Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/47 E. 2026/182 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/47
Karar No
2026/182
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/47 KARAR NO : 2026/182

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/06/2023 NUMARASI : 2021/580 Esas - 2023/490 Karar

DAVACILAR : 1-... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : DAVA : Limited Şirket Ortaklığından Çıkma ve Ayrılma Akçesi

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 02/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2023 tarihli ve 2021/580 Esas- 2023/490 Karar sayılı kararı aleyhine davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 47461 esasında kayıtlı ... Eğitim Kurumları Yayıncılık Turizm Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, müvekkillerinden ... ile diğer ortaklar arasındaki bağın esas sözleşmenin akdedilmesiyle kurulduğunu, diğer müvekkili ...'in ise ortaklığa 23/07/2018 tarihinde pay devir sözleşmesiyle dahil olduğunu, müvekkillerinin, sürekli nitelikteki ortaklık ilişkisine girmiş bulunmakla bu ilişkideki müşterek amaç olan kazanç sağlamak ve söz konusu kazancı paylaşmak hususunda ortaklığın esas unsurlarından olan sermaye koyma borçlarını yerine getirdiklerini, anonim ortaklar bakımından çok önem arz eden sermayenin korunması ilkesi pay sahibinin çıkma yolu ile ayrılmasına izin vermez iken bu prensibin limited şirketlerde vazgeçilmez bir ilke olmadığını, zaten sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşmelerde tarafların dürüstlük kuralı gereğince hukuki ilişkinin devamı kendisi için çekilmez hale gelen taraftan bu ilişkiyi sürdürmeye devam etmesi beklenemeyeceğini, dolayısıyla haklı sebebin varlığı sebebiyle mezkur ilişkinin sona erdirilmesi mümkün olduğunu, haklı sebeplerin hangileri olduğunu açıkça düzenlemeyen kanun koyucu bu konuda hakime takdir yetkisi kıldığını, müvekkillerinin ortaklık süreçleri boyunca ortaklığı oluşturmalarındaki veya ortaklığa katılmalarındaki ortak amaç prensibinin sonucu olan karın paylaştırılması unsuru hiç bir zaman diğer ortaklar tarafından gerçekleştirilmediğini ve bu nedenle müvekkillerimin hak kaybına uğramalarına yol açıldığını, arz olunan nedenlerle müvekkillerinin davalı şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesini, müvekkillerinin daha fazla mağduriyet yaşamaması için dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere dava sonuçlanıncaya kadar şirket adına gelecek her türlü borçtan müvekkillerinin tedbiren muaf tutulması konusunda tedbir kararının verilmesini, müvekkilleri yasadan kaynaklan tüm hak ve alacaklarının gerçek değerini kapsayacak şekilde ayrılma payının hesaplanarak alacaklara hak kazanıldığı tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte şimdilik 500,00.TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Tüm dosya kapsamın bir bütün halinde değerlendirildiğinde, ayrılma akçesi ve ortaklıktan ayrılma sebebinin haklı olup olmadığı noktasında dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, mali müşavir bilirkişi ...'ın 12/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davalı şirketin dava konusu döneme ait ticari defterlerinin tasdiklerinin VUK'a uygun olarak yapıldığını, ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, davalı şirketin kurulduğu tarihten itibaren dönem zararının olduğunu, şirketin hiçbir dönemde dönem karının ve kardan ayrılabilir yedek akçesinin olmadığını, bundan dolayı dağıtılabilir bir kar payının olmadığını, bu durumda kar payı dağıtılmamasının davacılar açısından haklı bir sebep oluşturmadığını, davalı şirketin dava tarihine en yakın dönem olan 01/12/2020 dönemi mizanı ve bilançosu ile şirket tarafından ibraz ed,len defter ve belgelere göre esas sermaye payına ilişkin şirketin gerçek değerinin özkaynak değeri bulunmadığını, şirketin borca batık olduğu bu sebeple davalıların, davalı şirketten ayrılma akçesi olarak talep edebileceği herhangi bir miktar bulunmadığını" rapor etmiştir. Borca batıklık ve haklı sebeplerin incelenmesi dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş olup, bilirkişiler ... ve ...'ın 12/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " davalı şirketin varlıklarının 180.800,58-TL borçlarının 663.543,76-TL olduğunu, öz kaynağının -482.743,18-TL olduğunu, davalı şirketin borca batık olduğunu, davacıların diğer ortaklarla ne tür sorun yaşadığı açıklanmadığını, ortaklık ilişkisinin dürüstlük kuralı uyarınca devamını imkansız kılan somut bir hukuki olay ileri sürülmediğini, diğer davacı ... için de davalı şirketin kar dağıtmaması ve borca batık hale gelmesinin haklı sebep niteliği taşıyıp taşımadığı hususunda takdirin mahkemede olduğunu, davalı şirketin öz kaynak değeri bulunmadığını, şirketin borca batık olduğu tespit edildiğine göre davacıların, davalı şirketten ayrılma akçesi olarak talep edebileceği herhangi bir miktar hesaplanamadığını" rapor etmişlerdir. Davacı vekili tarafından sunulan 22/03/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile , "her ne kadar "hakli sebebe dayalı ortaklıktan çıkma" talebiyle dava açmış olsak da haklı sebebe dayalı ortaklıktan çıkma talebimiz saklı olmak üzere davacılardan ... şirketin müdürü olması sebebiyle, ... adına ''haklı sebebe dayalı ortaklıktan çıkma'' talebimiz yanında müdürlük görevinin sona erdirilmesi talebi ile " ıslah ettiğini bildirmiştir. Limited şirkette haklı sebeple çıkma, yasal çıkma hali olup esas sözleşmede buna yönelik bir hüküm olmasına gerek olmadığı gibi pay sahibinin TTK md. 638 f.2'de düzenlenen bu hakkının sözleşme ile bertaraf edilmesi veya başka şekilde engellenmesi mümkün değildir. Bir başka deyişle TTK md. 638 f.2 her ortağın kişiliğinin korunması gereği mutlak bir haktır. Öte yandan, haklı sebebin varlığının tespiti mahkemece tayin ve tespit edilir. Kanunda limited şirketlerde çıkmayı mümkün kılacak haklı sebebin ne olduğu kanunda belirtilmemiş olsa da hem 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hem de Türk Ticaret Kanunu'nun kollektif şirketlere dair md. 219/son cümlesinde haklı sebep olabilecek durumlar sayılmıştır. Ancak burada kanun koyucu örnekseme yoluna gitmiştir, dolayısıyla tahdidi bir sayımdan bahsedilemez. Bununla birlikte haklı sebep; ortaklık ilişkisinin ve akdinin dürüstlük kuralı uyarınca devamını olanaksız kılan bir hukuki olaydır. Limited şirkette hem ortaklık ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar hem de ortaklık dışı, ortaklar arasındaki kişisel sebeplerden doğan uyuşmazlıklar haklı sebep olarak kabul edilebilir (bknz. özellikle ortaklık ilişkisinden bağımsız kişisel nedenlerden doğan uyuşmazlıkların haklı sebep teşkil edebileceğine dair; Yarg. 11. HDE. 2016/5973 K. 2018/149 T. 10.1.2018). Limited şirkette haklı çıkma sebepler aşağıdaki gibi sıralanabilir: Azlık hakları ile bireysel hakların süreklilik taşıyan şekilde ihlal edilmesi, Şirketteki hakimiyetin ( çoğunluk gücünün) kötüye kullanılması, Ortakların şirket bilgilerinin gizliliği sınırları dahilinde bilgi alma ve inceleme haklarının engellemesi, Ortaklık ilişkisinin çekilmez hale gelmesi, Ortaklardan belirli bir gruba veya kişiye haksız menfaat sağlanması, Genel kurulun kanundaki usule aykırı olarak bir çok kez toplantıya çağrılması, Şirket pasiflerinin sürekli olarak artış göstermesi, Ortaklara kâr payı dağıtılmaması, Önemli olan, durumun şartları incelendiğinde haklı sebeple çıkma talep eden ortak bakımından ortaklık ilişkisinin dürüstlük kuralı uyarınca devam ettirilmesinin mümkün olmadığıdır. Somut olayda, kar payı dağıtılmasının tek başına yeterli bir sebep olmadığı, dava konusu şirketin zarar ettiği ve kar dağıtmamasının olağan dışı olmadığının görüldüğü, yine davacı ...'in şirket müdürü olarak münferiden görev yaptığının görüldüğü, davacıların dürüstlük kuralı gereği ortaklıklığın devamını imkansızlaştıracak bir sebep ileri sürmedikleri, bu kapsamda davacılar tarafından davanın ispatlanmadığı, 12/10/2022 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu ve hükme esas alınabileceği, yine şirketin borca batık olması sebebi ile ayrılma akçesinin hesaplanmadığı, ayrılma akçesi talep taleplerinin yerinde olmadığı görülmüştür. Davacı vekili tarafından sunulan 06/06/2022 tarihli dilekçe ile kar payı talep taleplerinden feragat edildiği gözetilerek bu talebinde reddine karar verilmiş olup, Davacı tarafça sunulan 22/03/2023 tarihli ıslah dilekçesinde, dava dilekçesindeki taleplerin yanında, davacı ...'in müdürlük görevinin sonlandırılması talep edilmiş ise de; ıslahla talep genişletilemeyeceğinden, yargılaması devam eden bir dava içinde, farklı bir davanın konusunun ıslah ile talepte bulunma olanağı bulunmayacağından ıslah taleplerinin reddine karar verilerek, ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. ..." gerekçesiyle "Davanın reddine, Davacıların müdürlük görevinin sona ermesi ıslah talepleri yönünden ıslahla talep genişletilemeyeceğinden ıslah taleplerinin USULDEN REDDİNE," şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACILAR TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların şirket ortağı olduğunu, ortaklık ilişkisine kar elde etme amacıyla girdiklerini ancak kar payı alamadıklarını, şirket borca batık duruma geldiğini ve davacıların ortaklığa katılmalarındaki amacın ortadan kalktığını, kar payının dağıtılmamasının haklı sebeplerle ortaklıktan çıkma nedeni olduğunu, TTK 638/2 uyarınca haklı sebeplerle ortalıktan çıkma hakkının bulunduğu, ıslahla ileri sürülen haklı sebeplerle ortaklıktan çıkma talebinin değerlendirilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER : Tarafların beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı . HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, haklı sebebe dayalı olarak limited şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 638/2. maddesinde, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği düzenlenmiştir. Buna göre ortak, haklı bir sebebin varlığı hâlinde, diğer ortakların rıza ve muvafakatlerine lüzum olmaksızın şirketten çıkmasına müsaade edilmesini mahkemeden talep edebilmekte ve mahkeme kararı ile şirketten çıkabilmektedir. Ancak Kanunda haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi, çıkma davası açılabilmesi için mevcut olması gereken haklı sebeplerin ne olduğu örnekseme yoluyla dahi olsa sayılmamıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, haklı nedenle şirket ortaklığından çıkma halinde ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacılar tarafından şirketin kar payı dağıtmaması nedeniyle haklı sebebe dayalı olarak limited şirket ortaklığından çıkmalarına karar verilmesi talep edilmiş ise de, sırf şirkette kar payı dağıtılmaması şirket ortaklığından çıkma yönünden tek başına haklı sebep oluşturmadığı gibi somut olayda davacılardan ...'in şirketi münferiden temsile yetkili şirket müdürü olarak görev yaptığı, davacıların ortağı olduğu şirket zarar ettiğinden kar payı dağıtılmamasında olağan dışı bir durumun bulunmadığı, davacıların şirket ortaklığının devamını imkansız kılacak nitelikte haklı bir sebep ileri sürmediği, bu durumda ispat yükü kendilerine düşen davacıların şirket ortaklığından çıkma konusunda haklı bir sebebin varlığını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, yine dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bir talebin ıslah dilekçesi yoluyla davaya ithali mümkün olmadığından ıslah dilekçesiyle talep edilen davacı ...'in şirketteki müdürlük görevinin sona erdirilmesi talebinin usulden reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle, ilk derece mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2023 tarihli ve 2021/580 Esas- 2023/490 Karar sayılı kararı kararı aleyhine davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gerekli 732,00.TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL harcın mahsubu ile kalan 462,15.TL'nin davacılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce İADESİNE, 6-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 02/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... Başkan ... ¸

... Üye ... ¸

... Üye ... ¸

... Katip ... ¸

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/47, K. 2026/182, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-47-e-2026-182-k-a790ea4e5cbc