Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/312 E. 2026/1316 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/312
Karar No
2026/1316
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/312 Esas 2026/1316 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/312 KARAR NO : 2026/1316

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 17/05/2023 NUMARASI : 2015/242 Esas 2023/343 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 30/04/2015 KARAR TARİHİ : 02/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/10/2026

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bankanın ... Şubesi ile davalı ... Tic. A.Ş arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, borçluların sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödememeleri üzerine asıl borçluya ve kefillere noterden ihtarname keşide edilmesini takiben Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2015/4136 E sayılı dosyası üzerinden ilamsız takibe geçildiğini, borçlular tarafından takibe, borca ve fer'ilerine itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu beyanla itirazların iptaline ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Rehinle temin edilmiş alacak için haciz takibi başlatılmasının İİK 257'ye aykırı olduğunu, davacının iddia ve talep ettiği alacağın 1.500.000 USD üzerinden birinci sırada şerh edilmiş iki ayrı ipotek ile teminat altına alındığını, bankanın komisyon bedeli talep ettiği teminat mektuplarının 1998-1999 yılarına ait olduğunu, genel zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğunu bankanın 17 sene önceki teminat mektuplarına dayanan taleplerinin zamanaşımına uğradığını, imzalanan genel kredi sözleşmesinin genel işlem şartı niteliğinde olması nedeniyle kamu düzenine aykırı ve hukuken yok hükmünde olduğunu beyanla davanın reddi ile takibin iptaline ve tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Davalılar ... ve ...Tic.A.Ş yönünden yapılan incelemede, itirazın iptali davasının görülebilmesi için usulüne uygun başlatılmış takip bulunması gerektiği, bu davalılar yönünden başlatılan takibin Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/446 Esas ve 2020/715 Karar sayılı dosyası ile iptaline karar verilmiş olup, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2021/4907 Esas ve 2021/5795 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmekle davanın konusunun kalmadığı, diğer davalılar .... ve ... Tic. A.Ş yönünden yapılan incelemede ise, ... tarafından icra dairesine sunulan 24/05/2016 tarihli dilekçe ile kendisi ve ve yetkilisi olduğu diğer borçlu şirketler adına ileri sürülen itirazlardan vazgeçtiğini, dosya borcunu kabul ettiğini beyan ettiği görülmekle davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerekirken konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dava konusu Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2015/4136 sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine 82.042,01 TL asıl alacak, 12.182,15 TL işlemiş faiz, 609,09 TL BSMV ile icra takibi başlatıldığı, takipte talep edilen temerrüt faiz oranının % 54 olduğu, davalının süresi içerisinde ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir. Davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket ... A.Ş (... A.Ş) arasında 1997 tarihinde 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi tanzim edildiği, diğer davalıların iş bu sözleşmeyi müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları görülmüştür. Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda yazılı şekilde dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Taraflar arasında davacı banka ile davalı ... A.Ş arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı davalıların itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davası açıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, eldeki itirazın iptali davasının konusuz kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda, alacaklı banka tarafından davalılar aleyhine Ankara 19.İcra Müdürlüğü'nün 2015/4136 E sayılı takip dosyası ile başlatılan takibe davalıların 19/03/2015 tarihinde itirazı üzerine davacı bankaca 30/04/2015 tarihinde eldeki davanın açıldığı, eldeki dava açılmadan önce ise, dosyamız davalıları tarafından bahsi geçen icra takibinin iptali talebiyle 17/03/2015 tarihinde Ankara 14.İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurulduğu dosya kapsamı ile sabittir. Dosya kapsamında yer alan Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin (Yargıtay 12. Hukuk Dairesince mahkemece verilen kararların bozulmasından sonra alınan son esas numarası olan) 2020/446 E, 2020/715 K sayılı ilamı ile iş bu dosyanın davacıları ... ve ... Tur. Tic. A.Ş hakkında yapılan şikayetin reddine, diğer borçlular ... ve ... Tur. A.Ş. yönünden şikayetin kabulü ile, Ankara 19. İcra Dairesi'nin 2015/4136 takip sayılı dosyasında haklarında başlatılan takibin iptaline karar verilmiş, ilgili karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2021 tarih, 2021/4907 E, 2021/5795 K sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Yine, eldeki itirazın iptali konu Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2015/4136 E sayılı dosyasına davalı ... tarafından verilen 24/03/2016 tarihli dilekçe ile gerek şahsı, gerek diğer borçlu şirketler yönünden ileri sürdüğü takibe itirazından vazgeçtiklerini beyan ettiği ve dilekçesi ekinde bahsi geçen şirketlere ilişkin yetki belgesi bulunduğu görülmüştür. Hal böyle olunca, eldeki itirazın iptaline konu icra takibinin davalılar ... ve ... Tur. A.Ş. yönünden dava tarihinden sonra iptal edilerek itirazın iptali davasının konusuz kaldığı, davalılar ... ve ... Tur. Tic. A.Ş yönünden ise dava tarihinden sonra bahsi geçen davalı yanca itirazın geri alınması nedeniyle itirazın iptali talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına anlaşılmakla mahkemece yukarıda yazılı olduğu gerekçe ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılardan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/10/2026

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/312, K. 2026/1316, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-312-e-2026-1316-k-594f6b8cf199