Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2022/2393 E. 2025/970 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2022/2393
- Karar No
- 2025/970
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/2393 Karar No:2025/970
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol ve Otogaz Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen idari para cezasının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı, 339.814,00-TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise idari yaptırım uygulanacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmünün dikkate alınması gerektiği, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada ilgili Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve Danıştay ilgili dairesince hüküm gerekçeli olarak onanmış ise de, kanun koyucu tarafından, Kurul tarafından karara bağlanmış ancak tahsilatı tamamlanmamış idari para cezalarında, işlenen fiil için, 5307 sayılı Kanun'un 7164 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 16. maddesinde daha düşük bir idari para cezası uygulanması öngörülmüş ise bu cezaların asgari maktu hadden tahsil edilmesinin vergi dairesine bir görev olarak verildiği, ilgili vergi dairesinin kanunen üstlendiği bu görevi yerine getirmesi açısından önemli olan husus, idari para cezasının keşinleşmesi değil, tahsilatının tamamlanmamış olması gerektiği, dolayısıyla söz konusu düzenleme, tamamen tahsilat aşamasına özgü bir kural niteliğinde olduğu, idari para cezasının iptali istemiyle dava açılsın veya açılmasın, bu kuralın, tahsilatı tamamlanmamış idari para cezalarına uygulanması vergi dairesi açısından bir zorunluluk olduğu; Buna göre, dava konusu idari para cezasının henüz tahsil edilmediği, 2012 yılında söz konusu fiil için 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinde öngörülen ceza 339.814,00-TL iken, 14/12/2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile getirilen değişiklik sonucunda söz konusu fiil için yüzbin Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzbin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onu oranında idari para cezası uygulanacağının kurala bağlandığı, yani davacı açısından lehe bir düzenlemenin getirildiği, aynı Kanun'un 37. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesinin ikinci fıkrası ile de maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idari para cezalarının, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idari para cezası uygulanmasının öngörülmesi halinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgari maktu hadden yani dava konusu fiil için öngörülen asgari maktu had olan 100.000,00-TL'den tahsil edileceğinin hükme bağlandığı, bu durumda, idari para cezasına konu olan fiilin işlendiği sübuta ermişse de davalı vergi dairesi, dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın tahsilatı tamamlanmamış idari para cezasının miktarında lehe bir değişiklik varsa bunu tespit etmekle ve tahsilat aşamasında bu miktarı uygulamakla yükümlü bulunduğundan, davalı idare tarafından lehe olan düzenleme dikkate alınmaksızın tesis edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla 03/06/2020 tarihinde kesinleşen 339.814,00-TL idari para cezasının ilgili kanun maddeleri gereği tahsilatının talep edildiği, cezayı düzenleyen Kurum değişen yasalardan sonra 24/07/2020 tarihinde 339.814,00-TL idari para cezasının tahsil edilmesini bildirdiği, idari para cezasının değişen ilgili kanun maddelerine göre düzeltilmiş şekliyle ve miktarıyla tahsil edilmesini bildirmediği, dolayısıyla bu doğrultuda işlem yapıldığı ve ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği, borcun zamanaşımına uğramadığı, kesinleşen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Dairemizin 06/12/2024 tarihli ara kararıyla davalı idareden, davacının ... tarih ve ... sayılı lisansına konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının (2011 yılı için) miktar belirtilmek suretiyle bildirilmesinin istenildiği, davalı idarece ara kararına verilen cevabi yazıda, davacının 2011 yılına ait net satış hasılatının 1.031.084,06-TL olduğu beyan edilmiştir. Bu durumda, 7164 sayılı Kanunla yapılan değişiklik neticesinde söz konusu fiil için uygulanacak idari para cezasının alt sınırı 100.000,00-TL, üst sınırı 500.000,00-TL olmak üzere bir önceki yıl net satış hasılatının binde onu oranında idari para cezası verileceği dikkate alındığında, davacının 2011 yılı net satış hasılatı üzerinden yapılan hesaplamada ortaya çıkan tutarın 100.000,00-TL'nin altında olduğu anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinin asgari maktu hadden 100.000,00-TL olarak düzenlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.