Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1950 E. 2026/4409 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1950
- Karar No
- 2026/4409
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1733 E., 2025/2771 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/21 E., 2024/269 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Millî ... Bakanlığına (Bakanlık) bağlı ... ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Otelinde usta öğretici olarak çalıştığını, iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ilave tediye, döner sermaye payı alacağı ile maaş kesintisi faiz alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının geçici personel statüsünde usta öğretici olarak çalıştığını, tüm ücretlerinin ödendiğini, taraflar arasındaki ilişkinin statü hukukuna dayandığını, davacının kıdem tazminatı ve diğer alacaklara hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, 230 gün yıllık ücretli izin alacağı bulunduğu, bilirkişi raporu doğrultusunda ilave tediye ve fazla çalışma alacağının hüküm altına alındığı, ulusal bayram ve genel tatil, döner sermaye payı ile faize ilişkin alacakların reddedildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gerekçeli karar başlığında Müdürlüğün davalı olarak gösterilmiş olmasının mahallinde düzeltilebilecek bir hata olduğu, Dairelerince karar başlığında ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda davalının ünvanının "Millî ... Bakanlığı" olarak düzeltildiği, Uyuşmazlık Mahkemesinin emsal içtihatları doğrultusunda uyuşmazlığın adli yargıda görülmesi gerektiği, kıdem tazminatı ile fazla çalışma alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapıldığının ispatlanmadığı, eksik ödeme nedeniyle faiz talep edilmişse de ödeme sırasında ihtirazı kayıt konulmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Hafta tatili alacağının reddedilmesinin hatalı olduğunu, b. Davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, c. Faiz alacağı ile döner sermaye alacaklarına ilişkin verilen ret kararlarının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının, uygulama otelinde, Millî ... Bakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında, Kurum Müdürlüğünün teklifi, İl Millî ... Müdürlüğünün uygun görüşü ve Kaymakamlık Onayı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (657 sayılı Kanun) 89. maddesine göre ek ders ücreti karşılığı geçici personel statüsünde usta öğretici olarak çalıştırıldığını, b. Çalıştığı döneme ilişkin çalıştığı ders saati kadar ders ücretlerinin ödendiğini, primlerinin yatırıldığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının statü hukukuna tâbi olarak mı yoksa iş sözleşmesine tâbi işçi olarak mı çalıştığı ve buna göre yargı yolunun caiz olup olmadığına ilişkindir. 1.657 sayılı Kanun’un 89. maddesi şöyledir: "Her derecedeki ... ve öğretim kurumları ile ... ve Akademi (Askeri Akademiler dâhil), okul, kurs veya yaygın ... yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması hâlinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacakların nitelikleri ve diğer hususlar ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile tespit olunur." Bu maddeye istinaden çıkarılan, Millî ... Bakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik'in 5/2 hükmü ile de uzman ve usta öğreticilere 657 sayılı Kanun'un 89. maddesi uyarınca 01.12.2006 tarihli ve 2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Millî ... Bakanlığı Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Esaslar'da belirtilen miktarda ek ders görevi verilebileceği düzenlenmiştir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. İş mahkemelerinin görev alanını hâkim, tarafların iddia ve savunmalarına göre değil, yasal düzenlemeleri esas alarak belirleyecektir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş sözleşmesinden veya kanuna dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. Somut olayda davacı, davalı Bakanlığa bağlı ... ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Otelinde ders ücreti karşılığı usta öğretici olarak çalışmıştır. Davacının ... hukuku yönünden Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamında gösterilmesi tek başına iş sözleşmesi ile çalıştığını göstermez. Davacı, 657 sayılı Kanun'un 89. maddesinde belirtilen statü içinde ve Valilik Makamı Olur'u ile görevlendirilmiştir. Davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ilişki statü hukukundan kaynaklanmakta olup 4857 sayılı Kanun kapsamına giren bir iş sözleşmesi bulunmadığından somut davada idari yargı görevlidir. Mahkemece, yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilip hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/(j) hükmünde; genel bütçeye dâhil idarelerin, bu Kanun'un (1) ve (3) sayılı Tarifeleri'ne giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olacağı belirtilmiştir. Davalı Bakanlık harçtan muaf olmasına karşın harcın davalı Bakanlıktan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesi de hatalı olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.