Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2024/315 E. 2025/992 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/315
Karar No
2025/992
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/315 Karar No:2025/992

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Liman İşletmeleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ...

2- ... Belediyesi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisindeki Kocaeli ili, Dilovası ilçesi, Muallimköy Mahallesi kıyı kesiminde Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan ve liman faaliyetlerinde kullanılmak amacıyla 1998 ve 2008 yıllarında kullanma izni sözleşmeleri ile davacı şirkete tahsis edilen deniz dolgu alanının 4.328,77 m²'lik kısmının "Günübirlik Kıyı Kullanım Alanı" olarak kullanılmak üzere 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51/g maddesi ve Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Yerlerin İdaresi Hakkındaki Yönetmeliğin 55. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca pazarlık usulüyle 3 (üç) yıllığına Dilovası Belediye Başkanlığı'na kiralanmasına dair ihale komisyonu kararının onaylanmasına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı "Olur" işleminin ve buna dayalı olarak imzalanan kiralama sözleşmesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan dava konusu alanın 19/11/1998 tarihli kullanma izin sözleşmesi ile davacı şirketin kullanımına bırakıldığı, 27/02/2008 tarihli kullanma izni sözleşmesi kapsamında "Yap-İşlet-Devret" modeli ile ihale edilen "Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyol Projesi" yapım çalışmalarında Karayolları Genel Müdürlüğünce belirlenen görevli şirket olan ... Yatırım ve İşletme A.Ş. lehine proje bitim tarihi olan 15/07/2035 tarihine kadar bedelsiz kullanma izni verildiği, davalı Belediye Başkanlığı tarafından davalı Bakanlığa verilen 23/11/2021 tarihli dilekçe ile "(...) yaklaşık 9.500 metrekarelik alanın hali hazırda Karayolları Genel Müdürlüğünce belirlenen görevli şirket olan Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş. firmasına kullanma izninin verildiği, ancak yıllardır herhangi bir işlem yapılmadığı, bahse konu 9.500 metrekarelik alanın Osmangazi Köprüsünün ayaklarının dibinde olmasından dolayı denizcilik faaliyetinin gerçekleştirilmesinin mümkün görünmediği, aynı zamanda bahse konu 9.500 metrekarelik alanın doğu tarafındaki bitişik kıyı alanında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından rekreasyon alanı ve sahil düzenlemesinin tamamlandığı ve halkın hizmetine sunulduğu, köprü ayağına kadar olan geriye kalan 9.500 metrekarelik alanın da rekreasyon alanı olarak planlanması kullanım kararı olarak bir bütünlük arz edeceği (...)" belirtilerek 9.500 metrekarelik alanın kullanım izninin iptal edilerek belediyeleri lehine Tabiat Varlıkları Genel Müdürlüğü tarafından rekreasyon alanı ve plaj alanı amaçlı kullanım izni ve/veya kiralama yapılmasının talep edildiği, davalı Bakanlık tarafından Karayolları Genel Müdürlüğüne yazılan 23/11/2021 tarihli yazı ile 9.500 metrekare yüzölçümlü alanın tahsisinin kaldırılarak Karayolları Genel Müdürlüğünce belirlenen şirkete verilen kullanma izninin iptal edilmesi hususunda görüşlerinin istenildiği, Karayolları Genel Müdürlüğünün 17/12/2021 tarihli yazısı ile "(...) 9.500 metrekarelik alanın Osmangazi Köprüsü ankraj bölgesiyle kesiştiği, bu sebeple Ankraj Bölgesi Koruma (Dış) duvarlarından 10 metre güvenlik mesafesinin korunması amacıyla ekte koordinatları gönderilen 6.486,02 metrekarelik alanın imar plan notlarında belirtilen hususlara uyulması ve bu alanda yapılacak imalat çalışmalarından önce projesi ile birlikte idarelerinden uygun görül alınması şartıyla 6.486,02 metrekarelik alanın idarelerine olan tahsisinin kaldırılmasının uygun olduğu (...)" görüşünün verildiği, akabinde Kocaeli Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün görüşleri alınarak 4.328,77 metrekare yüzölçümlü Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanın "günübirlik kıyı kullanım alanı" olarak kullanılmak üzere davalı idareler arasında kiralama sözleşmesinin imzalandığı, dava konusu alanın davacı şirket tarafından belli bir süre kullanma izni ile kullanıldığı, ancak sonrasında Karayolları Genel Müdürlüğünce belirlenen görevli şirket olan ... Yatırım ve İşletme A.Ş. lehine proje bitim tarihi olan 15/07/2035 tarihine kadar bedelsiz kullanma izni verildiği, sonrasında da Karayolları Genel Müdürlüğünün uygun görüşü alınarak anılan şirkete yapılan tahsisin kaldırıldığı ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan alanın 3 (üç) yıllığına Dilovası Belediye Başkanlığına kiralanmasına karar verildiği ve kiralama sözleşmesinin imzalandığı görüldüğünden, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın reddine gerekçe olarak gösterilen söz konusu alanın Karayolları Genel Müdürlüğüne tahsisi işlemine karşı açılan davanın sonucunun beklenilmesi gerektiği, limana çok yakın bir alanda rekreasyon alanı planlanmasının sağlık ve çevre açısından uygun olmadığının "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali için açılan ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporunda ortaya koyulduğu, ihale konusu alanın günübirlik kıyı kullanım fonksiyonuyla kullanılmasının mümkün olmadığı, kiralama işleminin açıkça kamu zararına neden olduğu, ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (f) bendinde, dava dilekçelerinin husumet yönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı kuralına yer verilmiş; 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı kurala bağlanmıştır. Her ne kadar dava dilekçesinin "konu" ve "sonuç ve istem" kısımlarında kiralamaya ilişkin ihale komisyonu kararının uygun bulunmasına dair Olur'la birlikte sözleşmenin iptali talebine yer verilmiş ise de, dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sözleşmenin uygulanmasına yönelik herhangi bir iddia ileri sürülmediği, iddiaların sözleşme öncesine ve ihale sürecine ilişkin olduğu görüldüğünden, uyuşmazlığın sözleşmenin uygulanmasından değil, sözleşme öncesine ve ihale sürecine ilişkin hukuka aykırılık iddialarından kaynaklandığı, davalı Bakanlığın sözleşmeden ayrılabilir nitelikteki sözleşme imzalanmasına ilişkin iradesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, iptali istenilen kiralamaya ilişkin ihale komisyonu kararının uygun bulunmasına dair Olur işleminin ve sözleşme imzalanmasına ilişkin iradenin davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından tesis edildiği, davalı olarak hasım mevkinde yer alan Dilovası Belediyesinin sözleşme imzalanması noktasındaki iradesinin dava konusu olmadığı anlaşıldığından, Dilovası Belediyesine husumet yöneltilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. Belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, temyizen incelenen İdare Mahkemesi kararının, davalılar kısmından "Dilovası Belediyesi"nin çıkartılması ve hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 20.900,00-TL vekalet ücretinin duruşmaya katılan Dilovası Belediyesi için ücretin yarısı olan 10.450,00-TL, duruşmaya katılmayan Bakanlık için duruşmasız işlerin yarısı olan, 5.250,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine" ibaresinin "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için öngörülen 10.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 27/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2024/315, K. 2025/992, T. 27.02.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2024-315-e-2025-992-k-66d82b3d6c84