Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2024/113 E. 2025/955 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2024/113
- Karar No
- 2025/955
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/113 Karar No:2025/955
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Radyo TV A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... ve ... tarihlerinde saat ...'de yayınlanan "..." adlı dizide, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde yer alan "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.050.170,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu(Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; görsel iletişim araçlarından biri olan televizyon aracılığıyla yapılan yayınların, izleyiciler üzerinde etki yaratabileceği açık ise de, dava konusu işleme esas alınan dizi yayınının, izleyiciyi bilgilendirme, düşündürme, eğitme, öğretme gibi saiklerle yapılan kültür-sanat, eğitim, siyaset, haber vb. programları gibi gerçeklik algısı oluşturan programlardan farklı olarak, belirlenen yaş grupları üzerindeki izleyiciler yönünden, ilgili yayın kuruluşunun ticari gaye ile yayınladığı, bir senaryoya bağlı olarak oluşturulmuş kurgusal bir ürün olduğu ve farklı kuruluşlar nezdinde yayınlanan bu tür yayınların pek çoğunda benzer konuların işlendiği, davacı şirket hakkında idari para cezası verilmesine ilişkin Üst Kurul kararında yayın hizmetlerinin toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamayacağı ilkesinin ihlal edildiği belirtilmiş ise de, dava konusu yayın kesitinde müstehcen söz ve görüntüye yer verilmediği, "metres'' kadın karakterinin iyi insan olarak algılanmasına yol açacak ifadelere yer verilmediği, aynı zamanda toplumsal düzeyde rahatsızlık yaratıcı özel vurgulamalar yapılmadığı, söz konusu yayın kesitinin genel ahlaka aykırılık teşkil edecek veya aile kurumuna zarar verecek şekilde, gerçeklik algısı oluşturabilecek veya toplumsal etki yaratabilecek aşırılıkta olmadığı, televizyon programlarının çeşitliliğinin ve alternatifinin çok fazla olduğu, toplumun yayınlanan programlardan kendi istidadına, değerlerine ve ahlak anlayışına göre kendi iradesi ile tercihte bulunma olanağının da bulunduğu gözetildiğinde, söz konusu yayınla 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin ihlal edilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; söz konusu dizide, eşlerin evlilik birliği içerisinde, evliliğin temellerinden olan sadakat duygusuna/yükümlülüğüne aykırı olarak başka birine ilgi duymasının herkesin başına gelebilecek sıradan ve anlayışla karşılanması gereken bir durum olarak yansıtıldığı, aldatmanın bir hak gibi gösterildiği, bu gibi durumların her ailede olabileceği ve bunların küçük kaçamaklar olarak görülmesi gerektiği vurgusunun yapıldığı, aile birliği içerisinde evlilik dışı ilişkilerin ve aldatmanın sıradan ve normal bir davranış gibi gösterildiği, bu itibarla bu yayınların toplumda evlilik birliği içerisinde eşlerin sadakat yükümlülüğüne bakışında duyarsızlaşmaya yol açabileceği ve aile kurumunun temsil ettiği manevi değerleri erozyona uğratacağı, dolayısıyla aile kavramının zarar görmesine, aile müessesesinin ciddiyetsizleştirilmesine yol açabileceği anlaşıldığından, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde yer alan yayın ilkesinin ihlal edildiğinin anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet, dava konusu Üst Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu dizinin kurgusal bir ürün olduğu, müstehcen söz ve görüntülere yer verilmediği, toplumsal düzeyde rahatsızlık yaratacak düzeyde özel vurgulamalara yer verilmediği, söz konusu dizi ile gerçeklik algısı yaratılmadığı, izleyicilerin tercihte bulunma olanağının bulunduğu, Üst Kurulca dizinin kurgusal yönü ile bütünlüğü dikkate alınmadan karar verildiği, Üst Kurulun eşitlik ilkesine aykırı ve subjektif değerlendirmeler yaparak idari para cezası verdiği, Anayasa ile güvence altına alınan ifade ve sanat özgürlüğünün ihlal edildiği, sebep ve amaç unsurları bakımından sakat olduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlığa konu dizinin 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde yer alan yayın ilkesini ihlal ettiği, evlilik dışı ilişkinin son derece normal ve makul, evli bir erkek ile duygusal birliktelik içerisinde olmanın ise oldukça doğal bir hal gibi sunulduğu, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları bakımından hukuka uygun olduğu, yayınların kurgusal nitelikte olması veya herhangi başka unsura sahip olmasının yaptırımdan bağışık olmasını sonucunu doğurmayacağı, dizi ve filmlerin kurgusal nitelikte olduğundan bahisle yaptırım uygulanmaması halinde Üst Kurul'un ve 6112 sayılı Kanun'un icrai niteliği kalmayacağı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin (1) fıkrasında, medya hizmet sağlayıcılarının, yayın hizmetlerini kamusal sorumluluk anlayışıyla bu fıkrada yer alan ilkelere uygun olarak sunacakları belirtilmiş, aynı fıkranın (f) bendinde de "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." ilkesi maddede belirtilen yayın ilkeleri arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrasında ise bu Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idari para cezası verileceği, idari para cezası miktarının, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamayacağı, ayrıca, idari tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verileceği, ihlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idari para cezası ile birlikte idari tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idari para cezasına veya tedbire de karar verilebileceği belirtilmiştir. ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararı ile davacı şirketi ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... ve ... tarihlerinde saat ...'de yayınlanan "..." adlı dizide 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde yer alan "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, davacı şirkete 3.050.170,00-TL idari para cezası verilmesine karar verilmiştir. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile programa ait kayıtların bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; dava konusu dizinin, ana karakterlerin zengin ve gösterişli hayatlarının ve karakterlerin etrafında geçen çeşitli olayların konu alındığı drama türündeki bir dizi olduğu, dava konusu işleme esas alınan yayının, izleyiciyi bilgilendirme, düşündürme, eğitme, öğretme gibi saiklerle yapılan kültür-sanat, eğitim, siyaset, haber vb. programları gibi gerçeklik algısı oluşturan programlardan farklı olarak, belirlenen yaş grupları üzerindeki izleyiciler yönünden, ilgili yayın kuruluşunun ticari gaye ile yayınladığı, dava konusu yayının bir senaryoya bağlı olarak oluşturulmuş kurgusal bir ürün olduğu ve bu tür yayınların pek çoğunda benzer konuların işlendiği, öte yandan, uyuşmazlık konusu dizi yayınında kullanılan ifadelerde evlilik dışı ilişkinin meşrulaştırılması, aldatma eyleminin veya sahte evliliklerin birey ya da toplum için değerli kılınması, olağan gösterilmesi veya karakterlerin iyi insan olarak algılanmasına yol açacak ifadelere yer verilmesi gibi toplumsal düzeyde rahatsızlık yaratıcı özel vurgulamalar yapılmadığı, söz konusu yayın kesitlerinin genel ahlaka aykırılık teşkil edecek veya aile kurumuna zarar verecek şekilde, gerçeklik algısı oluşturabilecek veya toplumsal etki yaratabilecek aşırılıkta olmadığı hususları da göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu yayında 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde yer verilen yayın ilkesinin ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden davacı şirkete idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığından, temyiz talebinin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.