İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/888 E. 2026/842 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/888
Karar No
2026/842
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/888 Esas KARAR NO : 2026/842

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/04/2025 KARAR TARİHİ : 05/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 26.06.2024 tarihinde imzalanan protokol uyarınca davalıya ait programın müvekkile ait ... kanalında yayınlanması hususunda anlaşıldığını, müvekkil şirketin programın çekim, kurgu ve yayın süreçlerini üstlendiğini, davalının ise düzenlenen faturaları ödemeyi taahhüt ettiğini, davalıya ait programların kanalda yayınlandığını ve bu hizmete ilişkin e-arşiv faturaların usulüne uygun şekilde tanzim edilerek tebliğ edildiğini, davalı tarafın fatura bedellerini ödemediğini, 6102 sayılı kanunun 21. maddesi uyarınca 8 günlük yasal sürede faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını, davalı ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, alacağın tahsili amacıyla ... 7. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinden de olumlu sonuç alınamadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle alacağın sabit olacağını, likit alacağa haksız şekilde itiraz eden davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Şti. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin 08.05.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, mahkemeden alınan ek süre içerisinde cevapların sunulduğunu, taraflar arasında 26.06.2024 tarihli bir protokol imzalandığını ancak davacı tarafın sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, hizmetin kusurlu ifa edildiğini, bu nedenle düzenlenen faturaların haksız ve dayanaksız olduğunu, programın yayın yeri, süresi, kalitesi ve içerik bütünlüğü konusunda protokole uyulmadığını, taahhüt edilen yayınların zamanında ve eksiksiz yapılmadığını, bu hususta davacıya sözlü ve yazılı itirazlarda bulunulduğunu, programın ... kanalında yayınlanmadığını ve sosyal medyada tanıtılmadığını, davacının sunduğu görüntülerin müvekkile ait düşük aboneli kanaldan alındığını, sözleşmede kararlaştırılan yaklaşık 10.000 aboneli ...kanalında hiçbir paylaşım yapılmadığını, ... internet sitesinde de gerekli tanıtımların gerçekleştirilmediğini, programın 20 Temmuz 2024 ile 1 Eylül 2024 tarihleri arasında 8 hafta boyunca yayınlanması gerekirken davacının sorumluluklarını yerine getirmeyerek ilk bölümü 14.09.2024 tarihinde yayınladığını, bu gecikmeler ve aksaklıklar nedeniyle müvekkilin program çekimlerinde konuklarını kaybettiğini, itibarının zedelendiğini ve maddi zarara uğradığını, tüm bu eksikliklerin defalarca bildirilmesine rağmen davacının hiçbir düzeltme yapmadığını, buna rağmen tam sözleşme bedelini talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebinin yersiz olduğunu belirterek davanın reddini, itirazın kabulünü, icra inkar tazminatı talebinin reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. ...17. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 250.000,00-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve 1 televizyon yayıncılığı konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Basın–yayın sektöründe bir yayının “kurumsal yayın” olarak kabul edilebilmesi için; yayının ilgili medya kuruluşunun resmi platformlarında yayımlanması, kurumsal tanıtım süreçlerinden geçirilmesi ve yayın kayıtlarının kurumsal sistemlerde izlenebilir olması gerekmektedir. İncelenen görsel ve dijital veriler, bu koşulların somut olayda sağlanmadığını göstermektedir Bu kapsamda; yayının sözleşmede belirtilen kurumsal platformda gerçekleştirildiği, tanıtım hizmetinin eksiksiz sunulduğu ve hizmetin tam ifa edildiği yönündeki davacı iddiaları, mevcut teknik ve görsel deliller ışığında ispatlanmış değildir. Mevcut dosya kapsamındaki kayıtlar, yayın linkleri ve görsel içerik incelemeleri doğrultusunda; davacı tarafın, programın ...’nin resmi yayın platformlarında yayınlandığı yönündeki iddiası basın–yayın teknik standartları açısından ispatlanmış değildir. Programın...’de yayınlandığı doğrulanamamıştır. Buna karşılık, davalı tarafın “yayının ...’de yapılmadığı, içeriğin davacının kendi dijital mecralarında yayımlandığı” yönündeki savunmasının, dosyada yer alan kamuya açık verilerle daha uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır. ... tarafından program için özel tanıtım veya sosyal medya reklamı yapıldığına dair teknik kanıt yoktur. Yayın gerçekleştiğine ilişkin kanıt bulunmadığından hizmetin eksiksiz ifa edildiği iddiası desteklenmemektedir. ... ve ... gibi dijital platformlarda içeriklerin sonradan silinmesi veya gizlenmesi teknik olarak mümkün olduğundan, kesin ve mutlak kanaat oluşturulabilmesi için...’ye ait resmi yayın loglarının ve RTÜK yayınkayıtlarının mahkemenizce ilgili kurumlardan temin edilmesi uygun olacaktır. Mevcut delil durumu itibarıyla; davacı tarafın iddia ettiği yayın ve tanıtım hizmetlerinin ...’nin kurumsal platformlarında gerçekleştirildiği teknik olarak tespit edilememiştir. Hizmetin sözleşmeye uygun şekilde ifa edildiği yönünde objektif ve doğrulanabilir bir bulguya ulaşılamamıştır. Sunulan içeriklerin tamamı bağımsız bir kullanıcı kanalında yer almakta olup, bu durum yayın hizmetinin sözleşmede belirtilen nitelik ve platformlarda sağlanmadığını göstermektedir. Yayınların hangi platformda, hangi tarihte ve hangi kapsamda gerçekleştirildiğinin kesin tespiti için ...’ye ait resmi yayın loglarının, RTÜK kayıtlarının ve kurumsal YouTube meta-verilerinin mahkemenizce ilgili kurumlardan temin edilmesi halinde daha ileri seviyede teknik karşılaştırma yapılabilecektir. Mevcut deliller ışığında talep doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafın iddia ettiği yayın ve tanıtım hizmetinin ...'ün kurumsal platformlarında gerçekleştiğine dair teknik bir bulguya ulaşılamamıştır. İçeriğin esas olarak davacının kendi dijital hesaplarında yayımlandığı görülmekte olup, davalının bu yöndeki iddiası mevcut verilerle daha uyumludur. Mahkemenizce verilen ara karar doğrultusunda; taraflar arasında mevcut olduğu bildirilen ticari ilişkiye ilişkin olarak, taraflarca ibraz edilen belge ve kayıtlar ile dosya kapsamındaki bilgiler mali yönden incelenmiştir. Yapılan mali inceleme sonucunda; Davacı şirket tarafından, davalı adına 16.07.2024 – 30.11.2024 tarihleri arasında her biri 50.000,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 5 adet e-arşiv fatura düzenlendiği ve söz konusu faturaların toplam tutarının 250.000,00 TL olduğu, Anılan faturaların, davacı şirketin ticari defter ve e-defter kayıtlarında yer aldığı ve davacı muhasebe kayıtlarında davalıya ait cari hesapta borç kaydı olarak muhasebeleştirildiği, Davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresi ile ticari defter kayıtlarının, düzenlenen faturalar itibarıyla birbiriyle uyumlu olduğu, Davalı tarafça ticari defter ve kayıtların zayi olduğu beyan edilmiş olup, inceleme kapsamında yalnızca davalı muhasebe sisteminden alınmış sınırlı bir iç hesap dökümünün ibraz edildiği, Davalı tarafından ibraz edilen söz konusu muhasebe dökümünde, davacı tarafından düzenlenen ilk üç faturaya karşılık gelen toplam 150.000,00 TL tutarın gider olarak kaydedildiği, dördüncü ve beşinci faturaya karşılık gelen 100.000,00 TL tutarın ise davalı tarafından sunulan kayıtlarda yer almadığı, Davalı tarafça, inceleme konusu faturalar yönünden herhangi bir ödeme belgesi, banka dekontu, kasa fişi, mahsup kaydı veya iade faturası ibraz edilmediği, tespit edilmiştir. Mevcut belge ve kayıtlar esas alınarak yapılan mali inceleme sonucunda; İnceleme tarihi ve icra takibine esas alınan dönem itibarıyla, davacı muhasebe kayıtlarında davalıya ait cari hesapta 250.000,00 TL tutarında borç bakiyesi bulunduğu, davalı tarafından ibraz edilen sınırlı kayıtlarda ise 150.000,00 TL tutarın yer aldığı ve taraf kayıtları arasında 100.000,00 TL tutarında uyumsuzluk bulunduğu mali yönden belirlenmiştir." denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve televizyon yayıncılığı konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle;"Dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, dijital kayıt ve teknik incelemeler birlikte değerlendirildiğinde; Flash bellek içerisinde sunulan video kayıtlarının televizyon yayın formatına uygun teknik özellikler taşıdığı, İncelenen içeriklerde kanal logosu, yayın akışı, jenerik ve televizyon program yapısına uygun unsurlar bulunduğu, Sunulan kayıtların münferit ham görüntü niteliğinden ziyade yayınlanmış program yapısı içerdiği, RTÜK kayıtlarından alındığı belirtilen linklerde çok sayıda bölüm kaydının yer aldığı, Programların dijital platformlar ve sosyal medya mecralarında yayımlandığına ilişkin teknik emarelerin bulunduğu, Karşı tarafça programların hiç yayınlanmadığı yönünde açık teknik inkâr tespit edilmediği, Basın-yayın sektörü uygulamaları açısından değerlendirildiğinde hizmetin tamamen yerine getirilmediğinin teknik olarak kesin biçimde ortaya konulamadığı, Mevcut teknik bulguların, program hizmetinin gerçekleştirildiği yönünde kuvvetli kanaat oluşturduğu Tek bir tanıtım videosu değil, farklı tarihlere ait çoklu bölüm kayıtlarının bulunması yayın sürekliliğini gösterdiği, ...Tespiti,Görüntüler profesyonel televizyon prodüksiyonu niteliğinde olup; çoklu kamera kullanımı, yayın ışık sistemi, stüdyo rejisi, alt bant grafikleri ve kanal bug/logo uygulaması içerdiği, Televizyon yayıncılığında ekran köşesinde yer alan kanal logosu (bug/logo), yayın akışına dahil edilmiş içeriklerde kullanılan standart yayın doğrulama unsurudur.Dosya kapsamına sunulan itirazlar, ek belgeler ve teknik bilirkişi ek raporu birlikte incelenmiştir. Ek rapor aşamasında, kök raporda yer alan mali tespitleri değiştirecek nitelikte yeni bir ödeme belgesi, iade faturası, mahsup kaydı, banka dekontu, cari hesap düzeltmesi veya ticari defter kaydı ibraz edilmediği görülmüştür. Bu nedenle kök raporda tespit edilen; davacı kayıtlarında davalı adına 250.000,00 TL cari hesap borç bakiyesi bulunduğu, davalı tarafından ise yalnızca 150.000,00 TL tutarında sınırlı kayıt sunulduğu ve taraf kayıtları arasında 100.000,00 TL kayıt uyumsuzluğu bulunduğu yönündeki mali tespitlerin aynen korunduğu kanaatine varılmıştır. Teknik bilirkişi tarafından hizmetin ifasına ilişkin yapılan ek değerlendirme, yayıncılık tekniği kapsamına ilişkin olup, mali tespitlerde ayrıca bir değişiklik meydana getirmemiştir." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan ek ve kök bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sınırlı olarak sunmuştur. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davalı defterlerinin zayi olduğuna ilişkin dosyaya sunulan bir mahkeme kararı bulunmamaktadır. Hizmetin yerine getirildiği yönünde tespit yapılmıştır. Bu nedenlerle usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 250.000,00 TL asıl alacak olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; ... 7. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 250.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2-250.000,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 17.077,50 TL ilam harcından peşin alınan 3.019,38TL harcın mahsubu ile bakiye 14.058,12 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 20.000,00 TL bilirkişi ücreti, 497,50 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 3.019,38 TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 24.132,28TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/10/2026

Katip ✍e-imzalıdır

Hakim ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/888, K. 2026/842, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-888-e-2026-842-k-d2a6103c5513