Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1842 E. 2026/1216 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1842
Karar No
2026/1216
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1842 - 2026/1216 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1842 KARAR NO : 2026/1216

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/06/2025 NUMARASI : 2022/96 Esas - 2025/367 Karar

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : AKAR İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

BAŞVURU TARİHİ : 24.06.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 05.11.2025 KARAR TARİHİ : 11.06.2026 YAZIM TARİHİ : 11.06.2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının maliki ve sürücüsü olduğu kamyonu ile seyir halinde iken 03.09.2021 tarihinde davalı şirket çalışanı ve sürücüsü olduğu araç ile kaza yaptığını, davacının aracının hasar gördüğünü, davalı şirket yetkililerinin aracı yaptıracaklarını vaat ettiklerini ancak yaptırmadıklarını, aracını kendi tamir ettirdiğini, beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL maddi zarar ve 1.000 TL yoksun kalınan kar olmak üzere toplam 2.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, görev ve yetki itirazları bulunduğunu, davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile 1.000,00 TL hasar tazminatı, 1.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli toplamı 2.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 03.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, dosyada 16.02.2023 tarihinde bilirkişi raporu ibraz edildiğini, raporun kendilerine tebliğ edildiğini, 2 haftalık itiraz sürelerinin 07.03.2023 tarihinde bittiğini, rapor kendilerine tebliğ edildikten sonra ek rapor talebinde bulunduklarını, rapora itiraz sürelerinin bitmiş olmasına rağmen mahkeme tarafından kendilerine ıslah için süre verilmediğini, 07.03.2023 tarihindeki duruşmaya mazeret bildirdiklerini, mazerette ıslah içinde süre verilmesini talep ettiklerini, ancak mahkemenin ıslah için süre vermediğini ve ek rapor talepleri hakkında bir karar verdiğini, zamanaşımı nedeniyle yeni dava açmalarının da mümkün olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yetki ve göreve ilişkin itirazlarını tekrar ettiklerini, kazaya sebep olan şoförün davalı şirket çalışanı olmadığını, davanın husumet yönünden de reddi gerektiğini, dosyaya sunmuş oldukları ibranamenin dikkate alınmadığını, her ne kadar ibranamenin aslı dosyaya sunulamamışsa da, davacının ibranamenin sahteliği ile ilgili C.Başsavcılığına yapmış olduğu şikayetin sonunda takipsizlik kararı verildiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, ek rapor tanzim edilmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, trafik kazası kaynaklı hasar bedeli ve yoksun kalınan kâr istemine ilişkindir. Somut olayda, 03.09.2021 tarihinde, davacıya ait araçla davalı şirkete ait aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacıya ait araçta hasar meydana gelmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) "Belirsiz alacak davası" kenar başlıklı 107. maddesi şu şekildedir: "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır. (3) (Mülga:22/7/2020-7251/7 md.)" Yukarıda yer verilen madde hükmünde de belirtildiği gibi belirsiz alacak davasında davacıya, alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda iddianın genişletilmesi yasağına tâbi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilme hakkı tanınmaktadır. 7251 sayılı Kanun'la HMK'nın 107. maddesinin ikinci fıkrası yeniden düzenlenerek hâkim tarafından davacıya tahkikat sona ermeden talebini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi için iki haftalık kesin süre verilmesi öngörülmüştür. Ayrıca Kanun'un gerekçesinde de bu sürenin, alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda hâkim tarafından verilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Bu sebeple, belirsiz alacak davasının şartlarını taşıyan bir davada Kanun'da belirtilen an hâkim tarafından resen gözetilmeli ve davacıya resen kesin süre verilmelidir. Davacının verilen süreye rağmen geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmemesi durumunda davanın, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanacağı 107. maddenin ikinci fıkrasının son cümlesinde düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesindeki anlatımdan davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğu, 16.02.2023 tarihli bilirkişi raporuna taraf vekillerince itiraz edildiği, mahkemece itirazların reddine dair bir karar verilmediği gibi itirazların karşılanması için ek rapor da alınmadığı, dosyanın safahat geçirdiği ve ilk taleple bağlı kalınarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece taraf vekillerinin itirazlarının karşılanması için ek rapor alınmadan ve HMK'nın 107. maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacıya bedel artırım dilekçesi sunması için iki haftalık kesin süre verilmeden dava dilekçesindeki talep miktarının kabulüne karar verilmiş olması dairemizce HMK'nın 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile sair istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.06.2025 tarih ve 2022/96 esas, 2025/367 karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Peşin alınan istinaf karar harçlarının talebi halinde yatıranlara iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine, 6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11.06.2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1842, K. 2026/1216, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1842-e-2026-1216-k-bf2f15bf9b70