Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/8 E. 2026/1553 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/8
Karar No
2026/1553
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/8

KARAR NO : 2026/1553

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 14/10/2025

NUMARASI : 2024/672 E - 2025/655 K

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 02/06/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... A.Ş. Tara- fından davalının kullanımındaki mahalde yapılan denetimler sonucu kaçak elektrik kullandığı tespit edilmekle ... seri numaralı tutanağın düzenlendiğini, bu tutanak gereğince tahakkuk olunan faturalar ödenmediğinden İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla ; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın en az %20 oranında icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... A.Ş. görevlilerince düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, haksız, mesnetsiz ,keyfi ve usule aykırı biçimde düzenlenen tutanağın hukuken geçersiz olduğunu, davacı şirketin kaçak kullanıma ilişkin somut bir kanıt sunmadığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42 ve 43. maddelerinde düzenlenen kaçak kullanım şartlarının hiçbirinin oluşmadığını, abonelik süresince fatu- raların düzenli şekilde ödendiğini, sayaca veya sisteme müdahalenin bulunmadığını, kaçak kullanım tespitine ilişkin bulguların doğru ve somut verilere dayanmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi'nce:

Davanın KISMEN KABULÜ İLE;

1-)Davalının İstanbul 33. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; 26.702,42-TL asıl alacak, 1.308,42-TL işlemiş faiz ve 261,68-TL KDV olmak üzere toplam 28.272,52-TL alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık % 42.0 oranındaki gecikme faizi ve işleyecek gecikme faizine ilişkin %20 KDV işletilmek suretiyle takibin deva- mına, Fazlaya dair talebin reddine, Davalı tarafından takip ve dava tarihinden sonra 16.09.2024 tarihinde davacı hesaplarına 17.768,57 ödendiği anlaşılmakla infaz aşamasında bu durumun dikkate alınmasına,

2-)Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı ve davalı tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde: ilgili tüketim noktasına 2 vardiyalı tüketim oldu- ğundan 14 saat üzerinden hesaplama yapılması gerekirken bilirkişi tarafından hatalı olarak 8 saat üzerinden hesaplama yapıldığını, müvekkili kurum tahakkuku ile bilirkişi raporunda tespit edilen ala- cak arasındaki farkın kaçak kullanıma esas alınan süreden kaynaklandığını, ayrıca müvekkilinin alaca- ğına AATUHK gereğince gecikme zammı işletilmesi gerekirken yasal faiz hesaplama yapılmasının ve müvekkilinin icra inkar tazminatı talebinin reddi yönünde verilen kararın hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Somut olayda kaçak tespitinin usule uygun olma- dığını, mühür sökme tutanağı olmadığını,müdahale bulgusunun teknik olarak ortaya konulamadığını, ceza soruşturmasındaki bilirkişi raporunda kaçak kullanım yönünde tespite yer verilmediğini, icra takibine konu edilen alacağın fahiş ve teknik dayanaktan yoksun ,enerji mevzuatıyla uyumsuz oldu- ğunu, davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabul hükmü kurulmasının isabet olduğunu, ayrıca müvekkilinin 16.09.2024 tarihinde davacı hesaplarına 17.768,57 TL ödediği kabul edilmesine rağmen bu ödemenin hükme yansıtılmadığını, sadece söz konusu ödemelerin "infaz aşamasında dikkate alın- masına" karar verildiğini, müvekkili lehine kötü niyet tazminatı şartları oluşmasına rağmen bu talep- lerinin dayanaksız olarak reddedildiğini , davacı lehine vekâlet ücreti doğmasının dahi hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.

İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;

Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.

Dosya kapsamından,

Davacı ... çalışanları tarafından davalının kullanımında olan "Uğur Mumcu Mh. ... sk. No:...Sultangazi/ İstanbul" adresinde 06.12.2023 tarihinde yapılan denetimler sonucu, "EPTHY' nin 42/1-c maddesi kapsamında, sayaç ölçü sistemine müdahale ve sayacın eksik tüketim kaydetmesine sebe- biyet vermek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı" tespit edilmekle ... nolu tutanağın düzenlendiği,

Bu tutanak gereğince, tahakkuk olunan 18.12.2023 son ödeme tarihli 424.205,30 TL ve 48.279,43 TL bedelli faturaların tahakkuk olunduğu,

Söz konusu faturalar son ödeme tarihinde ödenmediğinden davalı aleyhine İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatılarak 472.484,73 TL kaçak tüketim bedeli + 2.204,92 TL gecikmiş gün faizi + 440,98 TL faizin KDV'sinden ibaret toplam 475.130,63 Tl alacağın tahsilinin talep edildiği, davalının itirazı nedeniyle takip durduğundan itirazın iptali talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece Elektrik Mühendisi ...'dan alınan raporda;

Davacı tarafından yapılan kaçak elektrik tüketim tespitinin doğru olduğu, anılan işyerinde kaçak elektrik tüketimi somut olduğu,

Kaçak tüketim bedeline esas teşkil eden elektrik enerjisi tüketim miktarının, güç, ceza ve süre yönünden mevzuat uyarınca belirlendiği, ancak çalışma saati 2 vardiya 14 saat üzerinden değerlendirilmesine rağmen buna ilişkin dosyada bilgi belge bulunmadığı, geçmiş dönem kaydedilen sayaç tüketim değerleri ile de çalışma saati bakımından 14 saat gibi bir sonuca ulaşılamadığı, mevcut kayıtlarla mevzuat uyarınca belirlenmiş olan 8 saat üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği,

Dosyadaki mevcut kayıtlarla, kaçak tüketim 26.702,42 TL, ek tüketim 213.499,61 TL olmak üzere 240.202,06 TL belirlendiği, farkın davacının aldığı çalışma saatinin 14 olmasından kaynaklandığı, işyeri çalışma ruhsatı ve faaliyet kayıtları ile daha net tespit yapılabileceği,

Davalı itirazları ve emsal yargı kararları doğrultusunda kaçak tüketim yanında ek tahakkuk belirlenebilmesi için doğru bulgu belgeye dayanması gerektiği, dosyada buna ilişkin herhangi bir (ör. Labora- tuvar incelemesi, mühür/son işlem tarihine bağlanan kronoloji, düzenli endeks düşüşüne dayalı ihtilafsız dönem analizi vb.) belge bulunmadığı, dolayısıyla ek tüketim tahakkunun izaha muhtaç olduğu,

25.12.2023 takip tarihi itibariyle davacının 26.702,42 TL asıl alacak, 1.308,42 TL işlemiş faiz ve 261,68 TL KDV olmak üzere toplam 28.272,52 TL alacağı bulunduğu, şayet mahkemece ek tüketimin varlığı yönünde değerlendirme yapılması halinde bu toplam alacak 254.116,71 TL olacağı,

Davacının İstanbul 33. İcra Müdürlüğü ... E. dosyasına yapılan itirazın iptali yönün- deki talebinin alacağı nispetinde uygun olduğu,

Davalı 16.09.2024 tarihinde davacı hesaplarına 17.768,57 ödediğinden 26.702,42 TL'ye ödeme tarihi 16.09.2024'e kadar eklenen 9.555,02 TL gecikme faizi hesaplaması ile toplam borcun 36.257,44 TL olacağı bu rakamdan 17.768,57 minha edilmek suretiyle 18.488,87 alacak kalacağı, 16.09.2024 tarihi itibariyle asıl alacak rakamı 18.488,87 TL olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir.

1.)Davalının dava konusu mahalde sayaca müdahale ettiği, bir kısım cihazları sayaçtan geçirmeksizin elektrik kullandığı tüm dosya kapsamına göre sabit olup bu şekildeki tüketim tutanak tarihinde yürürlükte olan 30.05.2018 tarihli EPTHY'nin 42/1-c maddesindeki kaçak tüketim tanımına uymaktadır. Dava konusu mahal tekstil alanında faaliyet gösteren bir işyeri olup günlük iki vardiya halinde çalışıldığına dair bilgi belge bulunmadığından 8 saat üzerinden hesaplama yapılması yerindedir.

2.) Davalı tarafından 16.09.2024 tarihinde davacı hesaplarına 17.768,57 ödediği tartış- masız olup bilirkişi raporunda bu ödemenin mahsubu yapılmış ise de, dava tarihinden sonra yapılan bu kısmi ödeme İcra Müdürlüğü'nce (TBK 100.md kapsamında) infaz aşamasında gözetileceğinden hüküm altına alınacak alacak miktarından mahsup edilmemesi yerindedir.

3.) Davacı icra takibinde , takip konusu asıl alacak için AATUHK 'nin 51. Md. Gere- ğince gecikme zammı işletilmesini istemiş, bilirkişi raporunda bu yönde hesaplama yapılmış ve mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Faize ilişkin karar davacı talebine uygun olup bu alacak kalemi yönünden davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun dayanağı yoktur. (davalının bu hususta açık bir istinaf başvurusu yoktur.)

4.) Davalının itirazında kısmen haksız olduğu anlaşılmasına rağmen ,dava konusu alacak kalemi haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanmış olup kaçak tüke- timin ve alacağın varlığının yargılamaya muhtaç olduğu, likit nitelik arz etmediği anlaşılmakla icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır.

5.) İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerek- lidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü;takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı (borçlu)’nun üzerindedir.

Somut olayda, davacı tarafın maddi hukuk kurallarına göre alacaklı olduğuna inanarak takibe giriştiği anlaşılmış olup takipte kötü niyetli olduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığından kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Aksi yöndeki davalı itirazı yerinde değildir.

Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacı ve davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,

Davacıdan alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin istinaf eden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)

Davalıdan alınması gereken 1.931,29 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.199,29 TL'nin istinaf eden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)

İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıta

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/8, K. 2026/1553, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-8-e-2026-1553-k-35e48936c267