Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/8 E. 2026/204 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/8
- Karar No
- 2026/204
- Karar Tarihi
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/8 KARAR NO : 2026/204 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/10/2025 (Karar) NUMARASI : 2025/... Esas, 2025/... Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 11/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın asıl dava yönünden kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleşen dava yönünden reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Asıl ve birleşen dava davacısı vekili asıl dava dosyasına ilişkin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalılardan ....Turizm Tic. Ltd. Şti.'nin yolu taşımacılığı için kullandığı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç (yolcu otobüsü) 07/01/2015 tarihinde saat: 22:00 sularında ...-... yolu yalnızbağ mevkiinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan müvekkil ..., ağır derecede yaralandığını ve sol kolu koptuğunu, bunun üzerine müvekkil acil olarak ... ...Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesine alındığını ve orada 2 gün yoğun bakımda kaldığını, kopuk kolu tekrar dikildiğini fakat maalesef dikilen kol performans gösteremediğini, birçok hastanede yapılan tedavilere rağmen kolun eski sağlığına kavuşamadığını, müvekkilin vücudunun değişik bölgelerinden birçok kez parça alındığını ve kopan kolun entegre olması için kol bölgesine dikildiğini ve platin dikildiğini, hayatı boyunca platinin takılı olması gerektiğini, davalı yan maddi destek konusunda sadece müvekkilin ... El Mikro Cerrahi, Ortopedi ve Travmatoloji hastanesinde geçirdiği operasyonlarının tedavi giderlerini karşıladığını, 2 yıla yakındır tedavi masraflarının tüm giderlerini cebinden karşıladığını, müvekkilinin meydana gelen trafik kazasında yolcu olduğunu ve kemerinin takılı olduğu tanık ifadeleriyle sabit olduğunu, Adli Tıp Kurumu, Trafik ihtisas dairesinin 02/04/2015 tarihli raporunda sürücü ...'NIN olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketi ile K.T.K'nın 52/b gereğince asli ve tam kusuru olduğu yönünde rapor tanzim edildiğini, müvekkilinin kişisel ihtiyaçlarını zor karşılamakta olduğunu, müvekkili kaza nedeniyle ... Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulunda devam eden akademik kariyerine ara vermek zorunda kaldığını ve kolunda ağrılar olması nedeniyle ağır derecede uyku bozukluğu, depresyon yaşadığını kaza sonra sakat kalması nedeniyle kız arkadaşının kendisini terk ettiğini ve birkaç kez intihar teşebbüsünde bulunduğunu, müvekkil için 400.000,00 TL manevi ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat olmak üzer toplam 401.000,000 TL maddi ve manevi tazminatının kaza tarihi olan 07/01/2015 gününden itibaren işleyen/işleyecek olan yasal faizleri ile birlikte davalılardan müşterekeen ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiğini, dava niteliğinin HMK107. Madde gereği belirsiz alacak davası olarak kabulüne, her bir kalem yönünden ayrı ayrı fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalarak, alacak miktarlarının belirli hale gelmesinden sonra, alacak kalemlerini artırma haklarınıda sağlanması kaydı ile müvekkilin uğramış oludğu maluliyet nedeniyle uğramış olduğu sürekli iş kaybı nedeniyye 250,00 TL, geçici iş kaybı nedeniyle 250,00 TL, yol masrafı ve diğer tedavi giderleri iin 250,00 TL ile kaza nedeniyle giremedi ek der ve alamadığı geliştirme ödeneği ücreti için 250,00 TL maddi tazminat, 400.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 401.000,00 TL tazminat alacağının kaza tarihi olan 07/01/2015 tarihinden itibaren işleyen/işleyecek olan müştereken ve müteselsilen karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen dava davacısı vekili birleşen dava dosyasına ilişkin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalılardan Erzurum...Turizm Tic. Ltd. Şti.'nin yolu taşımacılığı için kullandığı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç (yolcu otobüsü) 07/01/2015 tarihinde saat: 22:00 sularında ...-... yolu yalnızbağ mevkiinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan müvekkil ..., ağır derecede yaralandığını ve sol kolu koptuğunu, bunun üzerine müvekkil acil olarak ... ...Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesine alındığını ve orada 2 gün yoğun bakımda kaldığını, kopuk kolu tekrar dikildiğini fakat maalesef dikilen kol performans gösteremediğini, birçok hastanede yapılan tedavilere rağmen kolun eski sağlığına kavuşamadığını, müvekkilin vücudunun değişik bölgelerinden birçok kez parça alındığını ve kopan kolun entegre olması için kol bölgesine dikildiğini ve platin dikildiğini, hayatı boyunca platinin takılı olması gerektiğini, davalı yan maddi destek konusunda sadece müvekkilin ... El Mikro Cerrahi, Ortopedi ve Travmatoloji hastanesinde geçirdiği operasyonlarının tedavi giderlerini karşıladığını, 2 yıla yakındır tedavi masraflarının tüm giderlerini cebinden karşıladığını, müvekkilinin meydana gelen trafik kazasında yolcu olduğunu ve kemerinin takılı olduğu tanık ifadeleriyle sabit olduğunu, Adli Tıp Kurumu, Trafik ihtisas dairesinin 02/04/2015 tarihli raporunda sürücü ...'NIN olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketi ile K.T.K'nın 52/b gereğince asli ve tam kusuru olduğu yönünde rapor tanzim edildiğini, müvekkilinin kişisel ihtiyaçlarını zor karşılamakta olduğunu, müvekkili kaza nedeniyle ... Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulunda devam eden akademik kariyerine ara vermek zorunda kaldığını ve kolunda ağrılar olması nedeniyle ağır derecede uyku bozukluğu, depresyon yaşadığını kaza sonra sakat kalması nedeniyle kız arkadaşının kendisini terk ettiğini ve birkaç kez intihar teşebbüsünde bulunduğunu, müvekkil için 400.000,00 TL manevi ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat olmak üzer toplam 401.000,000 TL maddi ve manevi tazminatının kaza tarihi olan 07/01/2015 gününden itibaren işleyen/işleyecek olan yasal faizleri ile birlikte davalılardan müşterekeen ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiğini, dava niteliğinin HMK107. Madde gereği belirsiz alacak davası olarak kabulüne, her bir kalem yönünden ayrı ayrı fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalarak, alacak miktarlarının belirli hale gelmesinden sonra, alacak kalemlerini artırma haklarınıda sağlanması kaydı ile müvekkilin uğramış oludğu maluliyet nedeniyle uğramış olduğu sürekli iş kaybı nedeniyye 250,00 TL, geçici iş kaybı nedeniyle 250,00 TL, yol masrafı ve diğer tedavi giderleri iin 250,00 TL ile kaza nedeniyle giremedi ek der ve alamadığı geliştirme ödeneği ücreti için 250,00 TL maddi tazminat, 400.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 401.000,00 TL tazminat alacağının kaza tarihi olan 07/01/2015 tarihinden itibaren işleyen/işleyecek olan müştereken ve müteselsilen karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen dava davacısı vekilinin 19/08/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden dava değerini toplam 996.251,15-TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır. CEVAP: Asıl ve birleşen dava davalıları...Turizm ve Tic. Ltd. Şti ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağındaki kusura itiraz ettiklerini, kaza tespit tutanağı düzenlenirken kaza anında mevcut iklim ve yol şartları dikkate alınmadığını, kazanın oluşumunda... müdürlüğünün kusuruna ilişkin bir tespit ve değerlendirmeye yer verilmediğini, kazının anıda havanın kar ve tipili , zeminin buzlu olduğu ve görüş mesafesinin düşük olduğu hususların tespit edildiğini, müvekkillerinin tek kusurlu olmadığını, kazanın meydana gelen yerin ...-... arasındaki ülkenin doğudan batıya bağlayan duble yol olarak tabir edilen uluslararası bir yol olduğunu, yani yolun günün her her saatinde, her iklim ve hava şartlarında açık tutulması, bakım ve onarımının yapılmasını ve kar temizliğinin ve tuzlama çalışmasının sürekli yapılması gerektiğini, müvekkil ... havanın yol ve şartları gözeterek aracı kullandığını, müvekkil ...'nın kusuru dışında, bu kusura etki eden... Müdürlüğünün kaza mahallinde oluşan buzlanmayı gideremediğini ve gerekli önlemleri almadığını ve bu durumun ... İl Jandarma Komutanlığının Olay yeri inceleme raporunda belirtildiğini, dolayısıyla da bu kazının meydana gelmesine müvekkilin kusurundan önce... Müdürlüğünün kusura sebep olduğunu, öngörülemeyen yüksek hızdaki ani fırtına sebebiyle kaza meydana geldiğini ve bu durumun araç içerisinde yer alan ... ve ...'in ifadeleriyle desteklediğini, davacının müvekkil şirket ve diğer müvekkil ... aleyhine bu davayı açmakta hukuki yarar olmadığını, zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, uyuşmazlık halinde ise dava açabilir veya 5684 sayılı kanun çerçevesinde tahkime başvurabildiğini, kaza yapan aracın dört ayrı sigorta poliçesi yaptırdığını, araç sahibi aracın trafiğe çıkması ve üçüncü şahıslara gelebilecek zararları ödeyebilecek şekilde sigorta yaptırdığını, kaza neticesinde gerçekleşen sağlık ve tedavi giderleri yönünden müvekkil tarafların sorumluluğu bulunmadığını, 611 sayılı yasa gereğince tedavi giderleri bakımından sosyal güvenlik kurumu sorumlu olduğunu, davacı tarafın iş gücü kaybı bulunmadığını, bu yöndeki tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini ve davacının manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, ayrıca manevi tazminat talebi sigorta poliçesi ile teminat altına aldığını, dilekçe ekinde sunulan ... ... Sigorta Şirketine ait ... nolu birleşik kasko sigorta poliçesi genişletilmiş kasko poliçesinin incelenmesinden anlaşılacağı üzere manevi tazminata ilikin ek sözleşme maddesi mevcut olduğunu, davacıları manevi tazminat talepleri de sigorta poliçeleri ile karşılandığını, bu nedenle, istenen manevi tazminatın sigorta şirketinden tahsilini müvekkillere karşı açılan davanın reddine karar verilmesini, müvekkil ... tarafından davacı hesabına ekte sunulan banka dekontundan da anlaşılacağı üzere 10.000,00 TL havale yapıldığını, sigorta şirketlerine ve sosyal güvenlik kurumuna müzekkere yazılarak davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını davacı tarafın faiz başlangıç tarihin kabul etmediklerini, davacının müvekkilleri açısından maddi ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini savunmuştur. Asıl ve birleşen dava davalısı ... ... Sigorta Şirketi vekili 01.12.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşan yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplanmaması veya verilen cevabın talebi karşılanmadığına ilişkin uyuşmazlık halinde zarar gören dava açabileceğini, kazaya karışan ... plakalı araç müvekkil şirket tarafından 26/04/2014 - 26/04/2015 vadeli ... nolu zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi ve 19/04/2014 - 19/04/2015 vadeli ... nolu ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalandığını, zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası genel şartları gereği poliçe teminatı ancak araçta yolcu olarak taşınan biletli yolcuları kapsadığını, araçta biletli yolcu olarak taşınıldığının ispatlanması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilecek kusur ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılamada araçların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, zorunlu taşımacılık mali mesuliyet sigortası, meblağ sigortası olmadığından, poliçede üst limit olarak belirlenen tutuarın her olayda otomatik olarak ödenmesi mümkün olmadığnıı, müvekkil şirket, ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde zarardan sorumlu tutulabileceğini, araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, ancak her halükarda davacının müterafik kusurunu dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacıların ulaşım, trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminat olduğunu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderle ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, talep edilen manevi tazminat tutarını da itirazlarını sunduklarını, davacının sosyal güvenlik kuruluşlarında herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitini talep ettiklerini, dosyanın Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesini, arttırımsız yıllık net kazanç, yüzde on arttırım uygulanmış yıllık gelir ve yüzde on indirim yapıldığı iskontolu yıllık kazanç'ın üç ayrı sütun halinde açık şekilde gösterilmesi gerektiğini ayrıca davacı şehirlerarası yolcu bileti bulunan bir yolcu olmadığından hakkında açılan davanın reddine, davacı taleplerinin zorunlu karayolu mali mesuliyet sigortasından karşılanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini savunmuştur. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... Bu haliyle, tüm dosya kapsamına göre; Davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ...'nın sevk ve idaresindeki davalı ... ..Şti'ye ait, davalı sigorta şirketince taşımacılık sigortası, zorunlu mali mesuliyet sigortası ve ihtiyari mali kasko poliçesi ile sigortalanan otobüsün tek taraflı kaza yapması şeklinde meydana gelen olay sonucunda, aşamalarda dosyaya katılan Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulunun 30.01.2019 tarihli raporuna göre davacıda %27,2 oranında maluliyetin oluştuğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 18 aya kadar uzayabileceği ve 21.06.2019 tarihli rapora göre de davacının sürekli şekilde başkasının bakımına muhtaç olmayacağı mütalaa edilmiştir. Yine dosya kapsamına katılan ... Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 14.10.2019 tarihli raporuna göre meydana gelen olayda davalı sürücü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Bu tespitlere göre hesaplama içeren ve aşamalarda dosyaya katılan 11.01.2024 tarihli aktüerya bilirkişi ek raporuna göre davacı yararına 41.784,16 TL. geçici iş göremezlik ve 829.197,62 TL. daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 870.981,78 TL. maddi tazminata hükmedilmiştir. Hükmedilen daimi iş göremezlik tazminatı bakımından; her ne kadar 11.01.2024 tarihli aktüerya bilirkişi ek raporuna göre daha yüksek miktarda tazminata hükmedilmesi mümkün ise de mahkememizin 01.12.2021 günlü ilk hükmü davacı tarafça istinaf edilmediğinden; eş deyişle anılan ilk hükümde daimi iş göremezlik zararına esas 870.981,78 TL. maddi tazminata hükmedilmiş iken bu hüküm yalnızca davalılarca istinaf edilerek bu hüküm yalnızca davalılar yararına kaldırılmış olduğundan bu şekilde davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hak çerçevesinde davacı yararına 01.12.2021 günlü ilk hükümde olduğu gibi 829.197,62 TL. sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilerek sigorta şirketinin sorumlu olacağı miktarlar yönünden poliçe limitlerine göre değerlendirme yapılmıştır. Bu arada, asıl davada 250,00 TL. tedavi giderleri talebinde bulunulmuş olup davacı vekilince 23.02.2021 tarihli celsede tedavi giderlerine yönelik talepten feragat edildiği bildirildiğinden tedavi giderlerine yönelik maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Son olarak; kazanın gerçekleştiği tarih itibariyle şehirlerarası otobüslerde emniyet kemeri takma zorunluluğuna dair yasal bir yükümlülük bulunmadığından ve tüm dosya kapsamına göre davacıya atfı kabil bir müterafik kusur olgusuna rastlanılmadığından hükmedilen tazminatlarda herhangi bir indirime gidilmemiştir. Manevi tazminat istemi bakımından ise;...somut olayın özellikleri itibariyle tarafların kusur durumu, davacının yaralanmasının ve maluliyetinin oranı itibariyle ortaya çıkan sonuç, kusurun taksir düzeyinde olması, hukuki niteliği itibariyle manevi tazminatın bir ceza olmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları şeklindeki olgular ile meydana gelen olay sonucunda ortaya çıkan sonucun adı geçen davacıda uyandırdığı acı ve elem hep birlikte değerlendirilmek suretiyle -mahkememizin 01.12.2021 günlü ilk hükmü davacı tarafça istinaf edilmediğinden davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hak da nazara alınarak- davacı yararına 110.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmiş; açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin istek yerinde görülmemiş ve bozma öncesi mahkememizin 2016/...Esas sırası üzerinden yürütülen yargılamada icra edilen 23.02.2021 tarihli celsesindeki davacı vekilinin 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi kapsamında kalan sözlü açıklamasına göre hükmedilen manevi tazminattan yalnızca davalı ... ve davalı ... ..Şti.'nin sorumluluğu cihetine gidilmiştir. ... Birleşen Dava Yönünden ise; Her ne kadar davacı, mahkememizin 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden ek dava adı altında bozma sonrası yeni bir dava ikame etmiş ise de, 01.12.2021 günlü ilk hükmü istinaf etmemiş olması karşısında davalılar yararına ortaya çıkan usuli kazanılmış hakların bertaraf edilmesine yönelik somut ek davanın dinlenilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden birleşen davanın tümden reddi cihetine gidilmiştir. Neticeten; Yukarıda yer verilen açıklamalar, değinilen yasal düzenlemeler ve tartışılan deliller itibariyle mahkememizce yürütülen tahkikat sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "A-ASIL DAVA BAKIMINDAN; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-41.784,16 TL. geçici iş göremezlik ve 829.197,62 TL. sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere TOPLAM 870.981,78 TL. maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 01.12.2016 tarihinden; diğer davalılar yönünden haksız fiil (kaza) tarihi olan 07.01.2015 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sırasıyla ve poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere ... nolu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk poliçesi kapsamında 290.000,00 TL.; ... nolu ZMMS sigorta poliçesi kapsamında 290.000,00 TL., ...nolu zorunlu ferdi kaza poliçesi kapsamında ....000,00 TL., ... nolu artan mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında 75.000,00 TL., ... nolu genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında 12.139,80 TL. ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Davacının tedavi giderlerine yönelik maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, 3-Davacı yararına belirlenen 110.000,00 TL. manevi tazminatın haksız fiil (kaza) tarihi olan 07.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Erzurum...Turizm Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE; fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE, B-BİRLEŞEN DAVA (Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/... Esas) BAKIMINDAN; 1-Davanın REDDİNE," şeklinde karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen dava davacısı vekili, asıl ve birleşen dava davalıları Erzurum...Turizm Tic. Ltd. Şti ve ... vekili ile asıl ve birleşen dava davalısı ... ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF İTİRAZLARI: Asıl ve birleşen dava davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu otobüste yolcu olarak bulunduğunu, olay tarihinde meydana gelen kaza neticesinde ağır yaralandığını ve sol kolunun koptuğunu, tüm tedavilere rağmen kolun eski sağlığına kavuşamadığını, ATK raporuna göre kazanın meydana gelmesinde otobüs şoförü davalı ...'nin %100 kusurlu olduğunu, ATK'dan alınan maluliyet raporuna göre müvekkilinin %27,2 oranında malul kaldığını, kazadaki kusur oranı ve müvekkilde meydana gelen maluliyet gözetildiğinde hükmedilen tazminatın çok az olduğunu, gerçek zararın giderilmesi ilkesine aykırı davranıldığını, mahkemece alınan ilk aktüerya raporuna itiraz edilmediğini bu nedenle davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle ilk rapor karara esas alınmış ise de; 31/01/2020 tarihli dilekçe ile aktüer raporuna itiraz edildiğini, davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşmadığını, bu nedenle mahkeme kararının yerinde olmadığını, açtıklar ek davanın iş bu dava dosyası ile birleştirildiğini, müvekkilinin aldığı maaşın her sene yüksek enflasyon nedeniyle değiştiğini, buna bağlı olarak da müvekkilinin gerçek zararının arttığını, müvekkilinin almış olduğu maaşın artması nedeniyle gerçek zararın artmasının usuli kazanılmış hak kapsamında değerlendirilemeyeceğini, yargılamanın uzaması nedeniyle müvekkilinin zararının artmasında müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin ekonomik ve sosyal statüsü dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın müvekkilinin zararını gidermekten çok uzak olduğunu, ayrıca enflasyon nedeniyle paranın alım gücünün düştüğünü, hükmedilen manevi tazminatın çok komik rakam olarak kaldığını, manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Asıl ve birleşen dava davalıları Erzurum...Turizm Tic. Ltd. Şti ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan ATK kusur raporunda kaza anında mevcut iklim ve yol şartlarının dikkate alınmadığını, kazanın oluşumunda... Müdürlüğü'nün kusuruna ilişkin bir tespit ve değerlendirmeye yer verilmediğini, kaza tespit tutanağının incelenmesinde kazanın meydana geldiği yerde buzlanmayla ilgili bir uyarı levhasının bulunup bulunmadığının belirtilmediğini, eğer yolda buzlanma varsa ve bu durumun uyarı levhaları ile sürücülere bildirme, sürücüleri uyarma, hız levhaları ile hızlarını düşürme ve sürücülerin tedbirli olmalarını sağlama, hatta yolu trafiğe kapatma görev ve sorumluluğunun... Müdürlüğü'ne ait olduğunu, dolayısıyla kazanın meydana gelmesine araç sürücüsünün kusurundan önce... Müdürlüğü'nün kusurunun sebep olduğunu, ATK raporunda bu hususların değerlendirilmeden ve... Müdürlüğü'nün sorumluluğu ile kazaya sebebiyet veren mücbir sebepler dikkate alınmadan rapor tanzim edildiğini, raporun bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, rapor hazırlanırken 20/09/2019 tarihli celse .. nolu ara kararın dikkate alınmadığını, raporda dosyaya sundukları emsal rapor ve mevcut itirazlarının hiçbir şekilde tartışılmadığını, bu haliyle raporun hukuka aykırı olduğunu, tanıkların katılımı ile mahallinde keşif yapıldıktan sonra rapor aldırılması yönündeki taleplerinin yerine getirilmeden dosya üzerinden kusur rapor aldırıldığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde düzenlenen kusur raporuna istinaden verilen kararın hukuka aykırı ve isabetsiz olduğunu, hükme esas alınan ATK kusur raporunda kaza anında davacının emniyet kemeri takmaması dikkate alınmadığını, oysa davacının emniyet kemeri takmamasının açık bir kusur olup kusur tespiti ve bu oran üzerinden tazminattan indirim yapılması gerekirken eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, davacının kaza anında emniyet kemeri takmadığını, bu nedenle davacının maddi manevi tazminat taleplerinin reddi veya indirim yapılması gerektiğini, asıl dava yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme kararında zaman aşımı definin dikkate alınmadan karar verildiğini, kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu, kararın manevi tazminat miktarı, faiz başlangıç tarihleri ve yargılama giderleri yönünde de haksız ve isabetsiz olduğunu, hesaplama hataları içerdiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Asıl ve birleşen dava davalısı ... ... Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen dava yönünden zaman aşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu kazanın 07/01/2015 tarihinde meydana geldiğini, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin birleşen davanın ise 16/02/2024 tarihinde ikame edildiğini, iş bu davada KTK'nın ilgili hükümleri gereği yaralamalı kaza söz konusu olduğundan olay tarihinden ceza zaman aşımının işleyeceğinin tartışmasız olduğunu, bu nedenle uzamış ceza zaman aşımı süresi de geçirilen talebin zaman aşımına uğradığından davanın reddinin gerektiğini, birleşen dava taleplerinin ferdi kaza poliçesinden kaynaklı talepler yönünden zaman aşımı gerçekleşmiş iken kabule ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, asıl ve birleşen davada usuli kazanılmış hakların dikkate alınmadığını, davacı tarafından aynı dosyada ıslah dilekçesinin daha evvel sunulduğunu, davanın ikinci defa ıslahının mümkün olmadığını, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, poliçede yazan teminatın 268.000,00-TL olduğunu, zira düzenlenme yılının 2014 olduğunu, genişletilmiş kasko sigorta poliçesi artan mali sorumluluk teminatının ise 100.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, yani poliçeye yöneltilecek tüm talepler için ödenecek tutarın maksimum 100.000,00-TL olduğunu, ilgili poliçeden ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/... Esas 2019/...Karar sayılı dosyasında yapılan ödemeler neticesinde poliçe teminatının tükendiğini, ayrıca aynı kaza ile ilgili olarak derdest Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/...Esas, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/... Esas dosyaların bulunduğunu, mahkeme tarafından ... nolu artan mali sorumluluk poliçesi kapsamında tazminata hükmedilmiş ise de .... plaka sayılı araç adına düzenlendiğini, iş bu davaya konu ... plaka sayılı araç yönünden müvekkil şirket nezdinde düzenlenen poliçe numarasının ...olduğunu, bu nedenle hükmün hatalı olduğunu, aynı olaya ilişkin diğer vefat eden ve yaralanan kişiler nedeniyle ödemeler yapıldığını, dolayısıyla dava konusu kaza için birleşik kasko sigorta poliçesi teminatının tükendiğini, yerel mahkemece bu yöndeki beyanlarının değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, asıl ve birleşen dava taleplerinin farklı poliçelere ait olduğunu, tüm poliçeler yönünden mükerrer olacak şekilde hüküm kurulması taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, sigortalı araç sürücüsünün kendisinden beklenebilecek tüm özen ve yükümlülüklere uygun davrandığını, kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı uyarınca belirlenmesi gerektiğini, ancak mahkemece hem müvekkil şirketin sorumlu olduğu tutarların açıkça belirtilmediğini hem de gerek ilam vekalet ücreti, gerekse de yargılama giderleri ve diğer feriler yönünden sorumlu oldukları tutarlar açısından oranlama yapılmaksızın müvekkil şirketin müşterek müteselsil tüm tutarlardan sorumlu tutulduğunu, genel şartların ve kanunun uygulanmasının kamu düzeninden olduğunu, bilirkişi raporundaki kusurun ve hesaplamaların kabulünün mümkün olmadığını, genel şartlarda ön görülen 1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin ilgili iptal kararı sonrasında sürekli sakatlık tazminat hesaplamasında TRH 2010 hayat tablosunun ve %1,8 teknik faizin esas alınmasının TBK'nın gerçek zararın tespiti ilkelerine aykırı olmadığını, bilakis karara mesnet teşkil eden gerekçeye en uygun yöntem olduğunun değerlendirildiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının ek ders ücretlerinden ve geliştirme ödeneğinden de müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığından geçici iş göremezlik zararına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, devamlılık arz etmeyen varsayımsal gelirin hesaba dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davacının ferdi kaza sigortası genel şartlarının 8/B maddesi uyarınca daimi maluliyetinin belirlenmesini takiben belirtilen oranlar uyarınca ödeme yapılmasının öz konusu olduğunu, ferdi kaza sigortası genel şartlar gereği özürlülük ölçütü uyarınca belirlenen maluliyet raporu oranı üzerinden ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, oysa ki dosya kapsamında buna ilişkin inceleme yapılmadığını, koltuk ferdi kaza genel şartlarına göre sürekli maluliyetinin bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hesaplanan vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu, BAM kaldırma kararına uyulmadığını, müvekkil sigorta şirketinin vekalet ücreti ve harçlar yönünden sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmuş ise de tutar itibari ile de açıkça belirlenmesi gerektiğini, mahkeme kararında sigorta şirketinin poliçe limiti uyarınca sorumlu olduğu vekalet ücreti ve yargılama giderleri tutarlarının açıkça gösterilmemesinin hükmün icrasında tereddüt oluşturacak ve hak kaybına sebebiyet verecek mahiyette olduğunu, bu bakımdan da kararın kaldırılarak yargılama giderlerinin yeniden tespitini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; asıl ve birleşen dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Somut olayda davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ...'nın yönetimindeki davalı ... ..Şti'ye ait, davalı sigorta şirketince taşımacılık sigortası, zorunlu mali mesuliyet sigortası ve ihtiyari mali kasko poliçesi ile sigortalanan otobüsün tek taraflı kaza yapması nedeniyle geçici ve daimi maluliyetinin bulunduğundan bahisle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Erzurum Ticaret Mahkemesince 01/11/2021 tarih ve 2016/...Esas 2021/... Karar sayılı ilamı ile; 1-)Davanın KABULÜ ile, 41.784,16 TL geçici iş göremezlik ve 829.197,62 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 870.981,78 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 01.12.2016 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 07.01.2015 itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, 636.000,00 TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiyesinin davalılar...Ltd. Şti. İle ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (sigorta şirketinin sorumluluğunun sırasıyla ve poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası, zorunlu mali mesuliyet sigortası ve genişletilmiş kasko sigorta poliçesinden tahsil edilmek üzere), 2-)Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 110.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 01.12.2016 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 07.01.2015 itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 75.000,00 TL ile sınırlı olmasına), fazlaya dair talebin REDDİNE karar verilmiştir. Hükme karşı davalı Erzurum...Turizm Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu üzerine, Dairemizin 10/10/2022 tarihli ve 2022/...Esas 2022/...Karar sayılı ilâmı ile özetle; "...Davalıların kusur oranlarına yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde; Davalı sürücü ile işleten vekili, kusura ilişkin yeterli araştırma yapılmadığı, tüm kusurun otobüs sürücüsünde olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, yolun bakımından sorumlu olan... Müdürlüğünün gerekli çalışmaları yapmaması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketi vekili ise davalı araç sürücüsü ve işleteninin alınması gereken tüm tedbirleri aldığı ve kazada kusurlarının bulunmadığınından bahisle istinaf talebinde bulunmuşlar ise de dosya kapsamına uygun bulunan ATK raporunda açıkça, davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kaldı ki davalıların sürücünün tamamen kusursuz olduğuna yönelik de bir iddiaları da bulunmamaktadır. Aktüerya bilirkişi raporuna yönelik davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; Dosya kapsamından davacının memur olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı, çalışamadığı, geçici iş göremezlik döneminde maaşını almaya devam edeceğinden, davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına karar verilmesi doğru değildir. Davacının bu dönemde ancak düzenli ek gelirlerden mahrum kalması söz konusu olabilir. ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E:2021/5486 , K:2021/11448) Bu durumda, davacının geçici işgöremezlik süresi içerisinde maaşı eksik ödenmiş ise buna ilişkin fark bedeli ve varsa bu süre için mahrum kaldığı ek ödemeler, döner sermaye gelirleri, geliştirme ödeneği gibi ek gelirleri araştırılarak çalışmadığı dönem hesabında (varsa) bu gelirler esas alınmak suretiyle, geçici işgöremezlik süresi için ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise ne kadar süre için yapıldığı ve ne zaman tekrar çalışmaya başladığı da araştırılarak, hesaplama yapılması için ek aktüerya raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi de doğru görülmediğinden bu yöne ilişen davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekir. ... Davalı ... tarafından davadan önce yapılan 10.000 TL'lik tazminat ödemesine ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin E:2021/18398 , K:2021/10019 sayılı kararında da belirtildiği üzere kural olarak manevi tazminatın tekliği ve bölünemezliği ilkesi uyarınca manevi tazminat tahsil eden zarar görenin yeniden manevi tazminat isteminde bulunması mümkün değildir. Davalı tarafından davacıya 05/05/2015 tarihinde banka havalesi ile kaza manevi tazminat bedeli açıklaması ile ödeme yapıldığı mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece ödenen bu bedelin maddi tazminatttan düşülmesinin mümkün olmadığı belirtilmiş ise de karar gerekçesinde ödenen bu bedelin manevi tazminat ödemesi olarak kabul edilip edilmeyeceği hususlarında da bir açıklamaya da yer verilmemiş, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu nedenle davalı ... tarafından yapılan ödemenin neyin karşılığı olduğu hususlarının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan bu yöne ilişkin davalıların istinaf taleplerinin kabulü gerekmekte olup davalıların manevi tazminat miktarının yüksek olarak belirlendiğine yönelik istinaf itirazları bu aşamada inceleme dışı tutulmuştur. Davalı sigorta şirketi yargılama aşamasında birleşik kasko sigortasına ilişkin teminat limitinin tükendiği, buna ilişkin bir kısım mahkeme kararı, ödeme ve yargılaması devam eden dosyalar olduğunu bildirerek şirketin sorumluluğu kalmadığı savunmasında bulunmuştur. Mahkemece, bu konuda hiç bir değerlendirme yapılmamıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96. maddesi uyarınca zarar gören kimse birden fazlaysa, bunlardan birine veya birkaçına yaptığı iyiniyetli ödemelerle ve ödediği miktarlar oranında, diğerlerine karşı sorumluluktan kurtulur. Bu durum karşısında mahkemece, davalı sigorta şirketinin iyi niyetle yaptığı ödemelerin araştırılması ve sonucuna göre Karayolları Trafik Kanununun 96. maddesi uyarınca oranlama (garameten) yoluyla ve poliçe teminat limitiyle sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, bu savunma üzerinde hiç durulmadan, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Mahkemece davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun maddi tazminat davasında 636.000 TL, manevi tazminat tazminat davasında 75.000 TL olarak kabul edilmesine rağmen, tüm davalılar aleyhine aynı miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmediği gibi, davacının talebinin maddi ve manevi tazminata ilişkin olması da dikkate alınarak talep edilen toplam tazminat miktarının belirlenip yargılama giderlerinden de davalı sigorta şirketinin limiti oranında sorumlu olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken hükmedilen manevi tazminat miktarının yargılama giderlerinin hesabına dahil edilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır." gerekçesiyle davalılar ..., Erzurum...Turizm Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı ... ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı kabulü ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 355, 353/(1)-a-.... maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararından sonra Erzurum Ticaret Mahkemesince 14/05/2014 tarih ve 2022/... Esas 2024/.... Karar sayılı ilamı ile; 1-Dava dilekçesinin usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, 2-Dosyanın kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal ve kesin süre içinde talep edilmesi halinde görevli Erzurum Tüketici Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. Verilen karar taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 10/09/2024 tarihinde kesinleşmiştir. Kararın istinaf edilmeyerek kesinleşmesi ve süresi içerisinde talepte bulunulması üzene dosya Erzurum Tüketici Mahkemesine gönderilmiştir. Erzurum Tüketici Mahkemesince 24/01/2025 tarih ve 2024/... Esas 2025/... Karar sayılı ilamı ile; A-ASIL DAVA BAKIMINDAN; 1-)Davacının iş göremezlik tazminatı taleplerinin 19/08/2021 tarihli dilekçe kapsamında KABULÜ ile, 41.784,16 TL geçici iş göremezlik ve 954.466,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 996.251,15 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 01.12.2016 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 07.01.2015 itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (sigorta şirketinin sorumluluğunun sırasıyla ve poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere ... nolu ZMMS sigorta poliçesi kapsamında (290.000,00 TL), ... nolu artan mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında (75.000,00- TL), ... nolu genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında (12.139,80-TL), ...nolu zorunlu ferdi kaza poliçesi kapsamında (....000,00-TL), ... nolu karayolu taşımacılık mali sorumluluk poliçesi kapsamında (290.000,00 TL) tahsil edilerek), 2-)Davacının tedavi giderleri talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, 3-)Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ ile; 400.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 07.01.2015 itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar Erzurum...Turizm Ticaret Limited Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, B-BİRLEŞEN EK DAVA BAKIMINDAN; 1-)Davacının davasının KABULÜ ile, 2.389.994,20 TL iş göremezlik tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden 17.01.2024 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 07.01.2015 itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (sigorta şirketinin sorumluluğunun sırasıyla ve poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere ... nolu ZMMS sigorta poliçesi kapsamında (290.000,00 TL), ... nolu artan mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında (75.000,00- TL), ... nolu genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında (12.139,80-TL), ...nolu zorunlu ferdi kaza poliçesi kapsamında (....000,00-TL), ... nolu karayolu taşımacılık mali sorumluluk poliçesi kapsamında (290.000,00 TL) tahsil edilerek ve tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde)" karar verilmiştir. Hükme karşı davalı Erzurum...Turizm Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu üzerine, Dairemizin 10/06/2025 tarihli ve 2025/... Esas 2025/... Karar sayılı ilâmı ile özetle; "...Bilindiği üzere görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. İstinaf edilmeden kesinleşen görevsizlik kararı ile mahkeme bağlı değildir. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar mutlak ticari davalardır. TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Açılan somut davada davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da bulunmaktadır. Sigorta Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun .... kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava mutlak ticari dava olup asliye ticaret mahkemesi görev alanı içinde bulunmakta olup Erzurum Tüketici Mahkemesince istinaf aşamasından geçmeden kesinleşen görevsizlik kararı ile bağlı olmadığı halde Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ayrıca Erzurum Ticaret Mahkemesinin 01/11/2021 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde dairemizin 10/10/2022 tarihi kaldırma kararında Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi yönünden herhangi bir kaldırma sebebi yapılmadığı, dairemizin kaldırma kararından sonra her hangi bir şekilde dava konusu uyuşmazlığa bakılması konusunda yasal değişiklik olmadığı, bu haliyle Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin görev hususunun kesinlik kazandığı, ancak Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesince bu husus göz ardı edilerek 14/05/2014 tarihli kararı ile dava dilekçesinin usulden reddi ile Erzurum Tüketici Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı vermesi son derece hatalı olup Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi yerinde değildir.
HMK'nun 1. maddesinde görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek görevsiz mahkeme tarafından işin esasına ilişkin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden verilen kararın HMK'nun 355 ve 353-(1)/a-3 maddeleri uyarınca re'sen kaldırılmasına, HMK'nın 353(1)-a.3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden HMK'nın 360. maddesinin atfı ile HMK'nın 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın davanın açıldığı ve görevsizlik kararı ile dosyanın Tüketici Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar veren ve açılan davada görevli olan Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere Erzurum Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesiyle Erzurum Tüketici Mahkemesinin 24/01/2025 tarih ve 2024/... Esas 2025/... Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-1-a-3 maddesi uyarınca re'sen kaldırılmasına, HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın davanın açıldığı ve görevsizlik kararı ile dosyanın Erzurum Tüketici Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesine karar veren ve açılan davada görevli ve yetkili olan Erzurum Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere Erzurum Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, karardan bir örneğinin bilgi mahiyetinde UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Erzurum Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre bu aşamada davalı Erzurum...Turizm ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra Erzurum Tüketici Mahkemesince 20/06/2025 tarih ve 2025/... Esas 2024/... Karar sayılı ilamı ile; 1-Davanın, 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 3-Dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli ve yetkili Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE," karar verilmiştir. Verilen karar taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 09/09/2025 tarihinde kesinleşmiştir. Kararın istinaf edilmeyerek kesinleşmesi ve süresi içerisinde talepte bulunulması üzerine dosya Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesince 06/10/2025 tarih ve 2025/... Esas 2025/... Karar sayılı ilamı ile; A-ASIL DAVA BAKIMINDAN; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-41.784,16 TL. geçici iş göremezlik ve 829.197,62 TL. sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere TOPLAM 870.981,78 TL. maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 01.12.2016 tarihinden; diğer davalılar yönünden haksız fiil (kaza) tarihi olan 07.01.2015 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sırasıyla ve poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere ... nolu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk poliçesi kapsamında 290.000,00 TL.; ... nolu ZMMS sigorta poliçesi kapsamında 290.000,00 TL., ...nolu zorunlu ferdi kaza poliçesi kapsamında ....000,00 TL., ... nolu artan mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında 75.000,00 TL., ... nolu genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında 12.139,80 TL. ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Davacının tedavi giderlerine yönelik maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, 3-Davacı yararına belirlenen 110.000,00 TL. manevi tazminatın haksız fiil (kaza) tarihi olan 07.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Erzurum...Turizm Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE; fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE, B-BİRLEŞEN DAVA (Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/... Esas) BAKIMINDAN; 1-Davanın REDDİNE," karar verilmiştir. Hükme karşı davacı vekili, davalı Erzurum...Turizm Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; -Davalıların kusur raporuna ilişkin istinaf itirazlarının dairemizin 10.10.2022 tarihli kaldırma kararında red edilmesi sebebiyle yeniden incelenmesine yer olmamasına, -Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden aracın şehirler arası yolcu taşımacılığı yapan otobüs olmasına. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150 inci maddesinin b fıkrasında yapılan 16.08.2022 tarihli değişiklik sonucu yolculara emniyet kemeri takma zorunluluğunun getirilmesine ve eldeki davada kaza tarihinin 07.01.2015 olması sebebiyle davacının emniyet kemeri takmasının zorunlu olmamasına ve bu doğrultuda da davacının olayda müterafik kusurunun bulunmamasına (Yargıtay 4. HD 2022/9344 E. 2024/5074 K.) -Yargıtay içtihatları ile oluşturulan uygulama birliği çerçevesinde Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih 2019/...-2020/... sayılı kararı ile KTK'nın 90 ıncı maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün olmaması, TRH 2010 Tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılmasının gerekmesine, (Yargıtay 4. HD 2022/422 E. 2023/5853 K.) bu hususun yerel mahkemece de doğru şekilde kararda değerlendirilmiş olmasına, -6098 sayılı TBK'nın 117. Maddesine göre haksız fiilde fiilin işlendiği tarihte borçlunun temerrüde düşmüş olacağı, bu sebeple olaya sebebiyet verenler ve işletenler yönünden faiz başlangıcı için ayrıca zarar gören tarafından temerrüte düşürülmesine gerek olmamasına, olayda sürücü konumunda olan davalı ile araç işletenleri yönünden faiz başlangıcının olay tarihinden itibaren başlatılmasının yerinde olmasına, -Davalıların mahkemenin 01.11.2021 tarihli kararına yönelik olarak istinaf taleplerinde zamanaşımı yönünden istinaf etmemeleri sebebiyle davacı lehine bu hususta usulü kazalınmış hak oluşmasına, -Belirsiz alacak davasında davacının davasını bir defa ıslah ve bir defa da bedel artırım talebinde bulunabilmesine, -Hükümde sigorta poliçelerinden dolayı sorumlu olunan miktarların açıkça belirtilmesine göre; davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıda belirtilenler dışındaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. a-Zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigortası ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'ndan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. Aynı Kanun'un 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanun'un 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Aynı Kanun'un 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, bu sigortanın yapılmamış olması, kaza tarihinde süresinin dolması ya da sigorta yapılmış ancak limitin aşılmış olması durumunda ise sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. (Yargıtay 4. H.D 2021/5793 E.- 2021/10464 K.) Ferdi kaza Sigortaları, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavi giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesini gerektirir. Uyuşmazlık halinde bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir. 25.03.2004 tarihli Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlar B.1.1 maddesi 1.fıkrasında: “İşbu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette maluliyetine sebebiyet verdiği takdirde tıbbi tedavinin sona ermesini ve daimi maluliyetin kat'i surette tesbitini müteakip, daimi maluliyet sigorta bedeli aşağıda münderiç nisbetler dahilinde kendisine ödenir." denildikten sonra, (36) satırdan oluşan bir tabloya yer verilmiş, daha sonrasında yer alan fıkrada ise "Yukarıdaki cetvelde zikredilmemiş bulunan maluliyetlerin nisbeti, daha az vahim olsalar bile, bunların ehemmiyet derecelerine göre ve cetvelde yazılı nisbetlere kıyasen tayin olunur." denilmiştir. Somut olayda, mahkemece davalı sigorta şirketlerinin sıralı olarak sorumlulukları dikkate alınarak özellikle zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigortasını, zorunlu mali sorumluluk sigortasını, artan mali sorumluluk sigortasını, genişletilmiş kasko poliçesini ve ferdi kaza sigortasını, düzenleyen davalı ... ... Sigorta A.Ş.'nin öncelikle taşımacılık poliçesinden sorumlu olduğu ve sigorta poliçe limitinin aşılması halinde diğer sigorta poliçelerinin sıralı sorumlulukları dikkate alınarak, ayrıca davacının Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası poliçesi kapsamında maluliyetinin dosya kapsamında bulunan ve eksik var ise temin edilmek suretiyle davacının tedavi ve hastane evraklarına göre; poliçe şartlarında ve klozlarında düzenlenmiş olan maluliyet cetvelinden hangisi kapsamında kaldığı belirlenmelidir. Şayet maluliyetinin cetvelde belirtilen maluliyetlerden herhangi biri kapsamında değilse bunun organın işlev ve önem derecelerine göre cetvelde yazılı oranlara göre kıyasen belirlenmesi gerekmektedir. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde, bir meblağ sigortası olan ferdi kaza sigortacısı olan davalı ... ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun, tespit edilen sakatlık oranı ve Genel Şartlar'a ekli cetvellere göre konusunda uzman bir Doktor Bilirkişi marifetiyle tespitinden sonra karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalıların müteselsil sorumluluklarına karar verilmesi ve yukarıda açıklanan hususlarda bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. b-2918 sayılı KTK'nın 96. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerin tazminat taleplerinin, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulması gerektiği" hükme bağlanmıştır. KTK'nın 96. maddesi hükmüne göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak biçimde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. Davalı sigorta şirketinin dava dışı şahıslara yaptığı ödemelerin iyi niyetli sayılması halinde poliçe kaza başı limiti dolmuş olduğundan davalı sigortacının dava konusu bakiye alacaktan sorumlu olmayacağı, sigorta şirketinin dava dışı şahıslara yaptığı ödemelerin iyiniyetli sayılması halinde, poliçe kaza başı limiti (üst limit) dolmuş olduğundan, davalı sigortacının dava konusu bakiye alacaktan sorumlu olmayacaktır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2020/4545 E. 2020/6774 K. Aynı Daire 2020/575 E. 2021/1335 K.) Somut olayda; davacının davalı otobüs şirketine ait otobüste yolcu olarak seyahat etmekte iken davalı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki otobüsün kaza yapması sonucu davacının yolcu olarak içerisinde bulunan otobüsün kontrolden çıkması neticesinde yaralanması üzerine, davacının iş gücü kaybı tazminatı ve manevi tazminat davasını açmıştır. Davacı vekili ıslah ve bedel artırım dilekçeleri ile toplam talebini artırmıştır. Davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili her ne kadar cevap dilekçesinde belirtmese de mahkemenin 01.11.2021 tarihli kararına yönelik istinaf dilekçesinde özetle aynı kaza sebebiyle davalı şirkete tazminat talebi yöneltilen birden çok derdest dosya bulunduğunu, poliçe teminat limitinin dolma ihtimali çok yüksek olduğunu poliçe teminat limitinin dolma riskini oluşturan derdest davaların dosya nolarını belirttiği, dairemizce de 10.10.2022 tarihili kaldırma kararında davalı sigorta şirketinin iyi niyetle yaptığı ödemelerin araştırılması ve sonucuna göre Karayolları Trafik Kanununun 96. maddesi uyarınca oranlama (garameten) yoluyla ve poliçe teminat limitiyle sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece gerekçe kararında her ne kadar mahkemece davalı ... ... Sigorta Şirketi'ne 09.01.2023 tarihli müzekkere yazılarak 07.01.2015 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle zarar gören davacıya yapmış oldukları ödemeler ve buna ilişkin tüm belgelerin tespit edilerek mahkemece istenildiği ancak davalı sigorta şirketi tarafından müzekkereye kayıtsız kalındığından ödeme iddiası soyut kabul edilerek hiç ödeme yapılmamış gibi tazminata hesabı yapıldığı ve bu hususa 24.03.2023 günlü aktüerya bilirkişi raporunda da yer verildiği belirtilmiştir. Oysa ki dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda araştırma yapmak için mahkemece davalı sigorta şirketine müzekkere yazıldığı davalı sigorta şirketinin dosyaya uyap ortamından ibraz ettiği 14.11.2023 ve 30.11.2023 tarihli müzekkere cevaplarında aynı olay ile ilgili olarak dava dışı şahıslara yapılan ödemelerle ilgili olarak icra ve mahkeme dosya numaralarının belirtildiği, ancak mahkemece davalı sigorta şirketinin müzekkere cevabına kayıtsız kaldığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketinin bilgilerini verdiği, ödeme belgeleri ve icra ve mahkeme dosyalarının bir bütün olarak değerlendirilmesini talep etiği anlaşılmıştır. Mahkemece davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususa yönelik ibraz ettiği 14.11.2023 ve 30.11.2023 tarihli müzekkere cevaplarında belirttiği savunması dikkate alınmadan sonuca gidilmiş olup bu savunma üzerinde hiç durulmadan, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMMS (trafik sigortası) poliçesindeki ve olay tarihi itibariyle ... sigorta kişi başına ölüm/sakatlık teminat limiti 290.000,00 TL, kaza başına ölüm/sakatlık limiti 5.220.000,00 TL'dir. Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZKTMS (Taşımacılık Sigortası) poliçesindeki ve olay tarihi itibariyle ... sigorta kişi başına ölüm/sakatlık teminat limiti 290.000,00 TL, kaza başına ölüm/sakatlık limiti 8.700.000,00 TL'dir (poliçede ....400.000,00 TL). Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen Artan Mali Sorumluluk poliçesindeki ve olay tarihi itibariyle ... sigorta kişi başına ölüm/sakatlık teminat limiti 75.000,00 TL, kaza başına ölüm/sakatlık limiti 75.000,00 TL'dir. Davalı Sigorta şirketinin sorumlu olacağı tazminat yönünden hükme esas alınan hesap raporunda aynı olaya ilişkin olarak başka tarafların da olduğu dosyalar ve ödeme belgeleri araştırılmadan garame hesabı yapılarak zarar belirlenmemiştir. Mahkemece de teminat limitinin ZMMS ve ZKTMS yönünden 290.000,00 TL, Artan Mali Sorumluluk yönünden ise 75.000,00 TL olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ile karar verilemez. Açıklanan maddi ve hukuki vakalar karşısında mahkemece; hak sahibi durumuna göre raporda hesaplanan toplam tazminat olayda başka yaralananlar ve vefat edenler olması sebebiyle davalı ... ... A.Ş.nin düzenlediği ZMSS poliçesindeki kaza başına ölüm/sakatlık limiti olan 5.220.000,00 TL'yi, ZKTMS (Taşımacılık Sigortası) poliçesindeki kaza başına ölüm/sakatlık limiti olan ... kaza başına ölüm/sakatlık limiti 8.700.000,00 TL'yi (poliçede ....400.000,00 TL), artan Mali Sorumluluk poliçesindeki kaza başına ölüm/sakatlık limiti olan ... kaza başına ölüm/sakatlık limiti 75.000,00 TL'yi aşıp aşmadığının dikkate alınıp tazminatlarının hesaplanması ve tüm hak sahipleri arasında garameten paylaştırma yapılması konularında, ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun her poliçe açısından ayrı ayrı değerlendirilerek kaza başına ölüm/sakatlık limiti olan 5.220.000,00 TL, 8.700.000,00 TL'yi (poliçede ....400.000,00 TL). ve 75.000,00 TL olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Buna göre; dava konusu olayda çoklu zarar söz konusu olup, poliçe limitinin tamamının ödendiği, kaza ile ilgili olarak sigortacıya karşı açılmış ve sonuçlanmış tazminat davalarının bulunduğu savunması karşısında ve yukarıda açıklandığı üzere K.T.K.'nun 96. maddesi uyarınca garame hesabı yapılması gerektiğinden, mahkemece dava konusu kazayla ilgili olarak tüm tazminat, sonuçlanan ve derdest dava dosyaları dosyaları ile ödeme dekont ve makbuzları, icra dosyaları getirtilerek, gerekirse bu hususta davalı sigorta şirketine uygun süre verilerek, garame hesabı yapılmak suretiyle, dava konusu talep yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna düşen miktarın tespiti için aynı bilirkişiden ek rapor alınması, ayrıca yine tazminat, icra ve dava dosyaları içeriğine göre, yukarıda anılan KTK 96/2 maddesi çerçevesinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğu tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre davacının mahkemenin 11.01.2021 tarihli kararına karşı istinaf yoluna başvurmadığı da değerlendirilerek usulü kazanılmış haklar da gözetilerek yukarıda belirtildiği üzere ek rapor alınması ve sonucuna göre usulü kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesinden ibarettir. c-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının; Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12973 E. 2022/14954 K.) Yukarıda belirtilen açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mahkemenin Asıl dava bakımından A-4. Nolu bendinde hüküm altına alınan maddi tazminat bakımından belirlenen harç yönünden; A-.... Nolu bendinde hüküm altına davacının yatırdığı harçlar bakımından belirlenen harç yönünden; A-7. Nolu bendinde hüküm altına davacının yatırdığı yargılama giderleri yönünden; A-14. Nolu bendinde hüküm altına davacı lehine vekalet ücreti yönünden; " (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sırasıyla ve poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere ... nolu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk poliçesi kapsamında 290.000,00 TL.; ... nolu ZMMS sigorta poliçesi kapsamında 290.000,00 TL., ...nolu zorunlu ferdi kaza poliçesi kapsamında ....000,00 TL., ... nolu artan mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında 75.000,00 TL., ... nolu genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında 12.139,80 TL. ile sınırlı olmak üzere)" şeklinde hüküm oluşturulduğu halde sigorta şirketinin her bir poliçe yönünden teminat limitlerine tekabül miktarların yani hesaplanan harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden her bir poliçe yönünden tam olarak ne kadarından sorumlu olduğunun açıkça belirtilmeden sadece poliçedeki teminat limitlerinin belirtilerek hüküm kurulduğu görülmüştür. Ayrıca; Asıl dava bakımından A-4. Nolu bendinde hüküm altına alınan maddi tazminat bakımından belirlenen harç yönünden; A-.... Nolu bendinde hüküm altına davacının yatırdığı harçlar bakımından belirlenen harç yönünden; A-7. Nolu bendinde hüküm altına davacının yatırdığı yargılama giderleri yönünden; A-14. Nolu bendinde hüküm altına davacı lehine vekalet ücreti yönünden; " (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sırasıyla ve poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere ....nolu zorunlu ferdi kaza poliçesi kapsamında ....000,00 TL. ... nolu artan mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında 75.000,00 TL., ... nolu genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında 12.139,80 TL. ile sınırlı olmak üzere) şeklinde hüküm oluşturulduğu halde sigorta şirketinin dosyada mevcut sigorta poliçelerinde ferdi kaza poliçesinin poliçe nosunun ..., artan mali sorumluluk sigorta poliçesinin poliçe nosunun ...olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle de dosyada mevcut deliler ile hüküm fıkrasındaki tespit örtüşmemektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.1. maddesi gereğince trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğünün sigorta limiti dahilinde olduğu belirtilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinde ise sayılan hallerde sigortacıların bu yükümlülüğünün teminat limitlerine kadar sigorta şirketi tarafından karşılanacağı hüküm altına alınmıştır. Zorunlu mali sorumluluk sigortacısı limit dahilinde zararı gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumludur. Zarar miktarının limiti geçmesi ya da hükmedilen tazminatın bir kısmının manevi tazminat olması halinde trafik sigortacısı hükmedilen maddi tazminat miktarına ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumludur. Zira ilamların infaz edilecek kısmı hüküm kısmıdır. İlamın gerekçesine göre talepte bulunulamaz. İcra mahkemesi de hükmün aynen infazını sağlamakla görevlidir. İcra mahkemesi hükmü yorumlayamaz. Yorum yolu ile değiştiremez. İlamlı takipte, mahkeme tarafından yazılıp, imza olunan ve mahkeme mührü ile mühürlenerek taraflara verilen böylece ilam niteliğini kazanan karar dayanak gösterilerek takip başlatılır, icra emri de buna göre düzenlenir. İcra müdürünün veya icra hakiminin ilamın hüküm fıkrasının değiştirilmesi anlamına gelecek işlem ya da yorum yapması mümkün değildir. Borçluya gönderilen icra emri, kanuna ve özellikle ilama veya takip talebine aykırı ise, borçlu icra emrinin veya ilamlı icra takibinin düzeltilmesi için icra mahkemesine şikayet yoluna başvurabilir (İİK 41, 16/1,2. maddeleri). Şikayeti inceleyecek icra mahkemesinin yetkisi ise sınırlıdır. Bu nedenledir ki, yerleşik yargısal uygulamada ilamların infaz edilecek kısmının hüküm bölümü olduğu, hüküm içeriğinin aynen infazı gerektiği ve gerek icra dairesinin gerekse sınırlı yetkili icra mahkemesinin ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip olmadığı kabul edilmiştir .(HGK 8.10.1997 tarih 1997/12-517 E, 1997/776 K.; 22.3.2006 gün 2006/12-92 E, 2006/85 K.; 25...2008 gün 2008/12-45 E, 2008/...K). Bu sebeple mahkemece yukarıda belirtildiği şekilde sigorta şirketinin her bir poliçe yönünden harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu olduğu miktarların açıkça belirtilmemesi sebebiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması 6100 sayılı yasanın HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olduğundan ilk derece mahkemesinin kararı bu yönüyle de yerinde görülmemiştir. HMK.'nun 353/1-a-.... maddesinde "...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda; yukarıda ayrıntılı biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dava davalısı ... ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf itirazlarını kısmen kabulü ile kararın HMK'nın 355 ve 353/1-a-... maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın (usulü kazanılmış haklara riayet edilerek) yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine, asıl ve birleşen dava davalısı ... ... Sigorta Şirketi vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, asıl ve birleşen dava davacısı vekili ile asıl ve birleşen dava davalıları ... ve ....Turizm Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Asıl ve birleşen dava davalısı ... ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-.... maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, sair istinaf itirazlarının reddine, 2-Asıl ve birleşen dava davacısı vekili ile asıl ve birleşen dava davalıları ... ve ....Turizm Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran taraflara iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, ...-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE, 7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.