İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/55 E. 2026/749 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/55
Karar No
2026/749
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/55 Esas KARAR NO : 2026/749

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/01/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişkisi çerçevesinde mal alım satım işlemleri gerçekleştirildiğini, bu mal alım satım işlemleri için düzenlenen faturada, satılan ürünün adı, miktarı, birim fiyatı ve tutarı gibi bilgiler belirtilmekle birlikte usulüne uygun düzenlendiğini, satıma konu fatura borçlu şirkete gönderilmiş olup ticari satımın usulüne uygun gerçekleştiğini, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı tarafın müvekkili ile olan mal alım satımına yönelik düzenlenen faturalar ve cari hesap ekstresinde davalı tarafın kalan borcunun ... TL olması nedeniyle davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil şirket arasında yaklaşık 2 yıl süren bir ticari ilişki bulunduğunu, bu ticaretin temelini oluşturan ilk alış veriş ... tarihinde bir takım sistem aksesuarları ile zincir dişlisi temini ile başladığını, akabinde yine davacı taraftan işlenmiş aliminyum ve diğer malzemeler alınmak suretiyle alışveriş oldukça ödemeleri gerçekleştirildiğini, ticari ilişkinin devamında müvekkili tarafından bir takım "... ..." siparişi verilmiş ve ... tarihinde anlaşma bedeli olan ...-TL ödeme gönderildiğini, bu tarihten ... tarihinde yaklaşık 95 gün sonra söz konusu ödemenin gereği yerine getirilmek suretiyle faturası kesildiğini; ancak aradan geçen 95 gün önce ödenen bedel üzerinden değil, güncel değerli hesaplama yapılarak fiyat farkı eklenmek suretiyle fatura oluşturulduğunu, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını belirterek açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur. Antalya Genel İcra Dairesini .../... Esas sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmıştır. İlgili vergi dairesine yazılan müzekkerelere cevap verilmiştir. Mahkememizce konusunda uzman bilirkişilerden rapor aldırılmış ve raporlar mahkememizce serbestçe değerlendirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasına istinaden davalının itirazı nedeniyle İİK 'nın 67. Maddesi gereği itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir. Dava konusu Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası uyap sistem üzerinden celbedilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacının dava şartı arabuluculuk başvuru koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun ise davalı olduğu, toplam faturalardan ve cari hesaptan kaynaklı alacak ve işlemiş faiz olmak üzere ... TL'nin tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilip, davalı borçlu vekilinin süresinde takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, İİK'nun 67/1 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflara ticari defter ve belgelerini sunmamaları için süre verilmiş, tarafların ticari defterlerini ibrazı üzerine mali müşavir bilirkişi aracılığı ile ayrı ayrı defterlerin incelenmesine karar verilmiştir. Davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme ile, bilirkişi ... tarihli raporunda özetle; "...Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü ... vergi kimlik numarasında kayıtlı kurumlar vergisi mükellefi ... ... ŞİRKETİ dosya kapsamında ibraz edilen 2023 ve 2024 yılı ticari defter kayıtlarını ... Seri No lu Elektronik Defter Tutma Genel Tebliğ uyarınca elektronik ortamda (e-Defter) tuttuğu, bu hususla ilgili Mali Mühür, E İmza, Berat ve Elektronik Sisteme sahip olduğu, Davacı tarafın tarafıma ibraz etmiş olduğu 2023 ve 2024 yılı ticari defter kayıtlarının TTK'na göre usulüne uygun tutulduğu, Takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere sahibi lehine delil olma niteliğini taşıdığı, Davacı şirketin ticari defter kayıtlarında Davalı ... ... ŞİRKETİ'ne ilişkin carinin ... Hesap kodundan takip ettiği, Dosya kapsamına kazandırılan Ba-Bs karşılaştırmalarında takip ve dava konusu faturaların tarafların beyanlarında yer aldığı, Davacı şirketin dosya kapsamına sunulan ticari defter kayıtlarına göre yukarıda yer alan muavin kaydından da görüleceği üzere Davacının Davalıdan ... takip tarihi itibariyle ... TL Asıl Alacaklı olduğu gözüktüğü, Dava dosyası kapsamında Davacının Davalı tarafı yasanın öngördüğü şekilde temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir ihtara rastlanılmadığı, bu nedenle asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği... " hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır. Davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme ile, bilirkişi ... tarihli raporunda özetle; "...Davalıya ait incelemesi yapılan 2023 ve 2024 yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, ... Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı, 2023 ve 2024 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir’in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop’a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, Davalının 2023 ve 2024 yılları ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğumu, Davalıya ait 2023 yılı ticari defter kayıtlarında dava ve takip konu faturaların kayıtlarda olduğu, davacı şirketten 2023 yıl sonu itibariyle ... TL alacaklı olarak 2024 yılına devrettiği, ... tarihinde davacı şirkete ... bankası kanalı ile ... TL ödeme yaptığı bu ödemeyi ... Verilen sipariş avansları hesabında aktardığı, Davalının 2024 yılı ticari defter kayıtlarında yapılan incelemede, 2023 yılında devir olarak ... TL alacaklı olduğu tutarı ... tarihinde fiyat farkı içerikle Davacı şirkete fatura ettiği, dava ve takip tarihi itibariyle davalı ... ... Şirketi, davacı ... ... Şirketi’nden ... TL alacaklı olduğu..." hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır. Mevcut raporların bir arada değerlendirilmesi ve itirazların karşılanması için bu kez bilirkişiden ... tarihli ek rapor alınmış ve özetle; "...Davalı şirkete ait ticari defter ve muhasebe kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olduğu, ... tarihinde davacı şirkete ... TL ödeme yapıldığı, söz konusu ödemenin ...-Verilen Sipariş Avansları hesabında izlendiği, ... tarihi itibarıyla davacı cari hesabında ...TL bakiye oluştuğu ve bu bakiyenin ... tarihli ... numaralı fatura ile muhasebeleştirildiğinin tespit edildiği, Dosyada mevcut davacı şirket ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde de ... tarihli ... numaralı faturanın davacı ticari kayıtlarında yer aldığının görüldüğü, Bu itibarla dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında, ... tarihli ... numaralı faturanın taraf ticari kayıtlarında yer aldığı hususunda muhasebesel yönden bir uyuşmazlık bulunmadığı görülmüştür. Davacı vekili tarafından itiraz dilekçesinde belirtilen ... tarihli iade faturasına ilişkin olarak, incelemeye sunulan ticari defter ve muhasebe kayıtlarında söz konusu faturanın kayıtlı olduğuna dair herhangi bir kayıt ve belgeye rastlanılamadığı, ... tarihli ... numaralı faturanın hukuki geçerliliği, fiyat farkı talebinin sözleşmesel veya yasal dayanağının bulunup bulunmadığı, söz konusu faturanın taraflar arasında alacak veya borç doğurup doğurmayacağı hususlarının hukuki değerlendirme kapsamında olup bilirkişilik incelemesinin dışında kaldığı ve takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu... " hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır. Ek rapor sonrasında davalı defterlerine dair düzenlenen raporların incelenmesinde; davalı defter kayıtları üzerinde davacı tarafça düzenlenen dava konusu ..., ..., ..., ... tarihli faturaların kayıtlı olduğu, yine davalı tarafça fiyat farkı açıklaması ile düzenlenen ... tarihli iade faturasının kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Yine davalı taraf defterleri incelenerek düzenlenen rapor içeriğindeki 2023 yılı hareketleri ve mizanlar incelendiğinde, davacı tarafın ... TL alacaklı olduğu tespit edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Kaldı ki davalı tarafın ... tarihli ... TL bedelli iade faturasının düzenlenmesi ile bakiyenin sıfırlandığı görülmüş ve mahkememizce bu kabulle yargılamaya devam olunmuştur. Fatura tek başına bir sözleşme olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğindedir. Faturaya dayalı bir borcun varlığı öncelikle temel borç ilişkisinin varlığına bağlıdır. Faturayı tanzim eden ve tanzim alan arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki sonuç doğurması da söz konusu olmayacaktır. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 03/03/2016 tarih ve 2015/18039 Esas, 2016/3759 Karar) Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedilmesi halinde, içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Eldeki davada açıklanan içtihatlar ve alınan bilirkişi raporları uyarınca yapılan değerlendirmede; Mahkemece takibe konu faturaların davalı tarafından kabul edildiği ve deftere kaydedildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça süresi içerisinde faturalara itiraz edilip iade faturası düzenlenmemiştir. Ancak süresi geçtikten sonra ... tarihinde fiyat farkı açıklamalı temel fatura düzenlenerek ticari defter kayıtlarındaki borç miktarına dair kaydın kapatıldığı tespit edilmiştir. Davacı tarafça bu faturaya karşı ... tarihli faturanın düzenlendiği tespit edilmiştir. Usulüne uygun olarak itiraz edilmemiş bir faturanın tacir olan tarafların ticari defterlerine kaydedilmesi, taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat ettiği gibi, faturanın konusunu oluşturan işin de yapılıp teslim edildiğini ispat eder. Bu karine Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği gibi, literatürde de benzer şekilde aşağıdaki görüş dile getirilmiştir. "Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 Sayılı TTK'nın 21/2.maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdi ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil, ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222.maddeye bakmak gerekir (Örnek: Yargıtay 15.HD. 09.02.2016 T. 2015/5487 E.2016/826 K.bknz.sf:957) Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. [...] Fatura ticari defterlere kayıt edilmemiş olmasına rağmen alınarak kullanılmış ise bu faturanın ticari defterlerine kaydı gereken bir belge olduğunu, mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Ticari defterlerine kayıt etmemiş olsa bile kesin delil sayılan ticari defterlerinde kayıtlı olması gereken bir belge olduğu için ticari defterleri de aleyhine kesin delil olacağından, fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalının ticari defterleri incelenmemiş olsa bile ticari defterlerine kayıt edilmiş sayılan belge olduğu ispatlandığı takdirde artık mal veya hizmet alınmadığını ispat yükü faturayı kabul ederek kullanmış olan taraftadır. (Yargıtay 15. HD. 30.05.2016 T.2016/944 E.2016/3009 K.bknz.sf:962)" (Muammer Öztürk-Zeki Gözütok Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması-1. Baskı, Sy:861-862) Mahkememizce, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek özellikle davacı tarafından yapılan iş karşılığı düzenlenen faturaların davalının ticari defterlerine kayıtlı olduğu ve süresinde itiraz edilip iade faturası düzenlenmediği, iş karşılığı ... TL'nin avans olarak ödendiği, davalı defterlerinde bakiye miktarın ... TL olduğu, bu miktarın ödendiğine dair belge bulunmadığı gibi; davalı tarafından süresi geçtikten sonra ... tarihli ... TL'lik iade faturası düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacak miktarı kadar iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. Davalı tarafın güncel bedel üzerinden hesaplama yapılarak fatura düzenlendiği savunmasına, ilgili faturalara süresinde itiraz edilmediği ve kesinleştiği ve ticari defterlere de işlendiği gözetilerek itibar edilmemiştir. Aradan uzun zaman geçtikten sonra ... tarihli iade faturası davacı tarafa gönderilmiş ise de, bu işlemin alacağın varlığını ortadan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacağı, takip konusu miktar nedeniyle davacının alacaklı olduğunun da saptanmış olması nedeniyle; (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/3888 Esas, 2017/2954 Karar) davalı tarafça eksik fatura bedelinin ödenmediği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı defterlerinde ... TL alacak bulunduğu kayıtlı olsa da; taraf defterlerinin ... TL davacının alacağı olduğu konusunda uyumlu olduğu, aşan miktar yönünden alacağın toplam değeri gözetildiğinde davacı tarafın ispat edemediği kabul edilmiştir. Davacı tarafın, taraf defterlerinde uyumlu olan ... TL alacağı bulunduğu kabul edilmiş, başlatılan takibe yapılan itirazın bu miktar üzerinden iptaline, aşan kısma dair talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın talep ettiği işlemiş faiz yönünden yapılan değerlendirmede: Davacı vekili, takip talebinde işlemiş faiz talebinde bulunmuştur. Taraflar arasında herhangi yazılı sözleşme bulunmadığı, ancak aralarında mal alım satımı sebebiyle ticari ilişki bulunduğunun tarafların kabulünde olduğu yukarıda belirtilmişti. Dolayısıyla tarafların arasında faturalara ilişkin belli vadenin kabul edildiğine ilişkin dosya kapsamında sözleşme veya başkaca herhangi bir belge bulunmamaktadır. Davacı kendisi düzenlediği bu faturalarda vade tarihi belirtmiştir. 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 sayılı İBK'da da belirtildiği gibi mal bedeline ilişkin faturada vade tarihine ilişkin kayıt bulunması ve faturaya süresinde itiraz edilmemiş olması bu içeriğin de kabul edildiği ve bu tarihlerden itibaren işlemiş faiz talep edilebileceği anlamına gelmez. Özellikle muacceliyet ile temerrüt kavramlarının farklı olup davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin delil sunulmaması nedeniyle işlemiş faiz talebinin ispatlanamamasına, faturanın zorunlu ve olağan unsurlarından olmayan fatura üzerindeki vade tarihlerinin de temerrüt tarihi olarak kabul edilemeyecek olmasına göre (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 22. Hukuk Dairesi, 2023/551 Esas, 2025/787 Karar) takip öncesi davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 esas, 2016/10949 karar sayılı ilamında, "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği..." şeklinde belirtildiği üzere, hükmolunan alacağın %20'si oranında davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 1-Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... sayılı dosyasıyla başlatılan takibe yapılan itirazın ... TL asıl alacak miktarı yönünden İPTALİ ile, takibin bu miktar yönünden DEVAMINA, işlemiş faize dair talebin reddine, 2-Alacak likit kabul edildiğinden kabul edilen kısım üzerinden %20 oranında hesap edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile eksik kalan ... TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça, dava açılışta peşin olarak yatırılan ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesisne, 5-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri vb. yargılama gideri toplamı ... TL'nin; davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalının yaptığı ... TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin; davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davalıdan; ... TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede Antalya Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/55, K. 2026/749, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-55-e-2026-749-k-16c5f3341a35