Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2022/1552 E. 2025/975 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2022/1552
Karar No
2025/975
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/1552 Karar No:2025/975

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 12/02/2019 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, kurulu otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt satışı ya da dolumu yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 124.373,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; 12/02/2019 tarihinde gerçekleştirilen denetim neticesinde düzenlenen tutanakta, otomasyon sistemi ile Ödeme Kaydedici Cihazlardan (ÖKC) elde edilen satış tutarları arasında fark olduğu, 01/01/2019 ila 12/02/2019 tarihleri arasındaki ÖKC hasılatının KDV dahil 2.653.775,04-TL olmasına rağmen otomasyon kayıtlarında aynı tarihler için yer alan satışların tutarının 1.583.000,00-TL olduğu, söz konusu tespitler kapsamında ilgili bayinin Kurum kayıtlarında yer alan 01/01/2019 ila 12/02/2019 tarihleri arasındaki otomasyon bilgi dökümünde motorin cinsinden dönem başı stok miktarının 0 litre olarak göründüğü, dönem içi alış miktarının 477,352,17 litre, dönem içi satış miktarının 502.291,61 litre ve dönem sonu stok miktarının ise 24.223,49 litre olduğu, verilerin sağlaması yapıldığında söz konusu firmanın dönem içi alış miktarına göre otomasyona yansımayan 49.162,93 litrelik motorin alımı gerçekleştirdiği, davacı şirketin söz konusu tarih aralıklarında otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt alışı ve satışı gerçekleştirdiği, davacı şirkete ait istasyonda kurulu otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt satışı ya da dolumu yapıldığı hususunun sabit olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonunca varılmıştır. Diğer taraftan, Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararında yer alan düzeltme imkanı olan fiiller arasında kurulu otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt satışı ya da dolumu yapılması fiiline yer verilmediği, öte yandan, dava konusu işlemde "ceza miktarının tayin gerekçesi" olarak, "Soruşturmaya konu olayda otomasyon sistemine ilişkin yükümlülüklerin kaçak akaryakıt satışının önüne geçilmesini teminen yerine getirilmesi gereken önemli yükümlülükler olduğu, ilgili şirketin otomasyon sisteminin tutarlı olmaması nedeniyle ekonomik durumunu belirlemeye imkan olmadığı, otomasyon sisteminin veri silinmesinin ve otomasyon sisteminin çevrim dışı bırakılması fiilinin kasıtla işlenebilecek bir fiil olması hasebiyle ilgili lisans sahibinin kusurlu hareket ettiği göz önünde bulundurulduğu" gerekçesiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrasında yer alan cezanın üst sınırından para cezası verildiğinin belirtildiği görüldüğünden, maddede belirtilen üst sınırdaki tutar üzerinden idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde ölçülülük ilkesine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince dava konusu işlemin dayanağı mevzuat olarak 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 7. maddesinin 6. fıkrası ile 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi hükümlerine, 27/06/2007 tarih ve 1240 sayılı kararının fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 4. maddesinin birinci fıkrasına, 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine yer verildiği, dağıtıcı lisansı sahiplerinin yükümlülüklerini düzenleyen bu hükümlerin, bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait istasyonda kurulu otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt satışı ya da dolumu yapıldığından bahisle idari para cezası verilmesine ilişkin işbu davada uygulanma imkanı bulunmadığı; Piyasada faaliyet gösteren bayilik lisansı sahiplerinin, dağıtıcıların, akaryakıt istasyonlarında kurmakla yükümlü oldukları istasyon otomasyon sistemine izinsiz müdahele edemeyecekleri, stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda, günlük olarak izlenebilmesini teminen istasyonlarında kurulu olan otomasyon sisteminin güvenliğinden sorumlu oldukları ve istasyon otomasyon sisteminin çevrim içi olmayan yerlerinde (tank, pompa v.s) akaryakıt satışı ve dolum yapamayacakları, buna aykırı fiilde bulunduğu tespit olunan bayilik lisansı sahiplerine fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca idari para cezası uygulanabileceği; Bu durumda, bayilik lisansı sahibi olan davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda gerçekleştirilen denetim neticesinde düzenlenen tutanakta, otomasyon sistemi ile ÖKC'den elde edilen satış tutarları arasında fark olduğu, 01/01/2019 ila 12/02/2019 talihleri arasındaki ÖKC hasılatının KDV dahil 2.653.775,04-TL olmasına rağmen otomasyon kayıtlarında aynı tarihler için yer alan satışların tutarının 1.583.000,00-TL olduğu, söz konusu tespitler kapsamında ilgili bayinin Kurum kayıtlarında yer alan 01/01/2019 ila 12/02/2019 tarihleri arasındaki otomasyon bilgi dökümünde motorin cinsinden dönem başı stok miktarının 0 litre olarak göründüğü, dönem içi alış miktarının 477,352,17 litre, dönem içi satış miktarının 502.291,61 litre ve dönem sonu stok miktarının ise 24.223,49 litre olduğu, verilerin sağlaması yapıldığında söz konusu firmanın dönem içi alış miktarına göre otomasyona yansımayan 49.162,93 litrelik motorin alımı gerçekleştirdiği, davacı şirketin söz konusu tarih aralıklarında otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt alışı ve satışı gerçekleştirdiği anlaşıldığından, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işletilen istasyonda ulusal marker seviyesi geçerli ve teknik düzenlemelere uygun ve faturalı akaryakıt satıldığı, şirketin bayisi bulunduğu dağıtım firması dışında veya başkaca kişi veya kuruluşlardan ürün satın aldığına ve bu ürünleri sattığına ilişkin davalı idarece yapılmış herhangi bir tespit bulunmadığı gibi bu yönde şirkete gönderilen soruşturma raporunda da herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanılmadığı, şirketin yasal defter ve belgeleri ve dağıtıcı firmanın kayıtlar incelendiğinde alış, satış ve stok miktarları tamamen birbiriyle uyumlu olduğunun görüleceği, şirkete isnat edilebilecek bir suç veya kabahatin bulunmadığı, nitekim denetim görevlilerince iş yerindeki tank ve pompalarından alınan numuneler üzerinde marker cihazı ile yapılan ölçümlerde ulusal markerin geçerli çıktığı, denetim tarihinde otomasyon sisteminin aktif vaziyette olduğu, kanunlara uygun bir şekilde iş yerine gelen yakıtın fatura ve irsaliye bilgilerinin otomasyon sistemine girildiği, aksine yönelik yapılan herhangi bir tespitin mevcut olmadığı, 7164 sayılı Kanunla 5015 sayılı Kanun'a eklenen lehe düzenlemelerin kendilerine uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2022/1552, K. 2025/975, T. 26.02.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2022-1552-e-2025-975-k-6fac770b73d8