Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/75 E. 2026/6 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/75
- Karar No
- 2026/6
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 41. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/75 - 2026/6 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/75 KARAR NO : 2026/6
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2022 NUMARASI : 2021/219 Esas, 2022/123 Karar DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 1 - VEKİLİ : Av. DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/04/2022 tarih ve 2021/219 E. - 2022/123 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... A.Ş ve davalılar ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin 1937 yılında kurulan ...'in şirketlerinden olduğunu, ev bakım, temizlik kağıtları ve hijyen kategorisinde faaliyet gösterdiğini, ...’nın, temizlik kağıtları kategorisinde ..., ...,... ve ..., ev bakım ürünleri kategorisinde ..., ...ve ..., hijyen kategorisinde, kadın pedinde ..., çocuk bezinde ... ve ..., hasta ve yetişkin bezi ve tek kullanımlık cerrahi maskelerde ise ..., ... ve ... markalarının sahibi olduğunu, ... markasının müvekkil adına tescili olduğunu, dava konusu markanın ayırt edilemeyecek benzerlikte olduğunu, yayına itiraz edilmesine karşın itirazın reddedildiğini, bu karara karşı yapılan itirazın da dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, dava konusu markanın reddedilmesi gerektiğini, markaların aynı malları kapsadığını ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kurum vekili cevap dilekçesi ve beyanında özetle; Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ve beyanında özetle :"..." markası ile "..." markasının telaffuzunu yazıya döküldüğünde "..." ve "..." şeklinde telaffuz edildiğinden işitsel anlamda benzerlik olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, değerlendirme yapılırken görselliğininde değerlendirilmesi gerektiği, bu noktada davacı yanın markasının ve müvekkile ait markalar arasında benzerlik olduğunun kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen 03 ve 35.nci sınıftaki benzer,ilişkili/bağlantılı mallardan/hizmetlerden satın almak/yararlanmak istediğinde davalının "...+şekil" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının " ... () " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, benzerlik nedeniyle her iki markada bir yanılgı yaşayabileceği gibi her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında yukarıda belirtilen 03 ve 35.nci sınıftaki mallar/hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas /karıştırılma / benzerlik koşulu oluştuğundan bu kısımlardan ise davanın kabulü gerektiği, 03 ve 35.nci sınıftaki mallar/hizmetler dışında kalan mallar hizmetlerde ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluşmadığından bu kısımlardan ise davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ... A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde : Kelime markalarında, tüketici dikkatinin özellikle kelimenin başlangıç kısmı üzerinde yoğunlaştığını, bu çerçevede, kelime markalarının başlangıç kısmındaki (ilk harflerindeki) benzerliğin tüketicilerin markalarını benzer bulmasında önemli bir etken olduğu kabul edildiğini, bu bağlamda markaların karıştırılma ve seri marka olarak kabul edilme ihtimalleri oldukça yüksek olduğunu ve ... markasının Müvekkil Şirket'in markaları ile iltibas yaratacağını, Dava konusu markalar incelendiğinde; markalar arasındaki tek farkın kelimenin rtasında bulunan Y harfi olduğu görüldüğünü, ortalama tüketici bir markanın ilk kısmına daha çok önem verdiğinden ve ilk kısmını hatırladığından bu markaları yan yana görecek tüketicinin kafası karışacak ve Müvekkil Şirket ürünleri yerine başvuruya konu markanın ürünlerini satın alabileceğini, kelime markalarında tüketici dikkatinin özellikle kelimenin başlangıç kısmı üzerinde yoğunlaştığının düşünüldüğünü, bu çerçevede kelime markalarının başlangıç kısmındaki benzerliğin tüketicilerin markalarını benzer bulmasında önemli bir etken olduğunu, kelime markalarının başlangıcındaki farklılıkların ise markaların tüketicilerce benzer bulunması ihtimalini azalttığının kabul edildiğini, ortalama tüketici kelimenin ilk hecesine, kelimenin diğer kısımlarına nazaran daha büyük dikkat verdiğini, özellikle kelimelerin sonunda yaygın biçimde karşılaşılan son ekler veya heceler, kelimenin işitsel karakteri üzerinde daha az etkiye sahip olduğunu, ortalama seviyedeki bir tüketicinin görsel olarak ayniyet derecesindeki bu benzerlik sebebiyle Müvekkili Şirket'e ait ... ibareli markalarını taşıyan ürün yerine ... ibaresini taşıyan ürünü satın alabilecek veya her iki markanın da Müvekkili Şirket'in birbirinin aynı olan markaları veya Müvekkili Şirket'in seri markası olduğu şeklinde bir yanılgıya düşeceğini, dolayısıyla 6. maddenin aradığı markaların benzerliği şartının gerçekleştiğini, karıştırılma tehlikesinin varlığının kabulü için tüketicinin söz konusu ürün ya da hizmetin aynı firma veya en azından aynı işletmeye ekonomik olarak bağlı bir firma tarafından üretildiği inancında olması gerektiğini, anılan başvurunun tesciline izin verilmesi halinde tüketicinin üründe ve işletmenin kimliğinde yanılgıya düşeceğini, bu gibi bir durumun Müvekkili Şirket'e vereceği zararın göz önüne alınması gerektiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi'nin vermiş olduğu kararın kısmen reddine ilişkin kısmının kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu kısmen kabul kararı usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Müvekkiline ait dava konusu şekil, (solda) iki insan figürünü ihtiva eden, içerisinde turuncu, mavi ve pembe renkleri barındırıyorken davacılara ait şekil (sağda) ile yazı fontu da dahil olmak üzere hiçbir benzerlik ihtiva etmeyen bir şekil olduğunu, bu yönüyle müvekkiline ait şekil özgün bir yazı stiliyle kaleme alındığını, şekil, renk unsurundan oluşan özgün bir kombinasyona sahip olduğu ortadayken ilk derece mahkemesinin sırf yazılışları sebebiyle görsel benzerliği olduğuna dayanarak vermiş olduğu kısmen kabul kararı hukuka aykırı olduğunu, SMK m.6/1 uyarınca tescile engel olabilecek biçimde uzman konumunda olmayan tüketici açısından yukarıdaki markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını, davaya konu "..." kelimesi "..." şeklinde telaffuz edilen müvekkiline ait başvuru ile "..." şeklinde telaffuz edilen davacıya ait marka arasında bu haliyle de bir benzerlik bulunmadığını, "..." kelimesinin davacının tekelinde bulunamayacağı göz önünde bulundurulduğunda ayrıştıkları ortadayken ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kısmen kabul kararının hukuk aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde ; Davacının başvurusuna — konu ibareli markanın ... nolu ...ibareli ve ... nolu ibareli markalar ile “biçim, düzenleme ve tertip — tarzı itibariyle — görsel — ve — sesçil — olarak — ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu” gerekçesiyle markalar kapsamında yer alan ve benzer/ilişkili olduğu değerlendirilen 3. ve 35.sınıftaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin nolu fıkrası ; "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru Reddedilir hükmünü havi olduğunu, kanun tarafından aranılan ve marka tesciline engel olabilecek benzerlik sıradan bir benzerlik hali olmayıp bu benzerliğin belli bir derecede olmasının arandığını, davacının markaları ile davalının başvuru markası bütünsel olarak kıyaslandığında davalının başvuru markasında bulunan şekil unsurunun markayı farklılaştırdığını, davacının tanınmış olduğu hizmetler dışında kalan mal ve hizmetler bakımından markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığını, kararın bozulması gerektiğini, bu nedenle Ankara 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/04/2022 tarih ve E.2021/219 -K.2022/123 sayılı kararı kabul edilen yönü bakımından hukuka aykırı olup yapılan bulundurulacak kamu düzenine ilişkin nedenlerle istinaf incelemesi yapılarak kararın kaldırılmasını ve davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1- Davacı ve davalılar ..., ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davacı ve davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 732,00'er TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ve davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 427,60'ar TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar TL'nin davacı ve davalılardan ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı ve davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.