına verdiği yetki kapsamında olduğu, oluşturulacak ekipte ortaokul ve orta öğretim öğrencilerine barınma hizmeti sunan özel yurt ve pansiyonları denetleyebilecek yeterlilik ve teknik donanıma sahip oldukları açık olan araştırmacı ve eğitim uzmanlarının da yer almasına imkan tanıyan düzenlemede, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm birimlerin denetiminin bakanlık müfettişlerince yapılacağı belirtildiğinden, dava konusu düzenlemenin üst hukuk normlarına aykırı olduğu, dava konusu Yönetmelik ile Kanun maddesini aşan düzenleme yapılamayacağı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 10/10/2023 tarih ve E:2020/7354, K:2023/4506 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 28/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.