Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1352 E. 2026/1257 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1352
- Karar No
- 2026/1257
- Karar Tarihi
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1352 Esas 2026/1257 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1352 KARAR NO : 2026/1257
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2022 NUMARASI : 2021/758 Esas 2022/177 Karar DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 07/12/2021 KARAR TARİHİ : 29/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2026
Taraflar arasındaki tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı sicil müdürlüğü temsilcisi tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 31/07/2018 tarihli genel kurul kararı ile davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğine ve 1 yıl süre ile yönetim kurulu başkanlığına seçildiğini, müvekkilinin göreve başladıktan bir süre sonra davalı şirketin tek hissedarı olan davalı ...'a ve şirket çalışanlarına ulaşamaz hale geldiğini, davalı şirketin ticari faaliyetlerine ara vermesi, tek ortağı olan ...'ın herhangi bir yatırım kararı almaması, şirket ile hiç bir şekilde ilgilenmemesi, aktif ve pasifi ile bilançosunun sıfır bakiyeyle ilerlemesi, genel kurul yapılabilmesi için şirket ortağına tüm çabalara rağmen ulaşılamaması üzerine müvekkilinin davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğinden ve başkanlığından 21/08/2020 tarihi itibariyle istifa ettiğine dair davalı şirkete ihtarname gönderdiğini, davalı şirketin ticaret sicilindeki adresine gönderilen ihtarnamenin şirketin adreste tanınmadığı ve muhtarlık kayıtlarından da bulunmadığı gerekçesiyle bila tebliğ iade edildiğini, istifanın davalı şirket genel kurulunca karara bağlanması ve bu kararın ... ilanı ile mümkün olabildiğini, istifa hususunun tespit ve tescili talebiyle açılan davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf mahkemesince istifa dilekçesinin ve iradesinin davalı şirkete ya da genel kuruluna ulaştırılmadığından istifanın tescil ve ilan şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verildiğini, bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, bu defa, uzun yıllardan bu yana kendisinden haber alınamayan ve adresi tespit edilemeyen davalı şirketin tek ortağı ...’ın vekili vasıtasıyla çeşitli iddia ve taleplerini ihtarnameyle müvekkiline iletince adresinin tespit edilebildiğini, bunun üzerine davalı şirkete ve şirketin tek ortağı olan davalı ...'a ihtarname gönderilerek müvekkilinin istifa iradesinin bildirildiğini ve ihtarnamenin her iki muhataba tebliğ edildiğini, davalı şirket ve tek ortağı olan ...’ın, müvekkilinin istifasını işleme koymadığını, bu konuda gerekli kararları alarak tescil ettirmediğini, müvekkilinin iradesi dışında olmak üzere davalı şirkette yönetim kurulu üyesi ve başkanı olarak kalmaya devam etmesinin 3. kişilere karşı sorumluluğuna neden olduğunu belirterek müvekkilinin davalı şirketteki yönetim kurulu üyeliğinin ve buna bağlı olarak davalı şirketi temsil, ilzam ve imza yetkilerinin, istifa iradesinin oluştuğu 21/08/2020 tarihi itibarıyla sona erdiğinin tespitine, bu hususun ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin yapılan genel kurul toplantısında 31/07/2021 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi seçildiğini, şirketi münferiden temsil yetkisi bulunduğunu, davacının yönetim kurulu üyeliğiyle temsil yetkisi süresinin dolduğunu, tek yönetim kurulu üyesi olan davacının istifasıyla ortada üye seçecek yönetim kurulu kalmadığından TTK'nun 363. maddesinin uygulanamayacağını, davacının yönetim kurulu üyesi olarak genel kurulu çağırma yetkisiyle şirkette genel kurul yapılmasını sağlaması gerektiğini, yapılacak genel kurulla birlikte yönetim kurulu seçiminin gerçekleştirilmesi gerektiğini, tek yönetim kurulu üyesinin istifası tescil edilirse şirketin organsız kalacağını ve feshi sonucu doğacağını, organsız kalan şirketin zorunlu organını oluşturma yükümlülüğünü en son yönetim kurulu üyesi olan davacıya ait olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davalılar davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacının şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini bildirir ihtarnamenin şirket ve ortağına 23/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacının tek başına istifasını ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ilanını talep edemeyeceği, bunun şirket tarafından yerine getirilmesi gerektiği, ancak şirketin istifanın gereklerini yerine getirmediği, bu durumda davacının hukuki ve mali yükümlülüklerinin sona ermesi açısından istifasının tescil ve ilanını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı ... A.Ş. yönetim kurulu üyeliğinin ve buna bağlı olarak davalı şirketi temsil, ilzam ve imza yetkilerinin 21/08/2020 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine, bu hususun ... tescil ve ilanına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; yapılan yargılama sonunda davanın kabulüyle aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedildiğini, davacının davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve münferiden şirketi temsile yetkilisi olduğunu, anonim şirketlerin hak kazanabilmeleri ve borç altına girebilmeleri için kanunda zorunlu olan bazı idare ve temsil organlarına sahip olması gerektiğini, üyelik sıfatının üyenin istifasıyla son bulduğunu, bu yöndeki beyanın ortaklığa ulaşmasıyla hukuki sonuçlarını doğurduğunu, dış ilişkide ise iyi niyetli üçüncü kişiler yönünden sonuç doğurabilmesi için istifa beyanının ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesi gerektiğini, TTK'nun 363. maddesinin somut olayda uygulanamayacağını, davacının genel kurul çağrısı yaparak kanuni yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini, bakanlığın verdiği görüş uyarınca idare organının tek üyeden oluşması halinde tek üyenin istifasının tescilinin yapılabilmesi için yönetim kurulu veya müdür seçimi gündemiyle genel kurul çağrı işlemlerine ilişkin belgelerin sunulması gerektiğini, müdürlük tarafından sunulan istifanamenin tescilinin gerçekleştirilemeyeceğini, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, organsız kalan şirketin zorunlu organını oluşturma yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, davacının yetkilerinin 21/08/2020 tarihi itibarıyla sona erdiğine hükmedilemeyeceğini, davacının ilk gönderdiği istifanın bila tebliğ olduğunu, istifanın muhataba ulaşmasıyla sonuç doğurabileceğini, müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceğini, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, dava konusu işlemin gerçekleştirilmesi halinde şirketin ilgili tarihten itibaren organsız kalmasına sebep olacağını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; istifa nedeniyle anonim şirket yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin tespiti, ticaret sicilinde tescil ve ilanı istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; İlk derece mahkemesi karar başlığında davalı olarak "..." yer aldığı, dava dilekçesinde davalı olarak "...'nün" yer aldığı, dava dilekçesinin ...ne tebliğe çıkarıldığı, anılan davalının davaya cevap verdiği, istinaf kanun yoluna sicil müdürlüğünce başvurulduğu anlaşıldığından karar başlığındaki bu hususun maddi hata niteliğinde olduğu gözetilerek Dairemiz karar başlığında doğru hasım olan ... davalı olarak gösterilmiştir.
Dairemizce 2022/1575 Esas 2022/1630 Karar sayılı karar ile davacının davalı şirketin tek yönetim kurulu üyesi olup, şirketi münferit temsil yetkisi bulunduğu, davalının davada temsilcisiz durumda olduğu gerekçesiyle davalı şirkete kayyım atanarak gerekçeli kararın davalı kayyımına tebliği için mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi üzerine davacı vekilince Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığı, anılan mahkemece yapılan yargılama sonunda 2023/73 Esas 2023/359 Karar sayılı karar ile davalı şirketi bu davada temsil etmek üzere şirkete temsil kayyımı atanmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, gerekçeli kararın davalı şirket temsil kayyımına tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı görülmüştür. Davacı yan davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, istifanın davalı şirkete ve tek ortağına tebliğ edildiğini, istifanın işleme konulmadığını, davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinin 21/08/2020 tarihi itibarıyla sona erdiğini iddia etmiş, davalı sicil müdürlüğü ise davacının davalı şirket yönetim kurulunda yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, temsil yetkisinin süresinin dolduğunu, tek yönetim kurulu üyesinin istifasıyla üye seçecek yönetim kurulu kalmadığını, yapılacak genel kurulla birlikte davacının yönetim kurulu seçimini gerçekleştirmesi gerektiğini, istifanın tescil edilmesi halinde davalı şirketin organsız kalacağını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının davalı şirketin tek yönetim kurulu üyesi olduğu, şirketi münferiden temsile yetkili bulunduğu, davalı ...'ın davalı şirketin tek ortağı olduğu, 21/08/2020 tarihinde davalı şirkete şirket yönetim kurulu üyeliğinden ve başkanlığından istifa ettiğini, istifanın genel kurul tarafından derhal işleme alınmasını bildirdiği, 20/09/2021 tarihli ihtarname ile de istifanın davalı şirket ve şirketin tek ortağı olan davalı ...'a ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı şirkete ve davalı ...'a 23/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı şirketin tek yönetim kurulu üyesi olan davacının yönetim kurulu üyeliğinden istifasının tespiti koşullarının oluşup oluşmadığı, istifa etmiş ise hangi tarihten itibaren yönetim kurulu üyeliğinin ve buna bağlı olarak davalı şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin sona erdiği hususlarından kaynaklanmaktadır. Davalı sicil müdürlüğü temsilcisinin istinaf itirazı incelendiğinde, anonim şirket yönetim kurulu üyesi, istifa yoluyla üyelikten ayrılabilir. İstifa ise, tek taraflı, karşı tarafa varması gereken bir irade beyanı olup, herhangi bir şekil koşuluna tabi değildir. İstifa, istifa edenin bu yoldaki irade açıklamasının ortaklığa ulaşması ile sonuç doğuran tek taraflı bozucu ve yenilik doğurucu bir hukuki işlemdir. İstifa, yönetim kuruluna veya yönetim kurulu başkanına yöneltilir. Yönetim kurulu tek kişiden oluşuyorsa veya yönetim kurulunun tamamı istifa ediyorsa bu durumda istifanın adresi genel kuruldur. Yönetim kurulu üyesi istifa etmekle yönetim kurulu üyeliği düşer ve ortaklığın istifayı kabulü de söz konusu değildir. Ancak, istifanın üçüncü kişiler yönünden sonuç doğurabilmesi için ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesi gerekir (Doç. Dr. Necla Akdağ Güney, Anonim Şirket Yönetim Kurulu, 2.Baskı, Sayfa 58-60). Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere, istifa eden yönetim kurulu veya yönetim kurulu üyesinin istifasının şirkete ulaştığını ispatlaması gerekir. Somut olayda, davacı tarafından istifa iradesinin yer aldığı 20/09/2021 tarihli ihtarname davalı şirkete ve davalı şirketin tek ortağı olan davalı ...'a 23/09/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı şirketin tek yönetim kurulu üyesi ve başkanı olan davacının şirketin genel kurulunu/tek ortağını muhatap alarak istifa iradesini ulaştırdığından davacının istifasının tescil ve ilan şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece davalı şirketin tek yönetim kurulu üyesi olan davacının istifa iradesini davalı şirkete ve şirketin tek ortağı olan davalı ...'a tebliğ ettiği, istifa iradesinin tebliği ile birlikte sonuç doğurduğu, istifanın tescil ve ilan koşullarının oluştuğu gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. ... Genel Müdürlüğünün 31/05/2018 tarihli yazısıyla, idare organı tek üye ise, istifası durumunda şirketin organsız kalmaması için yönetim kurulu veya müdür seçimi gündemiyle genel kurula çağrı işlemlerinin tamamlanması ve buna ilişkin belgelerin ticaret sicil müdürlüğüne ibrazı halinde istifanın tescil edilebileceğine ilişkin görüş bildirilmiş ise de, istifanın muhatabına ulaşmakla sonuç doğuran bir hukuki durum olması, istifanın muhatabı tarafından kabul edilip edilmemesinin istifa sonucunu değiştirmemesi karşısında anılan görüşe itibar edilemeyecektir. Öte yandan, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile birlikte davacının davalı şirket yönetim kurulu üyeliği ve buna bağlı olarak davalı şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin 21/08/2020 tarihi itibarıyla sona erdiğinin tespitine karar verilmiştir. Kararda hüküm altına alınan tarih davacının davalı şirkete istifa iradesini yönelttiği tarih olup, davacının istifa iradesinin davalı şirkete tebliğ edilemediği anlaşılmıştır. Davacının istifa iradesi, davalı şirkete/şirketin tek ortağına istifa iradesinin yer aldığı 20/09/2021 tarihli ihtarnamenin 23/09/2021 tarihinde tebliğ edilmesi ile ulaşmıştır. Bu durumda mahkemece, istifa iradesinin muhatabına ulaşmakla sonuç doğuracağı, davacının istifa iradesinin muhatabı olan davalı şirkete/şirketin tek ortağına 23/09/2021 tarihinde ulaştığı, davacının anılan tarih itibarıyla yönetim kurulu üyeliğinden ve buna bağlı yetkilerden istifa ettiğinin kabulü gerektiği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken istifa iradesinin karşı tarafa ulaşmadığı tarihin esas alınmasında isabet görülmemiştir. Öte yandan, davalı ... açılan işbu davada yasadan kaynaklanan yasal hasım olduğu, davanın açılmasına sebebiyet vermediği, dava konusu davacının istifası nedeniyle yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğine ilişkin sicil müdürlüğüne herhangi bir bildirim yapılmadığı gözetilerek yapılan yargılama sonunda anılan davalı aleyhine yargılama giderlerine ve harca hükmedilemeyeceği gözetilmeden davalı sicil müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında sona erme tarihi, harç ve yargılama gideri yönünden isabet görülmediğinden davalı sicil temsilcisinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı sicil temsilcisinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davalı sicil temsilcisinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2022 tarih ve 2021/758 Esas 2022/177 Karar sayılı kararının sona erme tarihi, harç ve yargılama gideri yönünden KALDIRILMASINA, davalı sicil temsilcisinin sair istinaf itirazlarının reddine, 3-Davanın KABULÜNE, 4-Davacının davalı ... A.Ş. yönetim kurulu üyeliğinin ve buna bağlı olarak davalı şirketi temsil, ilzam ve imza yetkilerinin 23/09/2021 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine, bu hususun ... tescil ve ilanına, 5-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile eksik 672,70 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harcın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından posta ve tebligat gideri olarak yapılan 98,60 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, aleyhe hüküm kurma yasağı da gözetilerek mahkeme karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, B)1-Davalı sicil müdürlüğü tarafından yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, 2-Davalı sicil müdürlüğü tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 3-Davalı sicil müdürlüğü tarafından istinaf aşamasında posta ve tebligat gideri olarak yapılan 202,50 TL yargılama giderlerinin davadaki haklılık durumu gözetilerek davalı ...'dan alınarak davalı sicil müdürlüğüne verilmesine, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/09/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.