Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/585 E. 2026/906 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/585
- Karar No
- 2026/906
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2026/585 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/906
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2025 ESAS-KARAR NO : 2023/301 E - 2025/913 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 19/06/2026 YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Ankara 23. İcra Müdürlüğü’nün 2021/14063 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, takibe dayanak bononun taraflar arasındaki taşınmaz satışını konu alan protokol kapsamında bedelsiz kaldığını belirterek müvekkilinin icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, talep edilen asıl alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı, davacı tarafın aracılığı ile 2014 yılında ... ili, ... ilçesi ... mevkii, ... parselde bulunan taşınmazı kaynı namına satın aldığını, taşınmazın alımı için pazarlık safhasında davacının kendisinin avukat olduğunu avukatlık ünvanını kullanarak ... Belediyesi’nde tanıdıklarının olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede imar çalışmalarının yapılacağını, imar çalışması yapılırken tanıdıkları vasıtası ile taşınmazı park alanı olarak imar planına dahil edeceğini beyan edip taşınmazın imar planında park olarak niteliğinin değişmesinden sonra ... Belediyesi’ne dava açacağını ve yaklaşık 3 kat daha fazla alacağını taahhüt edip tüm imar sürecinin 18 ay içerisinde kesinleşeceğini beyan etiğini, aksi bir durumunda taşınmazı kendisinin alacağını ifade ederek aracı olduğunu ve taşınmazın davalıya o dönem ( 88.000,00 USD bozdurup ) 156.000,00 TL bedelle satılmasını sağladığını, taşınmazın tarafına satıldıktan sonra davacıya dava masraflarını ve dava vekaleti verdiğini, 2016 yılında davacıyı aradığında kendisine yasanın değiştiğini ve imar yapılmayacağını sözlü olarak ifade ettiğini, sonradan öğrendiği üzere imar planının iptal edildiğini ve ... Belediyesi’ne karşı aslında herhangi bir dava da açılmadığını, davacıdan vermiş olduğu taahhütleri yerine getirmesini talep ettiğini, ancak davacının kendisini bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davranarak doğru bilgi vermediği gibi sürekli oyaladığını, araya tanıdıkların girmesi ile 2020 yılında davacıya ait avukatlık ofisinde davaya delil kılınan taşınmazın devir koşullarını ve davacının ödemeyi nasıl ne şekilde yapacağına ilişkin protokol metnini kendisinin hazırlaması üzerine imzaladığını, protokol metninde de görüleceği üzere 05.10.2020 tarihli 100.000,00 TL ve 20.10.2020 tarihli 175.000,00 TL bedelli iki senedin borçlu tarafından imzalanıp tarafına verildiğini, ilk senedin ödemesinin yapıldığını, 175.000,00 TL bedelli senedin bedelinin ise ödenmediğini, kendisine noter vasıtası ile göndermiş olduğu ödememe protestosuna dahi cevap vermediğini, 175.000,00 TL bedelli senedi icraya koyması için avukata verdiğini, icra aşamasında borçlunun avukat ile görüşerek 175.000,00 TL’ lik icra dosyasının kapatılması ve ilave 30.000,00 TL ödeyeceğini söylediğini, kendisi söz konusu parayı kabul etmeyeceğini davacının ilk 2014 yılından 2020 yılına kadar geçen sürede zarara uğrattığını akabinde ise 2020 yılında hazırlamış olduğu protokole uymayarak ikinci kez zarara uğrattığını, 2020 yılından bu yana 175.000,00 TL’ nin değer kaybının farkını ödemesini talep ettiğini, davacının bu talebini geri çevirerek huzurdaki davayı açarak protokole uymayacağını ve borcunun olmadığını beyan ettiğini, davacı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 10.09.2020 düzenleme 30.10.2020 ödeme tarihli 175.000,00 TL senedin üzerinde nakden kaydı ile düzenlendiği, üzerinde teminat kaydı bulunmadığı ancak her iki tarafın da kabulünde olan imzası taraflarca inkar edilmemiş protokolde ödeme planı isimli kısımda 05.10.2020 tarihli 100.000,00 TL tutarlı senet ve 30.10.2020 tarihli 175.000,00 TL tutarlı senedin yazıldığı devamında " senetler ... nam ve hesabına ödenecek, ödeme işlemine mukabil tapu devri gerçekleşip senetler iade edilecektir. Her ödeme sonrası ilgili senet iade edilecektir" yazıldığı ve altının taraflarca imzalandığı, dava konusu senedin iş bu protokole istinaden verildiği, satış konusu taşınmaz ... Mevkiinde yer alan ... Parselde yer alan 1000 m2 taşınmaz olarak düzenlenmiş ve satış bedelinin 275.000,00 TL olarak belirlendiği, davacının 05.10.2020 tarihinde 05.10.2020 tarihli 100.000,00 TL’ lik senet için kısmi ödeme açıklaması ile davalının hesabına 80.000,00 TL gönderdiği, 16.10.2020 tarihinde 05.10.2020 tarihli 100.000,00 TL’ lik senedin kalan son ödemesi açıklaması ile davalının hesabına 20.000,00 TL gönderdiği, Ankara 58. Noterliği’nin ... nolu 23.05.2022 tarihli ve ... nolu 30.05.2022 tarihli ihtarlarında davacının davalıya tapuda devir için gerekli işlemleri yapması için kesin süre verdiği ve bu sürede devir işlemi gerekleşmediğinden sözleşmenin feshedildiği ve dava konusu senedin bedelsiz kaldığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davalı tarafından; Mahkemece ispat yükünün tayininde hataya düşüldüğü, davacı yanca taşınmazın bir kısmının bedelinin ödendiği, 175.000,00 TL’lik bedelli senedin ödenmediği, ödememe protestosuna yanıt verilmediği, davacı yanca dava konusu senedin vadesinde ödenmemesi ile protokol ile bağlı olunmadığının açıkça ortaya konulduğu, davacı yanın protokol şartlarına zamanında uymayarak zarara sebebiyet verdiği, senede karşı senetle ispat kuralının ihlal edildiği, aleyhe kötüniyet tazminatına karar verilmesinin doğru olmadığı bildirilerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık takibe dayanak bononun bedelsiz olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dava konusu bononun taraflar arasındaki satış protokolü kapsamında verilmiş ve bedelinin ödenmesi ile satış işleminin gerçekleştirilmesi talep edilmiş olmasına karşın ödemenin kabul edilmeyerek tapu devir işlemlerinin yapılmayacağının ve protokolün hükümsüz kaldığının ve herkesin aldığını iade etmek ile yükümlü olduğunun anlaşılmış olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.954,25 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.988,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.965,65 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 19/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Katip... e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."