İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/175 E. 2026/658 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/175
Karar No
2026/658
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/175 Esas KARAR NO:2026/658

DAVA :Tazminat ve cezai şart (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/03/2023 KARAR TARİHİ:24/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat ve cezai şart (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 06.12.2021 tarihinde mimarlık sözleşmesi, 24.05.2022 tarihli ek tadilat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca yüklenici davalı .... şirketinin, müvekkili şirkete ait .../2... adresinde yer alan taşınmazın sözleşmede belirlenen şartlarla tadilat, dekorasyon ve mimarlık hizmetlerini üstlendiğini, yüklenicinin sözleşmenin imzalanmasını takip eden 90 iş günü içerisinde sözleşme konusu edimleri eksiksiz olarak ifa edeceği hususunda anlaşıldığını, müvekkili şirket tarafından sözleşme kapsamında belirlenen ödemelerin yapıldığını, toplamda 1.648.000 TL ödendiğini, sözleşme ile üstlenilen edimlerin en geç 30.02.2022 tarihinde tamamlanması gerekirken halen tamamlanmadığını, aksine hatalı uygulamalar ile taşınmaza zarar verildiğini, aynı şekilde ek tadilat sözleşmesi ile belirlenen edimlerin 30 iş günü içerisinde tamamlanması hususunda anlaşıldığını, davalıya tüm ödemeler yapıldığı halde ek tadilat sözleşmesinde belirlenen edimlerin de yerine getirilmediğini, yerine getirilen edimlerin ise sözleşmede belirlenen malzemelerden farklı, düşük kalitede ve ayıplı olduğunu, sözleşme kapsamında belirlenen edimlerin derhal yerine getirilerek; eksik edimlerin tamamlanması, ayıplı edimlerin sözleşmeye uygun hale getirilmesi için davacı tarafça aynen ifa, gecikme zararının ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ödenmesine ilişkin ... 30. Noterliği'nin 21.07.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, 25.07.2022 tarihinde muhataba teslim edildiğini, yükleniciye edimleri yerine getirmesi ve ayıpların giderilmesi için ... 37. Noterliği'nin 25.11.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile son kez süre verildiğini, sözlü ve yazılı uyarılara rağmen hiçbir edimini yerine getirmeyen davalı şirkete temerrüt nedeniyle aynen ifa taleplerinden vazgeçtiklerinin bildirimi ile borcun ifa edilmemesinden doğan zararlarının ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ödenmesi taleplerine ilişkin olarak ... 37. Noterliği'nin 17.01.2023 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı delil tespiti dosyası ile sözleşme konusu adreste keşif yapılarak alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin sözleşme konusu edimlerini yerine getirmediği ve yapılan işlemlerin ise usule aykırı olduğu, taşınmaza zarar verildiğinin ispatlandığını, sözleşmede yer alan edimlerin tümünün yapımını ... şirketinin üstlendiğini ancak daha sonra üretemediği gerekçesiyle 13 kalemin yapımı için müvekkilini ... ... Ltd. Şti.'ne yönlendirdiğini, ana giriş tavan, sekreter bankosu, alt kat merdiven iniş pano, üst kat merdiven çıkış pano, makam odası tv pano/duvar pano/dolap , tavan ahşap kapama, kapı 1 adet, kasa duvar kapak, kütüphane dekorasyon, merdiven altı kapama, cam önü oval dolap, alın kapama, pano dolabı işlerinin ... ... Ltd. Şti. tarafından yapıldığını ve şirkete 357.480,18 TL ödeme yapıldığını, dava konusu taşınmazdaki tüm avize ve spotların müvekkili tarafından yaptırıldığını, toplam 41.300 TL ödeme yapıldığını, davalı şirket ve ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşamama nedeniyle arabuluculuk sürecinin sona erdiğini, borcunu ifa etmeyen ve hiçbir ödeme de yapmayan yüklenicinin, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartla birlikte müvekkilinin uğradığı tüm zararları ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin yeni yapacağı sözleşmenin mevcut ekonomik şartlarda hem hizmet bedeli hem de malzeme, işçilik, harç , vergi ve sair tüm giderler bakımından çok daha yüksek olacağını, dava konusu sözleşme ile yeni kurulacak olan sözleşme bakımından sözleşme bedeli ve her türlü giderler arasındaki farkın müspet zarar kapsamında olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin, dava konusu taşınmaza belirlenen tarihte taşınmış olsa idi mevcut adresinde kira ve aidat ödemek zorunda kalmayacağını, 30.02.2022 tarihinden itibaren İstanbul Merkezine ödenen ve ödemeleri devam eden kira ve aidat toplamının 518.094,54 TL olduğunu, sözleşmedeki edimler yerine getirilmediği için müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalan kira, aidat ve sair her türlü giderin olumlu zarar kapsamında olduğunu, yükleniciye verilen sürede borcun ifa edilmemesi üzerine aynen ifadan vazgeçtiklerini bildirerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararlarının giderilmesini talep ettiklerini, sözleşmenin 8. Maddesi gereği sözleşmeden davacı tarafça dönülmediği için sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedellerinin yüklenici tarafından ödenmesi gerektiğini beyan ederek; öncelikle davalı şirketin malvarlıklarını kaçırmakta olduğunu, piyasaya yüklü miktarda borçlu bulunduğunu, müvekkili gibi bir çok kişiden baskı ve ısrarla yüksek miktarda para tahsil edildiğini ancak hiçbir işlem yapılmadığını öğrendiklerini, davalı şirketin ticaret sicil gazetesinde yer alan adresini terk ettiğini, müvekkilinin alacaklarının tahsilinin temini amacıyla davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi ile muhafaza altına alınmasını, sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle davacı şirketin uğradığı tüm zararın tespiti ile şimdilik 500.000 TL zararın ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplandıktan sonra artırılmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 700.000 TL kısmi cezai şart bedelinin ticari faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, delil tespiti dahil tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde; şirket tarafından üzerine düşen iş sorumluluğunun yerine getirildiğini, karşı tarafın, işin yapılmadığını iddia ederek davalı şirketin mağduriyet yaşamasına sebebiyet verilmek istendiğini ayrıca taraflar arasında birden fazla iş sözleşmesi hazırlandığını ve yapıldığını, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafa hiçbir şekilde sözleşmeden kaynaklı bir borcunu olmadığı gibi işin sorunsuz bir şekilde yapılarak teslim edildiğini, eksik vb herhangi bir durum söz konusu ise bu durum davacının kendisi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; taraflar arasında imzalanan 06.12.2021tarihli mimarlık sözleşmesinin, yapılan ödemelere ilişkin dekontların, tahsilat makbuzlarının, ... 30. Noterliği'nin 21.07.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, ... 37. Noterliği'nin 25.11.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, ... 37. Noterliği'nin 17.01.2023 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunun, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin davacı şirkete kesmiş olduğu faturanın, fatura karşılığı yapılan ödemeye ilişkin belgelerin, dava dışı ... ... yapılan ödemeye ilişkin dekontların, ara buluculuk son tutanağının fotokopilerini ve taraflar arasındaki yazışmaların çıktılarının sunulmuş olduğu görüldü. Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesi ekinde; davaya konu işlemlerin yapılış sırasında çekilen resimlerin sunulmuş olduğu görüldü. Mahkememizin 23/03/2023 tarihli ara kararı ile, İİK'nun 258. maddesinde yer verilen, kanaat getiren delillerin yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle henüz toplanmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşıldı. .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasının UYAP üzerinden celp edildiği, dosyanın tetkikinde ... tarafından ... aleyhine açılan delil tespiti talepli dosyada alınan bilirkişi raporunda sonuç ve özet olarak; "Tespite konu taşınmazın ... yerleşkesi No. .../2 ... adresinde yer aldığı, Sayın Mahkemenin ara kararında tesbit isteyen vekilinin dilekçesinde belirtilen şekliyle; “ sözleşme ile üstlenilen edimlerin fia edilip edilmediği, yerine getirilen edim var ise fiziksel olarak hangi oranda bulunduğu, yerine getirilen edim var ise ayıp, kusur bulunup bulunmadığı, hangi kalemlerin yapıldığı, projeye, imara ve fenne aykırılık olup olmadığı “ hususlarıyla ilgili talebin kabulüne karar verildiği, Taraflar arasında mevcut 6.12.2021 tarihli sözleşmede, “ Sözleşmenin Konusu “ başlıklı bölümün, 10622/2 ... ... ... .... adresinde yer alan toplam 195,88 m2 ofis + 155,77 m2 teras net m2 işyeri ofisin anahtar teslim tadilat ve dekorasyon işlerinin belirlenen şartlarla yüklenici tarafından eksiksiz ve kusursuz olarak ve süresi içinde yapılmasına ilişkin sözleşme metni olarak düzenlendiği, sözleşmenin 3. Maddesinde “ İşin Tanımı “ bölümü ise; sözleşmede belirtilen tüm imalat / uygulama / malzeme / işçiliklerin yüklenici tarafından tam ve eksiksiz olarak yapılması olarak tariflendiğinin görüldüğü, 6.12.2021 tarihli sözleşmeye ek olarak 24.5.2022 tarihli Tadilat Teklifi başlıklı bir anlaşma metni daha mevcut olup, teklifi 7 ana maddeden oluştuğu, söz konusu 7 ana başlık halindeki imalatların yukarıda tablo halinde gösterildiği, 24.5.2022 tarihli anlaşma metninde işin toplam bedelinin 365.000,00 TL, işin süresinin 90 gün olarak kararlaştırıldığı, işin gecikmesi halinde yüklenicinin 50.000,00 TL para cezasını kabul edeceği, kalan bakliyeden kesileceğinin belirtildiği, sözü edilen hususların hukuki nitelik arz ettiği, takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, 6.12.2021 tarihli sözleşme maddelerinde imalatı taahhüt edilen imalatlar yönünden; branşlarımızla ilgili yapılan inceleme ve değerlendirmelere yukarıda ayrıntısı ile yer verildiği, sözü edilen hususlarla ilgili takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sözleşmede dükkan içi aydınlatma sisteminden söz edilerek, tüm aydınlatmalarda LED spotlar kullanılacaktır denilmekle birlikte; tesbit isteyen vekili tespite konu taşınmazda tüm avize ve spotların müvekkili tarafından yaptırıldığını, toplam 41.300,00 TL ödendiğini, ödemelere ilişkin makbuzların ibraz edildiğini beyan ettiği, bahçe konu ödeme belgesinin bir örneği dosyasında mevcut olduğu, söz konusu elemanların taraflar arasındaki hesaba dayalı olarak, işverenin beğenisi ve istekleri doğrultusunda; iş devam ederken mi alınıp takıldığı ya da işin natamam vaziyette bırakılması üzerine tesbit isteyen tarafından mı tedarik edilerek yerine montajlarının yapıldığının bilinmediği, aleyhine tesbit istenen şirketin dükkan içi aydınlatmalar ile ilgili antre, banyo, tuvalet, balkon spot ve gloplarını takmaksızın işyerinden ayrılmış olması haline göre; taşınmazın o tarihteki durumunu gösteren bir belgenin dosyasında mevcut olmadığı, Sayın Mahkemenin tesbit isteyen vekilinin bu konudaki beyanı ve bir örneği ibraz edilen ödeme makbuzlarını uygun görmesi halinde; yerinde tesbit edilen ve yukarıda yer verilen avizeler dahil; tüm aydınlatma elemanlarının tesbit isteyen tarafından takıldığı şeklinde bir sonuca ulaşılaceği, ancak konu bu yönüyle hukuki nitelik arz etmekte olup, takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, Elektrik tesisatı, jeneratör, kaçak akım röleleri, uydu ve internet sistemleri, Enerji Bakanlığı Elektrik İş Tesisat Yönetmeliğine, Enerji Bakanlığı Kuvvetli Akım Yönetmeliğine, Enerji Bakanlığı Dağıtım Tesisleri Genel Teknik Şartnamesi, gece görüşlü kamera sistemleri, aydınlatma sortilerinin toprak irtibatlandınlıp, irtibatlandırılmadığı, kullanılacak kablo cinsleri, telefon tesisatı, ankastre dağıtım, kullanılan malzemelerin TSE, TSEK, EN VE CE belgelerine sahip olup olmadığı ve benzeri diğer hususlar farklı bir branşın konusunu teşkil etmekte olup, yerinde yapılan inceleme ve buna dayalı değerlendirmeler branşlarımızla ilgili imalatları kapsamakta olduğundan, sözü edilen iş kalemlerinde işyerinin görülebilir durumdaki mevcut halle ilgili alınan fotoğraflar şeklinde olduğu, sözleşmede maddeler halinde belirtilen imalatların, alanı mekanik, sihhi tesisat ve elektrik tesisatı olan teknik kişiler tarafından incelenmesi hususu hukuki nitelik arz etmekte olup, bu konudaki takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, Kullanılan malzemelerin marka, cins ve vasıflarının tesbiti için gerçekleşen imalatların bir kısmı yönünden tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen farklı noktalarda kaplama malzemenin sökülmesi ve alt yüzeylerinde yazılı marka, cins ve vasıflarının tesbiti, biten ya da kısmen tamamlanan imalatlarda sarfedilen malzemenin sözleşmede taahhüt edilen uygunluk gösterip göstermediğinin belirlenebilmesi için numune alınması, bir kısmının açılması, bir kısmının delinmesi veya kesilmesi, bu yolla alınan numunelerin yukarıda sözü edilenlerin ise; laboratuvar ortamında, bir kısmı yönünden de test hizmeti veren merkezlerde incelenmesinin gerektiği, sözleşme maddelerinde kullanılacak ürün ya da malzemelerin marka, cins ve sınıfları belirtilmekte olduğundan, bu kabil malzeme ve ürünler açısından, uygunluğun veya aykırılığın farklı bir yolla tesbitinin mümkün görülmediği, konunun bu yönüyle hukuki nitelik arz ettiği, takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, Bir kısım imalatla ilgili yapım işinin proje ve çizimlere dayalı olarak taahhüt edildiği, bunların bir kısmının asma kat, alçıpan ışıkık detay ve tasarımı, işyerinin doğramaları, sürgülü kapı veya ahşap kapı, camlı, camsız, sabit veya hareketli geçiş kapama aparatları gibi elemanlarken, bir kısım imalatın bazı markaların sözleşmede belirtilen modeli olacağının öngörüldüğü, proje, çizimler ve bazı markaların sözleşmede yer alan modeline ilişkin görselleri dosyasında mevcut olmadığından, sözü edilen bu konularda görüş belirtilemediği, Mahallinde yapılan incelemeler esnasında; tesbit isteyen şirket yetkilisi tarafından duvarlarda ahşap pano çalışmalarının farklı bir firmaya yaptırıldığının beyan edildiği, aleyhine tesbit istenen şirketin işe devam etmemesi haline göre; panoların başka bir firmaya imal ve yerine montajı durumu söz konusu ise; ahşap pano siparişi öncesine alt ofisin mevcut imalat seviyesini gösteren bir belgenin ibraz edilmediği, tesbit isteyen vekilinin bu konudaki beyanı; ... Mühendislik İnşaat Yapı Sanayi ve Ticaret şirketinin üstlendiği, ancak daha sonra üretemediği gerekçesiyle 13 kalemin yapım işinin ... Mobilya Ltd. şirketine yönlendirdiği, bahse konu şirkete yapılan anlaşma uyarınca 357.480,18 TL ödeme yapıldığı, söz konu imalat kalemlerinin; “ 1- Ana Giriş Tavan, 2- Sekreter Bankosu, 3- Alt Kat Merdiven İniş Panosu, 4- Üst Kat Merdiven Çıkış Panosu, 5- Makam Odası Tv Pano/Duvar Pano/Dolap, 6- Tavan Ahşap Kapaması, 7- Bir Adet Kapı, 8- Kasa Duvar Kapağı, 9- Kütüphane Dekorasyon, 10- Merdiven Altı Kapaması, 11- Cam Önü Oval Dolap, 12 -Alın Kapaması, 13- Pano Dolabı İşi olduğu, belirtilen imalatların ... Mobilya Ltd. şirketi tarafından gerçekleştirildiği yönünde olup, söz konusu kalemler arasında “ 3- Alt Kat Merdiven İniş Panosu, 4- Üst Kat Merdiven Çıkış Panosu, 5- Makam Odası Tv Pano/Duvar Pano/Dolap “ şeklinde olduğu, ancak konu bu yönüyle hukuki nitelik arz etmekte olup, takdiri Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, Sayın Mahkeme kanaatinin 357.480,18 TL ödeme karşılığında, duvar ahşap panolarının ... Ltd. şirketine yaptırıldığı yönündeki tesbit isteyen vekilinin beyanı ve ibraz edilen ödemeleri uygun bulması durumunda; söz konusu imalatların farklı bir firmaya yaptırıldığı yönünde sonuca varılacağı," yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri anlaşıldı. ... A.Ş.'ne yazı yazılarak davacı ...'nin olumlu zararı kapsamındaki mevcut adresi (... Mah. ... Cad. ... Blok No: ... Bakırköy/ İstanbul) Türkiye Ticaret Merkezine ödenen kira, aidat ve her türlü giderlerin tespitinin yapılarak mahkememize bildirilmesi istenilmiş, verilen yazı cevabında, ... bloklarında ... unvanlı bir kiracı bulunmadığının bildirildiği, yazı cevabı sonrasında davacı vekilinin talebi ile aynı yazının ... Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'ne yazıldığı, verilen yazı cevabında ... adresinde kiracı olarak davacı şirketin bulunmadığını, başka bir kiracının ikamet ettiğini, ... ... Turizm İnşaat İthalat İhracat ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ..., No: 10/160 no.lu adresten 31.12.2020 tarihinde ayrıldığının bildirildiği, Tasfiye Halinde ... ... Turizm İnşaat İthalat İhracat ve Ticaret Anonim Şirketi’nin mevcut adresi olan ... no.lu ofisler için kesilen kira ve aidat bedelini içerir fatura ve ... Barter 2024 cari ekstresini ve 2024 kira hesabı ekstresinin gönderilmiş olduğu anlaşıldı. Mahkememizin 26/10/2023 tarihli celsesinde, taraflar arasında münakit 06/12/2021 tarihli mimarlık sözlemesinin davalı tarafından tam, gereği ve zamanında yerine getirilip getirilmediği, yüklenici davalının temerrüdü bulunup bulunmadığı, bulunduğu kanaatine varılması durumunda davacı tarafça talep olunabilecek müspet zarar ile cezai şart ile şartları oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı noktalarında bilirkişilerden rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin 09/07/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "1. Mali Yönden İncelemeler Neticesinde; - İncelenen davacı şirkete ait 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinden olan yevmiye defteri ve envanter defterinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, ticari defterlerinden olan defteri kebirin inceleme esnasında ibraz edilmediği ve davacı şirketin 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığına dair ve ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığına dair kararın Sayın Yargı Makamının takdirine bağlı olduğu, - İncelenen davalı şirkete ait 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davalı şirketin 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davalı şirketin 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, - Dosya incelemelerimiz neticesinde; Davacı sözleşmeye istinaden tarafına düzenlenen faturalara istinaden yapmış olduğu fazla ödemelerden kaynaklı olarak 31.12.2022 tarihi itibariyle davalı yandan 763.941,00 TL alacağının bulunduğu, - Davalı şirketin sözleşmeye istinaden düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak 31.12.2022 tarihi itibariyle davacı yandan 1.743.000,00 TL alacağının bulunduğu, - Davacı şirketin ticari defter kayıtlarında yer alan banka havalelerinin ve çek ödemelerinin davalı yanın ticari defterlerinde yer almadığı, davalı şirketin ticari defterlerinde yer almayan ödemelerin ve davacı yanın tarafına düzenlenen 31.12.2021 tarihli ... numaralı 59.000,00 TL tutarlı faturayı kendi ticari defterlerinde 59,00 TL olarak kaydetmesinin taraflar arasında cari hesap farklılığına neden olduğu, 2. Sözleşme İlişkisi Yönünden: - Taraflar arasındaki sözleşmenin metraj ve adetler yönünden belirlemeye olarak tanımadığı, gerek üçüncü kişilerle gerek davalı ile yapılan ek nitelikteki sözleşmenin, proje değişikliğine delalet ettiği, - Davacının eksik imalatı ispat edemediği, ayıplı imalat konusunda eserin tesliminin ardından muayene ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediği, bu sebeple ayıptan kaynaklanan hakların kullanılmasının mümkün olmadığı, 3. Teknik Yönden: - Davacı ... ... İnş. Otom. Emlak Tur. Gıda İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti’ nin eksik ve ayıplı imalatların tamamlanmasına yönelik dava dışı ... Mobilya Ltd. Şirketine KDV dahil 357.480,18 TL ödediği, buna ilişkin fatura ve ödeme dekontlarının dosyada yer aldığı, ancak taraflar arasında konuya ilişkin düzenlenmiş bir sözleşmenin bulunmadığı, belirtilen ödemelerin davalının üstlendiği eksik imalata ilişkin bulunduğunun ispat edilemediği, - Tüm avize ve spotlar için ... – ... Aydınlatma firmasına davacı ... ... İnş. Otom. Emlak Tur. Gıda İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti 41.300.-TL ödendiği, buna ilişkin banka dekontlarının dosyada yer aldığı, belirtilen ödemelerin davalının üstlendiği eksik imalata ilişkin bulunduğunun ispat edilemediği, - Yukarıda bahsi geçen faturaların ve ödeme belgelerinin Sayın Mahkemenizce kabul edilmesi halinde, davacı şirketin yapmış olduğu harcamaların tutarı olan 393.780,18 TL’ nin davalı şirketten talep edilebileceği," yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı vekilinin 25/07/2024 tarihli, davacı vekilinin 06/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçelerini sunmuş olukları görüldü. İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden celp edildiği, dosyanın tetkikinde; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine, taraflar arasındaki mimarlık sözleşmesine ilişkin yüklenicinin temerrüdü sonucu sözleşmeden dönülmesi nedeniyle, davacı şirketin uğradığı tüm zararın tespiti ile şimdilik 10.000 TL ve sözleşme kapsamında davalıya yapılan ödemelerin bilirkişi marifetiyle hesaplandıktan sonra artırılmak üzere şimdilik 400.000 TL'nin iadesi talebi ile açılan davanın yazı tarihi itibariyle derdest olduğu anlaşıldı. Mahkememizin 26/09/2024 tarihli celsesinde İstanbul ...ATM'nin 2023/... Esas sayılı dosyası, dosyada mevcut bilirkişi raporu ve taraf vekillerinin rapora karşı itiraz ve beyanları da incelenip değerlendirilmek üzere yeni bir heyetten rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin 14/03/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "- Taraflar arasında yapılmış ana sözleşme ve ek sözleşme kapsamında, yapılan işlerin tamamlanma oranı % 90 olarak değerlendirilmekte, Asil Ahşap firmasına yaptırıldığı görülen 13 kalem işden “ana giriş ahşap tavanı” dışındaki işlerin ana sözleşme ve ek sözleşme kapsamında olmadığından yalnızca 1. kalem iş bedeli ile avize /led spotların bedelinin iş bedelinden düşülmesinin teknik olarak yerinde olacağı, tespit raporuna göre sözleşmeye aykırı ve ayıplı/eksik imalatlar bulunduğu anlaşıldığından % 5 nefaset kesintisi uygulanması durumunda da; Davalı tarafından yapılan işlerin bedeli olarak 1.704.685,60 TL x %5=1.619.451,32 TL +KDV iş bedeli hesaplanmaktadır. - Davacı şirketin 2021-2022 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfina haiz olduğu, - Davalı şirketin 2021-2022 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfina haiz olduğu, - Taraflar arasındaki cari hesap uyuşmazlığının (Davacı şirket alacak Bakiyesi 855.000,00 TL+ Davalı Şirket Alacak Bakiyesi 1.743.000,00 TL=) 2.598.000,00 TL olduğu görülmüştür. Bu uyuşmazlığın ise Davalı şirket ticari defterlerinde Davacıdan alınan ödemelerin kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. - Taraflar arasında imzalanan 06.12.2021 tarihli sözleşmede yer aldığı üzere işin teslim süresinin Teslim süresinin sözleşmeden itibaren 90 iş günü, teslim tarihinin 30 Şubat 2022 olarak belirlendiği; 24.05.2022 tarihli ek tadilat sözleşmesinde ise teslim süresinin 30 iş günü olarak belirlendiği; TBK m. 90 gereğince borcun tarafların kararlaştırdığı tarihte muaccel olduğu; - İfa zamanı, sözleşmeyle belirlendiğinden, davacının ayrıca TBK m. 117 gereği ihtar göndermesi gerekmediği; davacının ihtarına gerek kalmadan davalının kendiliğinden temerrüde düştüğü, - Tarafların sözleşmede ifa tarihini belirleseler de dosya kapsamından borcun mutlaka o vadede ifa edilmesinin lazm gelmediğinin anlaşıldığı, belirlenen vadenin kesin vade değil belirli vade olduğu dolayısıyla, davacının ihtar şartından kurtulmakla birlikte mehil vermesi gerektiği, - 21.07.2022 tarihli ihtarname ile 15 gün; akabinde 25.11.2022 tarihli ihtarname ile 3 günlük mehil verildiğinden, davalıya uygun bir süre verildiği, - Davacının davalıya gönderdiği 11.01.2023 tarihli ihtarnamede aynen ifadan vazgeçerek müspet zararını talep ettiğini ifade ettiğinin görüldüğü; buna göre davacının ifa yerine tazminat talep edebilmesi için aynen ifa ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirme koşulunu da sağladığı sonucuna varıldığı, - Davacının dava dilekçesinde belirttiği zarar kalemlerinin menfi zarar kapsamında kaldığı ve taleple bağlılık ilkesi gereğince somut olayda istenemeyeceği sonucuna varildiği, - Somut olaydaki yazışmalar, ihtarlar, evvelce alınan raporlar ve teknik üyelerimizin görüşleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının cezai şart talebinde bulunabileceğinin düşünüldüğü, Muhterem Mahkemece davacının müspet zarar talep edebileceğine kanaat getirilmesi durumunda da davacının cezai şart talebinde bulunabileceği," yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin 16/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinin sunmuş olduğu görüldü. Mahkememizin 29/05/2025 tarihli celsesinde; "Bilirkişi raporunun, bir önceki celse davalı şirket yetkilisinin mazeret bildirip dosyayı takip ettiğinin ve davalı şirkete TK 35'e göre tebligat yapıldığının anlaşılması üzerine, davalı şirket yetkilisine tebliğ edildiği ancak tebligatın muhtara tebliğ edildiği görüldüğünden, hukuki dinlenme hakkı ve savunma hakkının kısıtlanmaması adına 13/03/2025 tarihli bilirkişi raporunun davalı şirkete TK 35'e göre tebliğine, ilgili vergi dairesinden davalı şirketin 2023-2024-2025 vergi beyannamelerinin celbine, eksik hususlar giderildiğinde ve davalının bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz süresi dolduğunda cezai şartın davalı şirketin mahvına sebep olup olmayacağının ve davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için son bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına," dair karar verildiği, Beykoz Vergi Dairesi'ne yazılan yazıya verilen cevapta davalı şirketin 2023-2024-2025 yıllarına ilişkin vergi beyannamelerinin gönderildiği, bilirkişi raporunun davalı şirkete tebliğ edildiği, bilirkişi heyetinin 11/08/2025 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak; "1. Davacının taraflar arasındaki 06.12.2021 tarihli mimarlık sözleşme ve 24.05.2022 tarihli ek tadilat sözleşme göre davalının yükümlülüklerini yerine getirmediği, dava konusu taşınmaza belirlenen tarihte taşınmış olsa idi mevcut adresinde kira ve aidat ödemek zorunda kalmayacağını belirtmesi yönünden ödenen kira ve aidatların davacının sözleşmeye güvenerek malvarlığından çıkan ve yasal olarak harcanan para olduğu dolayısıyla ilgili Yargıtay kararları da nazara alındığında kira ödemek zorunda kalması nedeniyle oluşan zararının olumsuz zarar niteliğinde olduğu ve davacı müspet zarar isteminde bulunduğundan menfi zarar kapsamındaki bu kalemin talep edilemeyeceğine dair görüşümüzün muhafaza edildiği, 2. Aşırı ceza koşulunun varlığı halinde tarafların tacir olması durumunda dahi söz konusu ceza koşulunu hâkim TBK m. 182/f.3 çerçevesinde indirime tâbi tutabileceği veya cezaya ilişkin sözleşme, ahlaka veya kişilik haklarına aykırı görülecek derecede ağır ise oluşan duruma göre, bu cezanın geçersizliğine dahi hakimin karar verebileceği; Sayın Mahkemece cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebebiyet vereceği kanaatinde olunması halinde talebe konu edilen cezai şartın geçersiz kılınabileceği gibi tenkise de tabi tutulabileceği, 3. Sayın mahkemenizin ara kararı doğrultusunda “cezai şartın davalı şirketin mahvına sebep olup olmayacağı” yönünde yapılan incelemede 06.12.2021 tarihli sözleşmeye göre cezai şart tutarı 1.600.000,00 TL+ KDV, ek tadilat sözleşmesi kapsamında ise 50.000 TL cezai şartın şirketin karlılığı ve öz kaynaklarının incelenmesi sonucunda ekonomik mahvına neden olacağı," yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi ek raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin 08/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunmuş olduğu anlaşıldı. Davacı vekilinin 22/09/2025 tarihli dilekçesi ile; 700.000,00-TL talepli olarak açılan dava değerini 1.270.000 TL arttırarak toplam 2.470.000 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiği, ıslah dilekçesinin davalı şirkete tebliğ edildiği anlaşıldı. Mahkememizin 18/12/2025 tarihli celsesinde, dosyanın nihai taktir mahkememize ait olmak üzere yalnızca teknik bilirkişilere (mimar ve inşaat mühendisi) tevdi ile sözleşme konusu yapılmayan işlerin aynı tarih ve aynı şartlarda 3. kişiye yaptırılması halinde piyasa rayiçleri ve emsal sözleşmeler esas alınarak makul iş bedelinin tespiti ile taraflar arasındaki sözleşme bedeli ile farkının hesaplanmasına ilişkin rapor düzenlenmesine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 23/02/2026 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "- Sözleşme konusu, yapılmayan iş olarak tespit edilen” ana giriş ahşap asma tavanı” imalat ve montaj işinin aynı tarih ve aynı şartlarda 3. kişiye yaptırılması halinde piyasa rayicinin KDV dâhil 24.300,00 TL hesap ve takdir edileceği teknik görüş ve kanaatine varılmıştır. - Taraflarca emsal sözleşme sunulmadığı görülmektedir. - Götürü bedel esasına göre makul iş bedelinin 1.750.000,00 TL olabileceği ve taraflar arasındaki sözleşme bedeli ile farkının 150.000,00 TL hesaplandığı" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi ek raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraflarca bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. Taraflar arasındaki ihtilafın; Taraflar arasında münakit 06/12/2021 tarihli mimarlık sözlemesinin davalı tarafından tam, gereği ve zamanında yerine getirilip getirilmediği, yüklenici davalının temerrüdü bulunup bulunmadığı, bulunduğu kanaatine varılması durumunda davacı tarafça talep olunabilecek müspet zarar ile cezai şart ile talep şartlarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı noktalarında toplandığı anlaşıldı. Dava, taraflar arasında münakit 06.12.2021 tarihli mimarlık sözleşmesi ve 24.05.2022 tarihli ek tadilat sözleşmesi uyarınca yüklenicinin temerrüdü nedeniyle uğranılan müspet zararın ve cezai şartın tazmini talebine ilişkindir. Davacı taraf, 06.12.2021 tarihli mimarlık sözleşmesi ve 24.05.2022 tarihli ek tadilat sözleşmesinin davalı tarafça geç, eksik ve ayıplı ifa edildiğini ifade etmekteyken, davalı taraf ise edimlerini sözleşmeye uygun ifa ettiğini savunmaktadır. Somut olaydaki 06.12.2021 tarihli sözleşmede: Teslim süresi sözleşmeden itibaren 90 iş günüdür. Teslim tarihi 30 Şubat 2022’dir. Mücbir sebepler, ödemelerdeki aksaklıklar, belediye ve iskân sürelerindeki 1 haftayı geçen gecikmeler teslim tarihine eklenecektir.” 24.05.2022 tarihli ek tadilat sözleşmesinde ise; “İşin teslim süresi 30 iş günüdür.”şeklinde düzenlemeler mevcuttur. Davacı, davalının sözleşmeleri süresinde ifa etmemesinden kaynaklı olarak talepte bulunmuştur. Somut olayda, davalının edimini ifa etmesi gereken son güne dair bilgiye sözleşmeden ulaşılabilmektedir. Bu kapsamda, ifa zamanı, sözleşmeye belirlendiğinden, davacının ayrıca TBK m. 117 gereği ihtar göndermesi gerekmediği sonucuna varılmıştır. Hal böyle iken; davacının ihtarına gerek kalmadan davalı kendiliğinden temerrüde düşmüş olacaktır. Davada her iki sözleşmede de taraflar ifa tarihini belirlemişlerdir. Ancak dosya kapsamında tarafların konuşmaları ve gönderilen ihtarlar dikkate alındığında borcun mutlaka o vadede ifa edilmesinin lazım gelmediği, ifanın aksi halde kabul edilebileceği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda belirlenen vadenin kesin vade değil belirli vade olduğu, dolayısıyla davacının ihtar şartından kurtulmakla birlikte borçluya mehil vermesi gerektiği düşünülmektedir. Dosyaya mübrez belgelerden, davacının, davalıya her iki sözleşmeden kaynaklanan edimlerini ifa etmesi için öncelikle 21.07.2022 tarihli ihtarname ile 15 gün; akabinde 25.11.2022 tarihli ihtarname ile 3 günlük süre verdiği görülmektedir. Buna göre davalıya uygun bir mehil de verildiği kanaatine varılmıştır. Teknik değerlendirmeler ve yapılan soyut açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde davalı, borcun ifa edilmemesi nedeniyle temerrüde düştüğü sonucuna varılmıştır. Davacı, dava dilekçesinde yükleniciye verilen sürede borcun ifa edilmemesinden kaynaklı aynen ifadan vazgeçerek müspet zararını ve cezai şartı talep ettiğini belirtmiştir. Davacının davalıya gönderdiği 11.01.2023 tarihli ihtarnamede aynen ifadan vazgeçerek müspet zararını talep ettiğini ifade ettiği görülmüştür. Buna göre davacının ifa yerine tazminat talep edebilmesi için aynen ifa ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirme koşulunu da sağladığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizce İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyası, dosyada mevcut bilirkişi raporu ve taraf vekillerinin rapora karşı itiraz ve beyanlarının da incelenip değerlendirildiği 13.03.2025 tarihli kök rapordaki teknik tespitlere katılma yoluna gidilmiştir. Olumlu zarar, borçlunun sözleşmeden doğan borcunu hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle alacaklının uğramış olduğu zarardır. Davacı dava dilekçesinde zarar kalemleri ile ilgili olarak; 13 kalem işin yapımı için dava dışı şirketle anlaşmak zorunda kaldığını; diğer yandan ise davacı taşınmazda tüm avize ve spotların davacı tarafından yaptırılmış olduğunu belirtmiştir. Taraflar arasında yapılmış ana sözleşme ve ek sözleşme kapsamında, yapılan işlerin tamamlanma oranı % 90 olarak değerlendirilmekte, Asil Ahşap firmasına yaptırıldığı görülen 13 kalem işden “ana giriş ahşap tavanı” dışındaki işlerin ana sözleşme ve ek sözleşme kapsamında olmadığından yalnızca 1. kalem iş bedeli ile avize /led spotların bedelinin iş bedelinden düşülmesinin yerinde olacağı, tespit raporuna göre sözleşmeye aykırı ve ayıplı/eksik imalatlar bulunduğu anlaşıldığından % 5 nefaset kesintisi uygulanması durumunda da; Davalı tarafından yapılan işlerin bedeli olarak 1.704.685,60 TL x %5=1.619.451,32 TL +KDV iş bedeli hesaplanması gerektiğini bildirir teknik bilirkişi raporuna mahkememize aynen itibar olunmuştur. Mahkememizce hukuki değerlendirme hakime ait olduğu kanaatiyle, makul iş bedeliyle sözleşme bedeli arasındaki farkın müspet zarar olarak kabulüyle, bilirkişi heyetinden davacının makul iş bedelinin tespiti ile taraflar arasındaki sözleşme bedeli ile farkının hesaplatılması yoluna gidilmiştir. Taraflarca emsal sözleşme sunulmadığı görülmektedir. Teknik bilirkişi heyetinin tespitine göre de, söz konusu sözleşmenin kapsamı olarak yapılacak işlerin görüldüğü “06.12.2021 Tarihli Sözleşme ve 24.05.2022 tarihli sözleşmeler” bulunmaktaysa da bu işlerin öncelikle hiçbir metraj ve miktar bilgisinin bulunmadığı, tamamıyla paçal veya götürü tabir edilen yöntemle “işin yaklaşık olarak toplamı için taraflar arasında mutabık kalınan bedel” olarak belirlenmiş olduğu görülmektedir. Bu durumda, somut metraj ve miktar bilgilerini bilinmeyen iş kalemleri için “birim fiyat tespiti ile iş bedeli hesaplaması” teknik olarak mümkün olamadığı, taraflar arasındaki götürü bedelli sözleşme konusu tadilat işlerinin; yine götürü bedelle makul iş bedelinin 1.750,000,00 TL olarak hesap ve takdir edilebileceği bildirilmekle yüklenici davalıdan sonraki makul iş bedeli 1.750.000,00 TL- Yüklenicinin iş bedeli 1.600.000,00 TL= 150.000,00 TL sözleşme bedeli farkı hesaplanmaktadır.

Davacı kira ödemek zorunda kalması nedeniyle oluşan zararını istenmiş ise de bunun olumsuz zarar niteliğinde olduğu ve davacı müspet zarar isteminde bulunduğundan menfi zarar kapsamındaki bu kalemin talep edilemeyeceği kanaatini bildirir bilirkişi görüşüne katılmak mümkün olmamıştır. Kira mahrumiyeti, hukuki niteliği itibariyle, TBK 118. gereğince gecikme tazminatı olup, müspet (olumlu) zarardır. Ancak davacı tarafça kira zararına ilişkin olarak sunulan delil bulunmadığından davacı tarafın bu zararını ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır. Cezai şart talebi açısından yapılan değerlendirmede; 06.12.2021 tarihli sözleşmede: “Teslim süresinin gecikmesi halinde gecikme nedeniyle tedarik edilecek malzemelerin fiyat artışı ve sair dâhil doğacak tüm zararlardan yüklenici sorumlu olacaktır. Ayrıca yüklenici işbu sözleşmeyle üstlendiği edimlerden herhangi birini yerine getirmezse işin toplam bedeli tutarında meblaği cezai şart olarak iş sahibine ödeyecektir.” 24.05.2022 tarihli ek tadilat sözleşmesinde ise; “İş yüklenici firma, teslim süresinin gecikmesi durumunda 50.000 TL cezai para cezasını kabul edecek ve ödeyecektir.” şeklinde düzenlemeler yer almaktadır. Somut olaydaki yazışmalar, ihtarlar, evvelce alınan raporlar ve teknik bilirkişilerin görüşleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının cezai şart talebinde bulunabileceği düşünülmektedir. iki taraflı sözleşmelerde borçlunun temerrüdü halinde alacaklı ancak ifadan vazgeçerek olumlu zararını istemesi halinde ceza koşulunu da isteyebilecektir. Alacaklının müspet zararı, ceza miktarından daha fazla olabilir. Bu halde alacaklı ceza miktarının yanında onun karşılamadığı müspet zararını da isteyebilecektir. TTK'nın 22. maddesi gereğince, kural olarak tacirin cezai şarttan indirim yapılmasını talep hakkı bulunmasa da genel yargı uygulamasında tacirin ekonomik olarak yıkımına yol açacak derecede yüksek olduğu saptanan cezai şarttan indirim yapılabileceği kabul edilmiştir. Talep miktarının tacirin mahvına neden olabilecek derecede fahiş olması halinde bu miktar üzerinden indirim yapılması mümkündür. Bilirkişi raporunda, cezai şartın tacirin mahvına neden olabileceği ifade edildiğinden toplam cezai şart miktarı olan 1.970.000,00-TL'nin taktiren 3/4 oranında indirimi ile 492.500,00-TL cezai şartın ve yukarıda açıklanan nedenlerle 150.000,00-TL sözleşme bedeli farkının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihini belirtmediğinden dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi yoluna gidilmiştir. Taktiri indirim yapılan cezai şart kalemi açısından taktiri indirim nedeniyle red edilen kısım yönünden karşı taraf lehine red vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemiştir. HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2023/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan Hacer Zarbalı'ya 3.120,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak taraflar aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; Toplam cezai şart miktarı olan 1.970.000,00-TL'nin taktiren 3/4 oranında indirimi ile 492.500,00-TL cezai şartın ve 150.000,00-TL sözleşme bedeli farkının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 43.889,17-TL karar ve ilam harcının, yatırılan 20.493,00-TL peşin harç ve 22.303,00-TL tamamlama harcı toplamı olan 42.796,00-TL'den mahsup edilerek eksik kalan 1.093,17- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 başvurma harcı, 20.493,00-TL peşin harç ve 22.303,00-TL'nin toplamı olan 42.975,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 102.375,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 56.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 96.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.809,75-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 25,60-TL vekalet harcı, ....Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasından yapılan 4.050,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 101.885,35-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre takdiren 30.565,60-TL'sinin davalıdan alınarak dava1cıya verilmesine, bakiye gider avansının davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 936,00-TL'sinin davalıdan, 2.184,00-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/175, K. 2026/658, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-175-e-2026-658-k-bab82063054c