Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/685 E. 2026/1365 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/685
- Karar No
- 2026/1365
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/685 - 2026/1365 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/685 KARAR NO : 2026/1365
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2026 NUMARASI : 2025/1498 Esas 2026/113 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 01/10/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05/10/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.04.2015 tarihinde, davalı ...Sigorta A.Ş.'ye trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in aracının kontrolünü kaybederek kaldırıma çıkıp kaldırımdaki davacı yaya ...'e çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kazada müvekkilinin kusuru olmadığını, kaza nedeniyle Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne 2021/67 esas sayılı davanın açıldığını belirtilerek, davalı sigorta şirketinden şimdilik kaydıyla 50,00 TL kalıcı, 50,00 TL geçici, 50,00 TL kazanç kaybı, 50,00 TL bakıcı gideri tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında 290.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğu, sigorta şirketine usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığının ve maluliyet oranlarının da tespiti gerektiğini, tedavi giderlerine yönelik talebin SGK sorumluluğunda olduğunu, davacının bakım ihtiyacının aile içerisinden karşılanması halinde tazminattan %50 oranında indirim yapılması gerektiğini, davacının kazanç kaybına ilişkin taleplerin dolaylı zarar niteliğinde olduğundan trafik sigortası teminatı kapsamı dışında olduğunu, söz konusu bu talebin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, tazminata hükmedilmesi halinde faiz başlangıç tarihi olarak da dava tarihinin esas alınması gerektiğini, davacının avans faizi taleplerinin yaşaya aykırı olduğunu bildirerek, davanın usul ve esas yönünden reddini talep etmiştir İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece kaldırma kararı sonrası yürütülen yargılama sürecinde, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 22/06/2023 tarihli raporunda özetle; davacının yaralanmasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden kaybetmediğinin, 10 (on) gün süre ile iş göremezlik halinde kaldığının, başkasının yardımına ihtiyaç duymadığını, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı Resmi Gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığının belirtildiği, davacı ...'in dava konusu trafik kazası sonrası hastanede görmüş olduğu tedavi ve tetkikler nedeni ile sağlık harcamasının kurumları olan S.G.K. tarafından karşılandığı ve kişinin geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası yaralanması için yapılan hastane başvurusunda, basit tıbbi müdahale ile giderebilecek nitelikte bir yaralanmasının olduğu, yumuşak doku hasarı tanısı ile 10 (on) gün istirahat sonrası iş başı yapabileceği ve herhangi bir kontrol gerekmediği, bu nedenle yapılan hesaplamalarda ulaşım gideri veya fatura edilemeyen ama yapılması muhtemel sağlık harcamaları olmayacağı gözetilerek tedavi gideri talebinin reddine,davacıya ait Uçuş Kayıt Çizelgesinden davacının kaza tarihinden (21.04.2015) sonra 2015/5,6 ve 7. aylarda uçuşlarını yaptığı ve davacıya ait maaş bordrolarından ise davacının 2015/1-7 süresine tekabül eden uçuş tazminatlarının tam ve eksiksiz ödendiği anlaşıldığından, davacının uçuş tazminatı yönünden maddi kayba uğramadığı ve maluliyeti de bulunmadığı gerekçesiyle; "Davanın REDDİNE" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile kaldırma kararı verilmiş olmasına rağmen aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alındığından ek raporda farklı bir değerlendirme sonucuna ulaşılamadığını, geçici iş göremezlik zararı kazanç kaybı ile sınırlı olmadığını, huzurdaki davada müvekkilin pilotluk görevini ifa ederken uğramış olduğu kaza nedeniyle eskisine göre daha fazla efor harcayarak mesleğini ifa ettiğini, tedavi gideri belirlenmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilin bu süreçte kontrolleri için hastaneye pek çok kez götürülmesi gerektiğini, ilaçlarının alındığını, pansuman yaptırıldığını, günümüz sağlık sisteminde tüm sağlık giderleri, kişiler sigortalı olsa dahi kurum tarafından karşılanmadığını, bu süreçte müvekkile eşi ve ailesinin bakım sağladığını, raporda bu hususun da değerlendirilmediğini, beden gücü kaybı konusunda uzmanlık Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'na ait olduğunu, bu nedenle, müvekkilin önemli ölçüde hak kaybına uğramaması için, 2. İhtisas Kurulu'nun birbiri ile çelişen ve çelişme nedenini açıklamayan raporlarının esas alınması yerine, dosyanın Adli Tıp Genel Kurulu'na gönderilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, kazanç kaybı, bakıcı giderine ilişkindir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeli'ği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). Maluliyet Tespit İşleri Yönetmeliği 01/09/2013 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, 4.maddesinin k bendinde maluliyet tanımına yer verilmiştir. Buna göre " Maluliyet: Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetme hali" olarak tanımlanmış yine yönetmeliğin sigortalıların çalışma gücü kaybı tespitini düzenleyen 9 ve 10 maddelerinde % 60 maluliyet ve üzeri için maluliyet tespitine ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Başka bir ifadeyle bu yönetmelik sadece % 60 maluliyet ve üzeri için hükümler ve ekli cetvel içermekte olup % 60'ın altında maluliyet bulunması halinde bu yönetmelik hükümlerinin uygulanması olanaklı değildir. Yine yönetmeliğin 23. maddesi ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan; çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümler yürürlükten kaldırılmış düzenlemesine yer verilerek Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin tümden kaldırılmadığı anlaşılmaktadır. Keza ek cetvellere ilişkin yeni bir düzenleme de yapılmamıştır. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetinin %60'ın altında (%0 olması ve kaza tarihine göre uygulanması gereken Maluliyet Tespit İşleri Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet belirlenirken aynı cetvellerin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine ekli cetveller) esas alınması gerektiğinden maluliyetin ve sürekli bakıcı ihtiyacının tespitinde Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin uygulanmış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacının devlet memuru olarak çalışması halinde geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını almaya devam ediyor olması halinde geçici işgöremezlik süresince kazanç kaybı oluşmaz. Bu dönemdeki zararı varsa bu süre içerisinde çalışamadığı için alamadığı ek ödemeler veya maaş farkı kadardır. Mahkemece davacının işyerinden geçici işgöremezlik döneminde maaşını ve ek ödemelerini alıp almadığı araştırılarak geçici işgöremezlik süresi içerisinde maaşı eksik ödenmiş ise buna ilişkin fark bedeli ve varsa bu süre için mahrum kalınan ek ödemeler gibi ek gelirleri araştırılarak sonucuna göre geçici işgöremezlik süresi için kazanç kaybının belirlenmesi gerekmekte olup, Mahkemece bu yönden değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir. Faturalandırılamayan tedavi giderine ilişkin olarak ise, doktor bilirkişiden alınan raporda, kişinin geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası yaralanması için yapılan hastane başvurusunda, basit tıbbi müdahale ile giderebilecek nitelikte bir yaralanmasının olduğu, yumuşak doku hasarı tanısı ile 10 (on) gün istirahat sonrası iş başı yapabileceği ve herhangi bir kontrol gerekmediği tıbbi kanaati oluştuğu, bu nedenle yapılan hesaplamalarda ulaşım gideri veya fatura edilemeyen ama yapılması muhtemel sağlık harcamaları için herhangi bir maddi hesaplama yapılmadığı belirtilmiş olup, raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı taraf adli yardım talebinden yararlandığından ve istinaf harçları yatırılmadığından Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 732,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-İstinaf eden davacı taraf adli yardım talebinden yararlandığından ve istinaf aşamasında suç üstü ödeneğinden karşılanan tebligat ve posta giderleri toplamı 615,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5- Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 01/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.