Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/475 E. 2026/2006 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/475
- Karar No
- 2026/2006
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2026/475
KARAR NO:2026/2006
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:(Kapatılan)Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:06/11/2025
NUMARASI:2020/396 Esas - 2025/966 Karar
DAVA:Tazminat (Maddi-Manevi Tazminat)
DAVA TARİHİ:17/08/2018
KARAR TARİHİ:30/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının,06/07/2018 tarihinde saat, 14:30 sıralarında ... plakalı motosikletle Topkapı yönüne giderken, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsün Topkapı Tünel çıkışında davacının motosikletine arkadan çarptığını, kaza nedeniyle davacının başından ve vücudunun çeşitli yerlerinden aldığı darbelerle ağır yaralandığını, yaklaşık 2 yıldır Bahçelievler Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, Medipol Gaziosmanpaşa Hastanesinde, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Ve Araştırma Hastanesinde yatarak tedavi gördüğünü, davacının bu kaza nedeniyle halen yürüyemediğini, sol kolunu kullanamadığını, tekerlekli sandalyeye bağımlı olup bakıma muhtaç kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nın tam kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın ... sigortası ile davalı ... AŞ ye sigortalı olduğunu, limiti dahilinde sorumlu olduğunu, davalı asiller ... ve ... aleyhine iş bu kazadan dolayı Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/452 esas sayılı dosyası ile tazminat davası açtıklarını, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile HMK 107 gereği belirsiz alacak olarak; 2.000,00 TL geçici iş göremezlik, 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL bakıcı gideri-yaşam boyu bakım gideri, 1.000,00 TL ... tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 1.000,00 TL yol ve refakatçi gideri olmak üzere toplamda 10.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden poliçe ile limitli olmak üzere davalılardan, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, sigortalısı olan araç sürücüsünün kazada kusursuz olup geçici iş göremezlik zararları, bakıcı ve tedavi giderlerinden müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, avans ticari faiz talebi haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kazanın gerçekleşmesinde asli ve ağır kusurlu olduğunu, kazaya davacının sebebiyet verdiğini, illiyet bağının olmadığını, haksız fiilin unsurları oluşmadığından davanın reddini talep etmiştir.Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl dosya ile aynı kaza nedeniyle müvekkilinin maddi zararlarının gecici ve sürekli iş göremezlik, tedavi, bakıcı, refakatçı, yol, ... tarafından karşılanmayan tedavi giderleri, gelir kaybı ile sari tüm maddi zararlarına karşılık ileride arttırılmak koşuluyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının meydana gelen kazada kusurlu olduğuna dair görgü tanıklarının bulunduğunu, davacının sevk ve idaresindeki motosikletin Karayolları Motorlu araçlar ...Poliçesinin bulunmadığını, davacının motosiklet kullanma ehliyetine sahip olmadığından trafiğe çıkmasının başlı başına kusur teşkil ettiğinden haksız ve mesnetsiz iddia ve taleplere istinaden açılan davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-asıl ve birleşen davanın maddi tazminat talebi bakımından kısmen kabulü ile; Asıl ve birleşen 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/452 Esas dosyası bakımından geçici iş göremezlik tazminatı olarak 12.613,77TL, sürekli iş göremezlik talebi olarak 1.398.607,37TL yaşan boyu sürekli bakıcı gideri olarak 1.215.443,88TL'nin davalılardan ... ve ... 'dan 06.07.2018 kaza tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise 08.10.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,Sürekli iş görmezlik tazminatı talepleri bakımından davalı ... A.Ş yönünden (... sakatlık/ölüm poliçe limite 360.000,00 TL ve ... poliçe limiti 100.000,00 TL gözetilerek) 460.000,00 TL olarak sorumlu olmasına, Sürekli bakıcı gideri tazminatı bakımından davalı ... A.Ş (yönünden ... tedavi gideri poliçe limiti gözetilerek ) 360.000,00 TL olarak sorumlu olmasına, Asıl ve birleşen dava bakımından; Yol gideri tazminatı 2.640,00 TL ve 16.257,62 TL tedavi giderlerinin müştereken ve müteselsilen davalılardan ... ve ...'dan 06.07.2018 kaza tarihinden itibaren sigorta şirketi yönünden ise 08.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,Manevi Tazminat Talepleri Bakımından; Asıl dava bakımından 50.000,00 TL Manevi tazminatın 06.07.2018 kaza tarihinden itibaren davalılardan ... ve ...'dan sigorta şirketi yönünden ise 08.10.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi ... poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili, davalılar ... ile ... vekili ile davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tazminat hesabında aleyhe olan tüm hususlara itiraz ettiğini, hesaplanan tazminat tutarları eksik olup müvekkillerin uğradığı maddi (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi gideri vd. Tazminat talepleri) ve manevi zararın daha fazla olduğunu, İstinaf/temyiz incelemesi ve/veya sonrasında yapılacak ilk derece yargılaması kapsamında lehine olan en güncel veriler dikkate alınarak tazminatın hesaplanmasını talep ettiklerini, maluliyetin hükme esas alınanın çok üzerinde olup, davacının gelirinin hesaplamada esas alınan gelirin çok üzerinde olduğunu, müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti de eksik tespit edilmiş, her bir alacak kalemi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacının hayati tehlike geçirecek kadar ağır şekilde yaralanmış olup mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda hükmedilen manevi tazminat miktarı fahiş miktarda eksik ve yetersiz olduğunu, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalılar ... ile ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazada herhangi bir kusuru bulunmayan davalılara kusur atfedilmesi en hafif ifadeyle gerçek dışı olup, hukuksuz olduğunu, davacının sevk ve idaresinde bulunan motosikletin ... sigortasının ve motosiklete uygun ehliyetinin bulunmadığını, zarar görenin tek başına kusurlu olduğu bir vakıa olduğundan zarardan dolayı bir başkasının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, KTK m.86'ya göre davalı ... yönünden, kazanın zarar görenin ağır kusurundan dolayı meydana geldiği sabit olmakla birlikte sorumluluğuna gidilemeyeceğini, hükümde yaşam boyu bakıcı gideri olarak 1.215.443,88 TL'ye karar verilmişse de davacının ailesi tarafından bakıldığını, müvekkiller aleyhine davacının faturalandırmadığı, hastane ve yol giderleri yönünden somut veri bulunmadığını, davacının zaruri ihtiyacı olmasından bahsedilen akülü araç, belgesiz ilaç, pansuman gideri yönünden de müvekkiller aleyhine tesis edilen karar hukuka aykırı olduğunu, davacının sağlık giderlerine yönelik ... ödemeleri dikkate alınmadığını, davacı dava dilekçesiyle yasal faiz talep ettiği, ıslah veya talep artırım dilekçesiyle faiz türünün değiştirilemeyeceği, avans faiz uygulanmasının doğru olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın içeriğinde poliçe limiti toplam 100.000,00 TL olup gerekçeki kararın içeriğinde yazılmış olsa dahi icrada tereddüt oluşturduğunu, kararda maddi tazminat için ayrı manevi tazminat için ayrı tutar belirlenmeli ve bu tutarlar 100.000,00 TL poliçe limitini geçemeyeceğini, müvekkil şirket limit fazlası ödeme yapmaması gerekirken hüküm açık ve net olmadığından icra açısından tereddüt uyandırdığını, ferilerden yalnızca poliçe limiti ile sorumlu olduğu belirtilmiş ise de burada oranlama yapılması gerektiğini, gerekçeli kararın müvekkili şirketin poliçe limiti belirtilerek ve ferileri ... poliçesi limiti olan 100.000,00 TL üzerinden kurulması gerektiğini, zararlar öncelikle Karayolları Motorlu Araçlar ... Sigorta poliçesinden karşılanmalı, bu poliçenin limiti tamamen tükendiğinde geriye bakiye bir zarar kalır ise müvekkil şirket nezdinde düzenlenen İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı için başvurulması gerektiğini, yeni Genel Şartlar uyarınca TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınacağı, hesaplamalarda iskonto oranının (teknik faizin) 1,8 olarak alınması ile geçici iş göremezlik zararları, bakıcı ve tedavi giderleri müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini talep ettiğini, başvuranın kazada koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığı araştırmalı ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigorta şirketi temerrüde düşmediği için faiz sorumluluğu bulunmadığını, uyuşmazlık haksız fiil olup avans faize hükmedilmesi yerinde olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 06.07.2018 günü, saat 14:30 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile ... caddesini takiben sol şerit üzerinde sahil yolu istikametine doğru seyir halinde iken, kaza mahalli olan Millet caddesi ayrımına geldiği sırada, sağ şerit üzerinde seyredip ... caddesi istikametine gitmek için sola doğrultu değiştirme manevrası yapan davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralanması nedeniyle birleşen Bakırköy 8.Asliye Hukuk Mahkemesinde işleten ve sürücü hakkında maddi- manevi tazminat, asıl dosya olan Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesinde ise işleten, sürücü ve karşı aracın ... ve ... sigortacısından maddi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece alınan, 28/04/2021 tarihli ATK kusur raporunda; davalı sürücü ...'ın %20 kusurlu olduğu, sürücü ...'ın %80 kusurlu olduğu, 25/08/2021 tarihli İTÜ üyelerinden oluşan heyet raporu kök ve ek raporda ise; tarafların eşit derecede %50 şer oranında kusurlu oldukları tespit edilmiştir. Kaza nedeniyle yargılama yapılan ceza mahkemesinde alınan ATK raporunda davalı sürücü tali kusurlu, davacı asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 12/04/2022 tarihli Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu kusur raporu ile; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki minibüsle seyri sırasında dikkatli olması, şeridine doğru direksiyon kıran davacı idaresindeki aracı farkettiğinde zamanında ve etkin fren tatbiki ile kazayı önlemeye çalışması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş olup dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde seyrini sürdürmüş olmakla tali( %20) kusurlu, davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki motosikletle seyri sırasında gireceği şeridi kontrol etmesi, bu şerit üzerinden gelmekte olan davalı idaresindeki aracın geçmesini beklemesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş, kontrolsüz bir şekilde solundaki şeride girmiş olup hatalı doğrultu değiştirme manevrası ile neden olduğu olayda asli(%80) kusurlu oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca bu raporda; minibüs sürücüsünün düz seyir halinde olduğu, motosiklet sürücüsünün ise doğrultu değiştirdiği hususları dikkate alındığında İTÜ üyeleri tarafından düzenlenen 25.08.2021 tarihli üçlü bilirkişi heyet raporu ve yine aynı bilirkişilerce düzenlenen 17.01.2022 tarihli ek rapordaki kusur oranlarına ve ayrıca cezada alınan 15.12.2020 tarihli trafik bilirkişisi raporuna( davalı tam kusurlu) iştirak edilmediği belirtilmiş olmasına göre kusur raporları arasındaki çelişkilerin giderildiği, dosya kapsamı ve olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla mahkemece hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.KTK'nın 86. maddesinde "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir." düzenlemesine yer verilmiş olup, somut olayda davalıya ait araç sürücüsüne %20 kusur oranı tespit edilmiştir. Bu durumda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesinde araç işleteninin sorumluluğu düzenlenmiş olup aynı maddenin 5. fıkrasında "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur" denilmek suretiyle, kusurlu sürücünün eylemiyle zararın doğmuş olmasının, işletenin sorumluluğu için yeterli olduğu kabul edilmiş olmasına ve aksinin davalı işleten ve sürücü tarafından ispat edilememiş olmasına göre ayrıca ağır kusur kavramı özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. Dava konusu olayda ise, yaralanan davacının kazada %80 kusurlu bulunması, başlı başına kasıtlı ya da ağır kusuru olduğunun kabulünü gerektirmediğinden davacının ağır kusurlu olduğu ve illiyet bağının kesildiği yönündeki istinaf itirazları da yerinde değildir.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları) İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Kaldı ki zaten %98 oranında sürekli maluliyet belirlendiği ve hükme esas alındığına göre davacı vekilinin maluliyetin daha çok olduğu yönündeki istinafı yerinde görülmemiştir.TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile ... Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları).Davacının kaza nedeniyle %98 maluliyet oranı ve ATK maluliyet raporunda sürekli başka birinin bakımına muhtaç olduğu belirtilmiş olmasına ve bakıcı giderinden sigorta şirketi ile birlikte davalı işleten ve sürücünün sorumluluğuna karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "..." formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve ... yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K. sayılı kararları). Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının gelirinin asgari ücreti geçtiği ispatlanamadığından asgari ücret esas alınarak, belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşı, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömrü için % 10 artış % 10 iskontolu hesaplama yöntemi (...) uygulanarak tazminatın belirlendiği anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının ... tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesinin olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır. Bu nedenle davacının dava konusu belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden ..., belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve ... Sigortacısı sorumludur. Mahkemece bu konuda alınan doktor bilirkişi raporunda hesaplanan yol, belgesiz tedavi giderleri ile maluliyetine göre akülü araba ihtiyacı açık olan davacı için tedavi giderlerine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. ... dan gelen yazı cevabı ve eklerinden, davacının 01/05/2019 tarihinde emekli olduğu, yaşlılık aylığı aldığı ve davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı görülmekle, rücuya tabi ödemenin mahsup edilmediğine yönelik istinaf talebi de yerinde değildir.Islah dilekçesi ile faiz türünün değiştirilebileceği zaten asıl dosyada avans faiz talep edildiği kazada kusuru olduğu tespit edilen davaya ait aracın minibüs olup kullanımı ticari olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinin 8.günden itibaren davalı Sigorta Şirketinin temerrüdünden söz edilebilir, davacı tarafından sigorta şirketine davadan önce başvuruda bulunulduğuna göre davalı sigorta şirketinin temerrüte düşmediğine ilişkin istinaf itirazı da yerinde değildir.Kabule göre karar tarihinde manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verildiğinden reddedilen miktar için davalılar lehine vekalet ücreti verilmesinde usul yasaya aykırılık yoktur. ... plaka sayılı minibüsün asıl dava davalısı ... A.Ş. tarafından ... Poliçesi ile 16.12.2017/16.12.2018 tarihleri arasında sigortalı olduğu, poliçe limiti olay başına ve yıllık toplamda 100.000 TL ile sınırlı olduğu ve ... Poliçesi içinde ek teminat olarak yer alan ... klozu ile manevi tazminat talepleri aynı sigortanın maddi ve bedeni ayrımı yapılmaksızın verilen limiti ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamı içine alınmış olduğu görülmüştür.Bu durumda mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasında; "...Sürekli iş görmezlik tazminatı talepleri bakımından davalı ... A.Ş yönünden (... sakatlık/ölüm poliçe limite 360.000,00TL ve ... poliçe limiti 100.000,00TL gözetilerek) 460.000,00TL olarak sorumlu olmasına" ile "Manevi tazminat talepleri bakımından; asıl dava bakımından 50.000,00TL manevi tazminatın 06.07.2018 kaza tarihinden itibaren davalılardan ... ve ...'dan sigorta şirketi yönünden ise 08.10.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi ... poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" yazılarak ... yönünden limit aşılacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. İlk Derece Mahkemesi hükmü manevi tazminat limiti 100.000,00 TL yazılarak ve maddi tazminat ile tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla ibarelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi gerekmiştir.Bu nedenle; davacı vekili, davalılar ... ile ... vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A-Davacı vekili, davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine,
B-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre:
1-Asıl ve birleşen davanın maddi tazminat talebi bakımından kısmen kabulü ile;
a-Asıl ve birleşen 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/452 Esas dosyası bakımından geçici iş göremezlik tazminatı olarak 12.613,77TL, sürekli iş göremezlik talebi olarak 1.398.607,37TL yaşan boyu sürekli bakıcı gideri olarak 1.215.443,88TL'nin Davalılardan ... ve ... 'dan 06.07.2018 kaza tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise 08.10.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
b-Sürekli iş görmezlik tazminatı talepleri bakımından davalı ... A.Ş yönünden (... sakatlık/ölüm poliçe limite 360.000,00TL ve ... poliçe limiti 100.000,00TL gözetilerek ) 460.000,00TL olarak sorumlu olmasına,
c-Sürekli bakıcı gideri tazminatı bakımından davalı ... A.Ş. (yönünden ... tedavi gideri poliçe limiti gözetilerek ) 360.000,00TL olarak sorumlu olmasına,
Asıl ve birleşen dava bakımından;
d-Yol gideri tazminatı 2.640,00TL ve 16.257,62TL tedavi giderlerinin müştereken ve müteselsilen davalılardan ... ve ...'dan 06.07.2018 kaza tarihinden itibaren sigorta şirketi yönünden ise 08.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
Manevi tazminat talepleri bakımından;
e-Asıl dava bakımından 50.000,00TL manevi tazminatın 06.07.2018 kaza tarihinden itibaren davalılardan ... ve ...'dan sigorta şirketi yönünden ise 08.10.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan (... poliçe limiti 100.000,00TL ile sınırlı olmak ve maddi tazminat limiti ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Asıl ve birleşen davada maddi tazminat bakımından harç ve yargılama giderleri:
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 180.718,39 TL harcın asıl ve birleşen davalarda peşin alınan 546,49 TL, tamamlama harcı olarak alınan 10.904,00 TL ve ıslah harcı olarak alınan 1.007,00 TL toplamda 12.457,49 TL harcın mahsubu ile eksik 168.260,90 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, (Davalı ... A.Ş. Poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydı ile)
3-Davacı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 13.652,00 TL posta masrafı, bilirkiş ücreti vb. giderler ile toplam harç gideri 12.547,79 TL olmak üzere toplam 26.199,79 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı nazara alınarak, 25.832,99 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,(Davalı ... A.Ş. Poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydı ile)
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 385.923,14 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,(Davalı ... A.Ş. Poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydı ile)
6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 37.573,20TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
7-Davalılar tarafından dosyaya masraf depo edilmemesi ve yargılama gideri yapılmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Asıl davada manevi tazminat bakımından harç ve yargılama giderleri:
8-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.415,50 TL harcın davalılardan (sigorta şirketi ... poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 50.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (Davalı ... A.Ş. Poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydı ile)
10-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 50.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
C-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davalı ... A.Ş. vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-a)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 1.230,80 TL harçtan mahsubu ile 498,80 TL harcın davacıya iadesine,
b)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 180.718,39 TL harçtan peşin alınan 89.882,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 90.836,14 TL harcın davalılar ... ile ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
c)İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 1.750,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 2.002,00 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/09/2026